
Sign up to save your podcasts
Or


Aristoteles’in Ruh Üzerine üzerinden “psike”, ruh, nefs ve canlılık kavramlarının çeviri serüvenini; Antik Yunanca, Arapça ve Latince arasında dolaşan düşünce mirasını ve Türkiye’deki klasikler çeviri geleneğini konuğumuz Ömer Aygün ile konuşuyoruz.
Konuğumuz Ömer Aygün ile Aristoteles’in Ruh Üzerine eserinden yola çıkarak ruh kavramının ölümden çok yaşam, canlılık, algı ve hareketle kurduğu ilişkiyi; antik düşünceden modern bilime uzanan kırılmaları, biyolojiyle felsefenin kesişimlerini ve Aristoteles’in canlılığa duyduğu hayreti konuşuyoruz.
Konuğumuz Erhan Altan ile şiir, şiir çevirisi ve şiir çevirisinin poetikası üzerine sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Konuğumuz çevirmen ve denemeci Erhan Altanlı ile şiir çevirisini, anlam aktarımından çok dilin sınırlarında gezinen yaratıcı bir gerilim alanı olarak ele alıyor; sadakat ile yeniden üretim arasındaki ince çizgide, şiirin ritmi, sessizliği ve zamansal boyutuyla nasıl yeniden inşa edilebileceğini tartışıyoruz.
Konuğumuz Uğur Büke ile Lev Tolstoy'u konuşmayı sürdürüyoruz.
Konuğumuz Uğur Büke ile Lev Tolstoy'u konuşmaya devam ediyoruz.
Anna Karenina’dan devam ederek, konuğumuz Uğur Büke ile Lev Tolstoy üzerine konuşmaya devam ediyoruz.
Dünyayı Çevirenler programcısı Didem Bayındır, 23. Radyo Şenliği özel yayınında çeviri, edebiyat ve radyo üzerinden kültürel hafızanın emek ve dayanışmayla nasıl kurulduğunu vurguluyor: “Çeviri yalnızca dil değil; bir dünyayı anlamanın ve onu başkalarıyla paylaşmanın en derin dayanışma biçimidir.”
Jaroslav Hašek’in unutulmaz kahramanı Aslan Asker Şvayk, savaşın ve modern bürokrasinin absürtlüğünü keskin bir hicivle gözler önüne seriyor: Şvayk saf bir asker mi, yoksa sistemin saçmalığını ifşa eden bir figür mü?
Jaroslav Hašek’in unutulmaz kahramanı Aslan Asker Şvayk, savaşın ve modern bürokrasinin absürtlüğünü keskin bir hicivle gözler önüne seriyor: Şvayk saf bir asker mi, yoksa sistemin saçmalığını ifşa eden bir figür mü?
Aslan Asker Şvayk'ı usta çevirmen Celâl Üster ile birlikte ele alıyor; Kafka ve Kundera’yla kurulan paralellikler üzerinden, mizah ile eleştirinin kesiştiği bu güçlü metni konuşuyoruz.
From the publisher's feed