Kerim Has'la Moskova'dan

Kerim Has'la Moskova'dan

By AhvalNewsPolitics
Download on the App Store

Kerim Has'la Moskova'dan episodes

  • Navalny'in etki gücü ve Biden sonrası Rusya üzerinden Kürtlerin kaderi - Dr. Kerim Has
    Rusya'da muhalif lider Aleksey Navalny'e zehirlendiği iddiasıyla kaldırıldığı Omsk Hastanesi'nde ilk müdahaleyi yapan Dr. Sergei Maksimishin, 55 yaşında hayatını kaybetti.

    Doktorun ölüm nedeni ise kalp krizi olarak duyuruldu.

    Rus muhalif lider Aleksey Navalny, seyahat ettiği uçakta zehirlendiği iddiasının ardından uçak, acil olarak Omsk kentine iniş yapmıştı.

    Burada hastaneye kaldırılan Navalny'e ilk müdahaleyi gerçekleştiren isim Dr Sergei Maksimishin’di.

    55 yaşında yaşamını yitirdi. Doktorun, Navalny'nin ilk müdahalesinin yapıldığı yoğun bakım ünitesinde öldüğü, ölüm nedeninin ise kalp krizi olduğu açıklandı.

    Öte yandan Navalyn’nin Putin iktidarına muhalif olup olmayacağı da tartışma konusu.

    Moskova’dan programında Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile Navalyn’nin son durumu ve ülkedeki protestoların nereye evrildiğini konuştuk.

    Programda ayrıca Suriye ve Libya’daki değişen güç dengelerini de masaya yatıran Has, “Kuyular ve limanlar üzerinde anlaştıkları takdirde Biden’lı ABD ile Rusya’nın Suriye’de Kürtler konusunda anlaşabilmelerinin de önü açılmış olur, bu, zor ama imkânsız değil” görüşünü dile getiriyor.

    Navalyn konusunda “Rusya’daki Navalny protestolarının Kremlin açısından en önemli sonucu, iktidar değişimi değil, gençlere yönelik politikanın revize edilmesi gerektiği olacaktır” diyen Has, sözlerine şöyle devam ediyor:

    “Rusya’da Sovyet sonrası neslin siyasi tercihleri “güvenlik”ten ziyade ‘özgürlük’ odaklı şekilleniyor ki, bu da dünyadaki genel trende uygun, ama Kremlin’in pek alışık olmadığı bir durum

    Kremlin uzun süredir Navalny’i siyasi bir mahkumiyet kararıyla 'önce mağdur, sonra kahraman' durumuna sokmadan yarış dışı etmeye çalışıyordu, ancak bu formül artık devre dışı. Rusya’daki güvenlik devletinin Navalny gibi bir siyasi figüre açacağı alanın belli sınırları var, Navalny’e verilen hapis cezası bu sınırlara gelindiğini gösteriyor.”

    Ankara’daki Rus Büyükelçi Erkhov’un Gelecek Partisi Ahmet Davutoğlu’yu ziyaretini de programda konuştuk.

    Davutoğlu, Rus uçağının düşürüldüğü dönemde başbakan olarak “Emri ben verdim” demişti.

    Öyle ki, Sputnik’te Yavuz Oğhan, Akif Beki ve İsmail Saymaz’ın programı Davutoğlu söyleşisi nedeniyle sonlandırılmıştı.

    Kerim Has, “Rus Büyükelçi’nin Davutoğlu’yu ziyaret edip görüş alışverişinde bulunması, daha önce Davutoğlu’nda 'haber değeri görmediklerini' söyleyen bir kısım Sputnik Türkiye yöneticisini ters köşe yapmış oldu” yorumunu yapıyor.

    Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 15 Temmuz’un arkasında ABD’nin olduğunu iddia etmesine ilişkin olarak Has, "Pek muhtemel ki, son 15 Temmuz söylemiyle bizzat tehdit ettiği Erdoğan’ın yeniden ABD’ye yanaşmasının önünü almaya çalışıyor, ama bu mücadelede ayrı bir başlıkta Rusya da var” diyor ve ekliyor:

    “15 Temmuz’un faili bağlamında doğrudan ABD’yi işaret eden “kafası karışık” Süleyman Soylu’ya zannımca İngiliz MI6 Şefi Moore epey gönül koymuştur.”

    Kerim Has, Libya konusunda ise “Erdoğan, maalesef, şahsi iktidarının bekasına destek olan ülkeler adına TSK ve MİT’i ‘taşeron’ olarak sahaya sürüp Libya’daki güç tasarımının en kullanışlı ‘çekici’ oldu, ancak masa kurulunca bu manivela şimdi sadece ‘çivi’ görevi görüyor” görüşünü dile getiriyor.
    1 hr 24 min
  • Dr. Kerim Has: Putin, Kremlin’deki Karabağ masasıyla kime, ne mesaj verdi?
    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 11 Ocak’ta Kremlin Sarayı’nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Nikol Paşinyan’ı ağırladı.

    İki ülke lideri, 10 Kasım’da imzalanan ateşkes anlaşmanın ardından ilk kez Kremlin’in çağrısıyla bir araya geldi.

    Üçlü zirve, taraflar arasında savaşı bitirmek için varılan anlaşmayı riske atan sorunları çözmek amacını taşıyordu.

    Putin, iki liderle hem ortak bir görüşme yaptı hem baş başa bir araya geldi. Görüşmelerin ardından liderler basının karşısına geçti ve imzalanan bildiriyi kamuoyuna duyurdu.

    Peki, Kremlin’deki Karabağ masası ve üçlü zirveden çıkan bildiri ile kime, ne mesaj verildi?

    Türkiye’nin masada yer almaması bir anlam ifade ediyor mu?

    Rusya uzmanı Dr Kerim Has, Moskova’dan programında bu soruların cevaplarını analiz etti.

    Kerim Has’a göre Moskova’daki zirveyle Rusya, Karabağ üzerinden Kafkasya’daki ulaşım hatlarını kendi kontrolüne almanın yollarını döşedi...

    “Türkiye sayesinde Azerbaycan, uzun yıllar hem NATO hem de Rus askerine aynı anda ev sahipliği yapacak tek eski Sovyet Cumhuriyeti oldu” görüşünü dile getiren Has, “Nahçıvan koridoruyla sadece Azerbaycan, Rus istihbaratı kontrolünde Türkiye’ye bağlanmış olmayacak, Rusya da Türkiye’ye ve müttefiki Ermenistan’a demiryoluyla erişim sağlamış olacak” ifadesini kullanıyor.

    Kafkasya’da bu saatten sonra oyun değiştirici asıl hamlenin, Türkiye’nin Ermenistan’la diplomatik ilişkilerini tesis edip sınır kapılarını açması olacağının altını çizen Rusya uzmanı, “Ama bunun için akıl ve strateji lazım” notunu düşüyor.

    Kerim Has, Putin’in Aliyev ve Paşinyan’la görüşmesinde Erdoğan’ın olmamasının nedenlerinin çok fazla olduğunu vurgularken, “Her şeyden önce Erdoğan, Rusça bilmiyor ve masa, Erdoğan’ın kapısında beklemeye alışık olduğu Kremlin’de” göndermesi yapıyor.

    Öte yandan Has, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, “Türk askerinin Karabağ'da nerede konuşlanacağı” sorusu üzerine verdiği yanıttaki çelişkiye dikkat çekiyor.

    Çavuşoğlu, “Ortak Gözlem Merkezi için yer belirlendi, konteynırlar geldi, inşaat başladı. İlk etapta 60 Türk, 60 Rus askerinin eşit sayıda olacağı bir merkez yapılıyor” iddiasını öne sürmüştü. Oysa Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise bunun yarısı kadar bir askerden bahsediyordu.

    Kerim Has, “Çavuşoğlu’ya yalanlanmadığı günler sayısınca maaş ödenmesi lazım, dış politikaya zararı kapatılamaz ama ülke ekonomisi üzerinde oluşturduğu yük böylelikle bayağı hafifletilebilir” ironisi yapıyor.

    Has, ikinci part S-400 alımına ilişkin görüşmelere de değiniyor ve “Erdoğan’ın büyük güçler arasındaki sıkışıklığı sürdüğü müddetçe bu güçlere vermek zorunda kaldığı ‘siyasi rüşvetler’ de devam edecek, Rusya’dan yeni parti S-400 alımı da bu perspektiften değerlendirilmeli” yorumunu yapıyor.

    Son olarak yayında, Putin muhalifi Aleksey Navalni'nin zehirlenme iddiasıyla ölümden döndükten sonra şimdi de Almanya’dan Rusya’ya dönüşünü değerlendiren Has, “Bu dönüş, Kremlin’de siyasetin taşlarını yerinden oynatmaz, sadece Moskova’daki soğuk havayı biraz dağıtır” diyor.
    1 hr 11 min
  • Dr. Kerim Has: ‘Moskova, Ankara’yla ilgili ‘kara listesi’ne 2021’de bir ekleme daha yapacak'
    Koronavirüs salgının damgasını vurduğu 2020 geride kalıyor. 

    Yıl bitmeden aşıların aktif hâle getirilmesi geleceğe dair umut verse de, 2021 için toz pembe bir tablo çizmek henüz erken gözüküyor. 

    Ülkeler arası ilişkilerde de çalkantılı bir yıl olan 2020’de Moskova-Ankara hattı, en yoğun diplomasi trafiğinin yaşandığı hatlardan biri oldu.

    Zaman zaman gerilen ve hatta çatışma noktasına gelen ikili ilişkilerin, ABD’den gelen S-400 yaptırımları ve Joe Biden’ın göreve başlamasının ardından yılda nereye evrileceği merak konusu.

    Moskova’dan programında Rusya uzmanı Dr. Kerim Has’la Rusya-Türkiye ilişkilerinde 2020 panoramasını çekerken, gelecek yıl neler beklendiğini konuştuk.
    1 hr 1 min
  • Karabağ'da neler oluyor, Rus vatandaşlığı planı mı devrede? - Dr Kerim Has
    ABD, Rusya’dan alınan S-400’ler nedeniyle Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını açıkladı.

    Türk Savunma Sanayii’ni hedef alan yaptırımlar sonrası Ankara’nın, Rusya ile ilişkisini tekrar gözden geçirmesine yol açıp açmayacağı gündemde. 

    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile Moskova’dan programında Kremlin’de bu yaptırımlara yönelik neler konuşulduğunu masaya yatırdık.

    Ayrıca Dağlık Karabağ’da ateşkesin bozulduğuna dair çıkan haberler ve bölgedeki Ermenilere Rus vatandaşlığı verileceği yolundaki planı da irdelediğimiz programda, Ukrayna-Türkiye arasında artan askeri anlaşmalar ve son olarak Suriye’de Kürtlerin hâkimiyetindeki Ayn İsa’daki anlaşmayı konuştuk.

    Kerim Has, “S-400 yaptırımlarıyla ABD, Erdoğan yönetimini değil, bir ölçüde Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesini hedef almışa benziyor” derken, “ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırımlarından Rusya’nın kazancı kaybından fazla: NATO içinde ilişkilerin gerilmesi, Türkiye’nin savunma kapasitesinin zayıflaması, Erdoğan iktidarının Moskova’ya ihtiyacının artması” ifadesini kullanıyor.

    Dağlık Karabağ meselesinde ise ateşkes bozulmasının varılan anlaşmayı suya düşürmeyecek düzeyde olduğu görüşünü dile getiren Has, Rus askerinin orada uzun yıllar boyunca kalıcı olacağını belirterek, “Buna Bakü kadar Ankara da alışacak” diyor ve ekliyor:

    “Karabağ’daki Ermeni nüfusa Rusya pasaportu dağıtıldığı yönündeki haberler şu an pek gerçekçi değil ama ileride ihtimal dışı da görülmemeli.” 

    Kerim Has, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin gelişen askeri boyutunun ise, Rusya’yı hayli endişelendirdiğinden bahsediyor.

    “2021’de Donbas’ta yeni bir çatışma sarmalına girilebilir” diyen Has, “2021’de Karadeniz, en az Akdeniz kadar ‘sıcak’ olacak” yorumunu yapıyor ve şöyle devam ediyor:

    “Karabağ’daki savaş ile son dönemde Donbas’ta artan tansiyonun dolaylı da olsa bir ortak noktası var: Erdoğan yönetiminin hem Azerbaycan hem de Ukrayna’ya sattığı SİHA’lar…”

    Son olarak Has, Ayn İsa’daki SDG ile Şam anlaşmasına dair haberlere ilişkin olarak, “Ankara’nın Suriye’nin doğusunda yeni bir operasyon için ‘fırsat kolluyor’ olması, Rusya’nın bölgede Kürtleri Erdoğan’la ‘korkutup’ Esad’a ‘razı etme’ politikası gütmesine yol açıyor” ifadesini kullanıyor.
    1 hr 5 min
  • Dr. Kerim Has: Erdoğan, Putin'le Suriye'ye karşı Karabağ anlaşması mı yaptı?
    Dağlık Karabağ ve İdlib üzerinden tekrar yükselen tansiyon sonrası, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, salı akşamı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüştü.

    İktidar medyası, Putin’in Dağlık Karabağ ve cihatçılar konusundaki rahatsızlığını doğrudan Erdoğan’a iletmesini sansürlese de Kremlin’den servis edilen açıklamada bu rahatsızlığın had safhaya geldiği mesajı veriliyordu.

    Buna göre Putin, Karabağ’da devam eden savaştan rahatsızlığını iletmiş ve Orta Doğu’dan bölgedeki çatışmalara gönderilen “teröristlerin” artan sayısından dolayı ciddi endişe belirtti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, çarşamba günü AKP grubunda yaptığı konuşmada görüşmeye dair dikkat çeken açıklamalar yaptı.

    Erdoğan, Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ'da yaşanan çatışmalarla ilgili Putin ile bir görüştüğünü belirterek, "Artık bu işe Kafkaslar'da bir son verelim. İstersen bu işi birlikte çözeriz. Siz Paşinyan ile görüşmeleri yapın, ben İlham kardeşimle bu görüşmeleri yapayım. Bu işi artık tatlı bir yere bağlayalım dedik. Bu konuda samimi bir adım atalım. Bu işi bitirmek durumundayız" dediğini aktardı.

    Erdoğan daha sonra sözü Suriye’ye getirdi ve operasyon yapılabileceğini ima eden ifadeler kullandı.

    Konuşmasında gerekirse Suriye'ye yine operasyon düzenlenebileceği mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay'ın İskederun ilçesindeki canlı bomba eylemini anımsatarak, bunun Suriye’ye yönelik operasyonların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdiğini savundu. Erdoğan,"Suriye sınırımız boyunca kontrolümüz altında bulunmayan yerlerdeki terör örgütü varlığının ve ülkemize yönelik tehditlerinin, bize verilen tüm sözlere rağmen artarak sürdüğünü görüyoruz. Şayet bize verilen sözler tutularak buralardaki tüm teröristler belirlediğimiz hattın dışına çıkarılmazsa ihtiyaç duyduğumuz her an harekete geçmek için meşru sebebe sahip olduğumuzu bir kez daha tekrarlıyorum" şeklinde konuştu.

    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has’la Moskova’dan programında Erdoğan’ın mesajlarının, Suriye'ye karşı Karabağ anlaşması yapılıp yapılmadığı anlamına gelip gelmediğini konuştuk.
    39 min
  • Dr. Kerim Has: İdlib’de savaş kapıda mı, Dağlık Karabağ’da Rusya, Türk dronelarını mı düşürüyor?
    Azerbaycan ile Ermenistan arasında dağlık Karabağ üzerinden tırmanan çatışmalar sonrası Türkiye’nin müdahaleci yaklaşımı Rusya’yı derinden rahatsız etmiş gözüküyor.

    Rusya’nın arka bahçesi olarak bilinen Kafkasya’da Ankara’nın Azerbaycan’a askeri desteğe de varan stratejisi sonrası Rusya, Suriye’de İdlib’i tekrar bombalamaya başladı.

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Şam'ın müttefiki Rusya'nın Suriye'nin kuzeybatısına düzenlediği hava saldırısında Türkiye destekli 78 muhalif savaşçıyı öldürdüğü haberini geçti.

    Öte yandan Rus basınında ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın şirketi Bayraktar’a ait dronelardan en az dokuzunun Rus elektronik harp sistemi Krasukha ile indirildiği haberleri servis edildi.

    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile Moskova’dan programında, Asia Times’ın Rus Avia.pro’dan aktardığı haberi ve İdlib’deki son Rus saldırısının yeni bir savaşın işareti olup olmadığını konuştuk.
    47 min
  • Dr. Kerim Has: Rusya, Ankara'ya 'Azerbaycan için gönderdiğiniz cihatçıları not ettik' mesajı mı verdi?
    Ermenistan ve Azerbaycan arasında temmuz ayından bu yana süregelen sıcak çatışma hâli, savaş noktasına geldi.

    27 Eylül Pazar günü tartışmalı Dağlık Karabağ bölgesinde çıkan çatışma sonrası iki ülkede de savaş hâli ilan edildi.

    Azerbaycan, Türkiye dışındaki tüm ülkelere uçuşları durdururken, Karabağ yetkilileri, sorumluluğu Azerbaycan silahlı kuvvetlerine yükleyerek, çatışmaları “toptan bir saldırı” olarak adlandırıyor.

    Bakü yönetimi, Ermenistan işgali altında bulunduğu ileri sürülen yedi köyün kontrolünü ele geçirdiklerini duyururken, Ermenistan bunun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.

    Yine iki tarafın açıklamalarına göre çatışmalarda sivil kayıpları da mevcut. Rusya'dan barışın sağlanması adına çağrı gelirken, Reuters'ın da geçtiği Suriye'den cihatçıların Azerbaycan'a destek için gönderildiği haberleri sonrası Moskova'nın nasıl bir tutum izleyeceği merak konusu.

    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has'la Moskova'dan programında sıcak gündemi konuştuk.
    1 hr 4 min
  • Dr. Kerim Has: Lavrov, Kürtlerle anlaşma konusunda Esad’ı ikna için Şam’daydı
    Rusya Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, resmi ziyaret kapsamında gittikleri Suriye'nin başkenti Şam'da Devlet Başkanı Beşşar Esad'la görüştüler.

    Bu ziyaret Lavrov tarafından 2012'den bu yana gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret olma özelliği taşıyor.

    Koronavirüs salgını zamanında gerçekleşen Şam ziyaretinin, geçen hafta Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ehmed ve beraberindeki heyeti kabul edilmesinin ardından gerçekleşmesi Ankara’ya ve Esad’a mesajlar içeriyor.

    Rusya’nın aracılık ettiği bu süreçte Kürtlerin Cenevre Süreci’ne katılmasının hedeflendiği belirtiliyor.

    Bu tezi dile getiren isimlerden Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile Şam ziyaretini ve olası sonuçlarını konuştuk.
    32 min
  • Kerim Has: Rusya, Kürtleri Cenevre Süreci’ne katmaya hazırlanıyor
    Türkiye, Doğu Akdeniz’e odaklanmışken Rusya’dan Suriye’de sürpriz bir hamle geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ehmed ve beraberindeki heyeti kabul etti. Ankara’da rahatsızlık yaratan bu görüşmeye, Türkiye Dışişleri Bakanlığı diğer ülkelere gösterdiğinden daha yumuşak bir tepki gösterdi ve bir bakıma alttan aldı.

    Dışişleri Bakanlığı, "Terör örgütü PKK/YPG güdümündeki sözde 'Suriye Demokratik Konseyi' unsurlarından oluşan bir grubun Rusya Federasyonu'na davet edilmesini ve Rus resmi makamları tarafından üst düzeyde kabul edilmesini kaygıyla karşılıyoruz" demekle yetindi. Ancak Rusya, PKK’yi bile terör örgütü kabul etmiyor ve bu kabulü Ankara’nın rahatsızlığını bilerek gerçekleştirdi. 

    Bölgesel güç olma iddiasındaki Ankara, birden çok cephede çok sayıda hasım yaratarak yalnızlaştığı için her alanda hızla zemin kaybediyor. Ekonomisi dara düşmüş ülke Akdeniz’deki saldırgan söylem ve eylemlerini sürdürürse Avrupa Birliği’nin can yakıcı yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacak. Libya’da işler istediği gibi gitmiyor ve Rusya hem İdlib’de, hem Libya’da el yükseltiyor.

    Moskova’da sadece ziyaret gerçekleşmedi. Ehmed ile Halkın İradesi Partisi Başkanı Kadri Cemil Suriye’de siyasi çözüme ilişkin bir müzakere imzalandı. Rusya’nın aracılık ettiği bu protokolün nihai hedefinin Kürtleri Cenevre Süreci’ne katmak olduğu hissediliyor.

    Görüşmelere ilişkin bilgi veren MSD Yürütme Komitesi Başkanı İlham Ehmed, "Bugün Halkın İradesi Partisi ile aramızda bir protokol imzalandı. Dışişleri Bakanlığı'nın daveti üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir görüşme gerçekleştirdik. Toplantının içeriği Suriye idi. İmzalanan protokolün nasıl hayata geçirileceği ve nasıl bir süreç izleneceği üzerine tartışmalar yürüttük. Yine Suriye'de yaşanan sorunlara ilişkin nasıl bir çözüm gerçekleşeceği ve katılımımızın nasıl olacağını değerlendirdik" diye konuştu.

    Görüşmenin detaylarına ilişkin ANHA'ya konuşan MSD Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Hikmet Hebîb de "Bakanlık, Suriye’de siyasi çözümün, halkların katılımının yanı sıra özellikle de Özerk Yönetim ve MSD’nin katılımı gerçekleşmeden mümkün olmayacağı görüşünde. Görüşmede Lavrov, Suriye’ye ilişkin siyasi sürece katılımın, MSD’nin hakkı olduğunu, Astana ve Cenevre gibi Suriye’ye ilişkin toplantıların, MSD’nin katılmaması durumunda eksik kalacağını söyledi" dedi. Rusların bu görüşmeyi Esad’ın bilgisi dahilinde yapmış olması büyük ihtimal. Lavrov’la gelişmede İnsansız Hava Araçları ile sivillere yönelik yapılan saldırıların da ele alındığı belirtildi.

    Bu gelişmeyi Moskova’dan Kerim Has ile görüştük.

    Has, Türkiye’nin dikkatlerinin Doğu Akdeniz’e yönelmiş olduğu bir sırada Rus yönetiminin Suriye’de çözümü hızlandırıcı adımlar atmakta olduğuna dikkat çekti.

    Moskova’nın İdlib’de ve Suriye’deki durumun sonuna kadar böyle gitmesine izin vermeyeceğini vurgulayan Kerim Has, “Sivil halkın korunarak İdlib’deki cihatçı irin mutlaka temizlenecek” yorumu yaptı. M4 Karayolu’nun Rusya ile Türkiye’nin imzaladığı protokole rağmen halen güvenli bir biçimde trafiğe açılamadığına dikkat çeken Has, “Rusya Himeymim, Tarsus ve Lazkiye’deki üslerini genişletip Suriye’de kalıcı hale gelirken İdlib’de böyle bir durumu kabul edemez” dedi.

    Cihatçı unsurların bir kısmının Libya’ya kaydırılmasından sonra bölgeye Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının kaydırıldığını hatırlatan Has, “hem Esad rejimi ve Ruslar, hem de Türkiye bölgeye yığınak yapıyor. Bir kıvılcım çakarsa bu askerler risk altında kalacak” dedi.
    32 min
  • Dr. Kerim Has: Rusya ne zaman aşıya başlayacak, Belarus'ta Tikhanovskaya neyle tehdit edildi?
    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, koronavirüse karşı geliştirilen ilk aşının tescil edildiğini açıkladı.

    Rusya böylece, koronavirüs aşısını tescilleyen ilk ülke oldu ancak Batı medyası ve uzmanlar, Putin’in açıklamasına mesafeli yaklaşıyor.

    Aşının alıcı antikor ve hücresel bağışıklık oluşturduğunu belirten Putin, “Bunu çok iyi biliyorum, zira kızlarımdan biri aşıyı yaptırdı. Bir anlamda kızım da aşı deneyinde yer aldı diyebiliriz” ifadesini kullandı.

    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile Rusya'nın koronavirüs aşısına ne zaman başlamayı planladığı ve ilk olarak kimlere uygulanacağını konuştuk.

    Öte yandan Belarus'ta devlet başkanlığı seçimleri sonrasında yaşanan krizin ardından Lukaşenko’nun güçlü rakibi Svetlana Tikhanovskaya’nın, ülkeyi terk ederek Litvanya'ya geçişinin ardından yaşananları da masaya yatırdık.
    1 hr 4 min

About Kerim Has'la Moskova'dan

From the publisher's feed

Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, AhvalPod'da Moskova'dan programıyla Rusya-Türkiye ilişkileri, Avrasya'daki gelişmeler ve çalışma alanlarına ilişkin bölgesel sorunları ele alıyor. Enerji ve güvenlik…