Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

By Tarkan Bulan - Öğrenmeyi ÖğrenmekEducation
Download on the App Store

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam episodes

  • Yiyin Efendiler, Selçuk Geçer

    Güya elhamdürillah..... istatistiklere tarihe bakın

    Günahı, talanı, yağmayı, hırsızlığı, haramı, namussuzluğu, ödül olarak Aktif pasif grup seksi hedefleyenlerden ne beklenir ki???

    Yiyin beyler afiyet olsun. Elde Kuran, Dilde Allah, Ortalıkta ibadet.... Yiyin.....

    HAN-I YAĞMA

     

    Bu sofracık, efendiler -ki bekler yutulmayı Huzurunuzda titriyor -şu ulusun hayatıdır Ulusun ki acılı, ulusun ki eşiğinde ölümün! Ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

     

    Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin,

    Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

     

    Efendiler pek açsınız besbelli yüzünüzden;

    Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?

    Şu doyumcu sofra, bakın gelişinizle övünçlü!

    Hakkıdır kutsal savaşınızın, evet, o hak da elde bir...

     

    Yiyin, efendiler yiyin; bu iç şenliği sofra sizin,

    Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

     

    Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say:

    Soy sop, şeref, gösteriş, oyun, düğün, konak, saray,

    Tüm sizindir efendiler, konak, saray, gelin, alay;

    Tüm sizindir, tüm sizindir, hazır hazır, kolay kolay...

     

    Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin,

    Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

     

    Büyüklüğün sindirimi biraz ağır olsa da yok zarar,

    Görkemli yüceliği, öç alıcı sevinci var,

    Bu sofra gönül almanızdan böyle ısınır ve ışıldar.

    Sizin şu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

     

    Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin,

    Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

     

    Verir zavallı memleket, verir ne varsa; malını,

    Varlığını, hayatını, umudunu, hayalini,

    Tüm olanca rahatını, olanca gönül balını,

    Hemen yutun, düşünmeyin haramını, helalini...

     

    Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin,

    Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

     

    Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

    Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak!

    Bugünkü mideler sağlam, bugünkü çorbalar sıcak;

    Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

     

    Yiyin, efendiler yiyin; bu cümbüşlü sofra sizin;

    Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

     

    Tevfîk Fikret

    3 hr 3 min
  • 1. KİTAP YARININ ADAMAI MUSTAFA KEMAL!İ ANLAMAK CON SİNOV

    MUTLAKA DİNLEYİN YILLARCA MÜSLÜMANLARIN KASITLI SANSÜRLEDİKLERİNİ, KUTSAL YALANLARI DİNLEYİN.

    Hala kafir dediklerin eline muhtaç, onlardan 60kat fakir, 8 kat zır cahil, 3 kat namussuzluğu IQ80-90 zeka geriliğinde, cennette aktif pasif grup seks ödülüyle VATANA NASIL GAFLET DELALET VE HIYANET içinde olduklarını çürümüşlüğün geçmişinden dinleyin! UTANÇ VERİCİ

    HALA DUA EDİP YAKARIYORSANIZ ŞUNU SORUN, 1400 TARİHİNDEN 1923'E KADAR HALİFELER ŞANLI ULEMALAR ALİMLER KISACASI HEPSİ KÜLDEN YAPILMIŞ OYUNCAK EŞEK GİBİ DUALARI İBADETLERİYLE YAZDIKLARI SAÇMALIKLARLA ALLAH PEYGAMBER KURAN HERŞEYE SAHİPKEN SOYTARI GİBİ DAVRANIP KOSKOCA DEVLETİ BATIRDILAR..... EEEE NEREDE ALLAH PEYGAMBER MUCİZELER KİTABI KURAN???

    NEDEN İŞE YARAMADIĞINI VE NEDEN ATATÜRK'TEN KENDİ ACİZLİKLERİNİ SAKLAYIP KAFİRLERİN KÖPEKLERİ OLMAK İÇİN ÇABALADIKLARINI DİNLEYİN....


    TABİ BİR PARÇA VATAN SEVGİNE SAHİPSENİZ. YOKSA ÜMMET.... NASIL GEÇMİŞTEKİ GİBİ .......

    Bu kitabı yazmak için düşünürken, “Nasıl bir kitap?” sorusu aklımda dolanıp durdu. Uzun düşünceler sonucunda, kaleme alacağım kitabın klasik bir Mustafa Kemal biyografisi olmamasında karar kıldım. Onun hayatı, büyük ve önemli şahsiyetler tarafından zaten pek çok defa yazılmıştı. Haliyle benim bu işe girişip ortaya koyacağım kitap, hem bu büyük eserlerin yanında yeni bir şey katmayacaktı hem de istesem dahi o eserler kadar kaliteli olamayacaktı. Bu nedenle yazacağım kitabın daha farklı olmasını düşledim.

    Bizler bu ülkenin gençleri olarak, çocuk yaştan itibaren Mustafa Kemal’le büyüdük. Hatta büyütüldük. Evde, okulda, televizyonda ve sokakta, daima Mustafa Kemal’den bahsedildiğini göre göre ve duya duya yaş aldık. Bu serüven içerisinde maruz kaldığımız Mustafa Kemal, maalesef şekilci ve yüzeysel olmaktan öteye pek geçemedi. Sözgelimi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığını öğrendik, ama neden çıktığını tam olarak kavrayamadık. Onun büyük bir insan olduğu hususu her defasında zihnimize işlendi de neden ve nasıl büyük insan olabildiği konusu çokça göz ardı edildi. Hiç unutmam, resmi günlerde her yana asılan “Atam İzindeyiz” pankartları küçükken hep şaşırtırdı beni. “Neden izin yapıyoruz?” diye sorardım kendi kendime. Mustafa Kemal, tüm o yaptıklarını çok çalışmasına borçlu olmasına rağmen, biz neden çalışmak yerine izindeyiz diye düşünürdüm.

    Mustafa Kemal hakkında sık sık dile getirilen ilginç ve popüler yanılsamalar da vardır. Mesela yukarıda bahsettiğim sözdeki hitap, yani “Atam”, onun hiç sevmediği türdendir. Bir defasında, “Bana Atam diyeceklerini bilseydim bu soy ismi almazdım,” bile demiştir. Oysa milleti çoğunlukla Atam diye hitap ediyor ona. Çünkü Mustafa Kemal’in bu konudaki düşüncelerini bilmiyor. Veya o çok ünlü, “Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak” sözü... Nasıl da gururla herkesin dilindedir. Fakat Mustafa Kemal’in böyle bir sözü yoktur. Sözün aslı; “Milli kültürü muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak” şeklindedir. İki söze dikkatli baktığımızda, ilki yalnızca “muasır medeniyetler seviyesine çıkmayı” öngörür ve bu uğurda milli kültürün durumunu önemsemez. Fakat Mustafa Kemal’in asıl sözünde “milli kültür” terk edilmemiştir, hedef ise muasır medeniyetler seviyesinin de ötesidir. Başka bir deyişle, Batı mn gelişmişlik seviyesinin de üzerine çıkmaktır. Bu farklılık, Mustafa Kemal’in Batı hayranı değil de medeniyet hayranı olduğunu gösteren önemli bir detaydır. Fakat her nasılsa, Mustafa Kemal’in sözü zaman içerisinde değişmiş ve kupkuru bir hale gelmiştir. Daha da ilginci, toplum Mustafa Kemal’i o kupkuru sözle benimsemiştir.

    Onu ne kadar da özenle tanımıyoruz. Oysa sevginin, tanımadan yeşermesi mümkün müdür? Vakti zamanında bir felsefe kitabında; aşk hissinin tanımaktan önce geldiğini, tanıdıkça sevgiye dönüştüğünü okumuştum. Bu durumda biz aslında Mustafa Kemale âşığız. Hem de çok âşığız. Ama onu yeterince tanıyamadığımız ve anlayamadığımız için gerçek anlamda sevemiyoruz.

    11 hr 6 min
  • 2. Kitap Yarının Adamı, Gaflet, Delalet, Hıyanet Con Sinov

    MUTLAKA DİNLEYİN YILLARCA MÜSLÜMANLARIN KASITLI SANSÜRLEDİKLERİ YALANLARI DİNLEYİN.


    Hala kafir dediklerin eline muhtaç, onlardan 60kat fakir, 8 kat zır cahil, 3 kat namussuzluğu IQ80-90 zeka geriliğinde, cennette aktif pasif grup seks ödülüyle VATANA NASIL GAFLET DELALET VE HIYANET içinde olduklarını çürümüşlüğün geçmişinden dinleyin! UTANÇ VERİCİ.....


    İkinci kitap anlatım tarzı ve bilgilerin derlenmesi noktasında ilk kitapla paralel seyredecek. Fakat bazı farklılıkların olması gerekiyordu. ilk kitapta genel olarak Yarının Adamı karakteri tarih sahnesinde ortaya çıktı, kendisini geliştirdi ve yarın için hazırlandı. Haliyle ilk kitapta onu konuların merkezinde ve ön planda gördük. İkinci kitap bu noktada daha çok yarını anlatıyor. Çünkü Yarının Adam'ının gerçek anlamda ortaya çıkabilmesi için yarının gelmesi gerekiyor. Yarının nasıl ve ne şartlarda geldiğini bilmeden, Yarının Adamcı'nın ortaya çıkışını anlamak mümkün değildir. Bu nedenle bu kitap sizlere yeni bir dizinin ilk sezonunu anımsatacak ve pek çok yeni karakterle tanışacaksınız. Pek çoğunuz karakterlerin çoğunu ya hiç tanımayacak ya da pek az tanıyacak. Onları tanımaktan çekinmeyin. Onların fazla oluşu zihninizi asla yormasın. Çünkü ilerleyen bölümlerde onları çok daha fazla göreceğiz. Haliyle onların geçmişlerini, hikâyelerini ve kriz anlarında neler yaptıklarını bilmemiz gerekiyor.

    Bu kitapta Mustafa Kemal’in dar ve tehlikeli bir süreçte yaptığı manevraları ve stratejik adımlarının öncülerini göreceğiz. Fakat ilk kitaptan farklı olarak bu serüvende Mustafa Kemal’le birlikte yol almış ve ona karşı mücadele etmiş isimlerin, Mustafa Kemal’den bağımsız şekilde veyahut henüz onunla temas etmeden önce gelişen hikâyeleriyle karşılaşacaksınız. Bu hikâyeler kendi çevresinde filizlenecek, büyüyecek, gelişecek ve günün birinde Mustafa Kemal’in mücadelesiyle temas ederek ortaya büyük bir manzara çıkmasını sağlayacak. İşte, bütün bu hikâye öbeklerinin ortaya çıkaracağı büyük manzara, yaşananları gerçekten anlamamızı sağlayacak.

    9 hr 15 min
  • Siyasal İslamın Faşizmi Seçmesi Tesadüf Değildir! İslamo Faşizm Merdan Yanardağ

    Siyasal İslamın CIA ve Galadyo ile ilişkisi, Maraş katliamı Yazıcıoğlu'nun yönettiği sivil komandoların nasıl kadın çocuk hamile edemeden İslam'ın Şartları nedir diye sorulana cevap verememeyenleri BALTA ile parçalamalarını, Bozkurtları, Necip Fazıl Kısakürek'in öğretisine göre devam eden siyasal islamın macı nedir? MHP neden ikiz kardeş gibi?

    Ve bunca bilgiyi yapılanları ve yapılacakları insanlara anlatan kişinin ya öldürülmesi ya da ergenekondaki gibi hapise atılması gerekiyordu. Mutlaka dinleyin ve kitabı alın.

    Gericilik ile hesaplaşmasını tamamlayamayan ve devrimini yarım bırakan toplumların karşılaştığı sorunlarla mücadele ediyoruz. 

    İhanete uğrayan bir devrimin yol açtığı tarihsel ve sosyolojik sorunlar adeta nefes alamaz hale getiriyor. 

    Modern Türkiye, yolun sonuna gelmiş durumda; ya gericiliğe bütünüyle teslim olacak ya da yeniden tarihsel ilerleme kanalına dönecek. 

    Türkiye yoluna böyle devam edemez.

    Sessiz kalabilirsiniz ama CAHİL KALMAK UTANÇ VERİCİ...

    6 hr 52 min
  • Hayatın değeri uzun yaşamak değil etik ve iyi yaşamaktır Michel de Montaigne

    “Kendini tanı” der Montaigne. Sokrates’in sık sık kullandığı bu sözü tüm yazı hayatının merkezi haline getirir. Yazdığı her şeyde kendinden yola çıkar ve haya­tını deştikçe tanımaya başlar kendini. Bir insanda tüm insanlığın halleri olduğuna inanır ve kendi benliği üze­rinden tüm insanlığın benliğine inmeye çalışır. Çünkü toplum, her insanın köküdür Montaigne için. İnsanlar da bu kök üzerinde büyüyen ağacın dalları, yaprakları ve meyvesidir.


    “Herkes kendisi için bir derstir; Pliniusa göre. Ve bu ders, insanın kendini yakından görmeyi bilmesiyle il­gilidir. Benim yaptığım, bildiklerimi söylemekten çok kendimi öğrenmekle ilgilidir. Dersim başkalarına değil, kendime. Ve bunları başkasına anlatmakla da kötü bir iş yaptığımı düşünmüyorum. Belki de bana yararlı olan bu iş, başkasına da yararlı olabilir. Sadece kendimle uğraşı­yorum. Bu bir delilik de olabilir, ama farklı bir delilik; be­nimle başlayıp benimle bitiyor, kimseye bir kötülüğü yok.”

    Montaigne Hayalın Değeri Uzan Yaşanmasında Değil İyi Yaşanmasındadır

    Montaigne düşüncesinde esas olan şey, insanın ken­dini anlatmasıdır. Bugün en fazla karşı çıkılan şeyler­den biri olabilir bu ama Montaignee göre bu kesinlikle bencilce bir tavır değildir. İnsanın kendini anlatması kendini tanımasıyla ilgilidir ve kendini tanımayan bi­rinden kendisini anlatması beklenemez. Zaten en bü­

    yük sorunun da bu olduğunu düşünür; kendini tanıma­

    yan insanların yaşadığı bir dünya...

    Kendini tanımayan bir insanın başkaları hakkında-

    ki fikirlerinin de bir hükmü yoktur. Zira insan kendin­

    den yola çıkar bir başkasına varmak için. Eğer insanları

    tanımak adına bir yol inşa etmemişse biri, insanlara

    nasıl ulaşabilir?

    Kendine ulaşamayan biri, başkalarına nasıl ulaşabilir?

    Önce kendini çözmeli insan; derinlerine inip kim ol­duğunu bulmalıdır, kim olduğunu öğrendikçe kim olma­dığını da öğrenecektir. Ve bir insanın kendisi adına atacağı ilk önemli adım da kim olmadığını öğrenmektir. Dü­şündüğün kişi değilsen, kendini tanımamışsın demektir.

    Burada Montaigne yasaları devreye giriyor: Önce kendini tanı, diğerlerine zamanla sıra gelir.

    “İnsana düşen en önemli şeylerden biri, ne olduğunu bilmekte dikkatli davranmasıdır. İyi ya da kötü, her iki ya­nını da aynı hassasiyetle bulup ortaya çıkarmalıdır. Eğer kendimi iyi ve akıllı biri olarak görüyorsam, bunu çekin­meden söylemeliyim. Kendini olduğundan az göstermek tevazu falan değil, tamamen budalalıktır. Aynı şekilde

    Montaigne Hayatın Değeri Uzun Yaşanmasında Değil İyi yaşanmasındadır.

    Kendim değerinden az paha biçmek de bir tür korkaklıktır. Şöyle der Aristoteles: Hiçbir iyilik sahtelikle bir arada git­mez, doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez”

    1 hr 12 min
  • Sevmek Dokunmaktır - Desmond Morris

    Çalışmalarıyla ve kitaplarıyla büyük yankı uyandıran Desmond Morris, Sevmek Dokunmaktır kitabında, on iki aşamasını ele aldığı yakınlaşmanın ve temasın kökenlerini analiz ediyor.
    Morris, doğumdan hemen önceki ve sonraki ayların, yakınlık tohumlarının ekildiği ve gelişim için kritik öneme sahip olduğu zamanlar olduğunu iddia ediyor. Çocuklar annenin sevgi dolu dikkatiyle öğrenir ve kendi samimi jestleriyle karşılık verir. İnsan yetişkinlerin, tüm yaşamları boyunca bu bebek deneyimlerine dayanan belirli samimi davranış kalıplarını takip ettiğini savunuyor. Cinsel yakınlığa ek olarak, Morris sosyal yakınlığı, yakınlığın ikamelerini, nesne yakınlığını ve kendi kendine yakınlığı tartışıyor. Tüm sosyal ve teknolojik ilerlemelerimize rağmen, sevginin ilkel beden dili, rahatlık ve ilgi duygularının ifadesi için hâlâ sahip olduğumuz en güçlü güç olmaya devam ediyor.
    Sevmek Dokunmaktır, insanların dokunmaya ve dokunulma

    9 hr 37 min
  • Çıplak Adam - Desmond Morris

    İngiliz zoolog, yazar ve ressam Desmond Morris'ten yaşama bakışınızı değiştirecek bir başka kitap daha...1970'li yıllarda Türkiye'yi de sarsan kült kitap Çıplak Maymun'un (1967) çokyönlü eksantrik yazarı öğretmeye, şaşırtmaya ve eğlendirmeye devam ediyor.2004'te yayımlanan Çıplak Kadın'ın ardından bu kez tepeden tırnağa çıplak kalan, erkek.
    Çıplak Adam gözlerden penise, ellerden omuzlara erkek vücudunu mercek altına alırken, bilimsel ayrıntıların bile kolayca anlaşılabileceği eğlenceli bir okuma vaat ediyor.
    Erkeklere gerçekten ihtiyaç var mı? Av peşinde koşmaya gerek kalmayınca avcılık dürtüsüne ne oldu? Hayatta kalma stratejisi içinde erkek tekeşli mi kalmalı? Eşcinsel erkekler daha mı başarılı? Erkeğin beden dilinin ardında yatanlar... Sünnettin eksileri ve artıları... Çıplak Adam'da Desmond Morris bir kez daha tabuları sarsarak hararetli tartışmalar yaratıyor.

    10 hr 5 min
  • Çıplak Kadın - Desmond Morris

    Her kadının vücudu güzeldir. Geçirdiği milyonlarca yıllık evrim sonucunda akıllara durgunluk verecek değişikliklere uğrayan ve son derece hassas düzeltmelerle işlenen kadın vücudu, bu gezegendeki en olağanüstü canlı varlıktır.
    Farklı bölgelerde ve farklı zamanlarda yaşayan insan toplulukları, kadın vücudunu değişik şekillerde bezeyerek tabiatın önüne geçmeye çalışmıştır. İnsan denen canlı varlığı son derece iyi gözlemleyen Desmond Morris, bu çalışmasında büyük bir beceri ve titizlik içinde kadın vücudunu tepeden tırnağa incelemiştir. Tüm kadınlarda ortak olan biyolojik özelliklerin nasıl bir evrim geçirdiğine özellikle dikkati çeken Morris, toplumların kadın vücudunu mükemmelleştirmek yolunda karşılaştıkları zorlukları ve geçirdikleri aşamaları keşfetmeye çalışmıştır.
    Bir zoologun bakış açısıyla, tamamıyla bilimsel gerçeklere dayanılarak ve büyüleyici anekdotlarla bezenerek yazılan bu kitap zihinlerde son derece kışkırtıcı soru işaretleri uyandırmaktadır. Çıplak Kadın, Desmond Morris´in insan denen hayvanı inceleme konusundaki rakipsiz deneyimi bir kez daha gözler önüne sermektedir.
    Morris´in bu çalışması son derece özgün, kışkırtıcı ve muazzam eğlenceli.
    Bu kitap insanların yaşamlarını değiştirecek.

    Sunday Times

    11 hr
  • Çıplak Maymun

    Zoolog Desmond Morris’in yıllar süren çalışmalarının ürünü olan "Çıplak Maymun" tüm dünyada olağanüstü bir ilgi uyandırdı. Pek çok dile çevrilen ve milyonlarca satan "Çıplak Maymun"a okurlar tarafından gösterilen bu büyük ilginin sebebi; şimdiye dek ileri sürüldüğü gibi insanın maymundan türemiş bir tür değil, doğrudan doğruya maymun olduğunu açıklamış, kanıtlamış olması... Desmond Morris, insan dediğimiz çıplak maymunun seks, yavru yetiştirme, beslenme, korunma, savaşma ve başka konulardaki davranış modellerinin temel niteliklerini ortaya koyuyor. Çıplak Maymun her okuyanı şaşırtacak, (belki de kızdıracak), eğlendirecek ve düşündürecek bir eser...

    8 hr 15 min

About Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

From the publisher's feed

Öğrenmeyi öğrenmek, tam öğrenme kavramının temeli ve eleştirel düşüncenin sonucudur. Bilgiye nasıl erişileceği, nasıl işlenip uygulamayla uzun dönem hafızamıza işleme hedefini öğretir. Bu denli önemli…