Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesi

By Cumhuriyet gazetesiNews
Download on the App Store

Cumhuriyet gazetesi episodes

  • 25 Eylül 2024 - Günün Manşetleri - Karanlıkta eğitim

    * İktidarın ‘Okullar beş yıldız’ açıklamasına karşın öğrenciler bina yetersizliğiyle boğuşuyor: Karanlıkta eğitim

    * Sayıştay raporları Ankara’daki üniversitelerin usulsüzlüklerini gözler önüne serdi: 1milyar TL zarar

    * Gölge kabine farklı illerde toplanacak, program çalışması mayısa kadar bitecek: CHP’nin iktidar planı

    * CHP lideri Özel, İBB Başkanı İmamoğlu’na ilişkin siyasi yasak iddialarına yanıt verdi: Kumpas kuruyorlar 

    * Genelkurmay Başkanı Halevi, Hizbullah’a saldırılarını daha da artıracaklarını söyledi: İsrail durmayacak

    * BM Genel Kurulu’na Gazze damga vurdu

    * Alım gücü eriyen emekçiler, zam ve vergide adalet için alanlardaki eylemlerini büyütüyor: Meydanlar ısınıyor

    * Ekonomiyi bahane ederek yeniden kısa çalışma ödeneği istiyorlar: Patron teşvik peşinde

    * Muhtarlara icra tebligatı yağıyor

    * Polis katili tutuklandı

    * Judith Nijland, Alanya Uluslararası Caz Festivali kapsamında Türkiye’deki dinleyici ile ilk kez buluşacak

    * Tomris Giritlioğlu uğurlandı 

    * Buruk: Kendimizi dev aynasında görmeyiz

    * Mourinho sert uyardı

    * Bu podcast yayınları, Cumhuriyet gazetesinden derlenen haberlerin yapay zeka tarafından seslendirilmesiyle oluşturulmuştur. Güncel haberler için www.cumhuriyet.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

    11 min
  • Dijital dünyada beyin ve yetenek hırsızlığı - Orhan Bursalı

    Dün dedik ki, “Türkiye bilimsizliğin siyasi pençesi altında ve bir geleceği planlayacak bir kolektif beyin yokluğunda, gelecek olanı sadece seyrediyor...” Süper devletler arasında bir savaş var, bir anlamda teknoloji, yüksek teknoloji, dijital dünya savaşı. Bu savaş ülkelerin yetenekleriyle sürüyor. Yeteneklerinizi geliştirip sahiplenebiliyor ve onları örgütleyip çalıştırabiliyor musunuz? Aselsan’dan Hollanda’ya transfer olan yetenekleri anımsıyorum. İlk haber 2019’da patladı, 200 kadar mühendisin pılını pırtısını toplayıp Hollanda’da benzer işler yapan sanayi şirketlerine transfer olduğunu okuduk. O sırada çalışanların sadece yüzde 2’si kadar uzmanın ayrıldığını bizzat Aselsan açıkladı. Aslında bu küçümsenecek bir oran değildi. Tüm ısrarlara rağmen gidenler geri döndürülemedi, tabii nitelikli insanlar göç etmeye başlayınca, Aselsan’da maaş artırımına gidildi. Evet böyle önemli stratejik bir sektörde düşük maaşla çalışıyor olmak, nitelikli insan göçü için bir neden ama yeterli bir neden değildi.

    Derken, 2024 Nisan’ında Füsun Nebil’in yazısından, göç eden mühendislerimizin sayısının 1300’ü bulduğunu öğrendik. 5 yıl içinde göç durmamış ve hızla yükselmişti. Hollanda gazetesi Türk savunma sanayisinden, ASML firmasına giren Türk mühendislerin sayısının 1.300’e ulaştığını bildiriyordu. Gidenlerin büyük çoğunluğu savunma sanayi şirketlerimizdendi. Sasede Aselsan söz konusu değildi, TÜBİTAK ve TAİ gibi kurumlardan da önemli göçler vardı. “ASML şirketi, çip yapan makine/fabrikaları üreten bir firma. Hollanda merkezli firmanın ürettiği litografi makineleri, yarı iletken (yani çip) fabrikalarının robot yazıcıları” üretiyor.

    Derken göç edenlerin daha sonra yaptıkları açıklamalarda şunları okuyacaktık: “Dindarlık üzerinden fişleme yapıldı. Kurumumuzda ‘dindar’ olmadıkları gerekçesi ben dahil bir çok mühendise mobbing uygulandı, ‘namaz kılmayanlar, oruç tutmayanlar’ diye listeler tutuldu, bu listede olan mühendislerin, terfileri durduruldu, siyasi bağlantılı yeni mühendisler terfiler alarak çok hızlı şekilde yükseldiler.” Diyelim ki bu kadar olmaz bireysel durumlar vardır. Ama geniş bir hoşnutsuzluğun egemen olduğu çalışma ve ülke ortamı olmadan bu kadar büyük bir göç de söz konusu olmaz. Gelecek umudunu yitirmekten tutun çocuklarının eğitim zorluklarıyla baş edememe gibi bir sürü toplumsal siyasal umut kırıcı koşullarda, nitelikle beyin göçünü tetiklemektedir.

    5 yıl önceden beri yaşanan ve yeni de olmayan, aslında her kesimden gençleri de dahil edersek 500 bini aşan bir yetenek göçünü neden yeniden gündeme getirdik? İsrail’in çağrı cihazlarını ve telsizleri patlatması ile teknolojik beyinlerin neden önemli olduğunun bir kez daha gündeme gelmesi... Bir dijital savaş dünyası içinde yaşıyor ve siz buna hazırlıklı değilseniz, örgütlü değilseniz, ne konulara yoğunlaşacağınız üzerinde aklınız bilginiz ve eyleminiz yoksa çoktan mağluplar safındasınız demektir. İktidar üniversite açmakla övünüyor. Bunların çok büyük çoğunluğu sadece içeriği boş diploma veriyorlar. Milli Eğitim bakanının işi gücü “dindar eğitim” olduğu sürece, önemli olan Allah korkusu eğitimidir diyen kafalar AKP içinde egemen olduğu sürece, bugünün dünyasında yerimiz hiçbir zaman olmayacaktır. Şimdiden geçmiş olsun.

    * Bu köşe yazısı, yapay zeka tarafından seslendirilmiştir. ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.cumhuriyet.com.tr/

    5 min
  • Eğitimde 3 kaygı: Güvenlik, gıda, gelecek - Mustafa Balbay

    Yeni eğitim öğretim yılının başlamasının üzerinden iki hafta geçti, Milli Eğitim Bakanlığı temel sorunların çözümü için kolları sıvadı! Bu hızla yaz tatili başlayana dek, çözülür! Sanki hiç hesapta yokken, birden okullar açılmış da hazırlıksız yakanmış gibi bir durum söz konusu. Anlaşılan okulları arka bahçe olarak gördükleri için bahçeden içeri giremediler. Konunun kara mizah kaldıracak yanı yok ama bakanı da ciddiye almak çok zor. İki haftadır canlı yayınlarını, gazetecilerle söyleşilerini izliyoruz, okuyoruz. Bakan konuştukça sorunlar artıyor!

    Okurdan aldığımız iletilerde doğal olarak ana konu siyaset olur. Ancak son günlerde okullarda yaşanan temel sorunları bire bir yaşamış insanların hüzün dolu tepkilerini alıyoruz. Ankara’nın merkeze yakın ilçelerinden yazan bir yurttaş torununun okulundaki kirliliği, dağınıklığı görünce dayanamamış, yönetime çıkmış. Yönetim, “Bakanlık para yok, kadro yok, siz çözün, dedi. Biz de henüz çözüm bulamadık” demiş. Bunun üzerine ilçedeki ondan fazla devlet okulunu tek tek dolaşmış, hepsinde benzer sorunla karşılaşmış. Bu çerçevede o kadar çok yakınma var ki. Yine Ankara’nın merkez ilçelerinden birinde ciddi bir güvenlik sorunu oluşmuş. Kadro elbet yok. Öğretmenlerin nöbetleşe kapıda görev yapması kararlaştırılmış. Yetersiz kalmışlar. Sonuçta çözümü son sınıftan erkek öğrencilerin nöbetleşe kapıda güvenlik elemanı gibi durmasında bulmuşlar. MEB’le Maliye Bakanı Şimşek arasında temizlik elemanlarının çalışacağı gün pazarlığı haftalarca bitmedi. Şimşek, “Haftada 3 gün temizlik olsun, parayı da buna göre verelim” demiş. Asgari ücret dikkate alındığında, 10 bin liranın da çok altında bir ödeme söz konusu olacak. Sormak gerekir: Bu paraya bulduğunuz çalışan kendini temiz ve dinç tutabilir mi ki okulunu temiz tutsun?

    Gerek bize ulaşan yakınmalardan gerekse yapılan araştırmalardan süzdüğümüz şu: Okullarda dersin içeriğine girinceye kadar okulun çevresinden başlayıp öğrencinin midesine kadar uzanan onlarca sorun var. Bunlardan sonra beyinleri nasıl işleyecek sorusu gündeme gelecek. O zaman da MEB devreye giriyor: - Beyinlere ne gireceğine ben karar veririm. Önce korkuyu ve biat etmeyi öğrensinler, gerisine sonra bakarız. Neresinden baksanız, kahredici bir tablo ile karşı karşıyayız. Güvenlik yok. Gıda yok. Gelecek kaygısı çok! Bunlar eksikse öğrencilere nasıl bir eğitim verilebilir? Yeri geldikçe vurguluyoruz, eğitim eşittir öğretmen! Son olarak 20 bin öretmen atamasının yapılacağı duyuruldu. Geçen hafta, güya yanlışlıkla açıklandı, geri çekildi. Teknik bir hata olmuş. Bunca hatanın üstüne teknik bir hatanın lafı mı olur? Resmi açıklamaya göre Danıştay’da atamaya ilişkin dava var. Onun sonuçlanmasından sonra 20 bin öğretmenin ataması yapılacak. Bizim tanıdığımız Erdoğan atama yapacak, Danıştay bir davayı karara bağlayamadığı için aylarca beklenecek! Tarih böyle bir şey yazabilir mi? Yazsa bile Erdoğan o tarihi tersyüz edip Danıştay’ın başına geçirmez mi? O zaman geriye başka hesapların olma olasılığı kalıyor! Eğitimi yaz-boz tahtasına çevirdiniz. Okullara neredeyse metruk yapı gibi bakacaksınız. Öğrencilerin midesine ne gireceğine değil beynine ne sokacağınıza bakıyorsunuz. Öğretmenlere masa-sandalyeden farksız davranıyorsunuz. Sizde hiç vicdan yok mu? 

    * Bu köşe yazısı, yapay zeka tarafından seslendirilmiştir. ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.cumhuriyet.com.tr/

    5 min
  • 24 Eylül 2024 - Günün Manşetleri - Cezasızlıktan besleniyorlar

    * İktidarın adaletsizlik politikası genç polisi yaşamdan kopardı: Cezasızlıktan besleniyorlar

    * TTB AHEK Başkanı Kırımlı öğrencilerde boğaz enfeksiyonları ve ishallerin arttığını bildirdi: Hastalanmayan kalmadı

    * Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü süre uzatımına dini bayramları eklemiş: Sondaja ‘din kılıfı’ 

    * Reyondaki Arapça yazıya tepki yağdı

    * İmamoğlu davasına ilişkin toplantı: Karara göre tepki verilecek

    * Sokaklarımız Teksas gibi Avrupa’da birinci sıradayız

    * Sinan Ateş davası dosyasına eklenen bilirkişi raporunda dikkat çeken ayrıntı: Özyağcı dışında ateş eden kimse yok

    * Bozulan dava yeniden görüldü: İstismarcılara ağır ceza çıktı

    * İsrail, 800’den fazla Hizbullah hedefini vurduğunu açıkladı: Katliam Lübnan’a taştı

    * ABD’den S-400 pazarlığı

    * Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre 130 bin üyeli Tez-Koop İş’in gündeminde ayrılık var: Türk-İş’te üyelik kavgası 

    * Ağustos ayında, çek kullanımı yüzde 42 düşerken karşılıksızlar yüzde 32 arttı: Ticarette sorun çoğaldı

    * Yönetmen, yapımcı ve senarist Tomris Giritlioğlu yaşamını yitirdi: Yakın tarihe ayna tuttu

    * Karadağlı’ya tepkiler sürüyor

    * Oyun Atölyesi, Avrupa turnesinin ilk adımını Paris’te Gymnase Marie Bell tiyatrosunda attı: ‘Kel Diva’, hangi diva? 

    * Altın Portakal Film Festivali: Ustalara ödül

    * Buruk dediğini yaptı futbolcuların formu arttı ve G.Saray’ın oyunu gelişti: Fabrika ayarı tuttu 

    * Mourinho, geçen sezon yıldızlaşan milli futbolcuyu sadece 1 maç 11’de oynattı: İrfan Can neden yok

    * Beşiktaş’ta Muçi tartışması

    * Bordo-Mavililer, Süper Lig’de oynadığı 5. maçından da 1 puanla ayrıldı: Trabzon yine berabere

    * Bu podcast yayınları, Cumhuriyet gazetesinden derlenen haberlerin yapay zeka tarafından seslendirilmesiyle oluşturulmuştur. Güncel haberler için www.cumhuriyet.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

    16 min
  • Uluslararası diplomasi suskun - Mine Esen

    Ortadoğu üzerindeki kanlı hesaplar ne zaman biter sorusunun yanıtını vermek yüzyıllar öncesinde olduğu gibi günümüzde de zor... Dünya değişiyor ama bölge için barış, refah ve istikrar kelimeleri ne yazık ki yan yana gelemiyor! İsrail ateşi bu karmaşa arasında hiç durmuyor. Filistin’i tüm dünyanın gözü önünde yerle bir eden İsrail, savaşı Lübnan üzerinden bölgeye yaymak için uğraş veriyor. Tel Aviv yönetimine karşı ABD ve pek çok AB ülkesinin suskunluğu ise artık alışılmış bir tutum... Geçen haftanın gündem başlıkları arasında kuşkusuz Lübnan Hizbullah’ına yönelik şok etkisi yaratan saldırılar vardı. Lübnan ve Suriye’de Hizbullah üyelerinin kullandığı çağrı cihazları ve telsizler bir gün arayla eşzamanlı siber saldırılarla adeta silaha dönüştü. Onlarca kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Gözler olağan şüpheli İsrail’e çevrildi. Tel Aviv’in yıllardır kurduğu küresel çapta derin istihbarat ağı ve gelişmiş teknolojik altyapısı bir kez daha mercek altına alındı. Doğa Öztürk, İrem Karataş ve Çağdaş Bayraktar imzalı haberlerimizde, uzmanların günümüz savaşlarının niteliğinin değiştiğine işaret edip siber saldırılara yönelik çalışmaların önemine değindikleri aktarıldı.

    Küresel sınama elbette tek Ortadoğu’yla sınırlı değil. Ukrayna üzerinden RusyaBatı arasındaki tehlikeli kapışma, ABD-Çin arasındaki mücadele zorlu bir dönemeci ortaya koyuyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan “uluslararası düzen”, örgütlenme şeması tel tel dökülüyor. BM ortak tutum belirleyemiyor, çözüm üretemiyor, AB krizlerle boğuşuyor. Çok kutuplu dünyada BRICS genişleme hesapları yapıyor. Tartışmalar, vahşi kapitalizmin etkileriyle birlikte küresel eşitsizliğe karşı yeni modellerin gerekliliği konusunda yoğunlaşıyor. BM Genel Sekreteri Guterres’in, “Uluslararası sınamaların ortaya çıkma hızı, onları çözme hızımızı geçti” vurgusu tabloyu özetler halde. Bu nedenle pek umut olmasa da New York’ta başlayan 79. BM Genel Kurulu uluslararası toplumun uzlaşıya varabileceği bir yol haritası olup olmadığını görmek açısından önem kazanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı BM toplantısı öncesinde ise Ankara, bir kez daha Suriye Devlet Başkanı Esad’la görüşme istediğini duyurdu. İktidarın yıllardır sürdürülen yanlışlarla dolu Suriye politikasının ağır bedeli ortada. Ankara’nın “U” dönüşü yaparak diyalog arayışına giriştiği Şam’ın yanıtı bakalım bu kez ne olacak? İsrail’in İran ve bağlantılı gruplara yönelik baskısı artarken Tahran müttefiki Şam’ın, Ankara’nın da içinde olacağı yeni bir güç dengesi hamlesine girişip girişmeyeceği tartışmaların merkezinde. Suriye yönetiminin destekçisi Rusya, Ankara-Şam hattında normalleşmeyi destekler görünümde. Bu noktada ise Tahran’ın böyle bir girişime nasıl tepki göstereceği başlıca sorulardan…

    Geçen haftanın gündem başlıklarında emekçinin meydanlarda yankılanan isyanı da vardı. Ülkede derinleşen yoksulluk giderek daha çok çocuğu etkiliyor. Şevval Aydoğan imzalı haberimizde, iktidarın “ücretsiz okul yemeği”ni yaşama geçirmek yerine bu yıl da velilerin eline beslenme listesi verdiği belirtildi. Beslenme çantasını haftalık doldurma maliyetinin en az 300 TL olduğuna, sağlıklı besinler buna eklendiğinde fiyatın katlandığına dikkat çekildi. Geleceğimiz çocukların sağlıklı beslenme sorununa karşı kör sağır politika sürerken bir baktık ki iktidar cephesi yine “tasarruf”u unutuvermiş! Mustafa Çakır ve Sarp Sağkal, Merve Kılıç, Aytunç Ürkmez, Taylan Gülkanat, imzalı haberlerimizde Sayıştay’ın 2023 yılına ilişkin denetim raporları bakanlıklardaki usulsüz harcama ve işlemleri ortaya kondu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nda resmi muhasebenin kontrolü dışında tahsilat ve ödeme amacıyla kullanılan 1555 farklı banka hesabı belirlendi. Saray’ın mal ve hizmet alımına 4.6 milyar TL harcadığı belirtildi.

    * Bu köşe yazısı, yapay zeka tarafından seslendirilmiştir. ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.cumhuriyet.com.tr/

    6 min
  • ‘Tayyip’e sor’ davası - Barış Terkoğlu

    Zorbalar özgürlüğü yalnız kendileri için ister. Oysa özgürlüğü zorbalığa direnenler hak eder. Cumhurbaşkanı, Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’ni açtı. Açarken de üniversiteleri ne kadar ilerlettiğini anlattı. Geçen hafta bu köşede hiç de öyle olmadığını söyledim. Dünya akademik özgürlük endekslerini anlatarak AKP’nin iktidara geldiği Aralık 2003’ten sonra Türk akademisinin 12 Eylül seviyesine gerilediğini anlattım. Türkiye için “Akademik Hürriyet Endeksi” 2003 yılında 0.60 ile zirvede iken Erdoğanlı yılların sonunda 0.06 ile Mısır’ın bile gerisine düşmüştü. O yazıda “(Erdoğan konuşurken) En arkadan biri el kaldırsa ‘bence öyle değil’ dese başına geleceği biliyoruz” demiştim. İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki dosyayı görmemiştim. Meğerse “mesela” dediğim olay yaşanmış. Hem de Erdoğan’ın konuştuğu, kurdele kestiği Marmara Üniversitesi’nde. Şöyle anlatayım... Bülend Nami Nomer, Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevlisiydi. İngilizce iktisat bölümünde 32 yıl boyunca ders anlatmıştı. Öğrencilerine ekonomiyi eğlenceli bir dille öğretiyordu. 21 Ocak 2021’de, siyasal bilgiler fakültesinde, İngilizce Introduction to Economics (Ekonomiye Giriş) dersinde, 20 soruluk test sınavı yaptı. Sorularda birer şık kolay elenmesi için esprili bir dille yazılmıştı. Buraya kadar bir sorun yok... Ancak iki sorunun şıkkı kriz yarattı. İlkinde “you want to buy a shoe but it is too expensive for you, what does that mean? (Bir çift ayakkabı almak istiyorsun ancak senin için çok pahalı, bu ne anlama geliyor?)” sorusundaki şıklardan biri “ask this to Tayyip (Tayyip’e sor)” idi. Ötekinde ise “In a small closed-to-trade town everyone produces hazel nuts. Whose welfare will increase if the town opens up to free trade. (Ticarete kapalı küçük bir kasabada herkes fındık üretiyor. Kasaba serbest ticarete açılırsa refahı artacak)” cümlesini tamamlayacak, kasabanın hangi durumda kazanacağının sorulduğu şıklardan birinde “Tayyip always wins (Tayyip her zaman kazanır)” yazıyordu. Öğrencilerden bazıları, “espriyi” beğenip sosyal medyada paylaştı. Sonrası bir Türkiye klasiği... Yandaş medya, “Cumhurbaşkanına sınav sorularında hakaret edildi” şeklinde yayınlara başladı. Marmara Üniversitesi bunun üzerine açıklama yaptı: “Sayın cumhurbaşkanımızın adına yakışıksız bir biçimde gönderme yapıldığı ve öğrenciler üzerinde algı yaratılmaya çalışıldığı iddiaları üzerine adı geçen hakkında derhal idari soruşturma başlatılmıştır.” Nomer’e “Ya istifa et ya atılacaksın” denildi. Nomer istifa edip emekli oldu. Hakkında yürütülen idari soruşturmada ise “aylıktan kesme cezası” verildi. Her şey bitti derken…

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, olay hakkında soruşturma başlattı. Üniversiteler Kanunu gereği, savcılık önce dosyayı üniversiteye gönderdi. Üniversitede ceza hukukçusu olan öğretim üyesi Zafer İçer, soruşturmacı olarak atandı. İçer, hazırladığı raporda “cumhurbaşkanına hakaret suçu” için “Yeterli şüphe var” kanaati bildirdi. Soruşturma kurulu da Nomer hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ceza yargılamasının başlatılmasına oybirliğiyle karar verdi. Kurulun hukukçulardan oluştuğunu sanmayın. Biri kimya mühendisi, biri elektrik mühendisi, biri edebiyatçıydı. Hukuki bir karar verdiler. Dosya Danıştay’a taşındı. Nomer’in avukatı Başar Yaltı, “Tayyip’e sor” ve “Tayyip her zaman kazanır” cümleleri yüzünden yargılanmanın uçukluğunu anlattı. Danıştay da bu talebi reddetti, yargılama başladı. Nomer, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla 4 yıla kadar hapis istemiyle halen yargılanıyor. Perşembe günü yeni duruşması görülecek. 32 yıllık görevi bir ironi yüzünden bitirilen Nomer, mahkemenin kararına göre belki de önümüzdeki günlerde cezaevine girecek.

    ***

    Barış Terkoğlu’nun yazısının devamına cumhuriyet.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

    * Bu köşe yazısı, yapay zeka tarafından seslendirilmiştir. ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.cumhuriyet.com.tr/

    6 min
  • 23 Eylül 2024 - Günün Manşetleri - İzmir'e büyük kıskaç

    * Tarikat ve cemaatlerin kaçak kurs ve öğrenci yurtlarına karşı önlem alınmıyor. İzmir’e büyük kıskaç

    * Sayıştay 2023 yılı denetim raporlarında Dışişleri Bakanlığı’ndaki usulsüzlükler bir bir sıralandı: ‘Personel gideri’ kılıfı

    * AKP de ‘değişim tuşuna’ basılıyor

    * Mossad’ın paravan şirketinin yöneticisi Avrupa Komisyonu’nda mı çalıştı: CEO’yu araştırıyoruz

    * İsrail’in Lübnan’a saldırılarında can kaybı artıyor, Hizbullah karşılık veriyor: Tablo ağırlaşıyor

    * Tekstilde üretici ihracatın düşmesi, tüketici ise katlanan fiyatlar nedeniyle zorda: Kış sezonu zamla açıldı

    * En ballı vatandaşlık

    * Uluslararası Fantasİstanbul 2024 Film Festivali, ‘özgün filmler’in peşinde yeni bir yolculuğa çıkıyor: Yalnızca fantastik

    * ‘Drakula’ oyununun iptali Meclis’e taşındı

    * 6. Bandırma Kitap Günleri’nde Behramoğlu’ndan şiir dinletisi 

    * Evinde Eyüpspor’u Immobile’nin penaltısıyla 2-1 yenmeyi başardı: Kartal 90’da uçtu

    * Beşiktaş hezimeti, Y.Boys’a eleniş, bilet ve sponsor krizinin içinden çıkıp derbiyi aldı: G.Saray’da yeniden doğuş

    * Bu podcast yayınları, Cumhuriyet gazetesinden derlenen haberlerin yapay zeka tarafından seslendirilmesiyle oluşturulmuştur. Güncel haberler için www.cumhuriyet.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

    12 min
  • Aman dikkat karamsar enerji bizi tüketecek - Işıl Özgentürk

    Sevgili okurlarım, sabahleyin kalkıyoruz, hemen cep telefonlarına saldırıyoruz. Kim tutuklandı, kaç şehit var, benzin ne kadar oldu, dolar kaça fırladı, kaç kız ya da erkek çocuğuna tecavüz edildi, kaç çocuk öldürüldü, kaç kadın şiddet gördü? Evet, bir felaket havuzuna atlar gibi her yanımız sarsılıyor ve kendimizi çaresiz, karamsar hissediyoruz. Bütün bunlar gerçek ama oturup ağıt yakmak gerekmiyor, şimdi diyeceksiniz ki hangi birine yetişelim, kendimi parçalanmış hissediyorum. İşte burada pasif direniş denen mucize devreye girecek. Şimdi, hepimiz yakınıyoruz eski, bizi daha mutlu, daha çok yaşama bağlayan değerlerimizi yitirdik. Öyleyse bunları yeniden kazanmak ve daha büyük direnişler için güç toplama zamanı. Örneklerle gidelim: İsveç’te yeni spor biçimi ortaya çıkmış. Bildiğiniz koşu ama bu koşunun bir amacı var. Koşanlar ellerinde torbalar, sokaklardaki çöpleri topluyorlar. Gerçi İsveç’te sokakta pek çöp olmaz ama gene de varmış demek ki topluyorlar. Şimdi düşünün, mahallenin kahvesine gidip miskin miskin oturan mahalle ahalisini bu tür bir koşuya ikna edebilirsiniz. Önce bir iki kişi gelir önemli değil. Siz üç kilometrelik bir yol seçin ve her gün topladığınız çöpleri önce mahalle kahvesine getirip bir masaya oturun. Enerjinizin olumlu şekilde yükseldiğini hissedeceksiniz. Sorular gelmeye başlayacak: “Neden böyle yapıyorsun, bırak çöpçüler toplasın!” Anlatın, “Hiçbir iş yapmadan oturmak hoşuma gitmiyor” deyin ve hiç kuşkunuz olmasın birkaç gün sonra enerjinizden pay almak isteyenler çoğalacak ve bir de bakacaksınız ki on kişi, on beş kişi olmuşsunuz. Artık bir grupsunuz ve başka direnişler için yola çıkmaya hazırsınız. Bir yerde okumuştum, galiba gene Kuzey ülkelerinden birinde. O kentte sürekli kent bireylerini bir araya getiren yarışmalar yapılıyormuş ama yetmiş beş yaş üstü kadınlara pek bir kötü muamele yapılmış ve onlar hiçbir yarışmaya katılamamışlar. Öyle mi, kim korkar hain kurttan? Bölgedeki 75 yaş üstü kadınlar hemen bir dernek kurarak başlamışlar çalışmaya. Şimdi yarısı romatizmalı, yarısı kalp pilli teyzeler ne yapmışlar diye merak ediyorsunuz. Hemen merakınızı gidereyim. Günler geceler boyu yün örmeye başlamışlar ve kentin bütün elektrik direklerine rengârenk giysiler giydirmişler. Kent sakinleri bir gün uyandıklarında bakmışlar ki sokakları bir renk cümbüşü içinde, doğru 75 yaş üstü kadınların kurduğu derneğin kapısına gidip alkışlamaya başlamışlar. Kadınlar da en güzel folklor giysileriyle onları dans ederek karşılamışlar. Yaşınız kaç olursa olsun, hepimiz işe yaradığımızı görmekten mutlu oluruz. Geçenlerde okudum, İngiltere’de yalnızlık bakanlığı kurulmuş. Çünkü güneş batmayan imparatorluk İngiltere’de yedi milyon yalnız yaşayan insan varmış. Bir gün adamın birinin canına tak demiş, bir mektup yazmış. Mektup şöyle: “Bu mektubu cebime koyup Times nehrine kadar beş kilometre yürüyeceğim, herkese selam vereceğim, güleceğim, selamımı alan tek bir insan olursa intihar etmekten vazgeçeceğim. Aksi takdirde mektubumu okuyacaksınız.” Ne olmuş? Adam kendini nehrin sularına bırakmış. İşte böyle, dünyada o kadar çok yalnız ve yaşlı insan var ki yalnızlık insanı için için yiyen bir duygudur. Öyleyse belediyeler her mahallede bir çocuk evi açtığı gibi yaşlı evi de açmalı. Birlikte olmak, birlikte bir iş yapmak insanı gençleştirir.

    * Bu köşe yazısı, yapay zeka tarafından seslendirilmiştir. ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.cumhuriyet.com.tr/

    7 min
  • Dördüncü madde ve ‘başlangıç’ - Emre Kongar

    Dinci politikacılar, insanları aldatırlar. İnsanları dinle ve Allah’la aldatmaya o kadar alışmışlardır ki hitap ettikleri insanların zekâlarını ve algı düzeylerini küçümsemeye başlarlar. Bunun son örneğini, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun konuşmasında gördük: “Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz anayasanın 4. maddesi olmasın diyoruz. Bir daha söylüyorum, altını çizerek söylüyorum: İlk 4 madde değil, 4. madde; tamam mı?” Oysa 4. madde, “İlk üç madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” dediği için, bu maddeye karşı olmanın, ilk üç maddenin değiştirilmek istendiği anlamına geldiğini “ahmaklar” bile anlamıştı. Benim burada işaret etmek istediğim nokta, bu tartışmalarda gözden kaçan Anayasa’nın “Başlangıç” bölümü. Bakın 4. maddenin koruduğu maddelerin ikincisi ne diyor: “MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, BAŞLANGIÇTA BELİRTİLEN TEMEL İLKELERE DAYANAN, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR.” Bir başka deyişle, 2. madde Anayasa’nın “Başlangıçta” belirtilen temel ilkelerini kapsadığı için, 4. madde, Anayasa’nın “Başlangıç” bölümünü de korumaktadır.

    BAŞLANGIÇ.

    Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve Onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu; Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu; Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu; FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

    Son söz olarak Cumhurbaşkanı’nın ve Milletvekillerinin bu Anayasa’ya bağlılık yemini ettiklerini de anımsatmak istiyorum.

    * Bu köşe yazısı, yapay zeka tarafından seslendirilmiştir. ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠https://www.cumhuriyet.com.tr/

    6 min
  • 22 Eylül 2024 - Günün Manşetleri - Sır hesaplar

    * Yangın uçağı almak için ‘para bulamayan’ bakanlıkta usulsüzlük: Sır hesaplar

    * Sağlıkçılar yoğun bakımda dinlendikleri koltukta haşerelerin saldırısına maruz kaldı: Hastanede tahtakurusu skandalı

    * Sayıştay raporları açıklandı, eğitim işbirliği protokollerindeki rakamlar dikkat çekti: TRT istedi, MEB ödemeyi yaptı

    * Tarikatlarla yapılan protokolleri itiraf eden bakana velilerden tepki: Önce yemek hakkı

    * Mahkemenin iptal ettiği plan yenilendi, bakanlık olur verdi: İmar oyununa onay

    * Tarım ve Orman Bakanlığı raporunda Sayıştay’a bildirilmeyen banka kayıtları tespit edildi: 1555 adet gizemli hesap

    * Erdoğan, ilişkileri normalleştirmek için Şam’dan adım beklediklerini söyledi: Esad’la görüşmeye hazırız

    * Lübnan’da gerilim yüksek 

    * 31 Ağustos itibarıyla merkezi yönetim borç stoku, yüzde 41.7 artışla 8.3 trilyon lira: İç borçlar dışı geçti

    * Enflasyonla mücadele için perakende yasası isteyen TESK Başkanı Palandöken: Büyük sermaye sokak aralarında

    * Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Karadağlı’nın açıklamasına tepki: Halkla mücadeleye devam

    * Gevhernik Kalesi’ndeki kazılarda çeşme ve sarnıç bulundu

    * Sarı-Kırmızılılar, Fenerbahçe’yi deplasmanda 3-1 yenerek rakibiyle puan farkını 5’e çıkardı: Kadıköy aslanı G.Saray

    * Mou ilki yaşadı 

    * F.Bahçe, D.Sanchez’e kırmızı bekledi, Galatasaray penaltıya tepki gösterdi: Hakeme büyük isyan

    * Bu podcast yayınları, Cumhuriyet gazetesinden derlenen haberlerin yapay zeka tarafından seslendirilmesiyle oluşturulmuştur. Güncel haberler için www.cumhuriyet.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

    12 min

About Cumhuriyet gazetesi

From the publisher's feed

Cumhuriyet'in 100. yaşında yapay zeka desteğiyle seslendirilen podcast yayınlarımızı her gün siz değerli okuyucularımız ile buluşturuyoruz.