Hızla gelişecek kalbimiz,
Sürgünlerin umutsuzluğunda
Kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar
Farksız çarpanların umutsuzluğunda,
Ve köprü başlarının umutsuzluğunda,
Ve köprü başlarının umudunda.
Sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara
Temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda,
Ve eski dağlarda, eski dağlarda kış
Kovalarken ülkesini, hızla gelişecek kalbimiz.
Kendi öz hüznümüzün öz tarlasında,
Bozkır dayanıklılığımızın tarlasında,
Ellerimiz ayaklarımız arasında
Ve kimsenin bölemediği şarkıyı
Güllerin, buğdayların ve acının şarkısını
Bir haziran uygulayacak sesimize.
Sütçünün sesiyle birlikte,
Erkenci işçilerin sesiyle birlikte,
Şoförün sesiyle birlikte,
Sabaha başlamış sarhoşların sesiyle birlikte,
Yaman sarhoşların sesiyle birlikte,
Ve yeni uyanışların ve yeni doğmuşların
Ve herkesin sesleriyle birlikte bir haziran uygulayacak
Ve kalbimiz hızla gelişecek.
Yıkıntılara karışan eski bir bahar,
Büyük olmaya elverişli bir bahar,
Ve her şeye rağmen insanlara göre bir bahar
Yahut suların kana kestiği bir bahar.
Hızla gelişecek kalbimiz,
Bir odada, en olagel bir odada
En sade, en insanca bir odada
Bir kadınla bir erkeğin olduğu bir odada
Bir kadın bir erkeğin, bir kadınla bir erkek olduğu
Ellerin ve omuz başlarının birbirini bulduğu.
Birden gerçekliğini algılayarak,
Saat çalınca ve görünce güneşi
Birden vazgeçilmezliğini algılayarak
Önemli ve gerekli buluşunu,
Kendini birden hatırlayarak
Ve ölüme kalbimiz hızla gelişecek
Çağımıza pek uygun bir hızla gelişecek kalbimiz
Yerin ve göğün alt edilmez bir dirilikte olduğu
Tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz.
Kalbimiz hızla gelişecek.