1879-1920 yılları arasında Ortodoks Sırp toplumu, en az altı dini bölge olarak yönetilmiştir (Carlowitz, Karadağ, Dalmaçya ve Cattaro, Belgrad, Bosna-Hersek ve Güney Sırbistan, son ikisi İstanbul Patrikhane'sine bağlıydı). Sırbistan, Sırp, Hırvat-ve Slovenlerin Yugoslav Krallığı’nın ortaya çıkışına zemin hazırlayan Birinci Dünya Savaşı’na galiplerin yanında katılmıştır. Dini bütünleşme ihtiyacı, 1919 yılında İstanbul Patrikhanesi’ne bir kez daha müracaatta bulunulmasına yol açmış ve altı dini bölgenin, tüm Sırplardan oluşan tek bir patrikhanesinin bünyesinde birleşmeleri için onay istenmiştir. Günümüz Karadağ’ının kuruluşuna kadar olan dönemin bu özeti, Karadağ Ortodoks Kilisesi'nin (MOC) tarihini de kısaca yansıtmaktadır. Birinci Dünya Savaşının sonuna kadar Karadağ, bağımsız bir devlet ve devletin dini de Ortodoksluk olmuştur. Ortodoks Kilisesi’nin Balkanlar’daki tarihi gelişimi, kilisenin, ülkelerin iç/dış siyasetindeki ve ulusal kimliğin oluşmasındaki güçlü rolü ve devlet yapısına hakimiyeti, ayrıca teopolitika kavramının açıklanmasında özgün bir örnektir. Ulusal kimliğin oluşmasına paralel bir şekilde, dini kimliğin devletin yöneticilerine ve liderlerine hükmedip, onları yönlendirdiği gerçeği, ortodoksluğun temel unsurlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır.