
Sign up to save your podcasts
Or


"Kimse kimseyi ciddiye almıyordu. Kelimelerin hiçbir değeri yoktu."
"Her şey bunun içindi: Bu güven verici sıcaklık, homurdanan soba, kulağı okşayan sesler, saat gibi işleyen bir ev."
"Başını arkaya yaslayarak, aklından geçenlere ruhunu katmadan, o telaşlı, hiçbir zaman susmayan bilincin korkak, tedirgin, sinsi gevezeliğine aldırış etmeden, bir pencereden girip ötekinden çıkan esintiyi gövdesinde hissederek, uzun bir süre kıprdamadan durdu."
"İşte gene senin o "ya hep ya hiç" anlayışın. Sana biraz geniş ve esnek olmayı öğretemeyeceğim. Sana göre hayatta iki türlü anlayış vardır. Ya bir şeye karşı çıkarsın, ya da benimsersin. Arası yok! Ağbin de öyle! O karşı çıkıyor. Anladığım kadarıyla, karşı çıkmayı o kadar ileri götürmüş ki, en sonunda yaşamaya bile karşı çıkar olmuş."
Burma’da görev yapmış olan Orwell, en başarılı yapıtı olarak tanımlanan Burma Günleri’nde, İngilizlerin bu sömürgedeki yaşamını ve yaptıklarını, yerli işbirlikçileri ve fırsatçıları, yerli halka insanca yaklaşarak İmparatorluğun tutumuna karşı çıkanları, aşk, nefret, tutku çemberinde destansı bir anlatımla ele alıyor. Burma Günleri, ilk kez 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlandı. Kitap ve yazarı hakkında herhangi bir dava açılmayınca, ertesi yıl İngiltere’de de basıldı. Ama sömürgecilik dönemi sona erinceye kadar kitabın Hindistan ve Burma’da satılması yasaklandı ve okuyanlar hakkında yasal işlem yapıldı.
"Yürüyüş dünyaya açılmadır. İnsanı mutlu yaşam duyguları içinde yeniden oluşturur. Tam bir duyumsallık isteyen derin düşünmenin etkin bir biçimine sokar insanı."
Macera çılgınca devam ediyor :)
"Fikirler zannettiğimizden daha âcizdirler. Fakat zihinsel çağrışımların başarılı bir şekilde kullanılması zihne mutlak bir özgürlük verir."
From the publisher's feed

0 Listeners