Siyasetin günlük söylemlerin içine hapsolduğu ülkemizde geleceğe ilişkin iyimserlik sadece 'daha iyi bir yaşam' gibi altı boş kavramlara takılıp kalıyor. Gelin bu sabah zor bir soru soralım ve yanıtını arayalım birlikte: Toplumun gerçekten 'iyi yaşam' sözüyle kastettiği 'herkes için iyi bir yaşam' mı yoksa günü kendi açısından kurtarma özlemi mi?
AKP'nin kurucularından ve gözden düşene kadar en etkin isimlerinden biri olan Bülent Arınç'ın "80 milyonluk kitlede 80 kişi hariç herkes Gülen’e sempati duymuştur" sözü ileride Türkiye'nin bugünleri dürüstçe yazılırken en önemli başlıklardan biri olacak. Çünkü; Cemaatle kol kola yürürken yaşananları unutturabilmek için hatayı herkese mal etmenin bu kadar pervasızca ifade edilmiş başka bir örneği yok!
Dün Soçi'de yapılan Suriye konulu toplantı, medyada bugün atılan büyük zafer çığlıklarına rağmen tek bir şeye işaret ediyor: Artık Ortadoğu bölgesinin tek karar vericisi Rusya'dır. Gelin konuşalım.
Cumhuriyet gazetesi internet sitesi genel yayın yönetmeni Oğuz Güven'e, sadece 52 saniye yayında kalan ve ardından düzeltilen bir manşet nedeniyle verilen hapis cezası ülkede yok olmaya yüz tutam medya özgürlüğünün göstergesi ama yalnızca bu kadar değil.
Ağzından çıkan yüzlerce aşağılayıcı söze rağmen düne kadar toz kondurulmayan yandaş medya figürlerinin bir anda gözden düşmesi ve kovulması, üzerinde ciddi şekilde tartışılmayı hak ediyor. Çünkü; Başkanlık gerekçesiyle ilk kez 'evde zor tutulan kitle' dışındakilere de ihtiyaç var ve bu tasfiyenin devamı da şaşırtıcı olmayacak...