
Sign up to save your podcasts
Or


Güzel giden bir ilişkinin çatırdama sesleri geliyor kulağına. Ne yapsan yanlış bir şey
yapıyor kızdırıyorsun karşındakini. Baştaki güzel ve anlayışlı iklim olmadığından nerde
aksaklık var anlayamadığını gibi nasıl düzelteceğine dair bir fikrin de yok. Her şey kötüye
gidiyor sanki ve sen gitgide kendinle ilgili daha az şeyden emin olabiliyorsun. Başlarda ona iyi
geldiğini söyleyen; fedakârlığını ve merhametini öven; düşünceli olduğun için içi rahat
olduğunu söyleyen partnerin, belki de iş arkadaşın, amirin, ebeveynin ya da kardeşinin
cümleleri değişmeye başlıyor. “Anlayışsızsın sen, kendinden başka kimseyi düşünmüyorsun,
kötü niyetlisin, bencilsin. Tüm evrenin merkezinde sen ol istiyorsun. Dünya senin etrafında
dönmüyor haberin olsun”. Daha bunlara anlam verememişken o müthiş cümle geliyor:
“Narsistsin sen”. Emin olamadığın bir cümle daha. Sonrasında arama motoruna girilen
“Narsist olduğumu nasıl anlarım?” cümlesi ve bilgisayar başında geçen saatler. Yetmez gibi
seni tanıdığına inandığın insanlara sormalar ama cevaplarla tatmin olamamalar. Bir şey
düzelecekse ve düzeltebileceksen düzeltmek istiyorsun çünkü. Sarsıntılı kimlik şüphesine
neden olan tuzak bir soru bugünkü konumuz haydi konuşalım…
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
“İlişkide bağlanmak mı? Ne ilişkisi ne bağlanması? Adına ilişki diyen ya da bağlanan
mı kaldı? Sen biraz gereksiz taleplerde bulunuyor olabilir misin?”. Problem sende gibi
davranılıyor değil mi konu açılınca? Biz ne yapacağız bu bağlanma problemi olan insanlarla?
Öldü mü ilişki? Duygu dünyamız eşrafının önde gelenlerinden “ilişki” vefat etmiştir, merhuma
rahmet muhataplarına sabır dileriz mi diyeceğiz? İlişkiler evreninin derin uçurumlarına doğru
gidelim sevgili dinleyen. “ Bağlanma korkusu günümüz ilişkileri için artık standart donanım
mıdır?” Tekrardan arınmış ancak içimizin seslerini duyarak ve yeniçağın çağırısı ile haydi
konuşalım…
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Eğitim hayatında ne istediğine bakamadan sana gösterilen hedefler için çabaladın. İyi evlat,
başarılı öğrenci olayım derken bir türlü tam istenen gibi olamadın. İyi gün kötü gün demeden
arkadaşlarının yanına koştun ama yanlarında olamadığın ilk anda sana darıldılar. Evlendin isteklere
yetişmeye çalıştın eksik kaldın. Sabahlara dek çalıştın, delicesine emek sarf ettin üstlerin hala mutlu
değil. Koştun, çabaladın, yoruldun da nefes almak için durduğun an şikâyetler, şikâyetler... Herkesi
memnun etmeye çalışırken memnun olmak için çırpınan iç sesini duyamayanlar bugünkü konumuz
haydi konuşalım…
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Zaman zaman kendini gökkuşağı içinde renk taklidi yapan bir gölge gibi hissediyorsun. Yoğun bir kalabalık etrafından akarken kamera bir tek seni siyah beyaz çeker gibi yalnız başınasın o sahne içinde. İşte, her hangi bir mekânda, bir dost meclisi ya da aile toplantısında yüzler ve cümleler akıyor sen dâhil olamıyor gibisin. Dışarıdan fark edildiğinde ise sıklıkla saklanma ve geçiştirme çabası içinde buluyorsun kendini. Sosyal medyada, iş yemeklerinde, aile kütüğünde çoklu sayılarla oldukça kalabalık bir güruhun içinde ama içsel olarak hissettiğin yalnızlığınla her şeyin dışında gibisin. Sayılar verilere baksan çevren “çok” ama sen tek! “Benim burada ne işim var?” dedirtiyor sana. Sen gibi hisseden çok fazla insan olmalı ki yılın kelimesi kategorisinde milyonlarca oy “kalabalık yalnızlık” söz öbeğine gitti. Sayılara inat “siz hepiniz, ben tek” diye iç isyanlarını bastırmaya çalışanlar bugünkü konumuz haydi konuşalım.
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Takdir görecek bir şey yaptıysan şans eseri doğru zamanda doğru yerde olduğun
içindir. Bakacak olursan senden daha iyi bir sürü öğrenci / akademisyen/ çalışan var, çok da
üzerinde durulmamalı. Hatta belki de bu kazandığın mertebe ile hak yiyorsundur da vicdan
azabı çekersin. Çevrene sürekli “Beni seçtiniz ama neden? İyi gidiyorum değil mi?” gibi
sorular sorarsın. Kesin bir yanlış anlaşılma var, ne kadar yetersiz olduğumu görüp beni kapı
önüne koyacaklar gibi düşüncelerle kendini sahtekar gibi hissedersin. İşine, projene, okuluna
hatta ailene bile layık biri değilsindir. Olduğun yerde olmaman gerekir gibi gelir sana. Hasbel
kader bir şekilde bugüne gelmişsindir ama kesin, bu sefer kesin, bir sonraki adımda
çuvallayacaksındır ve dünya senin gerçek yüzünü görecektir. Tanıdık mı bu senin için? o
zaman sen de inanmamakta ısrar ettiğin kapasiten ve başarınla İmposter Sendromundan
mustaripsin sevgili dinleyen. Haydi konuşalım…
Ümran.
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
Hedeften hedefe koşarken hep bir “yetişememe” hissi. Sanki sıranın önü sana yasak;
çevrendekiler hep senden önce. Ne yaptıysan olmadı, sen hep geç kaldın. Lisede o okula
gidemedin, üniversite beriki gibi çift ana dal yapamadın. Herkes iyi bir şirkette başladı sen
başlayamadın ya da atanamadın. Meslekte ilerlerken çevrendekiler fırsatlar yakaladı sen
yakalayamadın. Dilini geliştiremedin, müzik aleti çalmaya vaktin olamadı ya da yeterince
seyahat edemedin. Evlenemedin ya da onlar kadar iyisini bulamadın. Şimdi ne hedefler var
önünde ne hedefler ama asla asıl hedefi zamanında yakalayamadın. İçinin tüm kaleleri zapt
edilmiş; kıyısına yanaşacağın hedeflerin tüm tersanelerine senden önce girilmiş, geç kala kala
mücadele edecek tüm orduların dağıtılmış ve zihninin her köşesi yetişemediklerinle bilfiil
işgal edilmiş gibi hissedip muhtaç olduğun kudreti arıyorsun. Yok, yahu sana saydırmıyorum!
Sen kendine saydırıyorsun. Hem de yıllardır, her daim, her fırsatta da neden? “Geç kalmışlık
hissi” ile mücadele edenler bugünkü konumuz haydi konuşalım…
Ümran.
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
“Çıldırmamanın meziyet sayıldığı bir dünyada yaşıyoruz” cümlesini duydum geçende. “Zor
günlerden geçtiğimiz bu günlerde” diye devam ediyordu. Nasıl da korku ve kaygı fısıldayan söylemler
bunlar. Yaşadığın her şeyin herkes tarafından yaşanan normal bir şey olduğunu söylediği gibi şikâyet
edersen “zaten her şey zor” diyerek alttan alta bir susturucu görevi de içeriyor. Derdini de
anlatamayacaksın yani.
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
İşten yana sıkıntı yaşamıyorsun ya da en zorlandığın sene olmasına rağmen notların iyi.
Beklemediğin halde maddi açıdan iyi gidiyorsun ve projelerin önü açılıyor. Arkadaşların ve ailenle bir
sorunun yok ve böyle giderse planladığın şeyler aksamayacak “ama”. Ahh o kocaman “AMA” lar,
bırakmıyor peşini. Neden bir türlü ikna olamıyorsun mutlu olduğuna? Sanki mutluluk sana haram gibi.
Literatüre gölge olarak girip araştırmalardan galip olarak çıkan bir konu bugünkü konumuz: Mutlu olma
korkusu: namı değer Çerofobi.
Haydi konuşalım….
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices
From the publisher's feed