Şiir Sever

Şiir Sever

By ŞiirSeverArts
Download on the App Store

Şiir Sever episodes

  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir Gün

    bazı şiirler okunmaz, birine denk gelir. “bir gün” de öyle… insan okurken, uzaklarda bir yerlerde hâlâ güzel şeyler dileyebildiği birini hatırlıyor. bazı dilekler söylenmez, sadece içinden geçirilir. işte bu şiirde de insanın söyleyemediği şeylerin, kelimelere hiç ihtiyaç duymadan anlatılabildiğini hissediyorsun. belki de bazı insanlar, hayatından uzaklaşsa bile bir şiirin içinde kendine yeniden yer buluyor.

    Bir Gün

    Apansız uyanırsan gecenin bir yerindeGözlerin uzun uzun karanlığa dalarsaBir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerindeVe saatler gecikmiş zamanları çalarsaBil ki seni düşünüyorumBir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acilÖrtün karanlıkları masmavi denizlerdeVe dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasılO bütün özlemlerin koyulaştığı yerdeBil ki seni bekliyorumBir sabah gün doğarken aç perdelerini, bakSevinçle balkonuna konuyorsa martılarKendini tadılmamış derin bir hazza bırakDökülsün dudağından en umutlu şarkılarBil ki seni istiyorumGecelerden bir gece uyanırsan apansızUzaklarda elemli, garip bir kuş öterseBir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnızVe bir gün kabrimde bir kara gül biterseBil ki SENİ SEVİYORUM

    -Ümit Yaşar OĞUZCAN


    3 min
  • Atilla İlhan - Böyle Bir Sevmek

    Atilla İlhan'ın bu şiiri, aşkın mutlu tarafını değil, insanı içten içe tüketen ve yalnızlaştıran tarafını anlatıyor. Atilla İlhan'ın en güçlü yaptığı şey de bu zaten; sevdayı bir hayal değil, insanın omzunda taşıdığı bir yük gibi hissettirmek. Okuyunca insanın aklına mutlaka bir kişi düşüyor...


    BÖYLE BİR SEVMEKne kadınlar sevdim zaten yoktularyağmur giyerlerdi sonbaharla birazıcık okşasam sanki çocuktularbıraksam korkudan gözleri sislenirne kadınlar sevdim zaten yoktularböyle bir sevmek görülmemiştirhayır sanmayın ki beni unuttularhâlâ arasıra mektupları gelirgerçek değildiler birer umuttulareski bir şarkı belki bir şiirne kadınlar sevdim zaten yoktularböyle bir sevmek görülmemiştiryalnızlıklarımda elimden tuttularuzak fısıltıları içimi ürpertirsanki gökyüzünde bir buluttularnereye kayboldular şimdi kimbilirne kadınlar sevdim zaten yoktularböyle bir sevmek görülmemiştir

    - ATİLLA İLHAN




    3 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir Gece Ansızın Gelebilirim

    Melankolinin zirve yaptığı, saplantılı bir aşkın manifestosu. İşte Ümit Yaşar Oğuzcan'dan Bir Gece Ansızın Gelebilirim:


    Bu kadar yürekten çağırma beniBir gece ansızın gelebilirimBeni bekliyorsan, uyumamışsanSevinçten kapında ölebilirimBelki de hayata yeni başlarımİçimde küllenen kor alevlenirBakarsın hiç gitmem kölen olurumBelki de seversin beni kimbilirKal dersen, dağlarca severim seniBir deniz olurum ayaklarındaAşk bu özleyiş bu, hiç belli olmazKalbim duruverir dudaklarında.Ya da unuturum kim olduğumuHatırlamam belki adımı bileBelki de çıldırır, deli olurumSana kavuşmanın heycanıyleAşk bu, bilinir mi nereye varırNe durdurur özlemini, seveniBakarsın ansızın gelebilirimBu kadar yürekten çağırma beni.

    -Ümit Yaşar OĞUZCAN

    3 min
  • Atilla İlhan - Bitsin Dedik

    Bu şiir, bir bekleyişin ortasında sıkışıp kalmış bir ruhun, yokluğun derinliklerinde yankılanan sessiz çığlığı gibi. Gecenin rüzgârında savrulan bulutlar, yalnızlığın birer metaforu; her biri uzaklaşırken geride bıraktığı iz, unutulmuş bir aşkın silüeti. Şairin gözleri, artık bir anlam taşımayan bir ufka bakarken, dans eden bir hayal kadar gerçek olmayan bir sevgiliyi izliyor.

    “Sarmaşıklı ev” bir zamanlar güvenin ve huzurun sembolüydü, şimdi ise yalnızca geçmişin hayaleti. “Her akşamki keman” notalarını kaybetmiş; komşunun melodileri susmuş. Şair, bir zamanlar doldurulmuş olan tüm boşlukların şimdi yankılandığı bir sessizlik içinde.

    Ve sen… Neredesin? Bunu sadece şair değil, okuyucu da hissediyor. Sanki bu soruyu hepimiz birine sormuşuz gibi: "Neredesin?" Belki de bir insanın diğerine en içten fısıldadığı cümlelerden biri bu.

    “İşte kalbim, işte şiirlerim,” derken şair, varoluşunun tüm çıplaklığını ortaya seriyor. Artık ne bir maske var ne de bir mesafe. Sevilen kişiye dönük bir özlem var, ama aynı zamanda bir teslimiyet. “Sen gelsen,” diye başlayan her kelime, gerçekleşmeyecek bir ihtimale tutunmanın acısını anlatıyor.

    Rüzgâr, gece ve sonbahar yıldızları arasında bir kalbin kendine bile itiraf edemediği kaybı anlatıyor.

    Son cümle ise insanı darmadağın eden bir kapanış: “Ağlasam.” Çünkü bazen gözyaşları, kelimelerin ifade edemediği duyguların tercümanıdır. Bu şiir, her dizesinde hem bizi hem de kendi yaralarını ağlatıyor.

    -Bitsin Dedik
    bitsin dedik bitmedi beklemek

    İşte gece rüzgarlı gece

    işte bulutlar almış başını gidiyor

    yine bensiz dans edeceksin demek

    müzik sen sahnede sahne rüzgarda

    gözlerin gözlerin uzaklarda

    ben kimim yağmurlar içinde mahzun

    nerde saadetimiz nerde sarmaşıklı ev

    nerde her akşamki kemanı komşumuzun

    ya sen nerdesin nerdesin

    işte rüzgar işte sonbahar yıldızları

    işte kalbim işte şiirlerimsen

    gelsen elini alnıma koysan

    saçlarını öpsem

    ağlasam...


    -Atilla İlhan

    4 min
  • Atilla İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil

    Ayrılık sonrası akla gelip can yakan işte bu şiir!
    Ayrılık Sevdaya Dahil

    açılmış sarmaşık gülleri
    kokularıyla baygın
    en görkemli saatinde yıldız alacasının
    gizli bir yılan gibi yuvalanmış
    içimde keder
    uzak bir telefonda ağlayan
    yağmurlu genç kadın

    rüzgâr
    uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    mor kıvılcımlar geçiyor
    dağınık yalnızlığımdan
    onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    heryerinde vücudumun
    ağır yanık sızıları
    bir yerlere yıldırım düşüyorum
    ayrılığımızı hissettiğim an
    demirler eriyor hırsımdan

    ay ışığına batmış
    karabiber ağaçları
    gümüş tozu
    gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
    yaseminler unutulmuş
    tedirgin gülümser
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte
    herşey onunla ilgili

    telâşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişleyen
    yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sâhili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

    yalnızlık
    hızla alçalan bulutlar
    karanlık bir ağırlık
    hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    su tozları yağıyor üstümüze
    özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    eflatuna çalar puslu lacivert
    bir sis kuşattı ormanı
    karanlık çöktü denize
    yalnızlık
    çakmak taşı gibi sert
    elmas gibi keskin
    ne yanına dönsen bir yerin kesilir
    fenâ kan kaybedersin
    kapını bir çalan olmadı mı hele
    elini bir tutan
    bilekleri bembeyaz kuğu boynu
    parmakları uzun ve ince
    sımsıcak bakışları suç ortağı
    kaçamak gülüşleri gizlice
    yalnızların en büyük sorunu
    tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    bir türlü çözemedikleri bu
    ölü bir gezegenin
    soğuk tenhalığına
    benzemesin diye
    özgürlük mutlaka paylaşılacak
    suç ortağı bir sevgiliyle

    sanmıştık ki ikimiz
    yeryüzünde ancak
    birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki
    tek kişilik bir yalnızlığa bile
    rahatça sığarız
    hiç yanılmamışız
    her an düşüp düşüp
    kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsak da
    hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
    hâlâ kıpkızıl gülümseyen
    -sanki ateşten bir tebessüm-
    zehir zemberek aşkımız

    -Attilâ İlhan, Bir Avuç Kıvılcım, S. 64-69

    5 min
  • Ataol Behramoğlu - Aşk İki Kişiliktir

    Her zaman da doğru olmayan bu şiirdeki önermedeki "aşk" çoğu kez tek kişilik olabilmektedir. Zira karşılıklı olanı epey azdır.

    AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

    Değişir yönü rüzgârınSolar ansızın yapraklar;Şaşırır yolunu denizde gemiBoşuna bir liman arar;Gülüşü bir yabancınınÇalmıştır senden sevdiğini;İçinde biriken zehirSadece kendini öldürecektir;Ölümdür yaşanan tek başına,Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştırGeceler boyu sevişmelerden;Binlerce yıl uzaklardadırBinlerce kez dokunduğun ten;Yazabileceğin şiirlerÇoktan yazılıp bitmiştir;Ölümdür yaşanan tek başına,Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artıkSeni, bildiğin şarkılar,Boşanır keder zincirlerindenSular tersin tersin akar;Bir hançer gibi çeksen de sevginiOnu ancak öldürmeye yarar:Uçarı kuşu sevdanınAlıp başını gitmiştir;Ölümdür yaşanan tek başına,Aşk, iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,Tüketilmiş ve düşmüş gözden;Düşlerinde bir çocuk hıçkırırGece camlara sürtünürken;Çünkü hiçbir kelebekTek başına yaşamaz sevdasını,Severken hiçbir böcekHiçbir kuş yalnız değildir;Ölümdür yaşanan tek başına,Aşk iki kişiliktir.

    - Ataol Behramoğlu (Temmuz 1994)

    4 min
  • Aziz Nesin - Yokluğundaki Sen

    Yine yalnız değilim her zamanki gibi
    Bu Uzakdoğu gecesinde yokluğunlayım
    Aramızda yirmibeşbin kilometre
    Sen kıştasın ben yazdayım
    Sen bir yarısında dünyanın
    Ben öte yarısındayım
    Yine de bırakmıyor ellerimi yokluğun
    Daha da bir gönlümcesin
    Varlığından bin kat güzel
    O yalımsal çıplaklığın yalaz yalaz
    Ve en gizlerden konuşurken ellerin
    İçimden gelmiyor mektup yazmak demeden
    Sevisiyoruz yirmi beşbin kilometreden

    2 min
  • Cemal Süreya - 8:10 Vapuru

    Boğazınıza düğümlenenleri bir çırpıda önünüze seren işte bu şiir bizlere duygulara şu sözlerle tercüman oluyor:

    Sesinde ne var biliyor musun
    Bir bahçenin ortası var
    Mavi ipek kış çiçeği
    Sigara içmek için
    Üst kata çıkıyorsun
    Sesinde ne var biliyor musun
    Uykusuz Türkçe var
    İşinden memnun değilsin
    Bu kenti sevmiyorsun
    Bir adam gazetesini katlar
    Sesinde ne var biliyor musun
    Eski öpüşler var
    Banyonun buzlu camı
    Birkaç gün görünmedin
    Okul şarkıları var
    Sesinde ne var biliyor musun
    Ev dağınıklığı var
    İki de bir elini başına götürüp
    Rüzgarda dağılan yalnızlığını
    Düzeltiyorsun
    Sesinde ne var biliyor musun
    Söylemediğin sözcükler var
    Küçücük şeyler belki
    Ama günün bu saatinde
    Anıt gibi dururlar
    Sesinde ne var biliyor musun
    Söyleyemediğin sözcükler var

    -Cemal Süreya

    3 min
  • Orhan Veli Kanık - Aşk Resmi Geçidi

    Henüz 36 yaşında ölen Orhan Veli'nin, ölümünden sonra bir diş fırçasına sarılı olarak bulunan ve yarım kalmış işte o şiiri:


    Birincisi o incecik, o dal gibi kiz,
    Simdi galiba bir tüccar karisi.
    Ne kadar sismanlamistir kim bilir.
    Ama yinede de görmeyi çok isterim,
    Kolay mi? ilk gözagrisi.

    Ikincisi Münevver Abla, benden büyük

    Yazip yazip bahçesine attigim mektuplari
    Gülmekten katilirdi, okudukça.
    Bense bugünmüs gibi utanirim
    O mektuplari hatirladikça.

    ............................çikar

    ............................durduk mahallede
    ..........................................halde
    ...........................adlarimiz yan yana yazilirdi duvarlara
    .......................................yangin yerlerinde.

    Dördüncüsü azgin bir kadin,

    Açik saçik seyler anlatirdi bana.
    Bir gün de önümde soyunuverdi
    Yillar geçti aradan, unutamadim,
    Kaç defa rüyama girdi.

    Besinciyi geçip altinciya geldim

    Onun adi da Nurünnisa.
    Ah güzelim
    Ah esmerim
    Ah
    Canimin içi Nurünnisa.

    Yedincisi Aliye, kibar bir kadin

    Ama ben pek varamadim tadina,
    Bütün kibar kadinlar gibi,
    Küpe fiyatina, kürk fiyatina.

    Sekizincisi de o bokun soyu:

    Sen elin karisinda namus ara,
    Kendinde arandi mi, küplere bin.
    Üstelik kendinde de
    Yalanin düzenin bini bir para.

    Ayten'di dokuzuncunun adi,

    Barlarda göbek atar
    Is baisnda sunun bunun esiri,
    Ama bardan çikti mi,
    Kiminle isterse onunla yatar.

    Onuncusu akilli çikti

    Birakti gitti beni.
    Ama haksiz da degildi hani,
    Sevismek zenginlerin harciymis
    Issizlerin harciymis.
    Iki gönül bir olunca
    Samanlik seyranmis ama,
    Iki çiplak da - olsa olsa -
    Bir hamama yakisirmis.

    Isine bagli bir kadindi on birinci.

    Hos, olmasin da ne yapsin?
    Bir zalimin yaninda gündelikçi;
    Adi Luksandra
    Gece odama gelir,
    Sabaha kadar kalir.
    Konyak içer, sarhos olur,
    Sabahi da, isbasi yapardi safakla....

    Gelelim sonuncuya.

    Ona baglandigim kadar
    Hiçbirine baglanmadim.
    Sade kadin degil, insan.
    Ne kibarlik budalasi,
    Ne malda, mülkte gözü var.
    Esit olsak, der,
    Hür olsak, der.
    Insanlari sevmesini de bilir,
    Yasamayi sevdigi kadar.
    -Orhan Veli Kanık

    4 min
  • İlhan Berk - Ne Böyle Sevdalar Gördüm Ne Böyle Ayrılıklar

    Onu düşünmenin etkilerini İlhan Berk şu dizelerle bizlere aktarmış:   

    Ne zaman seni düşünsem 

    Bir ceylan su içmeye iner 

    Çayırları büyürken görürüm.  

    Her akşam seninle 

    Yeşil bir zeytin tanesi 

    Bir parça mavi deniz 

    Alır beni.  

    Seni düşündükçe 

    Gül dikiyorum elimin değdiği yere 

    Atlara su veriyorum 

    Daha bir seviyorum dağları.  

    - İlhan Berk "Eşik 1947-1975 (Toplu Şiirler I)" Yapı Kredi Yayınları 1999.

    2 min

About Şiir Sever

From the publisher's feed

Eşsiz ve can alıcı şiirler hayat buluyor.

More shows like Şiir Sever

Derinden Sesler by Podbee Media

Derinden Sesler

0 Listeners