
Sign up to save your podcasts
Or


Gizli Kanser Hücrelerinizden Nasıl Kurtulursunuz?
Çilekte yüksek oranda fisetin bulunmaktadır. Fisetin çok önemli bir senolitik bileşiktir.
Epilepsi, ruhsal hastalılar ve depresyonun semptomlarının iyileştirmek için beslenme ne kadar önemlidir. Bütün bu bilgiler videoda.
Bağırsak sağlığınızı nasıl iyileştirebilirsiniz?
"Neden Şekeri Bu Kadar Seviyoruz? Şekerin Vücudumuza Etkileri"
Baklava, pasta, dondurma... Tatlıların lezzeti ağız sulandırıcı olabilir, ancak neden şeker bu kadar seviliyor? Neden marketlerin atıştırmalık reyonları şekerli ürünlerle dolu? Neden hemen hemen her gıdada şeker var? Şekerin vücudumuzdaki etkilerini keşfetmek için bir uzmanın perspektifinden bakalım.
Öncelikle, şeker bir hidrokarbondur ve neredeyse tüm organik bileşiklerin içinde bulunur. Şekerin birçok türü vardır, bu türler arasında glukoz, fruktoz, maltoz, laktoz, dekstroz ve nişasta yer alır.
Bir kaşık tatlıyı ağzımıza attığımız andan itibaren birçok süreç başlar. Dilimizdeki sensörler beyne tatlı tadını iletmek için sinyal gönderir. Beyin serebral korteksinin farklı bölgelerinde acı, tatlı, ekşi, tuzlu tatları algılayan bölgeleri vardır. Beynimiz bu sinyalleri aldıktan sonra, tatlıyı sevdiğimiz mesajını alır ve ödül mekanizmasını aktive eder.
Beynimiz bizi daha fazla tatlı yememiz için teşvik eder. Yediğimiz tatlı midemize indiğinde, daha fazla yememiz için insülin üretmek için mesaj gönderir veya doyduğumuzu GLP-1 peptidi ile beyne bildirir.
Beynimizdeki dopamin molekülü de ödül mekanizmasında önemli bir rol oynar. Dopamin, beynimizdeki dopamin reseptörleri tarafından tanınır. Alkol, nikotin, kokain, eroin ve şeker gibi maddeler, dopamin seviyelerimizi artıran bileşiklerdir. Aşırı dopamin artışı bağımlılık ve aşırı istek yaratabilir.
Kalp hastalıkları, Alzheimer, demans ve diyabet gibi birçok hastalıkla ilgili olarak, yaşlanma nedeni olarak kabul edilir. Yaşlanmanın kaçınılmaz olduğunu düşünürüz, ancak aslında bu hastalıkların büyük bir kısmı yaşlanma sürecinin doğal sonucu değildir. Bu hastalıklar ortaya çıktığında tedavi etmeye çalışırız, ancak gerçek neden üzerinde düşünmeyiz.
Peki, yaşlanmayı önlemek mümkün mü? Öncelikle, yaşlanmanın faktörlerini anlamamız gerekiyor. Genetik faktörler özellikle yaşlanmamıza katkıda bulunur. DNA, 2 metre uzunluğunda bir kimyasaldır ve hücre çekirdeğinde mikroskopla bile görülemez. Bunun için, DNA katlanma mekanizması vardır ve süper sarmal biçimde çekirdekte bulunur. Bu sarma, embriyoda ya da anne karnında oluşan her hücreye özgü olarak farklı katlanır ve genlerin üzeri işaretlenir. Örneğin, karaciğer hücresinden gözünüzdeki DNA'ya kadar, tüm hücrelerin DNA'sı aynı olsa da, her bir hücrenin farklı genetik özellikleri vardır. Bu, DNA işaretlemesi adı verilen bir süreçtir. Anne karnında DNA işaretlenir (metilasyon) ve bu işaretler, DNA'nın ne olacağını belirtir.
Ancak yaşlılıkla birlikte, hücreler bu işaretlerini kaybeder. Defalarca kopyalandıkları için, hücreler artık kimliklerini kaybederler. Karaciğer hücresi artık kim olduğunu unutur ve ne yapması gerektiğini bilmez.
Peki, bu durumu tersine çevirebilir miyiz? %80'i kontrol edebileceğimiz genetik etkilerimiz var. %20'si ise anne babamızdan gelir ve değiştiremeyiz. Ancak, beslenme ve egzersiz ile glikoz ve insülin gibi epigenetik faktörler ve DNA işaretlenmesi, büyük ölçüde yönetilebilir.
Sağlıklı Zayıflama İçin Yapmanız Gerekenler
Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek ve kilo vermek, bazı insanlar için çok zor gibi görünebilir. Ancak, doğru bilgilere sahip olduğunuzda, zayıflama ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseme süreci çok daha kolay olabilir. Ayrıca, yanlış bilgilere inanmak, gereksiz ağır antrenmanlar yaparak kendinizi zorlamak yerine sağlıklı bir şekilde zayıflamanıza yardımcı olabilecek basit adımlar atabilirsiniz.
Düzenli Olarak Yürümek Neden Faydalıdır?
Düzenli yürüyüş yapmak, sağlıklı zayıflama için harika bir başlangıçtır. Yürüyüş yapmak, vücudunuzun stres hormonlarını salgılamasını ve insülin seviyelerini arttırmasını önler. Ayrıca, yürüyüş yapmak, enerji kaynaklarınızın tamamını kullanarak, özellikle yağ asitlerinin oksidasyonu yoluyla enerji üretmenizi sağlar. Bu nedenle, yüksek tempolu koşma ve ağır spor yapmaktan daha fazla yağ yakabilirsiniz.
Yüksek Tempolu Koşmak, Ağır Spor Yapmak Zararlı Mıdır?
Yüksek tempolu koşmak, ağır spor yapmak yağ yakımı için faydalı olmayabilir. Bu tür egzersizler, vücudunuzun kortizol ve insülin seviyelerini arttırarak, açlık hissinizi arttırabilir ve yağ depolama sürecini tetikleyebilir. Ayrıca, yüksek tempolu spor yapmak, vücudunuzda oksijensiz enerji üretim mekanizmalarını devreye sokarak sadece 4 ATP üretir. Bu nedenle, şeker hastaları, kilolu insanlar ve yağ yakmak isteyen kişiler, yüksek tempolu koşma yerine yürümeyi tercih etmelidirler.
Yürüyerek Sağlıklı Zayıflama Yöntemi
Yürümek, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek için harika bir başlangıçtır. Yürüyüş yapmak, nabzınızın 120'nin üzerine çıkmadığı sürece insülin seviyelerinizi arttırmaz ve yağ yakımınızı arttırır. Ayrıca, yürüyüş yapmak, ruh halinizi dengede tutarak spordan sonra gereksiz yeme isteğini azaltır.
Soru Ve Görüşleriniz İçin: [email protected]
Ara beslendikçe vücudunda glikoz (şeker) seviyesini yüksek tutarsınız. Çünkü ne yerseniz yiyin vücudu onu şekere parçalar. Şeker çok olunca insülin yükselir. İnsülin glukozu hücre içine alınması için kapıyı açar glikoz hücre içine kapıda girer. Şekerin bol olması demek hücreler kendini bollukta zannetmesi demek, bolluk olunca ne olur hücrelerde büyüme ve gelişme genleri aktifleşir. Bu da hızlı yaşlanma demek. Yaşlılıkla birlikte bir çok hastalık ortaya çıkar.
"Aç kalmanın zararlı olduğu ile bize hep yalan söylendi. Aslında bu bizim korkularımız ile ilgilidir. Tıpkı böceklerden korktuğumuz gibi gözümüzde büyütürüz oysa böcekler hiç korkutucu değildir neredeyse bize hiç zarar veremezler.
Azar Shirinov
Soru ve Görüşleriniz İçin: [email protected]
Kahvaltı yapmama konusunun, sağlıkla ilgili kalıplaşmış düşüncelerden biri olduğu bilinmektedir. Ancak, işin bilimsel gerçeği, kahvaltı yapmamak hakkında daha fazla bilgi sağlayabilir.
İnsanlar binlerce yıldır düzenli bir beslenme alışkanlığına sahip değillerdi ve bu durum, modern zamanların buzdolabı ve diğer gıda depolama teknolojileri olmadan önce bile geçerliydi. Kahvaltı yapmanın veya yapmamanın gerçekten ne kadar önemli olduğunu belirlemek için, tek öğün beslenmenin faydalarını ve vücudun besin metabolizmasını kontrol eden insülin ve glukagon hormonlarını inceleyelim.
Kahvaltı yapmadan vücut nasıl enerji sağlar? vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için yağ depolarından gelen enerji kullanılır. Bu süreçte, yağlar lipaz enzimi yardımıyla yağ asitlerine ayrıştırılır ve daha sonra karaciğerde pankreastan salgılanan glukagon ile ketonlara dönüştürülür. Bu ketonlar vücut tarafından enerji olarak kullanılır ve sonuçta, kahvaltı yapmamak kilo kontrolü ve diyabet riskine karşı faydalı olabilir.
Ancak, kahvaltı yapmanın bazı durumlarda faydalı olduğunu da unutmamak gerekir. Kahvaltı, özellikle tip 1 diyabet hastaları, hamileler ve çocuklar için önemlidir. Bu gruplardaki insanların sağlıklı bir şekilde büyümek, gelişmek ve sağlıklı kalmak için yeterli besin alması gereklidir.
Son olarak, bir kahvaltı öğününü atladığınızda, normal kahve, kremalı kahve veya çay içerek açlık sürecinizi uzatabilir ve mikro besin eksikliklerini sıvılarla telafi edebilirsiniz.
Geleneksel inanışların aksine, kahvaltı yapmamanın size zarar vermesinin bilimsel bir dayanağı yoktur. Ancak, herhangi bir diyet ve ya beslenme planı seçerken, kişisel sağlık durumunuzu dikkate almanız ve tıbbi tavsiyeler almanız önemlidir.
From the publisher's feed