
Sign up to save your podcasts
Or


Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen yedinci bölüm sizlerle.
Yeni yılın ilk bölümüne 2025’le başlayan yeni yaş kuşağını değerlendirerek başladık. Umuyoruz yeni yılda doğmaya başlayan ve onları takip edecek Beta Kuşağı’na güzel ve sorunsuz bir dünya bırakabiliriz.
Ardından, Altın Küre Ödülleri’nin genel bir değerlendirmesini yaptık. Gecenin kazananlarını, öne çıkan filmleri ve dizileri konuştuk. Aralarında atladıklarınız varsa güzel fikirler alabilirsiniz.
Bölümümüzün sonunda, iki YouTube yayıncısından bahsettik. Biri Amerikalı, biri Türk bu genç sunucuların YouTube’da başlayan kariyerleri ve o kariyerleri şekillendiren işlerin geldiği yer gerçekten inanılmaz.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen altıncı bölüm sizlerle.
Bu kaydımızla birlikte beş yılı devirdik. Beş yıldır bizi dinleyen, baştan beri bizimle olan, aramıza sonradan katılan, yeni keşfeden herkese teşekkür ederiz.
Beşinci doğum günümüzle birlikte, doğumgünlerine nasıl baktığımıza dair hislerimizi dökerek başladık bu bölüme.
Ardından 2024’ün sinema değerlendirmesini yaptık. Yılın en çok izlenen filmlerini geri saydık. Film festivallerinde ödül kazanan filmleri hatırlattık. Türkiye’deki durumu da değerlendirdik. 2024’te öne çıkan beş Türk filmini de anlattık. Sinema sektörünün ne kadar zor bir sektör olduğunun altını bir kez daha çizdik.
Ve laf lafı açtı, bölümümüzün sonunda antika pazarlarından ve koleksiyonerlikten bahsettik. 2025’te yeni bölümlerimizde buluşmak üzere...
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen beşinci bölüm sizlerle.
Bu bölümümüzde de izlediğimiz bir programdan konuştuk. BBC 2 televizyonunda geçtiğimiz hafta yayınlanan ve “Last Christmas” parçasının 40. yılını kutlayan program çok hoşumuza gitti. Detayları anlatırken, “keşke” dedik, “keşke hepimizin anılarına girmiş eski Türkçe parçaların da hikayelerini televizyonda izleyebileceğimiz programlar olsaydı.”
Ardından 2024’ün müzik ve diziler açısından değerlendirmesini yaptık. Yılın en iyileri, en akılda kalanları, en büyük başarıları, bizim açımızdan atlanmaması gerekenler... Bazı link’ler aşağıda. Mutlaka göz atmanızı öneriyoruz.
Ve son olarak da Marketing Türkiye’de karşımıza çıkan bir yazı hakkında konuştuk. YouTube’daki spor yayıncılarından söz ettik.
MJ Lenderman " She's Leaving You
https://open.spotify.com/intl-tr/track/4hJ5jWbqstdYt555NhdtNk?si=4c23acce066842f7
Fontaines D.C.“Starburster”
https://open.spotify.com/intl-tr/track/1cg4xD453Wuol9fNsRDbsV?si=c1f595c438b74614
Solumun, Novaa "Feels Like A Jungle"
https://open.spotify.com/intl-tr/track/3ZsNy3IuJ9K0fWrdUhWBft?si=7ce4191b997e491b
DJ Koze, Daman Albarn "Pure Love"
https://open.spotify.com/intl-tr/track/3Ip1IDLv288gDeHm85dzJG?si=c55b4f47dc8d4dcc
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen dördüncü bölüm sizlerle.
Bu bölümümüzde izlediğimiz birkaç programdan bahsettik. Birini YouTube’da, diğerini ise Netflix’te izledik. Önce bir konseri değerlendirdik. Bu tip işlerin maddi ve manevi şekilde desteklenmesinin ve çoğalması gerektiğinin altını çizerek fikirlerimizi paylaştık.
Ardından Power Group’un düzenlediği 3. Podcast Festivali ve Ödülleri’nin sahne arkası hakkında konuştuk. Panelistlerin paylaştığı fikirlere ve ödülleri kazananlara değindik.
Son olarak da Netflix’te birkaç hafta önce yayına giren ve ciddi eleştiriler yapan, hatta bazı şirketleri / markaları yerden yere vuran bir belgeseli konuştuk.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen üçüncü bölüm sizlerle.
Bu bölümümüzde 2024’ü yavaş yavaş kapatmaya başlıyoruz. Müzikal değerlendirmelerimiz var. Yılın en çok dinlenenlerini, en beğenilenlerini, en çok konuşulan müzikal başarılarını konuştuk. Önümüzdeki bölümlerde de yılın değerlendirmelerine devam edeceğiz.
Müzikal yolculuğun ardından, coğrafi bir yolculuk yaptık. Kuzey ve Güney kutuplarından bahsettik. Dünya'nın uç noktalarının popülerleşmesini, neden korunmaları gerektiğini ve gezegenimize yaptıkları katkıyı değerlendirdik.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen ikinci bölüm sizlerle.
Bu bölümümüzde sanat dünyasını çalkalayan bir haberden bahsettik. Son yüzyılın, üzerinde en çok konuşulan eserini ve yaklaşık iki hafta önce bir müzayede 6.2 milyon dolara satılışını konuştuk.
Ardından popüler kültür dünyasından diğer haberlere değindik. Piyasaya her geçen gün yeni çıkan müziğin miktarından ve iki sanatçının kapışması sebebiyle başlayan bir davadan söz ettik.
Bölümümüzün sonunda da satranç konusuna daldık. Dünya Satranç Şampiyonası’nı, bu turnuvayı beş kez kazanmış büyük usta Magnus Carlsen’in yeni aktivitelerini değerlendirdik.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz seksen birinci bölüm sizlerle.
Dijital platformlardan bahsederek başladık bu bölüme. “Üç büyüklerden” söz ettik. Her geçen gün daha da yoğunlaşan rekabete katılan yeni oyunculara ve “niş” olarak adlandırabileceğimiz akış platformlarına değindik.
Ardından, Power Group Podcast Festivali ve Ödülleri’ni masaya yatırdık. 7 Aralık 2024 Cumartesi günü sahiplerini bulacak ödüller için belirlenen adaylardan bahsettik. İzleyici olarak katılmak isterseniz mutlaka kaydınızı yaptırın, podcast’e doyacağınız bir gün olacak.
Bölümümüzün son konusu, alkış. Ayakta alkışlamanın son zamanlarda bir standart haline geldiğinin, halbuki daha önceleri bunun çok istisnai bir durum olduğunun altını çizen bir yazıdan ilham aldık.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz sekseninci bölüm sizlerle.
Bu bölümün başında “wellness” konuştuk. Nedir bu “wellness”? Kim, ne anlıyor “wellness” denince? Bu alandaki harcamaları alt alta toplayınca nasıl bu kadar büyük bir sayıya ulaşılıyor? Kafamız biraz karışsa da, galiba sonunda bir yere vardık.
Ardından, Grammy Ödülleri adaylarından söz ettik. Müzikte yılın en büyük gecesinde bizleri bekleyenleri, rekorları ve sürpriz isimleri değerlendirdik. Yine ihtişamlı bir gece bizleri bekliyor.
Son olarak da, sinemaya değindik. Müzikaller ve sinema genelde hep paslaşır. The Lion King bir sinema filmiyken müzikale dönüşmüştür. Sefiller romandan müzikale, müzikalden sinemaya aktarılmıştır. Wicked müzikali de büyük başarısından sonra en sonunda sinemaya aktarıldı. İki filmlik uyarlamanın, Kasım’da gösterime girecek ilk bölümünün hikayesini anlattık.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz yetmiş dokuzuncu bölüm sizlerle.
Bu bölümü korku filmleriyle açtık. Daha doğrusu düşük bütçeli korku filmleri için yapılan yaratıcı tanıtım kampanyalarından bahsettik.
Sonra konserlere değindik. Konserlerde izleyicilerin telefon kullanımları ve konser sırasında yaptıkları video ve fotoğraf çekimleriyle ilgili konuştuk. Konserlerde telefon kullanımını sınırlandıran uygulamaları masaya yatırdık.
Bu kaydı yaptığımız günden birkaç gün önce müzik dünyası büyük bir ustaya veda etti. Amerikalı müzik yapımcısı, şarkı yazarı, besteci, aranjör, film ve televizyon yapımcısı Quincy Jones’tan söz ettik ve en sonunda bölümümüzü Kylie Minogue’un bir röportajından alıntılarla kapattık. 90’ları özleyenler, yalnız değilsiniz. Kylie de yanınızda.
Men-E-Men Stüdyo tarafından hazırlanan yüz yetmiş sekizinci bölüm sizlerle.
Bu bölümde biraz trendlerden bahsettik. Yiyecek – içecek trendlerinden... Amerika Birleşik Devletleri kökenli bir süper market zinciri olan Whole Foods’un her yıl yayınladığı Yiyecek – İçecek Trendleri Raporu’nu konuştuk.
Konu konuyu açtı, oradan müziğe geçtik. People dergisinin seçtiği ve Harry Styles ve Kelce Kardeşler gibi isimlerin bulunduğu Yılın Seksileri’ni değerlendirdik.
Sonrasında da podcast’in gücünü aktardık. Büyük seçim öncesi, Amerika Birleşik Devletleri başkan adaylarının konuk olduğu podcast’lerden bahsettik. Podcast'lerin siyasi olarak tarafsız kitlelere ulaşmanın çok verimli bir yolu olduğunun altını çizen bu gelişmeleri anlattık.
From the publisher's feed

65 Listeners

26 Listeners

74 Listeners

109 Listeners

23 Listeners

24 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

5 Listeners

43 Listeners

9 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners