mustafaphotographer

mustafaphotographer

By Mustafa KaracanMusicMusic Commentary
Download on the App Store

mustafaphotographer episodes

  • Dinleyin Çocuklar - Tarık TUFAN

    Yaradan Rabbin adıyla oku!

    Böyle okursan varlığının anlamı kalın harflerle yazılır yeryüzünde. Böyle okursan insan olmanın ne demek olduğunu bilirsin.
    Böyle okursan anlarsın Hasan ve Hüseyin’in dedesi neden omuzlamış ağır bir yükü…

    7 min
  • Ben Sana Mecburum - Atilla İLHAN

    Ben sana mecburum bilemezsin

    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum

    Ağaclar sonbahara hazırlanıyor

    Bu şehir o eski İstanbul mudur?
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum, sen yoksun

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

    İnsan bir akşamüstü ansızın yorulur
    Tutsak, ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Bir kaç hayat cıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor

    Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam, ne tutsam, nereye gitsem?
    Ben sana mecburum, sen yoksun

    Belki Haziran'da mavi benekli çocuksun

    Ah seni bilmiyor, kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün, kırılmışsın telaş içindesin
    Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum, bilemezsin

    5 min
  • Fatih Sultan Mehmed (AVNİ) - İstemem

    Peygamber Efendimize Aşık bir padişah, şair. İsmi Avi yani Fatih Sultan Mehmed.


    Ben Sultan Fatihim, önündeyim İstanbul’un.

    Yakarım bu şehri yüzünde bir tebessüm için.

    Yoksa gül yüzünü güldürmeyen sultanlığı istemem, İstanbul’u istemem.

    Ben bir garip yunusum, yazdığım sensin, yandığım sen.

    Senden gayrı bir aşka ben kalemi istemem, kağıdı istemem.

    Ben senin ümmetinim, sensin benim efendim.

    Senden gayrı, senden başka efendi istemem, sevgili istemem, istemem…

    4 min
  • İtirazım Var - ATİLLA İlhan

    Ben hiç böylesini görmemiştim

    vurdun kanıma girdin itirazım var
    sımsıcak bir merhaba diyecektim
    başımı usulca dizine koyacaktım
    dört gün dört gece susacaktım
    yağmur sönecekti yanacaktı
    sameland seferden dönecekti
    duvardaki saat duracaktı
    kalbim kendiliğinden duracaktı
    ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun kanıma girdin itirazım var

    2 min
  • Ne Dünya Ne Gözlerin - Nurullah GENÇ
    NE DÜNYA NE GÖZLERİN


    Kanatları efkârıma dokunan

    Martılar konuyor omuzlarıma

    Sırtımda toprak kokan

    Afrika’dan çalınmış elbisemle

    Ellerim sandığın gibi hoyrat değildir

    Burnumda barut kokusu

    Kulaklarımda çığlık

    Hangi köşesinde kim bilir

    Sitemkâr yeryüzünün

    Gözyaşı gölcükleri arasından sessizce

    Geliyorum o mağrur evinize

    İtiraf ediyorum

    Atalarımdan kalan

    Bir avuç sevgiyle geçindiğimi

    Uzanıp öpesim geliyor bulutları

    Bulutların ötesinde gözlerin

    Gölgende serinliyor çöl mahkûmları

    Oysa göklerdedir benim tarihim

    Denizi düşler ya insan

    Suya dokunuşunu kalbin

    Bütün tepelerinle sarmışsın beni

    Vadilerimle boynu bükük

    Bir damlanın düşmesini bekliyorum ömrüme

    Toprağın mirasıyım

    Rüyalarım bu yüzden kuraktır bazen

    Bazen buram buram çiçek kokulu

    Yağmur ölesiye vurgundur bana

    Karanlıklar ülkesinden süzülen

    Dantelli bir akşamdır ufuklarıma çöken

    Kirpiğim uzaklarda ağlıyor

    Her gülüşüm bir şeftali çiçeği

    Her çiçeğe bakamıyorsa kalbim

    Hep susuzluk değildir taşıdığım

    Ayaklarım yanıltmasın

    Yeminliyim, giremem her kapıdan

    Martılar en temiz yalnızlığıdır

    Kirlenen denizimin

    Cemrelidir ellerin, menevişlidir

    Aynalara yüklemişsin nazını

    Tazeleyip ruhumu iksirinle

    Düşürmüşsün beni sensizliğine

    Sana tutundukça sarsılıyorum

    Seni düşündükçe esaretteyim

    Bu yürekten daha ağır

    Yük taşımadı yeryüzü hamalları

    Tut ki bir ben değilim

    Annem, babam, o meczup kardeşimle

    Karanlığı döşek yapıp

    Gökleri yorgan diye çekiyorum üstüme

    Tut ki yoksulluğun müptelasıyım

    İstiyorsan, dökeyim avuçlarına içimin elmasını

    Kalbim yakut bir kolye gibi gerdanını süslesin

    Gözlerimden zümrüt küpeler yapıp

    Kulaklarına takayım

    İpekli yollarıyla

    Gümüş penceresi, kapılarıyla

    İstiyorsan, saraylar kondurayım gönlümden

    Harfler kurşun, heceler kan

    Kuşlar, ağaçlar, rüzgâr

    Tanık oluyorlar bir kalpten

    Amansızca kovulduğuna pervanelerin

    Şimdi ne düya var, yağmur ve bahar

    Ne de gözlerin var

    5 min
  • LAVİNİA - Özdemir ASAF

    Şair, Lavinia şiirini yazdıktan sonra şiir yarışmalarından birine göndermeye karar verir. Şiir o kadar çok beğenilir ki yarışmayı birincilikle kazanır.

    Sonuçlar açıklandıktan hemen sonra şairden şiirini kürsüde okuması istenir. Asaf bu teklifi geri çevirmez.

    Şiiri okuduğu salondaki misafirler arasında Asaf’ın âşık olduğu o kız da vardır. Nedendir bilinmez ancak şiir okunduğunda kız salonu terk eder… O güzel şiiri dinlemeden gitmiştir Lavinia. Ölüm çiçeği…

    Uğruna şiir yazılan bu kadın olağanüstü cazibesiyle yaşadığı dönemin entelektüelleri ve sanatçıları arasında çok gezmiş, epey kalp çalıp can yakmış olan Mevhibe Meziyet Beyat’dır….

    Her yerde onun güzelliği, tatlılığı, zekası konuşuluyor, herkes onun kahkahasının peşinden koşuyormuş. Şiirlere ve hikayelere girecek kadar etkilemiş genç yazar ve şairleri…

    Ancak Mevhibe Hanım’ın Özdemir Asaf’a karşı en ufak bir ilgisi yoktur. Asaf’a yıllar sonra dillere destan olacak bir şiir yazdıran bu aşk, karşılıksız ve umutsuzdur…

    Talih, Özdemir Asaf’la Lavinia’yı hiçbir zaman bir araya getirmemiş, yalnızca şiirde ve şairin yüreğinde yaşatmıştır.

    Peki kimdir bu unutulmaz şiire ilham veren kadın?

    2 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğmuş hepimizin Lavinia diye tanıdığı Mevhibe Beyat. Eski bir valinin kızı olan Beyat, Güzel Sanatlar Akademisini bitirdikten sonra resim öğretmenliği ve stilistlik yapmış. O kadar güzel bir kadınmış ki bu sebepten bir çok erkeğin kalbini yakmış.

    Mevhibe Hanım’ın en yakın dostları arasında olan Melda Kaptan, arkadaşına olan bu yoğun ilgi hakkında yazmış olduğu kitabında şunları söylemiş:

    “Öylesine özel ve farklı bir kadındı ki, kitap yazsanız yetmez.”

    LAVİNİA ŞİİRİ TAMAMI

    Sana gitme demeyeceğim.

    Üşüyorsun ceketimi al.

    Günün en güzel saatleri bunlar.

    Yanımda kal.

    Sana gitme demeyeceğim.

    Gene de sen bilirsin.

    Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,

    İncinirsin.

    Sana gitme demeyeceğim,

    Ama gitme, Lavinia.

    Adını gizleyeceğim

    Sen de bilme, Lavinia.

    3 min
  • AMENTÜ - İSMET ÖZEL

    Bir Amentü tutuldu dilime. Amentü nedir bilir misiniz? "inanmak" demek. Allah', Peygamber'e, kitaplarına, meleklerine inanmak demek.... İsmet ÖZEL 'in güzel şiiri Amentüyü sizler için seslendirdim. Keyifli Dinlemeler.

    7 min

About mustafaphotographer

From the publisher's feed

Merhabalar ben Mustafa Karacan. Fotoğrafçılıkla uğraştığım için mustafaphotographer adıyla platformlarda yer almaktayım. Fotoğrafçılığın yanında şiir seslendirmeyi seviyorum. Paylaşımlarımla…

More shows like mustafaphotographer

Şiir by Furkan Özdemir

Şiir

2 Listeners