Trump ve ABD’nin Maduro operasyonu sonrasında, hedefte kimin ve hangi ülkenin olduğuna dair spekülasyonlar arttı. Bir sonraki adımın Batı Yarım Küre’de olup olmayacağı ile ilgili tartışmalar sürerken Küba ve Kolombiya’nın olası hedefler olarak işaret edilmesi, Monroe doktrininin kararlılıkla sürdürülebileceğine dair bir işaret olarak yorumlandı. Bu spekülasyonlara ek olarak Grönland ile ilgili talep ve tartışmaların gündeme gelmesi, artık iyiden iyiye enerji ve doğal kaynakların kök sebep olduğu bir kaos düzenine geçildiğini gösteriyordu.
Kapitalizmin bir dünyâ sistemi olarak, daha ilk evrelerinden başlayarak küresel bir olgu olduğunu biliyoruz. Yâni kapitalizm basit olarak emek ve sermâyenin bileşiminden doğmuyor. Birikim süreçleri için bu kadarını tespit etmek kâfî gelebilir. Lâkin, kârın sonsuzlaştırılması gibi br dinamiği içinde taşıyan kapitalizm sâdece birikim ile mahdut değildir. Biteviye büyüyecek ve yayılacaktır. Bu da onun biriktiği yerlerden başlayarak, ister hammadde ihtiyâcı ister pazar genişlemesi üzerinden gözünü topyekûn küreye dikmesi ve bir dünyâ işbölümü inşâ etmesini doğuracaktır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 06.01.2026 tarihli Genelge ile birçok ödemeyi belirleyen maaş katsayısı belli olmuştu. Bu kapsamda maaş katsayısına bağlı ödemelerden birisi de mahalli idarelerde çalışan personele yapılan ödemelerdir.
Mahalli idarelerde görev yapan memurlara ve diğer personele yapılan bazı ödemeler diğer kamu kurumlarında görev yapan memurlara yapılmamaktadır.
Düşünce geleneklerini anlama çabasında muhtelif yollar izlenebilmektedir. Bu yolların bir kısmı gelenekler arasında ortaktır. Her geleneğin kendine özgü gelişme, değişme, dönüşme ve çözülme süreçleri vardır. Bu süreçler kurucu şahsiyetleri, kurucu ilkeleri, ilkelerin yorumu olarak ortaya çıkan kapsamlı nazariyeleri, nazariyelerin kurucu ve yorumlayıcı otoritelerini, gelenek içinde bağımsız düşünmeye meyyal eleştirel düşünürleri, görüşlerin tecessüm ettiği uygulamaları, adetleri ve kurumları barındırır.
İstanbul’la ilgili olup da kütüphanemde yer alan bol miktarda değerli kitaplardan biri de “İstanbul Mektupları” adını taşıyor. Tatar Türklerinden biri olan Fatih Kerimi’nin bu eseri II. Meşrutiyet İstanbul’unu çeşitli yönleriyle konu alması bakımından büyük bir önem taşıyor. Türk dünyası ile Osmanlı Türkleri arasındaki ilişkileri öne çıkarması itibarıyla da dikkati çekiyor.
İsrail’in sergilediği mafya devlet ve hukuksuzluk İsrail’in icraatlarıyla sınırlı kalacak zannetmiştik; ABD Venezüella devlet başkanını kaçırması bu hukuksuzluğun bu dönemin genel geçer politikasına dönüştüğünü gördük.
Geçtiğimiz hafta Venezuela’da yaşananları sadece “beklenmedik bir operasyon” olarak okumak, yakın tarihi ıskalamak olur. Devlet Başkanı Maduro’nun Karakas’taki evinden kaçırılarak New York’a götürülmesini, Trump’ın açıklamasından sadece birkaç saat sonra canlı yayınlarda izledik.
Amerika’nın dünya kamuoyuna “narko-terörle mücadele” kılıfıyla sunduğu bu el koyma girişimi; aslında 22 yıl gecikmiş bir darbenin, yarım kalmış bir enerji gaspının son perdesiydi.
Geçen haftalarda “Her şeyin şafağındayız” diye yazmıştım. Venezuela derken İran gündeme geldi. İran meselesini daha başka bir yazıya bırakarak Venezuela ekseninde “Trump kime ne mesaj verdi?” sorusuna odaklanmak istiyorum.
11 min
About Yeni Şafak Yazarlar
From the publisher's feed
Sosyal medyanın en güçlü haber mecrası Yeni Şafak.
Yeni Şafak Gazetesi olarak yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hâkim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.