Makro Dergi

Makro Dergi

By Makro DergiArtsBooks
Download on the App Store

Makro Dergi episodes

  • Dijital Dergi Sayı 3 | Çocuklar ve Reklamlar

    Televizyonu her açtığımızda, telefonu elimize her aldığımızda ve hatta sokağa adım attığımız anda reklamlarla karşı karşıya kalıyoruz. Reklamlar, istesek de istemesek de yolun sonunda ikna çalışmalarına çoktan başlıyorlar. Yetişkinler kendilerini bir miktar olsa da reklamlardan koruyabiliyorken sizce çocuklarda bu durum nasıl devam ediyor?

    4 min
  • Dijital Dergi Sayı 3 | Bağlanma ve Gelişimi

    Bağlanma, iki birey arasında kurulan duygusal bağdır. Bu konuda birçok kuramcı etkili bakış açıları sunmuşlardır. Freud, bebeklerin oral doyum sağlayan kişiye bağlandığını öne sürerken; Erik Erikson, fiziksel rahatlık ve duyarlı bakımın güvenli bağlanmanın anahtarı olduğunu ileri sürmüştür. Psikiyatrist John Bowlby ise hem bebeğin hem de temel bakım verenin, bağlanma davranışının ortaya çıkışında biyolojik olarak donanımlı olduğunu iddia eder.

    4 min
  • Dijital Dergi Sayı 3 | Anıların Yok Olması: Bebeklik Amnezisi

    5-6 yaşlarına ait anılarımızı zaman zaman hatırlasak da daha öncesine ait yaşanmışlıkları bir türlü hatırlayamayız. Muhtemelen etrafınızda 2-3 yaşlarına ait anılarını da anlatan insanlar bulunmakta. Peki, o insanlar gerçekten anılarını hatırlayabiliyor mu? Hadi birlikte bunu bir inceleyelim!

    Çalışmalara göre insanların 2-4 yaş ve öncesine ait anılarını hatırlaması pek de mümkün değil. Bu durumu açıklayan bilimsel terimler ise ''infatil amnezi'' ya da ''bebeklik amnezisi'' olarak bilinmekte.

    3 min
  • Dijital Dergi Sayı 3 | Albert Bandura ve Sosyal Öğrenme Kuramı

    Bandura, 4 Aralık 1925 Kanada doğumlu, 6 kardeşten en küçüğü ve tek erkek çocuğudur. İlkokul ve liseyi kasabasındaki tek okulda okuyup British Columbia Üniversitesine gitmiştir. İlk başlarda mühendislik okuyan Bandura, şans eseri kütüphanede bulduğu katalogla Psikolojiye olan ilgisini keşfeder. Üniversiteden mezun olunca hocasına sorduğu “Psikolojinin temelini nerde bulabilirim?” sorusuyla rotasını Iowa Üniversitesine çevirir. O sırada golf sahasında etkileyici bir kadın golfçü ile tanışır. “İlk defa kum sahada tanıştık.” dediği eşiyle tanışma hikayesi de bu şekildedir. 1951’de yüksek lisansını, 1952’de Klinik Psikoloji üzerine doktorasunu Iowa üniversitesinde yapmıştır. Daha sonra uzun süre görev yapacağı ve ardından profesör olarak APA başkanlığı da yapacağı Stanford Üniversitesine gider. Bandura, günümüz psikolojisindeki önemli psikologlardandır. Kendisinin ortaya koymuş olduğu “Sosyal Öğrenme Kuramı” sonrasında gelenlere ışık olmuş, yön göstermiştir. Sosyal öğrenme kuramına geçmeden önce Bandura’yı geçen günlerde (28 Temmuz 2021) kaybetmiş olmanın hüznünü de sizlerle paylaşarak kendisini yad ediyor ve kurama geçmek istiyorum.

    8 min
  • Sağanak

    Küçük damlalarla başlayan yağmur, yerle göğü buluşturmak istercesine yağıyordu. Gök, yeri; yer, göğü özlemişti. Özlem devamında gözyaşını getirmiş, her yeri bir sağanaktır almıştı. Köpekler, kediler hızlı adımlarla başlarını sokacak bir yer arıyorlardı. Bazen bir evin balkonun altına, bazen bir dükkânın gölgesine sığınıyorlardı. Sokaktaki bazı insanlar ise kaçışıyordu. İki aşık el ele tutuşmuş, yerle göğün bu buluşmasına eşlik ediyorlardı. Yavaş yavaş yürüyor, kıyafetlerinin ıslanmasına izin veriyorlardı.

    Seslendirme: Hatice Rana Hanik

    Yazar: İkranur Bulut

    9 min
  • Kimin Cehennemi

    Haluk, beş katlı betonarme binanın önünde dikiliyordu. Aceleyle zihnini kurcaladı. Allak bullaktı. Dikilmek eylemini ne süredir yaptığı konusundaki şüphelerini bir türlü giderememişti. Şayet birileri tarafından takip edilseydi, görevinin inşası süren yapının önünde bedeni kaskatı kesilmiş bir şekilde durmaktan ibaret olduğu düşünülebilirdi veya sürrealist bir şaheseri dikkatten yoksun bir biçimde izlemesi için tutulduğu fikri aklın sınırlarını zorlayabilirdi. Ama etrafta kimsecikler yoktu..

    Seslendirme: Hatice Rana Hanik

    Yazar: Büşra Doğan

    17 min
  • Resim Üzerine

    İnsanoğlu, var olduğu andan itibaren kendini ifade edebilmenin yollarını aradı ve genelde de bu arayışını başarı ile sonuçlandırdı. Konuşarak, dinleyerek, yazarak, çizerek ve daha birçok yolla ölümsüz olabilmeyi başardı.

    Seslendirme: Eda Uysal

    Yazar: Gülseren Demirel

    5 min
  • Görünmek ya da Görünmemek İşte Bütün Mesele Bu

    Köy ile kent arasındaki fark nedir? Neden kentte doğanlar olarak biz, köyümüze gittiğimizde yabancılık hissederken anne ve babalarımız hemen kaynaşırlar? Neden köydeki değer yargıları ve kurallar bizi sıkar veya anlamsız gelir? Bunun en temel sebebi ‘’kentlilik’’ kavramının bir anlamda köy ile zıt olmasıdır. Çünkü köy limitli sayıda insanın belirli işlerle uğraştığı sınırları ve çevresi belli bir yerdir ancak şehirde insan ilişkileri karmaşıktır ve daha da önemlisi hem kentin kendisi hem de kentliler anonimlik üzerine var olurlar. Yani köydeki bir aile her zaman ötekilerce bilinir ancak kentte komşunuzu tanımayabilir ya da arkadaşınız ile çıktığınız yemekte içecekleri getiren kişinin kim olduğunu merak etmeyebilirsiniz. Anonimlik bize hem özgürlük hem de kaygı yüklediği için kent hem özgür ve bireyselci hem de korku dolu ve yalnızdır. Konuyu biraz açalım!

    Seslendirme: Hatice Rana Hanik

    Yazar: Ali Cevat Ulubaş

    8 min

About Makro Dergi

From the publisher's feed

Makro Dergi 2021 yılında kurulmuş ve 2022 yılında kapanmış bir Dijital Dergidir. Makro Dergi içeriklerine Google Kitaplar'dan ulaşabilirsiniz.