
Sign up to save your podcasts
Or


Kendimizi ve değerlerimizi ne kadar sahipleniyoruz? Verdiğimiz sevgiyi önce kendimize sonra bir başkasına hissettirmeliyiz.
Seslendirme: Hatice Rana Hanik
‘’Yükselen betonlar yüzünden dolaşacak yer bulamayan rüzgarlara yol açmak istiyorum.’’ (Tuhaf,2019). Bir dergide karşıma çıktı bu cümle ve o an yükleyebileceğim tüm anlamları yükledim bir cümleye. Gökyüzünü görmek için başımızı kaldırdığımızda yükselen betonlar mutsuz etti bizleri, ağaçlara konmak için kendisine yer arayan kuşlar sitem etti bizlere, güçlü dallar yerine parklarda sallanan bir nesil yetiştirdik, hem de kendi ellerimizle.
Seslendirme: Nur Çelebi
Günümüzde kullandığımız plastiklerin neredeyse tamamı geri dönüştürülemiyor. Dönüştürülemeyen materyaller, doğada atık ve çöp olarak varlıklarına devam ediyorlar. Bu atıklar sularımızı ve hayvanlarımızı zehirleyip ormanlarımızı yok ediyor. Döngüyü kırmak ve geleceğe daha yaşanılabilir bir doğa bırakmak için; yapmamız gerekenler hayatımızdan plastiği ve geri dönüştürülemeyen materyalleri çıkarmak.
Peki bunu nasıl yapmalıyız?
Tabii ki elimizdeki tüm plastikleri çöpe atarak bu işe başlamamalıyız. Öncelikle elimizdekileri kullanmalı ve ürünlerin işlevleri yetersizleştiğinde yerlerini daha ekolojik olanlar ile doldurmalıyız.
Peki başlangıç olarak hayatımızdan hangi materyalleri çıkarmalıyız?
Bir dönem ekranların en popüler ismi olan ve tüm dünyayı kendisine hayran bırakan Hürrem Sultan aslında kimdir?
Kendisi, 1907-1954 yılları arasında yaşamış Meksikalı bir ressamdır. Asıl adı Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon'dur. Yirminci yüzyılda adından sıkça söz ettirmiştir. Resimleri, özel yaşamı, politik görüşleri ile popüler bir ikon haline gelmiştir. Sanatı sürrealist olarak tanımlarken, bir yandan da tanımladığı bu akımı reddetmiştir.
İnsanlar neden kötüdür? Herkes bunu sorgulamalıdır. Nefes alıp verdiğimiz bu dünyaya neden her seferinde biraz daha zarar veririz? Bu hırsın bize faydası nedir? İklim krizini tartışmaya bu sorularla başlamalıyız. 2000'lerin başından bu yana doğamız alarm vermekte ama biz bunu dikkate almak yerine umursamamayı tercih ediyoruz. Bizden sonra gelecek nesle kocaman bir enkaz bırakacağımız gerçeğini es geçiyoruz. Sadece bu sene yaşanan doğa olayları bile bize ders olmalı. Ekolojik sistemi hiç düşünmeden yok etmeye çalışıyoruz ve bunu bile bile yapıyor olmak nasıl bir hırsın içinde olduğumuzun büyük bir örneği. Ormanları yakıp yıkıp otel, site, havalimanı, HES, termik santral yapmanın faydası olduğu gibi zararı da var.
Doğa; geçmişten günümüze kadarki tarih çizgisi içinde, insanlar için farklı anlamlara karşılık gelmiştir. Yaşam alanlarının doğanın içinde olması ya da doğadan uzak olması, bu farklılıkların temelini oluşturmaktadır denilebilir. Teknoloji, iş imkânları, besin kaynakları, kültürler, kent yaşamının olanakları, eğitim ve sağlık gibi birçok etken insanların doğaya mesafesini belirlemektedir. Haliyle günümüzde, doğadan kopuşlar geçmişe nazaran daha büyük oranda gerçekleşmektedir. Dünyanın; bireylere sundukları ve onlardan istedikleri, insanların doğa ile temasını etkileyen yegâne faktördür.
Eylül ayının da gelmesi ile birlikte Sonbahar’a kapılarımızı aralamış bulunmaktayız. Sonbaharın tatlı esintileri bizi farklı duyguların içerisine savurabiliyor. Sonbahar bazılarımızın üzerinde daha romantik duygulara sebep olurken bazılarımızı melankolik bir ruh haline sokabiliyor. Böylesi durumlarda hayatın hızlı akışına içimizi ısıtacak filmler ile kısa bir mola vermeye, bu keşmekeşten kendimizi bir anlığına bile olsa uzaklaştırmaya hepimiz ihtiyaç duyabiliriz. Listemizde bulunan filmler sayesinde kısa bir molaya başlayabiliriz.
1.Saksı Olmanın Faydaları ( The Perks of Being a Wallflower)
2.Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi ( Wristcutters a Love Story)
3. 303
From the publisher's feed