Bir ayak sesi duymayayım,
Kapıya koşuyorum gelen sen misin diye
Bir sarı saç görmeyeyim, yüreğim burkuluyor
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam, gözlerinin binlercesini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme, Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer...
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün, Seni beklediğim içindir
Senin aydınlığın yetişir bana,
Ben bu karanlığı seviyorum,
Bu yalnızlığı, bu geceleri
Karanlıklar benim için yaratıldı
Sen olmasan B'ler C'ler D'ler olmazdı
Bu yeşil denizler olmazdı
Z'ye kadar yürüdüm bir akşam
Allı morlu ağaçlar gördüm
Akça pakça kadınlar gördüm
Senin aydınlığın yetişir bana
Yum gözlerini, üç kadar say
Bütün akları kara yapacağım
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada
Ve şu saat, geldiğin anda durabilir sevincinden
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Sevinçten kapında ölebilirim
Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Belki de seversin beni, kim bilir
Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu, özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.
Ya da unuturum kim olduğumu,
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.
Bir çocuk doğmayı bekler,
Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
Yalnız bir kadın sevilmeyi
Ve düşün ki bir adam, İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa,
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde,
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa,
Bir vapur yanaşırsa, rıhtımına bin
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde,
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde, Bil ki seni bekliyorum
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak...
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar,
Gecelerden bir gece uyanırsın,
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız,
Ve bir gün bir sarı çiçek biterse,
Sen gelinceye kadar, pencerem kapalı duracak rüzgar gelmesin diye,
Artık perdeleri açmayacağım gün ışığı girmesin diye
Sonra kahrolacağım bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
Ve günlerce, gecelerce haykıracağım
Nerdesin diye, nerdesin diye...
Bir gün bu kapıdan sen gireceksin,
Er geç bu bekleyişin bir sonu gelecek
Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup çocuklar gibi sevineceğim
Kalkıp sarılacağım ellerine,