Son umutla sana sarılıyorum. Dünya nereye giderse gitsin, bir tek sen kaldın bu kentte.
Burası içimi kanatarak hızlanan bir kent.
Boşluğum kendi kendine alıştı. İçimde gördüğüm, yaşadığım her şeyi, yeniden hayata yansıtma hırsı, yerini dinginliğe ve sadeliğe bırakmıştı…
Kendine neden bu kadar eziyet ediyorsun, diyor yanımdaki arkadaşım.
Şimdi geçmişe bakıp bunu söylemek kolay tabii.
Hani yüzlerce sorunla karşılaşmış, hepsini halletmişsindir.
Hani tam her şey yoluna girdi artık iyi olacağım demişsindir de, sokakta bir köpeğin acı acı havlaması canını yakmıştır.
Hatrı sayılır bir yangındır bu.
Hani canın çok yanmıştır, birisi seni anlasın istersin,
Acına ortak olmasa da, dinlesin,
En azından dinliyormuş gibi yapsın istersin.
Anlaşılmak istersin ya hani, hüngür hüngür ağlayarak anlatırsın da seni anlamaz.
Kimi sevsem tıpkı hayat gibidir...
İstenmeden de olsa çok acımasız,
Ben ne kadar hazırsam bütünlüğe ve tamamlanmışlığa ,
O, o kadar umursamazdır ki eksikliğine.
O, o kadar aldırmazdır ki, çekiciliğinin ardındaki boşluklarına...
Neden konuşacak kimsem yoktu?
Neden herkes gibi benim de yakın arkadaşım yoktu?
Bir suyu içiyorum günlerdir.
Sana susuz kalmış balıklar getiriyorum avuçlarımda.
Fabrikaların simsiyah, kimyasal suları karışıyor sulara.
Sana ölü kuşlar getiriyorum.
Dizlerimin üzerine çöküp kendimi sana adamak istiyorum.
Oysa sadece can çekişen ölü harfler bırakıyorum sana..
Sana susuz balıklar getiriyorum ne olur, dirilt onları..
Sana kurşunlarla vurulmuş kuşlar getiriyorum, ne olur can ver onlara.
Avuçlarına ölü harfler bırakıyorum ne olur onlara soluk kat...
Şehirlerce uzağından sevdim.
Şiirlerce yakınından sevdim.
Dünya üzerinde, sanki ilk kez benim için kalemi eline alıp yazdığın mektuplarca sevdim.
Beklentisizce, hayallerce sevdim uzağından.
Bu mühim değil. Kimseye kendini sevdiremezsin.
İnsanlar: Şanslı olanlar ve şanssız olanlar diye ayrılır.
Kendimi şanssızlardan sayar, yaşamaya devam ederim.
Bu önemli değil. Zaten beni kimler sevmedi...Saymaya vaktim yok.
İnsanlar: Mutlu olanlar ve mutsuz olanlar diye ayrılır. Kendimi mutsuzların içine katar, devam ederim.
İnsanlar: Aşık olanlar ve aşık olunanlar diye ayrılır. Kendimi aşık olanların en aptalı ilan eder, devam ederim.
Beni seviyormuş gibi yaptın...
Bu kabullenilemez ve katlanılamaz.
Bunun ağrısı dinmez, bunu kırgınlığı unutulmaz.
Sevilmiyor olmanın çaresizliğinden sağ çıkar da herkes, sevildim sanmanın düşüşünden kurtulamaz.
Beni yaralarsan, kanamaz mıyım?
Beni gıdıklarsan, gülmez miyim?
Beni zehirlersen, ölmez miyim?
Kaç kez inandığımı bilmiyorsun
Kaç kez affettiğimi bilmiyorsun
Seni sevmekten başka bir yapamam
Sana tembelliği öğretceğim
Sana bir incir yaprağına bakmasını öğreteceğim
Kendi avuçlarının içinde seyehati,
Ve gökyüzünün her yerde mavi olduğunu öğreteceğim
Sana uzak memleketlerden bahsedenlerin dili tutulsun
Aradığın benden başkası değil