Ahmet Şık ve Murat Sabuncu'nun tahliyesi kuşkusuz geçen haftanın en mutluluk verici gelişmesiydi. Yine de 'Niye 1.5 yıl içeride kaldılar?' sorusu unutulmamalı ama...
Erdoğan'ın dün söylediği "İslamın güncellenmesi gerek" sözü üzerinde mutlaka tartışılması gerek. Başka biri söyleseydi başına neler gelirdi bilinmez ama daha önemlisi Erdoğan böyle bir değerlendirme yapmaya neden ihtiyaç duydu?
Bugün o kadar çok duyacağız ki kadın sözünü... Sanki diğer günlerde çok anarmış gibi, sanki diğer günlerde sokak ortasında canına kıyılmasını önemsermiş gibi sürekli kadınlardan konuşacak tonla erkek (!) Ne günü ne de kadını anlamış olarak...
Son günlerin en popüler siyasi lideri Temel Karamollaoğlu kuşkusuz. Üstelik öyle bir anlatılıyor ki medyada; demokrasinin özü, milli birliğin temel taşı, aydınlık yarınların müjdecisi...
Oysa ortada unutulmaması gereken net bir gerçek var: Türkiye'de insanların tercihi dindarlıkla ılımlı dindarlık arasına sıkıştırılmaya çalışılıyor.
İktidara yakın olmak her şeyin ölçüsüyken, bunun belki de yaşamda torpil kaldırmayacak tek alana yani sanata yansıması tuhaflıkların doruğuna çıkardı hepimizi. Artık sanatın da kayyumu var...