Elliye merdiven dayadım, hâlâ kırkların kemâlâtından eser yok ahvâlimde. Kırklı yaşların kemâlâtı kastettiğim; yoksa üçler, yediler, kırklar ahvali değil. Adam olamadık ama çocuk da değiliz, haddimizi biliriz bir parça.
İlk haber Bloomberg’de çıktı. Fırat Kozok ve Selcan Hacaoğlu imzalı habere göre “Türkiye deniz yetki alanlarını belirleyecek yasa tasarısı hazırlıyor.” Ardından Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir taslakla ilgili detayların yer aldığı önemli bir habere imza attı. Ben tam olarak buradan ilerleyeceğim ve henüz kamuoyuna mal olmamış çok kritik bir detayı paylaşacağım. Ama önce bir çerçeve çizmem gerekiyor
Prusyalı askerî stratejist Carl Von Clausewitz’in belirttiği gibi her dönemin kendine özgü bir savaş biçimi, kendine özgü sınırlayıcı koşulları ve kendine özgü önyargıları vardır. ABD/İsrail-İran savaşı Clausewitz’in bu tespitinin ne kadar yerinde olduğunu gözler önüne seriyor.
Artık tehditler sınırlarımızın sıfır noktasından gelmiyor. Onu yaşadık. On yıllarca hem içeride hem sınırlarımızın sıfır noktasında tehditlerle yüzleştik. Bunun en bariz örneği Suriye oldu, Irak oldu.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bize sürekli sorar “Hiç düşünmez misiniz? Akl etmez misiniz?”
Kafamızı kurcalayan şeyler vardır. Ama kafamızı kurcalayan gündelik telaş, düşünce değildir. O halde 20. yüzyılda düşünme üzerine fikrini en çok yoran Heidegger’den ödünç alalım düşünmenin tarifini.
İbn Arabi’ye göre nur, sadece görülen bir şey değildir; aynı zamanda onunla görmenin mümkün olduğu şeydir. Bu nedenle nur, idrakin hem konusu hem de imkânıdır. Zulmet ise görülen ama kendisiyle hiçbir şey görülemeyendir. Böylece “varlık sahnesi”, baştan itibaren bir “görünürlük ontolojisi” olarak kurulur: Görmek ve anlamak ancak nur ile mümkündür.
6 min
About Yeni Şafak Yazarlar
From the publisher's feed
Sosyal medyanın en güçlü haber mecrası Yeni Şafak.
Yeni Şafak Gazetesi olarak yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hâkim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.