
Sign up to save your podcasts
Or


Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi yedinci bölüm sizlerle.
Bayram ve yaz tatiline yaklaşırken, seyahatle ilgili ilginç bir konuya değindik.
Yurtdışında tatil yaparken, ülkelerin kamu düzenine ait kurallarının, bilmeden de olsa ihlal edilmesi çok ağır para cezalarına yol açıyormuş. Zaman zaman, durum hapis cezasına kadar gidiyormuş.
Men-E-Men Podcast olarak, mentalfloss.com’da bir yazıda geçen bu kuralları sizin ayağınıza ve kulağınıza kadar getirip, paranızın cebinizde kalmasını sağladığımızı umuyoruz.
Bu konunun ardından, Türkiye'de yapay zeka ile müzik yapan gruplara dair son dönemde yapılan eleştirilere ve alevlenen tartışmalara dair bilgiler aktardık.
Her taraftan bir ses geliyor. İçinde bulunduğumuz geçiş döneminin yanlış anlaşılmaları ve farklı sonuçlara ulaşılmasını tetiklediğini düşünüyoruz. Şu aralar bu konuda biraz sakin kalmakta fayda var galiba.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi altıncı bölüm sizlerle.
Uzun zamandır merakla beklenen Michael filmi gösterime girince, beklenen bir şekilde, filmin iyi mi, kötü mü olduğuna dair tartışmalar başladı.
Biz de, bu bölümümüzde henüz filmi seyretmeyenlerin seyir zevkini bozmamaya gayret göstererek yorumlarımızı aktardık.
Filmle ilgili bildiklerimizi, pop müziğin gelmiş geçmiş en büyük ismi Michael Jackson’la ilgili düşüncelerimizi paylaştık.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi beşinci bölüm sizlerle.
Bu bölümümüzün başında, geçtiğimiz hafta sonu Çin’de düzenlenen bir yarı maratondan bahsettik. Hem insanların, hem de insansı robotların katılabildiği bu yarı maratonda, Lightning adlı robotun nasıl rekor kırdığını değerlendirdik.
Ardından, geçen bölümümüzde çok detaylandıramadığımız Coachella Festivali’ni anlattık. Tarihçesine ve festivalin bu yıl itibarıyla geldiği noktaya değindik. Epey bir data paylaştık.
Son olarak, Las Vegas'ta Caesar's Palace'ta düzenlenen yıllık sinema endüstrisi konferansı CinemaCon’dan konuştuk. Dört gün süren konferansın yoğun programında sunum yapan film stüdyolarını ve tanıttıkları yeni filmleri anlattık.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi dördüncü bölüm sizlerle.
Hemen bölümümüzün başında, bize gelen bazı paylaşımlardan bahsettik. Dizilerin açılışlarında çalan parçalar hakkında gelen cevapları toparladık. Hepsinin link’lerini aşağıya bırakıyoruz.
Sonrasında, sosyal medyada paylaşım yapma zorunluluğunun yarattığı baskıyı irdeledik. Konu epey derin.
Sonrasında da bir haber takibi gerçekleştirdik. Holloywood’un ünlü isimlerinin paylaştığı açık mektubu ve detaylarını konuştuk
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi üçüncü bölüm sizlerle.
Radyo ve radyoculuk hakkında kısa bir sohbetle başladık kaydımıza. Ardından Artemis 2 görevinden bahsettik. 1972 yılındaki Apollo 17 görevinden bu yana geçen yıllar boyunca bir daha gidilmeyen Ay’a tekrar gitme hikayesini yazmaya başlayan bu görevi ve ayrıntılarını konuştuk.
Sonrasında, Z kuşağını ilgilendiren bazı araştırma konularına girdik. Bu jenerasyonun işverenlerinden beklentilerini, teknolojiye bakış açılarını değişik yönleriyle irdeledik.
Uzun zamandan beri ilk defa aynı stüdyoda olmanın keyifiyle dolu dolu bir bölüm paylaşıyoruz
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi ikinci bölüm sizlerle.
24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandık. Bunu da kaydımızın başında coşkuyla kutladık ve Türk Milli Takımımıza başarılar diledik.
Ardından, arka arkaya izlediğimiz, biri eski, diğeri yeni bilim kurgu filmlerini konuştuk. Bu filmlerin aynı türe dahil olsalar da nasıl farklı tonlarda olduklarına ve izleyiciye nasıl farklı hisler aktardıklarına değindik. Sonu zor çözümlenen bilim kurgu klasiği “2001: Bir Uzay Macerası”nun bitişi ile ilgili Stanley Kubrick’le yapılan bir telefon röportajının link’ini aşağıda bulabilirsiniz.
Bölümümüzün sonunda, Koray Candemir’in yeni parçasının ve çok yakında yayınlanacak olan albümünün haberini verdik.
https://www.youtube.com/watch?v=er_o82OMlNMStanley Kubrick on the meaning of the ending of 2001 in a rare 1980 interview
https://www.youtube.com/watch?v=xns1lLlahj4
Shark Guitars
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirmi birinci bölüm sizlerle.
Sanat dünyasının en büyük gizemlerinden biri en sonunda çözüme kavuştu. Uluslararası sanat çevrelerinin senelerdir üzerinde spekülasyonlar yaptığı “Kimdir bu Banksy?” sorusunu Reuters cevapladı. Yeni bölümümüze bu konuyu konuşarak başladık.
Ardından, bu hafta yaşanan bazı olayların zihnimizde yaşattığı akışı sizlerle paylaşarak devam ettik. 90’ların gariplikliklerine, güzelliklerine ve bunların bize hatırlattıklarına değindik.
Bu hafta okuduklarımızdan, izlediklerimizden keyif alamayınca kafamız biraz dağılsın diye mini bir test hazırladık. Testimizin adı “Bu Mu, Şu Mu?”.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz yirminci bölüm sizlerle.
Adaylar kim, kim kazanacak, en fazla adaylık hangi filmde derken, Oscar Ödülleri dağıtıldı ve sinema dünyasında bir ödül sezonu daha sona erdi. Kaydımızın başında kazananları konuştuk.
Ardından, kaydımızı yaptığımız gün itibarıyla tam 30 yaşını kutlayan bir şarkıdan ve hikayesinden bahsettik. Bu konunun sonrasında da, yaşanmakta olan savaşın Formula 1 sezonuna yaptığı etkilere değindik.
Bölümümüzün sonunda ise “Bu da Buna Bak” önerimiz var. Bu öneriyi takip ederseniz, yakın zamanda hayatımızdan çıkan bir televizyon kanalına tekrar kavuşabilirsiniz.
Bi de Buna Bak Link’i:https://wantmymtv.xyz/player.html
MTV Rewind
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz on dokuzuncu bölüm sizlerle.
Ramazan pidesi değerlendirmelerimizle kaydımızı açtık. Sonrasında Orta Doğu’da başlayan savaşa kısaca değindik ve bu savaş sebebiyle güvenliği sorgulanan Dünya Kupası’ndan bahsettik.
Ardından, müzik dünyasından konularımızla devam ettik. Yeni çıkan albümlerden ve Harvard Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği ve müzik endüstrisini yakından ilgilendiren bir araştırmadan söz ettik.
Bu bölümün sonunda bir tane “Bi de Buna Bak”ımız var. Bizden değil sizden geliyor. Gerçek bir hikayeyi anlatan bir diziyi ve dizide kullanılan şarkıları konuştuk.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan iki yüz on sekizinci bölüm sizlerle.
Kısa bir “Brit Awards” özeti yaparak başladık bu bölüme. Ardından yapay zeka ile oluşturulan videolardan, bu videolarda kullanılan ünlülerden, karakterlerden söz ettik. Telif konusuna tekrar değindik.
Sonrasında, çok popülerleşen yeni bir dizi formatından bahsettik. Kısa süreli bölümlerden oluşan, izlemesi kolay, dikey format dizilerin hızlı yükselişini değerlendirdik.
Konu dizilerden açılınca, Amerika Birleşik Devletleri’nin en uzun soluklu animasyon dizisinin geçtiğimiz haftalarda kutladığı bir yıl dönümünden yola çıkarak, dizinin başarılarını konuştuk.
From the publisher's feed

65 Listeners

26 Listeners

74 Listeners

109 Listeners

23 Listeners

24 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

5 Listeners

43 Listeners

9 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners