Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

By Tarkan Bulan - Öğrenmeyi ÖğrenmekEducation
Download on the App Store

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam episodes

  • Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası - Türkiye Nasıl Kuşatıldı? Merdan Yanardağ

    Fethullah Gülen Hareketinin Perde Arkası - Türkiye Nasıl Kuşatıldı? Merdan Yanardağ


    Gülen Cemaati’nin 15 Temmuz 2016 günü, TSK içindeki yapılanmasını harekete geçirerek kalkıştığı kanlı askeri darbe girişimi, deyim uygunsa bütün ülkeyi “şok” etti. İnsanlar derin bir şaşkınlık yaşıyor, olan bitene inanamıyordu.

    Oysa Merdan Yanardağ, ilk baskısı 2006 yılında yapılan elinizdeki kitapta, Cemaat’in yasadışı ilişkilerini, devlet içindeki örgütlenmesini ve siyasal hedeflerini bütün yönleriyle ortaya çıkarmıştı. Türkiye’yi kuşatan Cemaat’in, ülkeyi bir darbeye doğru sürüklediğine dikkat çekerek bütün toplumu uyarmıştı.

    Fethullah Gülen’le birlikte Cemaat’i kuran, onun uzun yıllar –kendi ifadesiyle– başyardımcılığını yapan Nurettin Veren’in bugün anlattıkları kamuoyunu şaşkına çeviriyor. Oysa Merdan Yanardağ tam 10 yıl önce Nurettin Veren’i ekrana çıkardı, konuşturdu ve gerçeği bütün açıklığıyla yazdı.

    Cumhuriyet tarihinin en kanlı askeri darbe girişimi, Cemaat’in nasıl bir örgüt olduğunu gözler önüne serdiği gibi, Yanardağ’ın bütün yazdıklarını da doğruladı. Merdan Yanardağ, tehdit, karalama kampanyası ve tehlikeyi göze alarak Cemaat’i deşifre etmeyi sürdürdü. Bu tutumunun bedelini ödedi.

    Bugün kendilerine “merkez medya” adını veren gazete ve televizyonlar ise, o karanlık günlerde bu haberlerden uzak duruyor, iddialara “komplo teorisi” diye bakıyor, daha önemlisi iktidara ve Cemaat’e övgüler düzüyordu.

    Yaşam onları yalanladı... Merdan Yanardağ başta olmak üzere bir avuç gazeteci ve aydını ise doğruladı.


    Elinizdeki kitap, Fethullah Gülen hareketi hakkında Türkiye’de yapılan ilk ve en kapsamlı çalışmadır. Biz de, satış rekorları kıran bu kitabın yeni baskısını herkes okusun diye okurlarımıza sunuyoruz.

    5 hr 20 min
  • Aşil'in Topuğu Fetö'nün O Gecesi Mustafa Önsel

    Aşil'in Topuğu Fetö'nün O Gecesi Mustafa Önsel

    Mustafa Önsel, "Ağacın Kurdu, TSK'de Şakirtlerin İşgali mi? Fethullah'ın Askerleri" kitabıyla, FETÖ tehlikesinin hangi boyutta olduğunu, "15 Temmuz 2016 Kalkışması"ndan çok önce kamuoyu ile paylaşmıştı Bu seriyi tamamlayan yeni kitabı; "Aşil'in Topuğu, FETÖ'nün O Gecesi", kalkışmanın hain ve kanlı olaylarını yani; "O Gece"yi anlatıyor.Darbeyi önlemek üzere halkımız sokağa çıktı. Şehitler verildi. Halkımızın kahramanlıkları basında çokça yer aldı.Oysa bu esnada olayların merkezinde, kışlalar da yaşananlar, verilen şehitler, bizzat erinden generaline kadar TSK mensuplarının kahramanlıkları ve bu isimsiz kahramanların küçük dokunuşlarla "Kalkışma"yı nasıl önledikleri pek dikkat çekmedi. Hâlbuki çok önemliydi. Mustafa Önsel, işte bu askerlerin hikâyelerini, "Aşil'in Topuğu"nda detaylarıyla anlatıyor, sonuçta da FETÖ'nün Kalkışma sonrası geldiği son noktaya ilişkin değerlendirmeler sunuyor. Mustafa Önsel, "O Gece", sokağa ilk çıkanlardan biri olarak bizzat "Yaşayanın Ağzından" birçok olaya açıklık getiriyor.
    Ve bu kitapta aşağıdaki soruların cevaplarını belgeleriyle veriyor;
    "Aşil'in Topuğu", FETÖ'nün "Son Kalesi" neresiydi?
    15 Temmuz 2016 kalkışmasının icra tarihi saati neden öne çekildi?
    Sözde darbeci Balyoz Davasından mağdur edilmiş general/amiral ve subaylar, gerçek FETÖ'cü darbecilere karşı nasıl direndiler? Kalkışmayı nasıl önlediler?
    Askeri Birliklerde yaşanan kanlı olaylar…
    "Kahraman er " bir tugayın kalkışmaya katılmasını nasıl önledi?
    "Ben FETÖ'cü değilim." diyen Yüzbaşının foyası kalkışmada nasıl ortaya çıktı?
    1994 KHO mezunu subayların önlenemez yükselişlerinin arkasında yatan neydi?
    Analar ne kahramanlar doğurmuş? Başçavuş Ömer Halisdemir…
    KHO 1985 devresinin en çok general çıkaran 63'üncü Kısmının sırrı?
    "Kalkışma günü Graham Fuller ve Henry Barkey İstanbul'da ne arıyorlardı?
    Ve daha birçok soru bu kitapta cevap buluyor.
    Yine balyoz gibi bir Mustafa Önsel kitabıyla tanışmaya hazır mısınız?

    8 hr 36 min
  • Bilgi Ağ Zaman M. T.

    Bilgi Ağ Zamanı M. T.

    İnsanoğlu on binlerce yıllık tarihi boyunca, devasa bir evrenin sahip olduğu küçük bir galaksinin uzak ucundaki ufacık bir gezegende ‘medeniyet’ adını verdiği bir kurguyla uğraştı. Bu kurgunun üç ana sacayağı, insanoğlunun tanımında uzlaştığı ‘Bilgi’, bilginin üzerinde aktığı ‘Ağ’ ve ağ üzerindeki paylaşım hızını gösteren ‘Zaman’dır. Bilgi ve bilginin üzerinde aktığı ağ uzun süre çok durağan bir yapı sergilese de, bilgi yıkıcı teknolojilerle ağ ve zamanı yeniden ve yeniden kurgulama gayretine girişti. Ağ ve zaman ise bilgiyi sürekli besledi. Bu sayede medeniyet kurgusunun inşası son 300 yılda ciddi bir ivme yakalayarak günümüzde inanılmaz bir hıza ulaştı.
    Medeniyet kurgusu inşa hızının yeni ağ yapılanmaları ile hayal edilemeyecek seviyelere ulaşacağı bir gelecek hemen önümüzde duruyor. Geçmişin bize bu üç sacayağı üzerinden öğrettikleri aynı zamanda ‘Nasıl bir gelecek?’ sorusunun da cevabını veriyor.

    5 hr 48 min
  • Akıl Piyonları-İkinci Soğuk Savaş MT

    Akıl Piyonları-İkinci Soğuk Savaş MT

    Yazılım sanatı icra ediyorum. Zanaatkârım, yaptığım iş ince işçilik. Stendhal’in kelimeleri varsa benim de komutlarım var. Komutlarımla oluşmuş algoritmalarım en az Stendhal’in ‘Kızıl ve Kara’sı kadar sanatsal ve işlevsel. Ben algoritma şairiyim. Kafiyeler yerine birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan kodlarım var. Shakespeare ne kadar şairse ben de o kadar şairim. Dünyanın karmakarışık bilgi renklerini birleştirebilirim ve bu bilgi renklerinden inanılmaz güzellikte resimler ortaya çıkarabilirim. Picasso ne kadar ressamsa ben de en az onun kadar ressamım. Gerçek bilginin ne olduğu sorusunun peşinde koca bir hayat tüketmiş olan Sokrates’lerden, Kant’lardan, Spinoza’lardan daha büyük bir felsefeciyim. Onlar hiçbir zaman gerçeğe ulaşamadılar, fakat benim algoritmalarımla ulaştığım sadece ve sadece gerçeklerdir, sizin gerçeklerinizdir.

    Ekranlarınızın hemen arkasındayım. Kim olduğumu merak ettiniz mi? Hikayemi dinlemek ister misiniz?

    5 hr 25 min
  • İn Baykal Kaseti, Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar Sabri Uzun

    *İN Emniyet İstihbaratın Kilit İsmi Anlatıyor:*

    *Baykal Kaseti, Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar, Sabri Uzun*

    “Sabri Ağabey yakın dönemin önemli olaylarının şahitlerinden biri. Yaşananların arka planını çok iyi biliyor. Devlet geleneğini bozmamak adına görevdeyken öğrendiklerini uzun süre paylaşmak, yayımlamak istemedi. Sahip olduğu bilgilerin bir kısmının devlet sırrı değil ‘Paralel Devlet Yapılanması’nın suçları olduğunu anlayınca da yazmaya karar verdi. Yazdıklarının çok önemli olduğu kanaatindeyim. İçeriğinin bir kısmını tahmin etsem bile İN benim için de yeni ve aydınlatıcı olacaktır.”
    HANEFİ AVCI
    Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun’dan, uzun süredir beklenen kitap... İN, Emniyet’te 40 yıl görev yapan bir İstihbaratçının, teşkilat içinde yuvalanan Cemaat’le yüzleşmesini, mücadelesini, kurulan tuzak ve komploları anlatan, Türkiye gündemini sarsacak bir çalışma... İN, polis ve yargı içindeki çetenin karanlık faaliyetlerine isim isim, olay olay ışık tutuyor.
    • Deniz Baykal’a komployu kimler kurdu?
    • Gizli kayıt yapılan evlerin kapılarını kim açtı?
    • Hrant Dink cinayeti “tuzak içinde tuzak” mı?
    • MHP yöneticilerinin seks görüntüleri nasıl kaydedildi?
    • Recep Tayyip Erdoğan’a suikast yalanları ne işe yaradı?
    • Ergenekon, Balyoz, Odatv davaları aslında ne zaman başlayacaktı?
    • Tertiplerde rol alan basın mensubu Cemaat şakirtleri kimler?

    9 hr
  • Kamikaze Operasyonu 11 Eylül'ün Gerçek Romanı Atilla Akar

    *Kamikaze Operasyonu 11 Eylül'ün Gerçek Romanı Atilla Akar*

    Dünya tarihi için bir dönüm noktası olan 11 Eylül, ilk defa gerçek yüzüyle ve bir roman kurgusuyla kitaplaştırıldı. Kamikaze Operasyonu, somut olaylara ve gerçek verilere dayanan bir belgesel roman.
    Dünyada ilk defa resmi söylem dışında bir 11 Eylül romanı
    O gün Amerikan ordusu içinden darbeci bir grup harekete geçti. Her şey "Küresel Muhafız" adı verilen bir simülasyon tatbikat olarak başladı, sonra dehşet senaryosuna dönüştü. Aynı günlerde ABD Hava Kuvvetleri’nin yürütmekte olduğu tatbikatlar zinciri, darbeci grubun işini kolaylaştırdı.
    İkiz Kuleler’e çarpan uçaklar, uzaktan kumanda teknolojisiyle yönlendirilen özel uçaklardı. Boston’dan kalkan sivil uçaklar, yani o gün Kuleler’e çarptığı ilan edilenlerse radarlardan kayboldu. Nereye gittiler, nasıl gözden kayboldular, açıklanmadı.
    Ve ilan edilen "teröristler" uçaklarda bulunmuyordu. Onların akıbeti, CIA krematoryumunda yakılarak ölmek oldu. Uçakların yolcuları da Alaska’nın buzlu sularını boyladı.
    Dahası, darbeciler, İkiz Kuleler’in yıkılışını sağlama almak için, iki gün önceden binanın iskeletine "termobarik bombalar" yerleştirmişlerdi..
    Aynı gün Pentagon’a düşense, uçak değil ordu malı bir bombaydı.
    Sonunda ABD Başkanı George W. Bush, darbecilerle pazarlığa oturdu ve anlaştı. Dünyayı kaosa sürüklemek isteyen güçlerin bahaneleri hazırdı artık.
    Peki ama bütün bunların, 1945 yılındaki bir olayla ve Kennedy’nin uygulamayı reddettiği Genelkurmay planı Northwoods Operasyonu ile ne ilgisi vardı?
    Eski bir subay olan J.E. Clayton, Pentagon yıllarında yazdığı Kamikaze Operasyonu adlı planın, Ağustos 2001’de, Hava Kuvvetleri tarafından alındığını ve uygulamaya konulacağını öğrenir. Donanma İstihbaratı ve FBI bağlantılarını harekete geçirerek darbecileri engellemek üzere nefes kesici bir mücadeleye girişir...
    Atilla Akar, 11 Eylül’ü, dünyada ilk defa resmi yorum dışında bir roman ile anlatıyor ve "O gün gerçekte ne oldu?" sorusuna cevap veriyor.

    13 hr 20 min
  • Suikastlar / Paylarına Ölüm Düşen Adamlar Atilla Akar

    Suikastlar / Paylarına Ölüm Düşen Adamlar Atilla Akar

    "Suikastlar siyasi amaçlar gözetilerek yapıldığı için biz de kitabımızda olayın siyasi sonuçlarına ve analizine yöneldik ister istemez. Bu anlamda her suikast yönetici elitlerin veya düşman cephelerin bazen açık bazen de gizli olarak süren savaşının bir parçasıydı. Biz hep tercihimizi "gizli" olandan, "bilinmeyen"den yana kullanmaya ve bu gibi yanları öne çıkarmaya çalıştık.
    Ancak bundan ötede önemli vurgulamak istediğim bir nokta daha var. Daha önceki kitaplarımda da belirttiğim gibi ben tarihe komplolar ve komplocu odakların bir yan ürünü olarak bakıyorum. Bu anlamda suikastlar, komplocu organizasyon ve eylemlerin en keskin ve acımasız biçimlerinden biridir. Her suikast kendi başına bir komplodur da aynı zamanda. Sadece hedefte tek kişi göründüğünden, suikastlar çoğunlukla "kişisel husumet" ve "çılgın katil" perdesinin arkasına gizlenebilmiştir. Oysa suikastlar tarihsel açıdan bakıldığında "derin hesaplaşmaların kanlı bilançoları"nın sadece bir dışavurumudur. Bu anlamda her suikast bir "kişi"yi hedeflemiş görünse de gerçekte o kişinin temsil ettiği politika ve güçleri hedefler. Geçtiğimiz yüzyılın başından bu yana yaşananlar da bunu ispatlıyor bize."

    8 hr 6 min
  • Türkiye Komplolar ve Provokasyonlar Tarihi Atilla Akar

    Türkiye Komplolar ve Provokasyonlar Tarihi


    Bazı ülkelerde ardı ardına “komplo”lar kurulur, “provokasyon”lar düzenlenir. Ülkemiz bu konuda hayli “bereketli” bir ülkedir. Her dönem muhtelif odaklarca tertiplenen komplo ya da provokasyona maruz kalır. Bazen “uluslar arası” bazen “yerli” çoğu kez de “iç içe” çalışan komplo ve provokasyon merkezleri kurdukları tezgâhlarla gündem oluştururlar. Türkiye’nin yakın tarihi bunların sergiledikleri “operasyon”larla doludur. Böylelikle “siyasetin patolojik yüzü” diyebileceğimiz komplolar hayatın çekilmez ve ayrılmaz bir parçası haline gelir. Öyle görünüyor ki, bu konudaki geçmiş sicilimiz ne yazık ki pek parlak değil!
    Bu alanda yaptığı nitelikli çalışmalarla tanınan araştırmacı-yazar Atilla Akar uzun zamandır üzerinde çalıştığı Türkiye Komplolar ve Provokasyonlar Tarihi kitabıyla ülkemizde vuku bulmuş önemli komplo ve provokasyonların perde arkasını objektif bir gözle okuyucularının ilgisine sunuyor. Bizleri hem tarihi hem de vicdani bir “hesaplaşma”ya zorluyor…
    Kitap, “Menemen Vakası”ndaki komplo izlerinden başlayarak, “İzmir Suikastı”nın sonuçlarını, Nazım Hikmet’in hapse atılışındaki gerçek nedenden “Tan Matbaası Baskını”na, 6-7 Eylül 1955’te Selanik’te “Atatürk’ün Evine Bomba Atıldı” kışkırtmasıyla İstanbul azınlıklarına girişilen saldırılara, Taksim’de “Kanlı Pazar Provokasyonu” ile başlayan sürece, generallerin kavgasının bir sonucu olan “Bomba Davası”na, 12 Mart’ta Kültür Sarayı yangınına değiniyor. Bu eksende kitap 1 Mayıs 1977 katliamının aslında bir “darbe planı”nın basamağı olduğu ve hemen akabinde orduda yapılan “temizlik hareketi”ne, Malatya Belediye Başkanı Hamid Fendoğlu’na gönderilen bombalı paketin sonuçlarına, “mezhep çatışması” görünümlü Kahramanmaraş, Çorum olaylarına, 16 Mart’ta İstanbul Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik katliama, Gazi mahallesi olaylarından “Sivas Madımak Otel” cinnetine, Ecevit’e yönelik “Troyka Komplosu”ndan, Danıştay baskınına kadar olmuş bütün komplo ve provokasyonları bir inceleyip, önemli başlıklar altında bir muhasebesini çıkartıyor.
    Derin Yapının Parmak İzleri alt başlığını taşıyan Türkiye Provokasyonlar ve Komplolar Tarihi tarihten “ders” almak isteyenler için bulunmaz bir kaynak. Atilla Akar’ın kanlı tezgâhların kronolojik bilançosunu gözler önüne sermesi eseri apayrı bir yere koyuyor.

    8 hr 6 min
  • Gizli Suikastlar Atilla Akar

    Gizli Suikastlar Atilla Akar

    Türkiye tarihinde el değmemiş konulardan biri de gizli suikastlardır. Toplumu önemli bir kesimi normal görünen birçok ölümün arkasında –Turgut Özal, Adnan Kahveci, Recep Yazıcıoğlu, Alparslan Türkeş vb –gizli birtakım mihrakların eli olduğundan ciddi kuşku duyuyor.
    Araştırmacı yazar Atilla Akar bu kez üzeri örtbas edilmiş, kaza, intihar, hastalık, vb görüntüsü verilmiş, fakat her zaman zihinlerde soru işareti bırakmış “esrarlı ölümler”i masaya yatırıyor. Gizli suikastların hangi yöntemlerle yapıldığı ve Türk tarihindeki gizli suikast yöntemlerini ele alan yazar oldukça etraflı bir şekilde yakın tarihimizde ve günümüzde üzerinde “Gizli Suikast” kuşkusu olan ölümler inceliyor.
    Gizli Suikastlar okudukça sizi hayrete düşürecek, “doğal ölüm” zannettiğiniz olayların aslında öyle olmayabileceğinin ipuçlarını verecek. “Gizli Tarih” alanındaki bu çalışma bilinmeyeni, saklananı su yüzüne çıkartarak merakınızı gün yüzüne çıkartacak.

    7 hr 51 min
  • Suikastlar Cumhuriyeti Atilla Akar

    Suikastlar Cumhuriyeti Atilla Akar

    Elinizdeki kitap, konusunu tarihte ‘suikast’ olgusundan alan üçüncü kitabım. Kitaplarımı takip eden okurlar bilirler ancak ben yine de hatırlatayım, ilki ‘Suikastlar / Paylarına Ölüm Düşen Adamlar’ olup, İkincisi ise ‘Gizli Suikastlar / Şüpheli Ölümler’ başlığını taşıyordu. Bu ise gördüğünüz üzere ‘Suikastlar Cumhuriyeti / Derin Tanrılar Kurban İstiyor!" başlığını taşıyor.


    İlk bakışta konu ortaklığından dolayı hepsi ‘aynı’ meseleyi işliyormuş gibi görünse de alakası yok ve her biri tam anlamıyla ayrı birer kitap özelliği gösteriyor. Aralarında bölüm tekrarı bile olmadığını ve hepsinin apayrı kitaplar olduğunu okuduğunuzda ya da karşılaştırdığınızda zaten göreceksiniz.

    İlk kitap tümüyle dünyayı sarsan suikastlara ayrılmış ve geçmiş yüzyılın en önemli siyasi liderlerine yönelik suikastları incelerken İkincisi Türkiye’de yaşanmış, üzeri örtük ‘gizli suikastlar’ olgusunu işliyordu. Bu kitap ise Türkiye’yi sarsmış ve döneminde önemli sonuçlara yol açmış açık metotlarla işlenmiş suikastları ele alıyor. Böylelikle bir ‘üçleme’ de birbirini takip etmiş oluyor. Yurtdışı yabancı suikastlar, yerli ‘gizli’ler ve yine yerli ama bu kez ‘açık’lar.


    Bu anlamda elinizdeki kitabı aynı konuda birbirini tamamlayan ve adeta bir ‘dizi’ gibi düşünmenizde yarar var. Sonuçta suikastlar konusunda neredeyse ele alınmamış bir nokta ve kişi kalmamış oluyor. Tablo tamamlanırken derin siyasi mücadeleler tarihinde suikast olgusu da tüm yönleriyle yerli yerine oturmuş oluyor. Bu sayede neredeyse ‘ansiklopedik’ diyebileceğim ancak onu fersah fersah aşan bir ‘külliyat’ ortaya çıkmış bulunuyor.

    Böylelikle olay yoğunluğu ve özgünlüğü bakımından ‘dünya suikastlar tarihi’ne geçecek kadar önemli olduğunu düşündüğüm ülkemizde yaşanmış suikastlar olgusuna geniş bir pencere açmaya çalıştığımı önemle vurgulamalıyım. Gerçekten ülkemiz bu noktada çok acı deneyimler yaşamış olup özel bir ‘örnek’ olarak karşımızda durmaktadır. Türkiye’de çok eski dönemlerden beri yaşanan suikast olgusu, özellikle periyotlarda sıklıkla başvurulan bir ‘derin savaş yöntemi’ olagelmiştir. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin yakm dönem tarihi aynı zamanda bir ‘suikastlar tarihi’dir ve bu yöntemin örtülü kapışmalarda sıklıkla kullanılması ülkeyi bir ‘suikastlar cumhuriyeti’ne çevirmiştir.


    12 hr 45 min

About Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

From the publisher's feed

Öğrenmeyi öğrenmek, tam öğrenme kavramının temeli ve eleştirel düşüncenin sonucudur. Bilgiye nasıl erişileceği, nasıl işlenip uygulamayla uzun dönem hafızamıza işleme hedefini öğretir. Bu denli önemli…