Dün hepimizin göğsünü kabartan bir gelişmeyi izledik canlı yayında. Türkiye'nin %20'sini yerli katkıyla ürettiği gözlem uydusu Göktürk 1'in fırlatılma anıydı bu ama aynı saatlerde Sağlık Bakanlığı İstanbul İkitelli'de açılan 'cin hastanesinin' mühürlendiğini duyurdu. Bakanlıktan izin alınmadan yapıldığı net şekilde belli olan ama sıradan bir dükkan açmak için gereken izinleri almış olduğu şüphe götürmeyen bu kuruluş, önünde durduğumuz yol ayrımını da ortaya koyuyor. Gelin konuşalım.
Doların önlenemeyen yükselişi karşısında iyi niyetle yapıldığından asla kuşku duymadığım bir tepki gelişti. Çoğu asgari ücretli vatandaş, kalanının da büyük bölümü zaten zor durumda olan esnaf, dişinden tırnağından artırdığı dövizini bozdurarak ekonomiye katkı vermeye çalışıyor. Tepki iyi niyetli, eyvallah...da... çözüm olur mu? Gelin hamasete kapılmadan konuşalım.
Başbakanın TÜSİAD'a konuşmasında kullandığı 'Gümrük Birliğinde bize madik attılar' sözü toplantıda gülüşmelere neden oldu. Oldu tamam da... Ekonomide dengeler bu kadar dağılmışken ortada gülünecek bir şey bulmak normal mi sizce? Ya da daha 24 saat önce koskoca ülkeyi resmen bir savaşa sokma gerekçesini 'Zalim bir diktatörü devirmek' olarak açıklamışken, muhtarların nasıl olsa soru sormayacaklarına güvenip 'kimse çarpıtmasın, biz orada terörle mücadele için varız' diye konuşmak normal olabilir mi? Gelin konuşalım.
Adana Aladağ'da 11 kız çocuğu ve bir görevlinin yanarak öldüğü olaydan sonra, büyük bir ikiyüzlülükle Cemaat yurtlarındaki denetimsizlik ve çarpıklık yeni öğrenilmiş gibi tartışılmaya başlandı. Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki; devleti yönetenler de, o yurtları destekleyenler de bu sır(!)dan haberdardı, hem de yıllardır... Gelin konuşalım.
Adana Aladağ'da 11 kız çocuğu ve bir eğitmenin yanarak hayatını kaybettiği olaya ilişkin -hiç de sürpriz olmayan bir şekilde- yayın yasağı geldi. O zaman gelin biz de 8 yıl önceye gidelim ve aynı tarikata ait başka bir kaçak yurtta yaşanan ve 18 kız çocuğunun yaşamını kaybettiği olayı konuşalım.
Kalabalıklar içindeki rahatını terk etmekten korkan insanlar, içinde bulunduğu grubun önderinin ürettiği 'gerçeklik' ile mutlu yaşayıp gidiyor. Oysa bilimin ortaya çıkardığı gerçekten uzaklaşmak demek bu. Ve böyle sürer, hepimiz fikren kendimizi yakın hissettiğimiz kalabalıklar içindeki yerimizi tartışırken küfür- kıyamet dalarsak kavgalara, varacağımız nokta hayal ettiğimiz şey olmayacak... Gelin konuşalım.