Mesleğe yeni atanan 1236 hakim ve savcı için sarayda düzenlenen tören, yargı bağımsızlığı açısından çok tartışılması gereken bir konu. FETÖ yapılanmasının en ağır yaşandığı hukuk alanında artık her adım daha da dikkatle atılmak zorundayken bu kez bir de yargının iktidar karşısında 'alkışlayan ve ayağa kalkan' görünüm sergilemesi doğru değil.
Ayrışmanın her alanda net olarak görüldüğü bugünlerde artık kanun gereği eşit hizmet sunmakla sunmakla görevli olan kurumlar da topa girmeye başladı. Ne yapmalı o zaman?
Çiftlik Bank olayı, basit bir dolandırıcılık örneği olmanın çok ötesinde anlamlar taşımıyor. Çünkü; Sülün Osman'dan başlayarak bütün dolandırıcılar ne yaptıysa aynı metodu -tamam, teknolojiyi de bolca kullanarak- yapıyor. İnsanın içindeki kötüyü tahrik emek için kutsallarını kışkırtan bir yol izliyor o da...
Meclisten gece yarısı operasyonuyla geçirilen ittifak düzenlemesi, adil seçimlerin artık yapılamayacağı inancını kuvvetlendirdi. Bundan sonra ne yapılması gerektiğine yönelik tartışmalar sürerken boykot önerisi de gündemde. Gelin biz de bu sabah bu konuda biraz beyin fırtınası yapalım.
Bölünmüşlüğümüzde bu kez geldiğimiz nokta taksi tartışması ve ne yazık ki her şeyde olduğu gibi burada da mevzu 'yerli ve milli' olmakla değerlendiriliyor. Ne serbest piyasa konuşuluyor, ne özgür rekabet ortamı ne de doğru vergilendirme...