Haliç’in en uç noktasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kent-ölçekli elektrik santrali olan ve 1914 yılında inşa edilen Silahtarağa Elektrik Santrali yer alır. Günümüzde santral yapılarının bulunduğu alanda bir vakıf üniversitesi ve çeşitli müzeler yer alsa da, kömürle çalışan bu santral 1983 yılına kadar Boğaziçi kıyısındaki hızla büyüyen metropole elektrik sağlamıştır. Nurçin İleri’nin de belirttiği gibi, santralin inşası ve İstanbul’un elektrifikasyonu Avrupa işbirliğinin bir sonucuydu: Projenin ana sorumluluğunu Avusturya-Macaristan kökenli Ganz şirketi üstlenmiş, finansmanı ise Belçikalı bankalar tarafından sağlanmıştır. Elektrik direkleri, sokak lambaları ve elektrikli tramvaylar, İstanbul ve Türkiye tarihindeki yeni bir dönemin görünür simgeleri hâline gelmiştir.