Şiir Sever

Şiir Sever

By ŞiirSeverArts
Download on the App Store

Şiir Sever episodes

  • Bedri Rahmi Eyüboğlu - Çakıl

    Çakıl gibi soğuk bir taştan mükemmel sıcaklıkta bir aşk, özlem şiiridir Çakıl...

    Seni düşünürken

    Bir çakıl taşı ısınır içimde

    Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar

    Bir gelincik açılır ansızın

    Bir gelincik sinsi sinsi kanar

    Seni düşünürken

    Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır

    Deliler gibi dönmeğe başlar

    Döndükçe yumak yumak çözülür

    Çözüldükçe ufalır küçülür

    Çekirdeği henüz süt bağlamış

    Masmavi bir erik kesilir ağzımda

    Dokundukça yanar dudaklarım

    Seni düşünürken

    Bir çakıl taşı ısınır içimde.

    - Bedri Rahmi Eyüboğlu (Dol Karabakır Dol, s. 173)

    2 min
  • Nazım Hikmet - Seni Düşünmek
    Uzaktan aşkı ve özlemi en çarpıcı dille anlatan Nazım şiiri, Seni Düşünmek...
    Seni düşünmek güzel şey,
    ümitli şey,
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil,
    şarkı söylemek istiyorum...
    -Nâzım Hikmet, Bütün Şiirleri,  S. 623.
    2 min
  • Behçet Necatigil - Akşam

    Özlemin ansızın gelişini, içimizde çıkardığı o büyük yangını ve insanın çaresizliğini en iyi anlatan şiirlerdendir "akşam".   


    Birden hatırlarsın,

    O da seni - - birden bazan:

    Nerde, ne yapar şimdi

    Parlar bir özlem anılar arasından.

    Bu akşam ne garip sözcük

    Sanki ilk duydum, yadırgıyorum:

    Akşam. Bilmem bulur muyum Yollara baksam?

    Söner yangın birazdan Yatışır özlem.

    Bir gün karşılaşırız

    Bir gün, bir yarım akşam.

    - Behçet Necatigil / Varlık, 838, Temmuz 1977


    2 min
  • Ümit Yaşar Oğuzcan - Her Gün Seninle
    Her gün seninle şiiri, haz veren romantiklik, duygusallıkla ve melankoliyle; duygu beslenilene karşı iç dökülen Ümit Yaşar Oğuzcan şiiridir.
    -Her Gün Seninle-
    Güzel olan
    Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
    Erimek yarını olmayan zamanlarda
    Durdurmak bir yerde bütün saatleri
    Bütün kuralları kırıp parçalamak
    Sonra varmak o yerlere
    Mevsimlere dur demek
    Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
    Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
    Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
    Delicesine içmek
    Ve unutabilmek her şeyi ansızın
    Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
    Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
    Güzel olan
    Sevmek seni Tanrılar gibi
    Seninle Tanrılaşmak...
    Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin
    Ne bu şehir kalacak
    Ne bu duygusuz sürü
    Bu korkunç kalabalık
    Her vapur seni getirecek bana
    Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
    Kapılar sana açılacak
    Senin için söylenecek şarkılar
    Şiirler senin için yazılacak
    Her evde bir resmin
    Her meydanda bir heykelin olacak
    Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
    Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
    Kopup ötelerden, ötelerden
    Yalnız bana geleceksin
    Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin.
    Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
    Sende buldum erişilmez hazları
    Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
    Duyguların en ölmezini sende duydum
    Susuzluğum dudaklarında dindi
    Yalnızlığım ellerinde
    Çoğu gün unuttum açlığımı
    Sende doydum...
    İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
    Anladım yaşadığımı her nefes alışta
    Seninle geçtim bütün zamanlardan
    Seninle var oldum
    Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta.
    Boynunda bir yer vardır, ben bilirim
    Ne zaman oradan öpsem,
    Değişir gözlerinin rengi
    Yanar dudakların, terler avuçların
    Dökülür kapkara aydınlık gibi
    Omuzlarına saçların
    Gitgide artar kalbinin vuruşları
    Bir musiki halinde dünyamı doldurur
    Ansızın bütün sesler kesilir
    Zaman durur
    Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde
    Her gün seninle yeniden var oluruz
    Eriyip kaybolduğumuz yerde...
    Sesini duymadığım gün
    Yaşanmış değil
    Açan çiçek değil
    Öten kuş değil
    Yüzünü görmediğim gün
    İçimde yıldızlar sönük
    Güneşler güneş değil
    Seni sevmediğim gün
    Seni anmadığım gün
    Olacak iş değil...
    Her günüm seninle geçsin
    O güneşe en yakın
    Kimsenin varamayacağı bir dağ başında
    Uçsuz bucaksız uzak denizlerde
    İnsan ayağı değmemiş ormanlarda
    Uzaklarda, en uzaklarda
    O gemilerin uğramadığı limanlarda
    Işığım ol, alınyazım ol benim
    Vatanım ol, evim ol
    Yeter ki bir ömür boyu benim ol
    Her günüm seninle geçsin...
    -Ümit Yaşar Oğuzcan
    5 min
  • Nazım Hikmet - Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni

    Biraz üzmekle beraber, insana bir parça ümit vermeyi de unutmaz bu şiir. İçten etkileyen Nazım Hikmet şiirlerinden,

    Ne güzel şey hatırlamak seni...
     


    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    ölüm ve zafer haberleri içinden,
    hapiste
    ve yaşım kırkı geçmiş iken...
     
    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
    ve saçlarında
    vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
    İçimde ikinci bir insan gibidir
    seni sevmek saadeti...
    Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,
    güneşli bir rahatlık
    ve etin daveti:
    kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
    sıcak koyu bir karanlık...

    Ne güzel şey hatırlamak seni,
    yazamak sana dair,
    hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
    filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
    kendisi değil
    edasındaki dünya...

    Ne güzel şey hatırlamak seni.
    Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:
    bir çekmece
    bir yüzük,
    ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
    Ve hemen
    fırlayarak yerimden  
    penceremde demirlere yapışarak
    hürriyetin sütbeyaz maviliğine
    sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

    Ne güzel şey hatırlamak seni:
    ölüm ve zafer haberleri içinde,
    hapiste
    ve yaşım kırkı geçmiş iken...

    -Nazım Hikmet

    3 min
  • Nazım Hikmet - Tahirle Zühre Meselesi

    Tahirle Zühre Meselesi şiiri, acı gerçekleri çok açık şekilde anlatan ve anonim bir halk hikayesine atıfta bulunan Nazım şiiridir. 

    Şiirin Sözleri

    ahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
    yani yürekte.

    Meselâ bir barikatta dövüşerek
    meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
    meselâ denerken damarlarında bir serumu
                                ölmek ayıp olur mu?
     
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
     
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. 

    3 min
  • Dylan Thomas - Do Not Go Gente Into That Good Night

    Dylan Thomas'ın ölmek üzere olan babası için onu yiyip bitiren hastalığa karşı güçlü olup hayata tutunmasını ve savaşmaktan vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen ve bunu hüzünlü bir şekilde aktaran şiirdir. Günümüzde geniş çapta etki bırakmıştır. Üzerine en fazla araştırma yapılan en çok okunan şiirler arasında yer almaktadır. Michael Caine'den Anthony Hopkins'e Jonathan Pryce'den Tom Hiddleston'a kadar pek çok sanatçının okuduğu ve çok çok derin anlamlar besleyen bir şiirdir. Bu derece anlamlı ve ağır şiiri elimden geldiğince yorumlamaya çalıştım. İyi dinlemeler.

    Şiirin Sözleri

    Do not go gentle into that good night,

    Old age should burn and rave at close of day;

    Rage, rage against the dying of the light.

    Though wise men at their end know dark is right,

    Because their words had forked no lightning they

    Do not go gentle into that good night.

    Good men, the last wave by, crying how bright

    Their frail deeds might have danced in a green bay,

    Rage, rage against the dying of the light.

    Wild men who caught and sang the sun in flight,

    And learn, too late, they grieved it on its way,

    Do not go gentle into that good night.

    Grave men, near death, who see with blinding sight

    Blind eyes could blaze like meteors and be gay,

    Rage, rage against the dying of the light.

    And you, my father, there on the sad height,

    Curse, bless, me now with your fierce tears, I pray.

    Do not go gentle into that good night.

    Rage, rage against the dying of the light.

    Türkçe Çevirisi

    Gitme o güzel geceye usulca

    İhtiyarlık yanmalı ve susmalı günün bitiminde;

    Öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.

    Sona gelmiş akıllı adamlar karanlıktan emin olmalarına rağmen ,

    Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar

    Gitmezler o güzel geceye usulca.

    İyi insanlar, son defa çarparlar kıyıya, öylesine yürekten bağırarak

    Faydasız uğraşları yeşil bir koyda dans ediyor olsa da,

    Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümü karşısında.

    Ve  onun yolunda yas tuttuklarını çok geç öğrenen,

    Güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,

    Gitmezler o güzel geceye usulca.

    Kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip şenlenebildiğini

    Körleştiren bir görme gücüyle gören ölümün kıyısındaki kasvetli adamlar

    Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümü karşısında.

    Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada

    Yalvarırım, şimdi lanetle ya da kutsa beni kızgın göz yaşlarınla.

    Gitme o güzel geceye usulca.

    Öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.

    3 min
  • Dylan Thomas - Do Not Go Gente İnto That Good Night

    Dylan Thomas'ın ölmek üzere olan babası için onu yiyip bitiren hastalığa karşı güçlü olup hayata tutunmasını ve savaşmaktan vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen ve bunu hüzünlü bir şekilde aktaran şiirdir. Günümüzde geniş çapta etki bırakmıştır. Üzerine en fazla araştırma yapılan en çok okunan şiirler arasında yer almaktadır. Michael Caine'den Anthony Hopkins'e Jonathan Pryce'den Tom Hiddleston'a kadar pek çok sanatçının okuduğu ve çok çok derin anlamlar besleyen bir şiirdir. Bu derece anlamlı ve ağır şiiri elimden geldiğince yorumlamaya çalıştım. İyi dinlemeler.

    Şiirin Sözleri

    Do not go gentle into that good night,

    Old age should burn and rave at close of day;
    Rage, rage against the dying of the light.

    Though wise men at their end know dark is right,
    Because their words had forked no lightning they
    Do not go gentle into that good night.

    Good men, the last wave by, crying how bright
    Their frail deeds might have danced in a green bay,
    Rage, rage against the dying of the light.

    Wild men who caught and sang the sun in flight,
    And learn, too late, they grieved it on its way,
    Do not go gentle into that good night.

    Grave men, near death, who see with blinding sight
    Blind eyes could blaze like meteors and be gay,
    Rage, rage against the dying of the light.

    And you, my father, there on the sad height,
    Curse, bless, me now with your fierce tears, I pray.
    Do not go gentle into that good night.
    Rage, rage against the dying of the light. 

    Türkçe Çevirisi 

    Gitme o güzel geceye kibarlıkla

    İhtiyarlık yanmalı ve söylenmeli gün kapandığında;
    Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.

    Akıllı adamlar, bilmelerine rağmen karanlığa gömüleceklerini sonunda,
    Sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
    Gitmezler o güzel geceye kibarlıkla.

    İyi insanlar, son defa ellerini sallarlar, öylesine ateşli bağırarak.
    Faydasız işleri, yeşil bir koyda dans ediyor olabilir ama onlar da,
    Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.

    Güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
    Ve öğrenen, çok geç, yas tuttuklarını onun yolunda,
    Gitmezler o güzel geceye kibarlıkla.

    Kör gözlerin gök taşı gibi alevlenip ve şenlenmesini
    Kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da
    Öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.

    Ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
    Yalvarırım, lanetle ve kutsa beni şimdi acımasız göz yaşlarınla.
    Ama gitme o güzel geceye kibarlıkla.
    Öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.

    3 min
  • Necip Fazıl Kısakürek - Beklenen

    Necip Fazıl'ın imkansız bir bekleyişini iki dörtlükle anlattığı bu vurucu şiir yayında.


    BEKLENEN  
    Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar.
    Ne de şeytan, bir günahı,
    Seni beklediğim kadar.


    Geçti istemem gelmeni,
    Yokluğunda buldum seni;
    Bırak vehmimde gölgeni
    Gelme, artık neye yarar?

    2 min
  • Orhan Veli Kanık - Anlatamıyorum (Moro Romantico)

    Orhan Veli'nin mısralarında yalnızlığını anlattığı ve sesini duyurmaya çalıştığı şiir: Anlatamıyorum.


    Ağlasam sesimi duyar mısınız,   
    Mısralarımda;  
    Dokunabilir misiniz,  
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?   

    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.

    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım,
    duyuyorum;
    Anlatamıyorum.   

    2 min

About Şiir Sever

From the publisher's feed

Eşsiz ve can alıcı şiirler hayat buluyor.

More shows like Şiir Sever

Derinden Sesler by Podbee Media

Derinden Sesler

0 Listeners