Hukuksuzluğun yeni adı damatlık oldu ülkede... Üstelik bu öyle bir statü ki damat üzerinden yapılan tartışmalar, asıl konuşulması gerekenden yani kayınpederlerin hazırladığı hukuksuzluk zeminini konuşmaktan uzaklaştırıyor bizi. Gelin biz öyle yapmayalım. Çocukları pistten alalım ve şu düğünleri, kimin kimi neden damat seçtiğini, kayınpederlerin yalandan adaletini konuşalım...
15 yıldır dış politika konusunda başarı olarak adlandırılabilecek tek hamleye imza atamamış iktidar, bu kez Katar'ın stratejik önemine ikna etmeye çalışıyor koca ülkeyi... Oysa yapılmaya çalışılan sadece ve sadece 16 Nisan'da kesinleşen oy kaybı sonrası safları sıklaştırmaya çalışmak o kadar. Gelin nedenleriyle tartışalım.
Toplumda cehaletin bu kadar yüceltildiği, siyasetten sanata her alanda 'iyinin değil güçlünün yanında olanın öne çıkartıldığı' bir ortamda Arda üzerinden konuşmak ne kadar kolay değil mi? Şiddetin her türünü lanetlemek ve üzerine konuşmak yerine, günlük kötülere günlük iyilere söylenmek ne kadar rahatlatıcı değil mi? Gelin biz bunu yapmayalım ve şu işi enine boyuna konuşalım...
Katar'a yönelik -şimdilik- 7 ülkenin ambargo kararı bölgede bağıra bağıra gelen bir krizin ilk aşaması. Trump'la birlikte tekrar 'dünya jandarması' rolüne soyunan ABD kadar, İran'ı alaşağı etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan Suudilerin de parmağı var yaşananlarda. Peki biz? Türkiye ne durumda ve bu krizin çözümü için ne yapmalı? Gelin konuşalım.