Yoldaki Fikirler

Yoldaki Fikirler

By Ahmet PolatSociety & Culture
Download on the App Store

Yoldaki Fikirler episodes

  • 24 - Sözün Etimolojisi
    "Söz davranışın yakın akrabasıdır."
    -Platon
    Söz yalana da bulanır doğruyla da paklanır. Doğru söz altın gibidir, her yerde değer görür. Yalan söz zehir gibidir, dostlukları kirletir.
    Söz deyip geçmemek lazım. Çünkü söz aslında düşüncenin en kıymetli ürünüdür. Sesin söz olabilmesi için akıl süzgecinden geçmesi gerekir. İşte bu bu denli önemli olan söze biraz derinden yaklaşmak istiyorum. Bu bölümde söze derin bir etimolojik yaklaşımla yaklaşacağız.
    Yoldaki Fikirler Instagram
    Ahmet Polat Instagram ve Twitter
    15 min
  • 22 - İki Dinle Bir Söyle: ARKADAŞLIK
    Her zaman ‘işler’ yolunda gitmeyebilir. Arkadaşlar arasında sorunların oluşması muhtemel bir durumdur. Önemli olan, bu gibi durumlarda arkadaşlığın sürekliliği açısından nasıl davranmamız gerektiğidir. Çoğu zaman yıkmak, yapmaktan ve düzeltip yoluna koymaktan çok daha kolaydır. Bir cümle veya bir davranış, toptan yıkıma neden olabilir. Arkadaşını ve arkadaşlığını değerli bulup önemseyen bir kişinin, sorunlar karşısında doğru davranış modelini bulup uygulayabilmesi gerekir.
    Bana buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca Yoldaki Fikirler Instagram Hesabını takip etmeyi unutmayın.
    13 min
  • 21 - Ölümü Hatırla
    Tüketim toplumunda ölümü unutmak adına elimizden geleni yapıyoruz. Ölüme dair her şeyin hayattan lezzet almamızın önüne engel olduğu düşüncesi yaygın bir inanış. Peki durum gerçekten de öyle mi?
    Irvin Yalom, Varoluşçu Psikoterapi kitabında "Ölümün fizikselliği bir kişiyi yok etse de ölüm fikri onu kurtarabilir" der. Bu bölümde de bu meseleyi konuşuyor olacağız. Bölümü dinledikten sonra fikirlerinizi bana Yoldaki Fikirler Instagram adresinden iletebilirsiniz.
    16 min
  • 20 - Ahlaksızlaşıyor muyuz?
    Kuran'ı tekmeleyen gençler, çıplak dolaşan insanlar, bebek sahilindeki olaylar, hırsızlıklar, yalanlar...
    Git gide garip bir toplum oluyoruz. Bu bölümde "Ahlaksızlaşıyor muyuz?" diye sorduk kendimize.
    Fikirlerinizi benimle paylaşabilirsiniz.
    19 min
  • 16 - Yalnızlık Bakanlığı
    Bana buradan ulaşabilir fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.
    Dünya'da iki büyük ülkenin Yalnızlık Bakanlığı kurduğunu biliyor muydunuz? Yoldaki Fikirler Podcast serisinde bu bölümde Yalnızlık bakanlıklarından konuştum.
    2017 rakamları 67 milyon nüfusa sahip İngiltere genelinde 9 milyondan fazla kişinin yalnızlıktan mustarip olduğunu işaret ediyordu. Ve kulağa garip gelse de 2018'de ilk Yalnızlık Bakanlığı kuruldu.
    17 min
  • 15 - İlk 500'de Neden Hiçbir Üniversitemiz Yer Almıyor?
    Fikirlerinizi benimle paylaşabilirsiniz
    Üniversitelerimiz hâli ortada. Değil ilk yüzde ilk 500'de dahi hiçbir üniversitemiz yer almıyor. Peki bunu gerçekten kaçımız önemsiyoruz. Ne kadarımızın umurunda bu mesele. Niteliksizleşen üniversitelerimiz ve niteliksiz akademisyenlerimiz ile utanılacak durumdayız. Kendi alanında takdire şayan çalışmaları olan hocalarımı tenzih ederim ama maalesef akademik kadroları dolduran insanlar yetersizlikleri ile ön plandalar.
    Neresinden başlayacağımı şaşırıyorum. O kadar problemle dolu ki şuan üniversiteler anlatmakla biter mi bilmiyorum. Ama ben tek tek yine de anlatmaya çalışacağım. Öncelikle akademik kadrolar ve hocalık vasfını üstlenmeyen "hocalar", sonrasında olmadık sayıda açılan yüzlerce binlerce kontenjanlar... Ardından niteliksizleşen okullar ve beraberinde niteliksizleştirilen meslekler. İnanın bu böyle devam etmez. Sayıları arttırmak nitelik sorununu çözmez. Nitelik için seçicilik şarttır.
    Hatice Acar'ın Yazısı
    Üniversitelerimiz neden dünya sıralamasında ilk 500’de değil? Ne Boğaziçi, ne ODTÜ, ne Koç, ne Bilkent güncel sıralamada ilk 500’de bile değil.
    Bana kalırsa bu sorunun bir cevabı da feed-back (geri dönüt) azlığı. Öğrenciler ödevlerine cümle cümle incelenmiş geri dönütler alamıyor, alsa da bu çok az bölümde uygulanıyor, öğrenciler nota itiraz dışında sınav kağıdı için gereken doğru cevaplarından haberdar olmuyor. Neyi yanlış yaptığını bilmiyor, doğrusunu nasıl öğrenecek?
    Burada en şaşırdığım şey hazırladığım paper’larda tek cümlenin affedilmemesi oldu. Evet affedilmemesi diyorum, çünkü böyle bir sisteme daha önce aşina değilim, yazdığım her sunu argümantasyon kelime kelime irdelenip eleştiriye tabi tutuluyor/du. Tat kaçırıcı olsa da öğreniyorum.
    Tabi, hoca da keyfine göre eleştiri yapamaz. Onun da öğrenciye hesap verebilirliği var; o yüzden o notu neden verdiğini hem cümle cümle iç incelemede, hem de ödev veya paper genel değerlendirmesinde öğrenciye açıklamak zorunda. Bu da sistemi efektif/akıcı yapıyor.
    Ayrıca akademisyenler sınav ve paper kağıtlarının isimlerini GÖREMİYOR. Sistem paper’a isim yazmamızı engelliyor. Kağıt Merve’nin mi Jack’in mi bilmiyor. Böylece olabilecek kişiselleştirme ihtimalleri ortadan kalksın hem de hoca bana taktı denilmesin. Karşılıklı rahatlık.
    Öğrencileri suçlamadan önce öğrenciye sunulan sisteme bakılmalı. Bu memleketin gençleri itham edildiği gibi yeteneksiz değil; sadece daha etkili, onları merkeze alan ve elbette daha disiplinli sisteme ihtiyaçları var. Eksikliklerini güvenle öğrenmek istiyorlar, hepsi bu.
    Bu sistemi uygulayan üniversitelerimiz var, biliyorum; onlarınki yaygınlaştırılmalı, azınlık kalmamalılar. İkincisi, akademisyen başına düşen öğrenci sayısı azaltılmalı. Böylece akademisyenler de aşırı iş yükü ile öğrenciyle ilgilenmek konusunda zorluk yaşamasın. Sistem mesele.
    İlk 500’e oradan da ilk 100’e girmek her yere dershane gibi üniversite açarak olmaz. Gerekirse daha az ama daha nitelikli olmalılar; copy-paste ödevlerle geçilmeyecek, öğrenciye sadece akademik değil aynı zamanda bireysel becerilerini geliştirecek sistemi kurulmak zorunda.
    20 min

About Yoldaki Fikirler

From the publisher's feed

Sosyoloji, psikoloji ve kişisel gelişim alanlarında hayat yolculuğunda insanlara fikir oluşturması adına derlediğim konularla fikir dünyasında yolculuk yapıyoruz.

More shows like Yoldaki Fikirler

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners