
Sign up to save your podcasts
Or


Edith Devaney, 2022'de Sakıp Sabancı Müzesi'nde düzenlenen David Hockney: Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisinin küratörü. Londra'daki Royal Academy of Arts'da uzun yıllardır küratörlük yapan Devaney, David Hockney ile çok yakın mesai yürütmüş bir sanat insanı.
Bu programda İstanbul Edebiyat Evi'nden Thomas Roueché, Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisinde yer alan eserlerden yola çıkarak, pandeminin ilk aylarında David Hockney'nin iPad'inde yaptığı resimler üzerine Devaney ile söyleşiyor. Bu resimlerde, Hockney'nin benzersiz bakışıyla yakaladığı zaman, mekân ve kayıp temaları, dünyanın eve kapandığı bir dönemde baharın gelişini sanatın gücüyle kutluyor.
Podcast dili İngilizcedir, buluşmanın Türkçe altyazılı video kaydını YouTube kanalımızda izleyebilirsiniz.
2021'de 160. Kilometre'nin "Şiir gulyabanidir, ölmez!" şiarıyla çıkardığı "Gulyabani" dizisinden yeni şiir kitapları bizlere her ulaştığında, şiire de, yayıncılığa da, kendi okurluğumuza da biraz daha güven duyduk. Gulyabaniler zor zamanların kitapları ama direnen ve kazanan kitaplar, kutlanmayı hakkeden kitaplar!
Emre Varışlı'nın bu diziden çıkan Sıfır ya da Hakikat ve Sinan Özdemir'in Uzaypedal kitaplarını 2021 sonunda aldık, okuduk. Kıraathane'deki 8 Şubat 2022 akşamı düzenlediğimiz bu Şiir Gecesi'nde de, bu iki kitaptan şiirleri şairlerinden dinledik. Kıraathane müdavimlerinin şiirlerini yakından tanıdığı bir başka şair, Burak Acar ise geceye Tabiat Abi kitabından ve daha sonra yazdığı henüz kitaplaşmamış şiirlerinden örneklerle katıldı.
Köle ticaretinden harem ağalarına, hadım ameliyatından ev içi hizmete koşulan “Arap kızı”na, edebiyatın siyahlarından folklordaki “zenci” imgesine... Bu konuşmada Ümit Bayazoğlu ve Aslan Erdem, “Bizde olmadı, olmaz!” denilen şeylerin, mesela köleliğin, nasıl bir tarihsel seyir içinde gerçekleştiğini edebiyat, sinema, tıp ve sosyal yaşam üzerinden inceliyor. Sohbetin çıkış noktası Ümit Bayazoğlu'nun Aras Yayınları tarafından yayımlanan Arap Kızı Camdan Bakıyor kitabı.
Ebru Nihan Celkan Almanya'nın Ludwigsburg kentinde şehir yazarı olarak kaldığı süre boyunca, nesillerdir o şehirde yaşayan veya oraya yeni gelen birçok insanla konuştu. Görüşmeler, dönüşümlü olarak Ebru Nihan Celkan ve görüşmecilerinin bakış açısından, 14 bölümde Ludwigsburg'a yeni bir bakış açısı getiren Dünya Ağrısı metniyle sonuçlandı. Almanca-Türkçe yayımlanan kitabın izleğinde “kimlik” üzerine düşünüyor, Ebru Nihan Celkan’la Almanya’da yaşayan bir Türkiyeli olarak görüşmelerde aklından geçenleri konuşuyoruz.
Faili Malum, Türkiye’nin 1998 ile 2021 yılları arasını anlatıyor ve bir cinayet üzerinden, bu coğrafyadaki bütün malum faillerle yüzleştiriyor bizi. Roman ilerledikçe, toplumsal travmaların gündelik hayatlarımıza nasıl yansıdığını en gerçek hâliyle görüyoruz.
Bu Kitap Sohbeti'nde, Adalet Çavdar Sabâ Altınsay’la, yazarın klasik romanla başlayan ve Faili Malum’la postmodern romana yaklaşan edebiyatını konuşuyor.
Sokakta, düğünde, salonda, barda, mecliste, okulda, sahnede, mahkemede Kürtçeyi yasaklama refleksi kaybolmuyor. İstanbul Edebiyat Evi'nde Yaz 2022 sezonumuzun bu ilk buluşmasında, Vedat Yıldırım'ı konuk ettik. Yıldırım, Kardeş Türküler ve Bajar projelerinin deneyimleriyle, Kürtçe müzik üzerindeki baskı ve yasakların yakın tarihini anlattı. Anadilinde müzik yaparken engellerle karşılaşan müzisyenlere selam gönderdiğimiz bu sohbette moderatörlüğü Ayşen Güven üstlendi.
İstanbul Edebiyat Evi’nde 24 Haziran 2022 akşamı gerçekleştirdiğimiz “Atanmış Cinsiyetler ve Eşitlik Mücadelesi” başlıklı panelde açılan önemli tartışmalara devam ettiğimiz bir sohbet: Yükselen otoriter muhafazakârlık ve neoliberal politikalar gündeminde feminist ve queer hareketlerimizin verdiği önemli mücadelelerin yanı sıra içine düşebildiğimiz çıkmazlar, mağduriyet ve ifşa politikalarının sınırları, ve buralardan çıkabilmek için yol gösterici olabilecek kesişimsel yaklaşımları ve özeleştiri pratiklerini tartışıyoruz.
"Felsefecilerin tüm 'Mısrayimcilik'ine, felsefenin bir bakıma 'ölümbilim' sayılmasına karşın felsefe metinleri öteden beri 'mumyaya çevrilememiş' hayvanlarla dolup taşar. Bu dizide dirilerin, hayvanların ardına takılıp bizi felsefenin içinde dolaştırmalarına, dışına çıkarmalarına (umut yiğidin ekmeği), yedip götürmelerine gönül indirelim. Sonunda köpeklerin maskarası olmak, kurda kuşa yem olmak da var gerçi. Dizinin bu ilk bölümünde atlarla itlere bakıyoruz."
"Felsefe alanında ipini koparan dilediğince at koştursa da köpeklerin kendilerince bir kuyruk kovalayışı, atların kendilerince bir yordamı vardır. Parmenides’in kısrakları başka, Platon’un aygırları başka koşar ya da Galileo’nun dediği gibi, Friesland atı yükümüzü çeker ama Arap atı bizi uzağa götürür. Böylece kimi Stoa’nın itin kuyruğunda doğduğunu, kimi de Nietzsche’nin İngiliz deneyciliğinin tasmasına takıldığını söyleyiverir. Benzemek benzetmeleri bir güzel benzetebilir."
Böyle diyor Levent Kavas. Pür dikkat dinliyoruz.
25 Nisan 2022'de Nilüfer Erdem Güngörmüş'ü, Abdullah Ezik'in moderatörlüğünde İstanbul Edebiyat Evi'nde konuk ettik. O akşamki sohbetin kesintisiz kaydını burada dinleyebilirsiniz.
Nilüfer Erdem Güngörmüş son dönem yazılarını topladığı Sanatçının Kendine Yolculuğu: Sanat ve Edebiyat Üzerine Psikanalitik Denemeler adlı kitabında (Metis, Aralık 2021) yazarların, görsel sanatçıların, bestecilerin ve sinema yönetmenlerinin izini sürüyor. Hem senaryo yazarı hem psikanalist bakışıyla yaratıcılığın gizli odalarında dolaşıyor. Sanatçının eser yaratırken kendi içinde yaşadığı dönüşümleri ele alıyor. Sevim Burak’tan Selma Gürbüz’e, Alvin Lucier’den Henry Bachau’ya ve Mehmed Siyahkaleme kadar uzanan bir deneme şöleni.
Bu ev buluşmasında konuşmacı konuğumuz Viyana'da yaşayan şair, yazar ve çevirmen Erhan Altan. Viyana Grubu 50’li yılların Viyanası'nda, İkinci Yeni ile neredeyse eşzamanlı olarak ortaya çıkar. Benzer biçimde çekirdek grubu beş şairin oluşturduğu bu hareketin de adı dışarıdan ona atfedilir. Ve Viyana Grubu da İkinci Yeni gibi bir dönemi diğerinden ayıran şiir kalkışması olur. Ancak benzerlikler de bunlarla sınırlı kalır.
Nasyonal sosyalizm sonrasının arınma gereksinimine verilen neo-avangart ve deneysel bir yanıttır bu. Ve kafa kafaya veren beş şairin sıra dışı birlikteliğinin bir ülkenin edebiyatına nasıl yepyeni bir başlangıç yaptırabileceğinin umut ve hayret verici öyküsüdür.
Konrad Bayer ile yakın zamanda aramızdan ayrılan Oswald Wiener’in anıldığı bu buluşmada, özellikle HC Artmann, Gerhard Rühm, Friedrich Achleitner’ın yapıtlarından örnekler sergilendi. Arşivlik bir yayın!
From the publisher's feed

0 Listeners