
Sign up to save your podcasts
Or


Bölüm 3/4
Peşin Hükümlüler Robert A. Burton
Bir şeyi kesinlikle bildiğinizde bunu bilirsiniz, öyle değil mi? Gökyüzünün mavi olduğunu, trafik ışığının yeşile döndüğünü veya sabah kalktığınızda o günün çarşamba olduğunu "bilirsiniz''. Bunları bilirsiniz, çünkü bilirsiniz işte ... işte, nörolog Robert Burton bu kitapta, bildiğimiz şeyler hakkında düşünme biçimimize dair kavramlara meydan okuyor, bir şeyi bildiğimiz zaman sahip olduğumuz emin olma hissinin, kontrolümüzün ve bilgimizin ötesindeki kaynaklardan geldiğini ifade ediyor.
Burton'a göre, emin olmak, gerçeğe dayalı bir kanıt olmaktan çok zihinsel bir duyumsamadır. Bu bilme hissi, bilginin teyidi gibi gözüktüğü için onu aklın bir ürünü gibi görmeye eğilim gösteririz . Fakat gitgide artan kanıtlar, emin olma gibi duyguların beynin ilkel alanlarından kaynaklandığını ve aktif, bilinçli düşünme ve mantık çerçevesinden bağımsız olduğunu gösterir.
Bilme hissi kendiliğinden oluverir, onun oluvermesini sağlamak bizim elimizde değildir.
Robert Burton, yeni ve ileri nörobilimi, deneysel verileri ve büyüleyici anekdotları bir araya toplayarak, düşüncelerimiz ile gerçekten bildiğimiz şeyler arasındaki tutarsız ve kimi zaman da mantıkla bağdaşmayan ilişkiyi keşfe çıkıyor. Peşin Hükümlüler, zihin, bilgi ve akıl hakkında bildiğiniz (ya da bildiğinizi sandığınız) şeylere meydan okuyor.
Bölüm 2/4
Peşin Hükümlüler Robert A. Burton
Bir şeyi kesinlikle bildiğinizde bunu bilirsiniz, öyle değil mi? Gökyüzünün mavi olduğunu, trafik ışığının yeşile döndüğünü veya sabah kalktığınızda o günün çarşamba olduğunu "bilirsiniz''. Bunları bilirsiniz, çünkü bilirsiniz işte ... işte, nörolog Robert Burton bu kitapta, bildiğimiz şeyler hakkında düşünme biçimimize dair kavramlara meydan okuyor, bir şeyi bildiğimiz zaman sahip olduğumuz emin olma hissinin, kontrolümüzün ve bilgimizin ötesindeki kaynaklardan geldiğini ifade ediyor.
Burton'a göre, emin olmak, gerçeğe dayalı bir kanıt olmaktan çok zihinsel bir duyumsamadır. Bu bilme hissi, bilginin teyidi gibi gözüktüğü için onu aklın bir ürünü gibi görmeye eğilim gösteririz . Fakat gitgide artan kanıtlar, emin olma gibi duyguların beynin ilkel alanlarından kaynaklandığını ve aktif, bilinçli düşünme ve mantık çerçevesinden bağımsız olduğunu gösterir.
Bilme hissi kendiliğinden oluverir, onun oluvermesini sağlamak bizim elimizde değildir.
Robert Burton, yeni ve ileri nörobilimi, deneysel verileri ve büyüleyici anekdotları bir araya toplayarak, düşüncelerimiz ile gerçekten bildiğimiz şeyler arasındaki tutarsız ve kimi zaman da mantıkla bağdaşmayan ilişkiyi keşfe çıkıyor. Peşin Hükümlüler, zihin, bilgi ve akıl hakkında bildiğiniz (ya da bildiğinizi sandığınız) şeylere meydan okuyor.
Bölüm 1/4
Peşin Hükümlüler Robert A. Burton
Bir şeyi kesinlikle bildiğinizde bunu bilirsiniz, öyle değil mi? Gökyüzünün mavi olduğunu, trafik ışığının yeşile döndüğünü veya sabah kalktığınızda o günün çarşamba olduğunu "bilirsiniz''. Bunlarıbilirsiniz, çünkü bilirsiniz işte ... işte, nörolog Robert Burton bu kitapta, bildiğimiz şeyler hakkında düşünme biçimimize dair kavramlara meydan okuyor, bir şeyi bildiğimiz zaman sahip olduğumuz emin olma hissinin, kontrolümüzün ve bilgimizin ötesindeki kaynaklardan geldiğini ifade ediyor.
Burton'a göre, emin olmak, gerçeğe dayalı bir kanıt olmaktan çok zihinsel bir duyumsamadır. Bu bilme hissi, bilginin teyidi gibi gözüktüğü için onu aklın bir ürünü gibi görmeye eğilim gösteririz . Fakat gitgide artan kanıtlar, emin olma gibi duyguların beynin ilkel alanlarından kaynaklandığını ve aktif, bilinçli düşünme ve mantıkçerçevesinden bağımsız olduğunu gösterir.
Bilme hissi kendiliğinden oluverir, onun oluvermesini sağlamak bizim elimizde değildir.
Robert Burton, yeni ve ileri nörobilimi, deneysel verileri ve büyüleyici anekdotları bir araya toplayarak, düşüncelerimiz ile gerçekten bildiğimiz şeyler arasındaki tutarsız ve kimi zaman da mantıkla bağdaşmayan ilişkiyi keşfe çıkıyor. Peşin Hükümlüler, zihin, bilgi ve akıl hakkında bildiğiniz (ya da bildiğinizi sandığınız) şeylere meydan okuyor.
HİZBULLAH HAKKINDAKİ GERÇEKLERİ BİLİYOR MUSUNUZ ? ALİ ES - SADIK
Bu bölümde, yazar eserin amacını, Hizbullah'ın gerçek yüzünü ortaya koymak ve İslam ümmeti içerisinde fitneye sebep olmasını engellemek olarak açıklıyor. Yazar ayrıca İsrail'in İslam ümmeti için bir tehdit olduğunu kabul ediyor, ancak Siyonistlere karşı koymanın, Ehl-i Sünnet'e düşmanlık besleyen bir grup tarafından yapılamayacağını savunuyor.
Bu bölümde, Hizbullah'ın kuruluşuna zemin hazırlayan siyasi ve dini ortam detaylı bir şekilde ele alınıyor. Hizbullah'ın, Lübnan'daki Şii topluluğunun siyasi çıkarlarını savunmak ve İslam ümmeti içerisinde tehlikeli bir rol oynamak üzere kurulduğu vurgulanıyor.
Hizbullah'ın, İran'dan aldığı direktiflerle hareket eden bir parti olduğu ve İran devriminin hedeflerini Lübnan'a ve İslam dünyasına yaymayı amaçladığı belirtiliyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın Ehl-i Sünnet'e karşı düşmanlık besleyen bir Şii olduğu vurgulanıyor.
Bu bölümde, Hizbullah'ın bağlı olduğu On İki İmam Şiasının inançları detaylı bir şekilde inceleniyor. İmamlar hakkında aşırılık, sahabiler ve müminlerin anneleri hakkındaki inançları, Kur'an'da tahrif olduğu inancı, velayet-i fakih inancı ve diğer Şii inançları ele alınıyor.
Hizbullah'ın ilan edilmiş ve edilmemiş hedefleri ele alınıyor. İlan edilmiş hedeflerin Filistin davasını savunmak ve İsrail'e karşı koymak olduğu belirtiliyor. Ancak asıl hedeflerin, Lübnan'da Şii yayılmacılığı, İran'ın çıkarlarını korumak ve bölgede Şiiliği hakim kılmak olduğu vurgulanıyor.
Bu bölümde, Hizbullah'ın dünya genelindeki kollarından ve faaliyetlerinden bahsediliyor. Suudi Hizbullahı, Irak Hizbullahı, Yemen Hizbullahı ve diğer kolların, İran'ın bölgesel yayılmacılık politikalarını desteklemek üzere kurulduğu vurgulanıyor.
Humeyni'nin hayatı, fikirleri ve inançları detaylı bir şekilde ele alınıyor. Humeyni'nin sapık inançlara sahip olduğu, Allah'a ve İslam'a aykırı görüşler savunduğu iddia ediliyor. Yazar, Humeyni'nin vahdet-i vücut fikrini benimsediğini, Allah'ın kaderine itiraz ettiğini ve Ehl-i Sünnet'e düşmanlık beslediğini örneklerle açıklıyor.
Hizbullah'ın İran'dan aldığı siyasi, mali ve askeri desteklere değiniliyor. Hizbullah'ın, İran'ın bölgedeki çıkarlarını korumak için kullanılan bir araç olduğu vurgulanıyor.
Hizbullah'ın Irak savaşındaki rolü ve İran'la işbirliği yaptığı iddiaları ele alınıyor. Hizbullah'ın, Irak'taki Şiilerin Sünnilere karşı yürüttüğü mezhep savaşına destek verdiği ve Sünni direnişini bastırmaya çalıştığı vurgulanıyor.
Hizbullah'ın konuşmalarında ve eylemlerinde takiyye yaptığı iddiaları inceleniyor. Şii inancına göre takiyyenin caiz olduğu ve Hizbullah'ın gerçek niyetlerini gizlemek için bu yönteme başvurduğu savunuluyor.
Hizbullah'ın gerçekte Allah yolunda cihad etmediği, eylemlerinin siyasi ve mezhepsel çıkarlara dayandığı iddia ediliyor. Hizbullah'ın Filistin davasını samimi bir şekilde savunmadığı ve İsrail'le gizli anlaşmalar yaptığı öne sürülüyor.
Korsan Tercüme Savaşın Sonu: İnsanlık Şiddetini Aşabilir mi?
John Hogan
I. Barışa Doğru
Irak'ın Hayaleti: Yazar, savaşın kalıcı izlerini hem Irak'ta hem de kendi kasabasında deneyimleyerek barış umudunun kırılganlığını vurguluyor.
Anketlerim: Yazar, savaşın sona ereceğine dair yaygın inançsızlığı ortaya koyan gayri resmi anketlerinin sonuçlarını paylaşıyor ve bu karamsarlığın özellikle gençler arasında yaygın olduğunu gözlemliyor.
Savaşın Evrimi: Savaşın karmaşık ve çok yönlü doğasını kabul eden yazar, biyolojik, kültürel ve politik faktörler arasındaki etkileşimi ele alıyor.
Yanlış Bile Değil: Yazar, bu kitapta şempanze saldırılarından devlet destekli soykırıma kadar her türlü ölümcül grup şiddetini kapsayan geniş bir savaş tanımı kullandığını belirtiyor.
Savaşın İyileşmesine Karşı Kanseri İyileştirmek: Yazar, kanseri iyileştirme çabalarını savaşla karşılaştırarak, ilerlemenin her zaman mümkün olduğunu ve çabalarımızın boşa gitmediğini savunuyor.
İyimser Kalmak: Yazar, New York şehrinin çeşitliliği ve barışçıl birlikte yaşama örneğini kullanarak, farklılıklara rağmen uyum içinde yaşamanın mümkün olduğunu gösteriyor.
Bilim: Çözüm mü, Sorun mu?: Yazar, bilimin savaşın sona ermesi yolunda hem bir engel hem de bir araç olarak ikili rolünü ele alıyor.
II. Savaş İçin Biyolojik Bir Temel Var mı?
Şiddetli Şempanzeler: Yazar, insanların en yakın akrabaları olan şempanzelerin sergilediği ölümcül grup şiddeti kanıtlarını inceliyor, bu bulguların insan savaşının biyolojik temellere sahip olduğu fikrini desteklemek için nasıl kullanıldığını araştırıyor.
Barışçıl Bonobolar: Yazar, şempanzelerin yakın akrabaları olan ancak şiddetten uzak duran ve bunun yerine çatışmaları çözmek için seks kullanan bonoboların barışçıl doğasını inceliyor.
Şiddetli Yanomamö: Yazar, antropolog Napoleon Chagnon'un Yanomamö ile ilgili çalışmalarına odaklanarak, kabile savaşının ve şiddetinin erkekler arasında üreme başarısını nasıl artırabileceğini araştırıyor.
Yanomamö Tipik miydi?: Yazar, Yanomamö'nün şiddet seviyelerinin devlet öncesi toplumlar arasında ne kadar tipik olduğunu ele alarak, arkeolojik kanıtları ve diğer kabile toplumlarının etnografik çalışmalarını inceliyor.
Savaş Sevgisi: Yazar, bazı erkeklerin savaştan neden zevk aldığını araştırarak, savaşın getirdiği tehlike, dostluk ve yoğun duyguların çekiciliğini ele alıyor.
Çoğu Asker Aslında Öldürmek Hakkında Ne Hissediyor: Yazar, savaş gazileri üzerine yapılan araştırmaları inceleyerek, askerlerin çoğunun öldürmeyi travmatik bulduğunu ve savaşa katılmaya isteksiz olduklarını ortaya koyuyor.
Psikopatlar ve Kötü Elmalar: Yazar, psikopatinin ve diğer kişilik bozukluklarının savaş ve şiddette oynadığı rolü araştırıyor ve bu koşulların kalıtsal olup olmadığı ve savaşçı davranışları ne ölçüde açıklayabileceği sorularını ele alıyor.
Savaş Geni? Yazar, karmaşık davranışlar için genetik temeller aramanın zorluklarını ele alıyor ve savaşçı davranışlar için belirli bir genin var olduğuna dair iddialara şüpheyle yaklaşıyor.
Peki Ya Beyin Çipleri, Güçlendirilmiş Kadınlar veya Diğer Biyo-Çözümler?: Yazar, saldırganlığı azaltmayı veya ortadan kaldırmayı amaçlayan bir dizi biyolojik müdahaleyi değerlendiriyor, beyin implantlarından seçici üremeye ve ilaçlara kadar değişen yaklaşımların etik ve pratik sonuçlarını ele alıyor.
III. Savaştan Vazgeçmek
Kıtlık, Açgözlülük ve Korku: Yazar, kaynak kıtlığının ve rekabetin savaşta oynadığı rolü araştırıyor ve bu faktörlerin her zaman çatışmaya yol açmadığını savunuyor, korku ve algının önemini vurguluyor.
Savaşın Kısıtlanması Teorisi: Yazar, antropolog Robert Carneiro'nun savaşın devlet öncesi toplumlarda nasıl ortaya çıktığına dair teorisini ele alarak, nüfus artışı, kaynak kıtlığı ve sınırlı tarım arazisinin rolünü inceliyor.
Sanayi Devrimi'nin Artıları ve Eksileri: Yazar, Sanayi Devrimi'nin insan yaşam standartları üzerindeki etkilerini ve bu ekonomik dönüşümün savaşı nasıl etkilediğini inceliyor.
Korsaan Tercüme Ortadoğu'daki Dini Azınlıkların Geleceği John Eibner
1 Dini Temizliğin Anatomisi: Osmanlı İmparatorluğu'nda Gayrimüslimler (1914-1918): (Boston, 22 Ekim 2014) Taner Akçam'ın
2 Artık Zimmiler Yok: Ortadoğu'da Hıristiyanların Travması: (Bern, 7 Mart 2012) Daniel Borular
3 Suriye, "Arap Baharı" ve Hıristiyanların ve Diğer Dini Azınlıkların Geleceği: (Zürih, 12 Haziran 2012) Habib Malik
4 Mısır'da İslamcı Çoğunlukçu Demokrasi: Dini Azınlıklar için anlamı: (Zürih, 28 Kasım 2012) Mariz Tadros
5 "Arap Baharı" ve Sonrası: Müslüman-Hıristiyan İlişkilerine Etkileri: (Zürih, 30 Mayıs 2013) Mikail Nazır-Ali
6 Ortadoğu'da Soykırımın Önlenmesi: Türkiye Deneyiminin Süregelen Önemi ve Birleşmiş Milletler içindeki Önyargı Sorunu (Zürih, 2 Mayıs 2013) Hannibal Travis
7 Şeriat Devletindeki ”Arap Baharı" ve Dini Azınlıklar Üzerine Açıklamalar: (Zürih, 19 Kasım 2013) Bassam Tibi
8 Arap Ayaklanmalarının Azim Üzerindeki Etkisi: Bugün Ortadoğu'da Gayrimüslimler: (Cenevre, 20 Mart 2014) Bat Ye'or
9 İD Halifeliği ve Batı'nın Suriye ve Irak'taki Savaşları: Ortadoğu'da Dini Çoğulculuğa Bir Meydan Okuma: (Zürih, 8 Ekim 2014) Patrick Cockburn
10 Ortadoğu'da Dini Çoğulculuk: Uluslararası Topluma Bir Meydan Okuma: (Boston, 25 Mart 2015) Amine Gemayel
11 Ermeni Soykırımının Yüzüncü Yılında Türkiye'nin Dini Azınlıklara Yönelik Politikasını Yeniden Gözden Geçirmek: (Zürih, 1 Nisan 2015) Cengiz Aktar
12 Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'daki Bölgesel Müdahaleleri: Yerel Toplumlar için Sonuçlar: (Zürih, 27 Ekim 2015) Madawi El-Raşid
13 Dini Çoğulculuk Suriye ve Ötesindeki Mezhep Savaşından Kurtulabilir mi?: (Zürih, 14 Mart 2016) Fabrice Balanche
14 Ortadoğu'da IŞİD, Hıristiyanlar ve Ulusal Kimlik: (Boston, 7 Nisan 2016) Joshua Landis
15 Bugünün Orta Doğusundaki Hıristiyanlara Yapılan Zulüm: (Zürih, 4 Mayıs 2016) Daniel Williams
16 Devrim Sonrası Mısır'da Sosyal Çoğulculuğun Zorlukları: (Zürih, 14 Haziran 2016) Mariz Tadros
17 Saddam Hüseyin, Irak Özgürlüğü Operasyonu ve İslam Devleti: Dini Çoğulculuk Saldırıdan Kurtulabilir mi? (Zürih, 25 Ekim 2016) William Warda
18 Lübnanlı Hıristiyanlar: Kaosun Ortasında Hayatta Kalmak: (Boston, 9 Kasım 2016) Marius Deeb
19 Çağdaş Suriye'de Sosyal Çoğulculuk, Dini Temizlik ve "Melez Savaş": (Pembroke, Oxford, 22 Kasım 2016) John Eibner
20 Kutsal Topraklarındai Hıristiyan-Göçü, Parçalanma ve İdeolojik Nekrofili: (Zürih, 22 Mayıs 2017) Franck Salameh
Korsan Tercüme
Bölüm 1: Giriş
Bu bölüm, çocuk askerler ve terörist gruplar tarafından kullanılan çocuklar arasındaki benzerlik ve farklılıkları genel hatlarıyla ele almaktadır. Çocuk askerliğinin uluslararası hukuktaki mevcut tanımı tartışılır ve terörizm bağlamında çocukların karşılaştığı eşsiz zorluklar vurgulanır.
Bu bölüm, çocuk askerleri, zorla ve gönüllü olarak terörist gruplara dahil olan çocuklarla karşılaştırmaktadır. İşe alım süreçleri, ebeveynlerin rolü, eğitimin sapkınlığı, uyuşturucu kullanımı ve toplum desteği gibi konular detaylı olarak incelenir.
Bu bölüm, çocukların terörist gruplara nasıl sosyalleştirildiğini anlamak için çok aşamalı bir model sunmaktadır. Baştan çıkarma, okullaşma, seçim, boyun eğdirme, uzmanlaşma ve görevlendirme olmak üzere altı aşama detaylı olarak ele alınır. Bu bölüm ayrıca, İD'in çocukları nasıl yetiştirdiği ve eğittiği konusunda derinlemesine bir analiz sunmaktadır.
Bu bölüm, çocukların terörist şiddete nasıl karıştığını araştırır. Zorlamadan ikna ve topluluk baskısına kadar çeşitli katılım yolları incelenir. Bu bölüm ayrıca, teröristlerin ve çocuk istismarcılarının, gençleri hedef almak için kullandıkları benzer taktikleri vurgulayarak, terörist işe alım ile çocuk istismarı arasındaki paralellikleri araştırmaktadır.
Bu bölüm, terörist örgütlerin toplumlarında şehitlik kültürlerini nasıl inşa ettiklerini ve bu kültürlerin gençleri nasıl etkilediğini araştırmaktadır. Şöhret, onur ve dini inançlar gibi faktörlerin çocukların terörizme katılımında nasıl rol oynadığı tartışılır.
Bu bölüm, çocukların terörist gruplara alınmasının ardındaki ekonomik faktörleri ele almaktadır. Yoksulluk, eğitim eksikliği ve ekonomik fırsatların olmaması gibi faktörlerin çocukları işe alıma karşı nasıl savunmasız hale getirdiği incelenir.
Bu bölüm, çocukların terörist gruplarda nasıl işlev gördüğünü ve farklı rollere nasıl atandıklarını analiz eder. Bölüm ayrıca, çocukların terörist faaliyetler yoluyla nasıl öğrendiklerini ve bu öğrenmenin katılımlarını nasıl şekillendirdiğini araştırır.
Bu bölüm, çocukların terörizmden kaynaklanan travmanın psikolojik etkilerini ele almaktadır. TSSB, depresyon ve anksiyete gibi sorunlar tartışılır ve çocukların şiddet içeren deneyimlerle nasıl başa çıktıkları incelenir.
Bu bölüm, eski çocuk askerler ve terörist gruplarla ilişkili çocuklar için rehabilitasyon ve yeniden entegrasyon programlarını ele almaktadır. Bu programların karşı karşıya kaldığı zorluklar, başarı hikayeleri ve gelecekteki araştırmalar ve politika geliştirme için tavsiyeler sunulmaktadır.
Bu bölüm, kitabın ana bulgularını özetlemekte ve çocukların terörizme katılımının önlenmesi ve bu gruplarla ilişkili çocukların rehabilitasyonu için önerilerde bulunmaktadır. Kitap, gelecekteki araştırmalar için alanları belirleyerek ve çocukların terörizmden korunması ve refahının teşvik edilmesinin önemini vurgulayarak sona ermektedir.
Bölüm 2: Çocuk Askerlere Karşı Terörist Gruplardaki Çocuklar
Bölüm 3: Çocukların Terörizme Sosyalleşmesi
Bölüm 4: Katılım Yolları
Bölüm 5: Bir Şehitlik Kültürünün İnşası
Bölüm 6: İşe Alımın Ekonomisi
Bölüm 7: Çocukların Terörizme Katılımını Anlamak
Bölüm 8: Çocukların Terörist Şiddete Maruz Kalma ve Katılımının Etkileri
Bölüm 9: Rehabilitasyon ve Yeniden Entegrasyon
Bölüm 10: Sonuç
Korsan Tercüme Terörizm Psikolojisi John Horgan
Terörizm olgusuna ve çalışmanın amacına genel bir bakış sunar. Batı perspektifinden terörist grupların anlaşılmasının zorluklarına değinir.
Medya ve Terörizm: Terörizmin medyada kapsamlı bir şekilde yer almasının ve bunun konunun algılanışını nasıl etkilediğinin analizi. Terörizmin tarihsel evrimi ve medyanın rolü. Tanım Tartışmaları: Terörizmin tanımlanmasının zorluklarını ve akademik ve siyasi çevrelerdeki farklı bakış açılarını ele alır. Ortak tanımlardaki eksikliklerin ve terörizm kavramının öznel kullanımının analizi. Terörizmin İçsel Özellikleri: Terörist şiddetin siyasi hedeflere ulaşmak için bir araç olarak kullanımı. Teröristler ve kurbanları arasındaki ilişki. Terörist şiddeti diğer şiddet türlerinden ayıran özellikler. Savaş ve Terörizm: Terörizmin savaştan ayırt edilmesi, iki olgunun benzerlikleri ve farklılıkları. Asimetrik savaş ve terörizm ilişkisi. Terörizm Tanımlarının Çok Katmanlılığı: Terörizmin tanımlanmasında akademik, hükümet ve kamusal söylem alanlarının etkisi. Teröristlerin bakış açısı ve terörizm kavramını reddetmeleri. Yöntemlere Odaklanma: Terörizmin tanımlanmasında kullanılan yöntemlere odaklanmanın önemi ve etiketleme sorunundan kaçınma. Terörizmi savaş suçlarının barış zamanı eşdeğeri olarak tanımlama.
*Terörizmi Anlamak*
Tanım Sorununun Ötesinde: Terörizmin anlaşılmasında tanım sorununun ötesine geçme ihtiyacı. Olayların dramatik yönüne odaklanmanın ötesine geçme çağrısı.Bilgi ve Anlayış: Terörizm hakkındaki bilgi bolluğu ile gerçek anlayış eksikliği arasındaki paradoks. Teröristlerin bilgiyi manipüle etmesi ve gerçeklikle kurguyu birbirinden ayırmanın zorluğu.Terörist İletişimini Dinlemek: Terörist iletişimini dinlemenin ve analiz etmenin önemi. Motivasyonları ve amaçlarını anlamak için terörist söylemini inceleme. Araştırma Zorlukları: Terörist örgütler ve bireylerle araştırma yapmanın zorlukları. Gizlilik, güvenlik endişeleri ve erişim engelleri. Teröristlerle Görüşmeler: Teröristlerle görüşme yapmanın etik ve metodolojik hususları. Görüşmelere erişim sağlama yöntemleri ve dikkat edilmesi gerekenler.
Psikolojik Açıklamalar: Terörizmi açıklamak için kullanılan psikolojik teorilere eleştirel bir bakış. Teröristlerin psikolojik olarak anormal olduğu varsayımının sorgulanması. Psikopati ve Terörizm: Psikopatinin terörist davranışla olası bağlantısı. Psikopatik özelliklerin analizi ve terörizmle olan ilişkisi. Hayal Kırıklığı-Saldırganlık Hipotezi: Hayal kırıklığı-saldırganlık hipotezinin terörizme uygulanmasının sınırlamaları. Alternatif açıklamalara duyulan ihtiyaç. Narsisizm ve Terörizm: Narsisizmin ve narsisizm-saldırganlık teorisinin terörist davranışları anlamada rolünün analizi.
Sonuçlar ve Terörle Mücadeleye Yönelik Öneriler
Terörist Profili Efsanesi: "Terörist profil" fikrinin reddi ve bireysel özelliklere odaklanmanın sınırlamaları. Terörizmin karmaşıklığı ve çok faktörlü doğası. Şiddetin Araçsal Değeri: Terörist gruplar için şiddetin araçsal değeri. Şiddetin rasyonel bir araç olarak kullanımı ve bağlamsal faktörlerin rolü.
Terörle Mücadele Politikaları: Terörle mücadele politikalarının etkinliğine eleştirel bir bakış. Yanlış varsayımların ve ters tepkilerin analizi. Önleme ve Müdahale: Terörist gruplara katılımı önlemek ve müdahale etmek için öneriler. Sosyal programlar, eğitim ve topluluk katılımı. Araştırma ve Politika Entegrasyonu: Terörizm araştırmaları ile politika oluşturma arasında daha güçlü bir bağlantı kurma ihtiyacı. Kanıta dayalı politikalar ve işbirlikçi yaklaşımlar. Son Düşünceler: Terörizmi anlama ve ele alma konusunda sürekli bir çaba çağrısı. Psikolojik araştırmaların, etkili terörle mücadele stratejilerinin geliştirilmesindeki rolü.
Bölüm 3
Korsan Tercüme 3/3 Angela Merkel: ÖZGÜRLÜK - Bir Yaşamın Hatıraları
Doğu Almanya'da Bir Çocukluk (1954-1973)
Ailesi ve erken çocukluğu, babasının bir papaz olarak atanması nedeniyle Hamburg'dan Doğu Almanya'ya taşınmaları ve yeni yaşamlarına uyum sağlamaları anlatılıyor. Doğu Almanya'nın ateist devleti ve bir papaz ailesi olmanın zorluklarına değiniliyor. Annesinin öğretmenlik yapmasına izin verilmemesi ve ailenin günlük yaşamına etkisi anlatılıyor.
Merkel'in çocukluğunun çoğunu geçirdiği kırsal alan olan Templin'deki Waldhof malikanesindeki hayatını anlatıyor. Doğa ile iç içe bir yaşam sürme deneyimleri, bahçıvan Bay Lachmann ile olan arkadaşlığı ve basit kırsal yaşamın keyifleri vurgulanıyor.
Duvarın İnşası ve Ailesinin Bölünmesi (1961)
Berlin Duvarı'nın inşasının aile üzerindeki etkisine ve Batı Almanya'daki akrabalarıyla olan bağlarının kopmasına odaklanılıyor. Duvarın iki Almanya arasında yarattığı derin ayrım ve ailelerin yaşadığı zorluklar anlatılıyor. Sınırda yaşanan bir anekdot ve Batı Almanya'ya yapılan son seyahatin anıları paylaşılıyor.
Eğitim ve Doğu Almanya Toplumuna Uyum
Templin'deki okul yıllarına, Doğu Alman eğitim sistemine ve komünist ideolojiyle yüzleşmesine değiniliyor. Sınıf arkadaşıyla "Pfarrer" (papaz) kelimesini nasıl değiştirecekleri konusundaki diyalog, sistemin baskısını gösteriyor.
Öncü Örgütü ve Özgür Alman Gençliği (FDJ) üyeliğine, bir papazın kızı olarak karşılaştığı zorluklara ve ideolojik çatışmalara odaklanılıyor. Babasının sol görüşlü bir papaz olması ve bu durumun Merkel'in üzerinde yarattığı etki anlatılıyor.
Okulda yaşadığı akademik başarılar, spordaki zorluklar ve bunlarla başa çıkma şekilleri anlatılıyor. Üç metrelik tahtadan atlama deneyimi, korkularıyla nasıl mücadele ettiğini gösteriyor.
Rus Dili ve Doğu Almanya'daki Gençlik Yaşamı
Rus diline olan ilgisi ve bu alandaki başarılarına, Rusça Olimpiyatlarına katılımı ve Moskova'ya yaptığı geziye değiniliyor.
Öğrencilik yıllarında yaptığı yaz işleri ve Doğu Alman ekonomisinin işleyişine dair gözlemlerini paylaşıyor. Yaban mersini toplama deneyimi, sistemin çelişkilerini ortaya koyuyor.
Batı Almanya'daki kuzenlerinin yaşamlarıyla kendi yaşamını karşılaştırması ve iki Almanya arasındaki farklılıklar vurgulanıyor.
İdeolojik Çatışmalar ve Muhalefet
Okulda kültürel bir programda yaptığı cesur bir çıkışın sonuçlarına ve sistemin katılığına değiniliyor. Öğretmenlerin sessizliği ve arkadaşlarının tepkileri, sistemin baskısını gösteriyor.
Leipzig Üniversitesi'ndeki fizik eğitimine, Marksizm–Leninizm derslerine karşı tavrına ve sisteme uyum sağlama konusundaki isteksizliğine odaklanılıyor. Marksizm–Leninizm dersinden atılma anısı, sistemle olan çatışmasını vurgulanıyor.
Doğu Almanya'daki toplumsal yaşam, Stasi'nin gözetimi ve sürekli birinin izlediği hissi anlatılıyor.
Bilim İnsanından Politikacıya Geçiş (1973-1990)
Bilimsel Kariyer ve Kişisel Gelişim
Doğu Almanya Bilimler Akademisi'ndeki bilimsel kariyerine, yaptığı araştırmalara ve karşılaştığı zorluklara değiniliyor. Daire yenileme sürecinde devlet bürokrasisiyle yaşadığı deneyim, sistemin işleyişine dair bir örnek sunuyor.
İlk evliliğinin sona ermesi ve yeni bir başlangıç yapma kararı anlatılıyor.
Berlin'de yeni bir daire bulma arayışları, Doğu Almanya'da konut bulmanın zorluklarını ve sistemin vatandaşlar üzerindeki kontrolünü vurgulanıyor.
Bilimler Akademisi'ndeki çalışmalarına, iş arkadaşlarıyla olan ilişkilerine ve Doğu Almanya dışında seyahat etme olanaklarına değiniliyor.
Kırsal Kesime Dönüş ve Toplumsal Değişimin İlk İşaretleri
Doğu Almanya'da özel mülkiyet edinmenin zorluklarını ve eski bir çiftlik evi satın alma deneyimlerini anlatılıyor.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasından önce Doğu Almanya'daki toplumsal değişimin işaretlerine ve Batı Almanya'ya ilk seyahat iznini alma deneyimine odaklanılıyor. Batı Almanya'ya yaptığı seyahat, iki Almanya arasındaki yaşam standartlarındaki farklılıkları ve Merkel'in kendi ülkesine dair bakış açısını değiştiriyor.
Bölüm 2 Korsan Tercüme 2/3 Angela Merkel: ÖZGÜRLÜK - Bir Yaşamın Hatıraları
Doğu Almanya'da Bir Çocukluk (1954-1973)
A. Aile Hayatı ve Kökenleri
Ailesi ve erken çocukluğu, babasının bir papaz olarak atanması nedeniyle Hamburg'dan Doğu Almanya'ya taşınmaları ve yeni yaşamlarına uyum sağlamaları anlatılıyor. Doğu Almanya'nın ateist devleti ve bir papaz ailesi olmanın zorluklarına değiniliyor. Annesinin öğretmenlik yapmasına izin verilmemesi ve ailenin günlük yaşamına etkisi anlatılıyor.
Merkel'in çocukluğunun çoğunu geçirdiği kırsal alan olan Templin'deki Waldhof malikanesindeki hayatını anlatıyor. Doğa ile iç içe bir yaşam sürme deneyimleri, bahçıvan Bay Lachmann ile olan arkadaşlığı ve basit kırsal yaşamın keyifleri vurgulanıyor.
B. Duvarın İnşası ve Ailesinin Bölünmesi (1961)
Berlin Duvarı'nın inşasının aile üzerindeki etkisine ve Batı Almanya'daki akrabalarıyla olan bağlarının kopmasına odaklanılıyor. Duvarın iki Almanya arasında yarattığı derin ayrım ve ailelerin yaşadığı zorluklar anlatılıyor. Sınırda yaşanan bir anekdot ve Batı Almanya'ya yapılan son seyahatin anıları paylaşılıyor.
Eğitim ve Doğu Almanya Toplumuna Uyum
Templin'deki okul yıllarına, Doğu Alman eğitim sistemine ve komünist ideolojiyle yüzleşmesine değiniliyor. Sınıf arkadaşıyla "Pfarrer" (papaz) kelimesini nasıl değiştirecekleri konusundaki diyalog, sistemin baskısını gösteriyor.
Öncü Örgütü ve Özgür Alman Gençliği (FDJ) üyeliğine, bir papazın kızı olarak karşılaştığı zorluklara ve ideolojik çatışmalara odaklanılıyor. Babasının sol görüşlü bir papaz olması ve bu durumun Merkel'in üzerinde yarattığı etki anlatılıyor.
Okulda yaşadığı akademik başarılar, spordaki zorluklar ve bunlarla başa çıkma şekilleri anlatılıyor. Üç metrelik tahtadan atlama deneyimi, korkularıyla nasıl mücadele ettiğini gösteriyor.
Rus Dili ve Doğu Almanya'daki Gençlik Yaşamı
Rus diline olan ilgisi ve bu alandaki başarılarına, Rusça Olimpiyatlarına katılımı ve Moskova'ya yaptığı geziye değiniliyor.
Öğrencilik yıllarında yaptığı yaz işleri ve Doğu Alman ekonomisinin işleyişine dair gözlemlerini paylaşıyor. Yaban mersini toplama deneyimi, sistemin çelişkilerini ortaya koyuyor.
Batı Almanya'daki kuzenlerinin yaşamlarıyla kendi yaşamını karşılaştırması ve iki Almanya arasındaki farklılıklar vurgulanıyor.
İdeolojik Çatışmalar ve Muhalefet
Okulda kültürel bir programda yaptığı cesur bir çıkışın sonuçlarına ve sistemin katılığına değiniliyor. Öğretmenlerin sessizliği ve arkadaşlarının tepkileri, sistemin baskısını gösteriyor.
Leipzig Üniversitesi'ndeki fizik eğitimine, Marksizm–Leninizm derslerine karşı tavrına ve sisteme uyum sağlama konusundaki isteksizliğine odaklanılıyor. Marksizm–Leninizm dersinden atılma anısı, sistemle olan çatışmasını vurgulanıyor.
Doğu Almanya'daki toplumsal yaşam, Stasi'nin gözetimi ve sürekli birinin izlediği hissi anlatılıyor.
Bilim İnsanından Politikacıya Geçiş (1973-1990)
Bilimsel Kariyer ve Kişisel Gelişim
Doğu Almanya Bilimler Akademisi'ndeki bilimsel kariyerine, yaptığı araştırmalara ve karşılaştığı zorluklara değiniliyor. Daire yenileme sürecinde devlet bürokrasisiyle yaşadığı deneyim, sistemin işleyişine dair bir örnek sunuyor.
İlk evliliğinin sona ermesi ve yeni bir başlangıç yapma kararı anlatılıyor.
Berlin'de yeni bir daire bulma arayışları, Doğu Almanya'da konut bulmanın zorluklarını ve sistemin vatandaşlar üzerindeki kontrolünü vurgulanıyor.
Düşünceler ve Yansımalar
Siyasi kariyeri boyunca edindiği deneyimler, karşılaştığı zorluklar, aldığı kararlar ve bunların ardındaki düşünce sürecini anlatıyor.
Almanya ve dünyanın karşı karşıya olduğu temel sorunlar, geleceğe dair öngörüleri ve tavsiyeleri paylaşılıyor.
Liderlik anlayışı, karar alma süreçleri, başarıları ve başarısızlıkları hakkındaki düşüncelerini açıklıyor.
From the publisher's feed