
Sign up to save your podcasts
Or


Canım çocuk...Korkma!
Yine uçacaksın havalara.
Gülümsemen yayılacak Aksa'ya.
Kudüs sokakları seni kazıyacak hatırasına.
Kudüs unutmaz çocuk, korkma!
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnını koydum
Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu
Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerim diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi’nin
Unuttu mu bunu acaba herkes
Burak dolanırdı yörelerimde
Mi’raca yol veren hız üssü idim
Bellidir kutsallığım şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim
Hani o günler ki binlerce mü’min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebi’ler yüzü hürmetine
Cevaba erişen dualar vardı
Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü’minde yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde
Götür müslümana selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslâm diyordu
Mehmet Akif İnan
Ve Kudüs Şehri.
Gökte yapılıp yere indirilen şehir.
Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri.
Altında bir krater saklayan şehir.
Kalbime bir ağırlık gibi çöküyor şimdi.
Ne diyor ne diyor Kudüs bana şimdi
Hani Şam´dan bir şamdan getirecektin
Dikecektin Süleyman Peygamberin kabrine
Ruhları aydınlatan bir lâmba
İfriti döndürecek insana:
Söndürecek canavarın gözlerini
İfriti döndürecek insana
Kalbime saklanıyorum, yoruldukça gündemin keşmekeşinden. Zarifoğlu yine alıp götürüyor bizi bir trenle bilmediğimiz yerlere. Dönebilen varsa yolu tarif etsin.
'Sessizlik sır saklamaz' diyor Uriah Heep bir şarkısında.
Sen hangi dağın zirvesisin Süveyda?
1.
son treni de kalktı gecenin
ayrılık vurdu bizi içimizden
ve ben vakitleri kaçırdım adamakıllı
sevdayı baldıran eyledim kendime.
acıyla dolu sessiz bir depremi yaşadım
yıkılan düşlerimde çürüyen yanlarım vardı
yitik ülkenin dağınık coğrafyasında
kanlı bir yürek ve bitkin bir yüz çoğalır.
terkedildim, kıyıya vuran son dalganın vicdanına.
söyle, şimdi nasıl ağlayacağım günbatımları
bir bir ağlamayı öğret bana
kuyulara kapanmış yusuf gibiyim
sarsıla sarsıla ağlamak istiyorum.
2.
nedendir dalgalar çok uzaklara vurdu bizi
payımıza düşen hep ayrılık oldu.
dedim ya, bir gün ağlarken bulacaksın beni
belki de bir trenin köşesinde yapayalnız
kent ardımsıra koşup gelirken, sen
umutsuzca yağmurlara terkedilip gideceksin.
3.
kuşlar konar günahkar saçlarıma
omuzlarıma düşerken ağlamaklı ezgiler söylerler.
istesem de yaşamdan kaçamam ben
kentin tüm bulvarları üstüme yıkılır.
avucumun içinde bir dizi güvercin düşlerim
uçuverdiler hepsi sen gidince birden.
mümkünü yoktu bu duyguyu bastırmanın
bil ki gurbet demek gözlerin demekti.
4.
bir sevdaya kurban edilen
sevdama dair bu son şiirdir.
Ahmet Veske
Beyan Yayınları
‘Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür hanım.’
Şükrü Erbaş
From the publisher's feed

1 Listeners

0 Listeners

1 Listeners

0 Listeners

0 Listeners