Zenginliğin insanı ve toplumu çürüttüğüne dair kanaat, tarih boyunca sıkça dile getirilmiştir. Refahın yükseldiği toplumlarda bir süre sonra gevşeme, konfor bağımlılığı ve ahlaki çözülme baş gösterdiği; bunun ardından daha asabi, daha hareketli ve daha dinamik toplumların sahneye çıktığına dair çok sayıda tarihsel örnek mevcuttur. İmparatorlukların yükseliş ve çöküş döngüleri genellikle bu çerçevede okunur.
Son dönemde hakim ve savcılarla ilgili basına yansıyanlara bakıldığında yargıda ciddi bir sorun olduğu anlaşılıyor. Bugünkü yazımda adalet sisteminde yaşanan bazı sorunlara ve çözüm önerilerine yer vermeye çalışacağım.
İngiliz gazeteci canlı yayında Zanny Minton Beddoes, Trump’ın tetikçisi Netanyahu’nun yüzüne şunları söyledi: “Dünyanın en nefret ettiği devlet İsrail. Bu savaşı kaybediyorsunuz. Amerika da kaybediyor.”
Geçenlerde Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ödüllerini incelerken bir kategoride duraksadım. “Kamu Yayıncılığı” ödülü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) himaye ettiği iki dergiye; ‘Telve’ ve ‘Bağlar’a verilmişti.
İyi niyetli ve ehliyetli kişilerin öğretim ve eğitim alanında hizmet vermelerine, başarı dileklerimizden başka bir diyeceğimiz olmaz.
Ben, ülkemizde genel olarak din eğitim ve öğretiminde Diyanet, İmam Hatipler ve İlâhiyat fakültelerinin -nitelikleri ve imkanları bakımından- önde olmalarından yanayım.
Eskiden bilgiye ulaşmak zordu. Bir kitap için aylarca bekleyen ilim taliplilerini, günlerce yol giden alimleri, sahaflarda bulduğu bir kitap için o günün şartlarında hatırı sayılır bedel ödemek zorunda kalan kitap meraklılarını duymuşsunuzdur. Merhum İsmail Çetin Hocaefendi’nin bir kitap için kaçakçılara karışıp canı pahasına İran’a gidişini, seneler sonra geri geldiği vakit öz babasının kendisini tanımayışını meseleyi bilenler hatırlayacaklardır. Sadeddin Ökten hocamın sahaflarda bulduğu bir kitabın müstamel nüshası için İstanbul’da bir dairenin birkaç aylık kira bedeline denk bir meblağ ödemek zorunda kalışını bendeniz bir hasbihalimizden hatırlarım.
Bazı ulusalcı Kürt çevrelerinin iddialarının veya aslında beklentilerinin aksine Halep’te SDG unsurlarının temizlenmesi için Suriye ordusunun düzenlediği operasyonlar tamamen örgüt unsurlarına yönelik olmuş, onlara karşı bile olabildiğince insancıl çerçevede gerçekleşmiştir.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yıllık basın toplantıları her zaman büyük ilgi görüyor. Bu Türkiye’nin “ne dediğine” ilişkin yüksek ilgiye sahip yabancı basının katılımından da anlaşılıyor. Perşembe günü de öyleydi. Özellikle Yunan ve Çinli gazetecilere bıraksak, yerli matbuattan kimseye söz düşmezdi. (Benim oturduğum sırada Avrupalı gazeteciler vardı ve onlar haberlerini neredeyse Bakan’ın cümlesi bitmeden merkezlerine, hatta kamuoylarına yansıttılar.)
Siyaset, insan yönetme sanatıdır. Bunun için insan sarraflığı çok önemli bir haslettir. Tecrübe, olayları okuma, dengeleri görme siyasetin bir başka temel ihtiyacıdır. Gazeteciler için de aslında bu özellikler temel gereksinimdir.
4 min
About Yeni Şafak Yazarlar
From the publisher's feed
Sosyal medyanın en güçlü haber mecrası Yeni Şafak.
Yeni Şafak Gazetesi olarak yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hâkim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.