Cumhurbaşkanının ABD ziyaretinin büyük bir fiyasko olduğu saklanamaz bir gerçek. O kadar açık bir gerçek ki üstelik; yandaş gazeteler bile 'Kapımızı çalacaklar' ifadesinden öte bir sonuç çıkartamadığı için o ortak manşetle çıkmış bugün... Peki kapımız çalınmadan önce ne yapacağız? Gelin konuşalım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD seyahati için söylenebilecek en net şey 'Yazılması, yapılmasından daha kolay' olmalı bence. Hepi topu 22 dakikalık bir görüşmeye müthiş(!) kahramanlık hikayeleri sığdırmaya çalışmak başka türlü mümkün olamaz çünkü...
Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine döndü. Üstelik bu konuda iktidar ve yandaşları hariç herkes hemfikir.... de... Bu arada değişen 'yandaş medya' tanımından da söz etmek gerekmiyor mu? Artık yandaşlık sadece kurumsal değil kişisel anlamda da farklılık gösteriyor. O kadar ki; meslektaşını sosyal medya üzerinden ihbar edip hapse girmesine neden olanlar bile kendini 'demokrasi savunucusu' olarak tanımlayabiliyor.
Temsil ettiği kurum adına 8, kendi adına 1, toplamda 9 sosyal medya hesabı üzerinden insanlara dini mesajlar veren bir insan neden aynı sosyal medyayı '140 karakterle cehennemin kapısını açabilecek bir mecra' olarak tanımlar?
Rahat ol güzel kardeşim... Sen kedili videolarını, fotoğraflarını vs... paylaşmaya devam et. Çünkü verilmeye çalışılan mesajın adresi sen değilsin.