Davetul İslam

Davetul İslam

By Necati KockesenReligion & SpiritualityIslam
Download on the App Store

Davetul İslam episodes

  • 1404 - 3 Aylar Orucu Hakkında - Necati Koçkesen
    Üç Aylar Orucu diye bir oruç var mıdır?
    Necati Koçkesen • February 27, 2020 at 21:44
    Değerli kardeşim, İslâm'da üç aylar orucu diye bir oruç yok. Ne peygamberimiz ne de sahabeler üç ay peş peşe oruç tutmamışlardır. Kişi dilediği kadar oruç tutabilir namaz kılabilir ama şu gün, şu ay şu kadar oruç tutmak vardır diyemez. Bu bid'at olur. Nitekim,
    Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:
    Rasûlullah(s.a.v) şöyle buyurdu:
    “Senin geceleri ibadet ettiğin, gündüzleri de hep oruç tuttuğun bana bildirildi doğru mu?” Ben de:
    “Ey Allah’ın Rasûlü! Bunu sadece sevap kazanmak maksadıyla yapıyorum” dedim.
    Rasûlullah (s.a.v)’de:
    “Devamlı oruç tutan oruç tutmamış gibidir. Fakat sana ömür boyu ecir kazandıracak bir oruç modeli haber vereyim mi? “Her aydan üç gün oruç tutarsın.” Ben:
    “Bundanfazlasına güç yetirebilirim” dedim.
    “Öyleyse her aydan beş gün oruç tut”buyurdular.
    “Benim bundan daha fazlasına gücüm yeter” deyince:
    “Öyleyse heraydan on gün tutarsın” buyurdular.
    “Bundan daha fazlasına da gücüm yeter”deyince,
    “Davud (a.s)’ın orucundan tut, O bir gün oruç tutar bir gün iftar ederdi” buyurdular. (Buhârî, Savm: 57;Müslim, Sıyam: 35)
    Görüldüğü gibi Allah rasulü hiç kimseye peş peşe oruç tutmasını emretmemiştir
    8 min
  • 1400 - Alana da Verene de Allah Lanet Etsin! - Faiz - Necati Koçkesen
    KENDİMİZİ İSLÂM'A DEĞİL İSLÂM'I KENDİMİZE UYDURMAK
    Gayri islâmî düzenlerde yaşayan müslümanlar ister istemez dejenere olmaktadırlar. Fakat bazıları dejenere olduklarının farkına bile varamamakta, ben değişmedim, değişmem iddiasını sürdürmektedir.
    Küfür düzenlerinin eğitim sisteminden geçen, câhilî toplumun örf ve âdetleri içerisinde debelenen müslümanlar ister istemez içinde bulunduğu toplumun ahlâkıyla ahlaklanacak, onların kendisine yükledikleri kültür ve mantıkla meselelere bakacaklardır.
    Kâfirler karşısında mağlup olmanın, onların esâreti altında bulunmanın sonucu olarak kâfirlere karşı aşağılık duygusuna kapılmakta ve bunun sonucu olarak da onlara özenmektedir. "Bizim onlardan aşağı neyimiz kalır" düşüncesi ile onların yaptıkları bir çok şeyi biraz format değiştirerek yapmaktalar ve fakat üzerine bir de İslam kılıfı giydirmektedirler. Mesela onlar müzikle uğraşıyorlarsa bunlar da islâmî müzik, ilâhî, tasavvuf müziği ismi altında müzikle uğraşmaktadırlar. Gelin görün ki yaptıkları müzik onların yaptıkları müzikten pek farklı değildir. Onlar resim yapıyorlarsa bizimkiler de resim yapıyor, onlar filim çeviriyorlarsa bizimkiler de filim çeviriyorlar.
    Dün bankanın önünden geçmeyenler bugün bankaların daimi müşterisi olmuşlar, ev alırken, araba alırken, iş yeri kurarken bankalara koşup faizli krediler çekmektedirler. Ve bu, sanki faiz alıp vermek haram değilmiş gibi gâyet olağan hale gelmiştir. Bir müslüman kendilerini uyardığında ise, "mecbur kaldım", "artık bu düzende fâizsiz olmuyor", "elâlem ev - bark, araba sâhibi olurken benim de bir evim, benim de bir arabam olmasın mı?" savunmasını yapıyorlar.
    Müslüman kadınların tesettürlerini ele alalım, İslam tesettürünü başörtüsüne indirgeyip başörtüsü dışında adı tesettür olan ama tesettürle uzaktan yakından ilgisi olmayan her türlü elbiseyi giyebilmektedirler. Başında başörtüsü olduğu halde kolları açık, başörtüsü taktığı halde tayt giyen müslüman(!) kadınlar ve kızlar görmek artık mümkün. Yakında başı örtülü ama göbeği açık müslüman(!) kızlar görürsek şaşırmayalım.
    Müslümanların nişan ve düğünlerine bakalım, kâfirlerin veya sosyetenin düğünlerinden ne farkı var? Açık saçık kadınlarla erkeklerin karma karışık olduğu salon ve mekanlarda düğünler yapmaktalar, güya tesettürlü kadın ve kızlar salonun ortasında, erkeklerin şehvet dolu bakışları altında çifte telli oynamaktalar, halay sekmekteler, göbek atmaktadırlar. Düğün ve nişanlarda sanki her şey mübahmış gibi vur patlasın, çal oynasın havasında eğlenmektedirler. Sonra da dönüp hacılık hocalık taslamaktalar, namaz kılmaktadırlar.
    Ticaret ahlâkımız kâfirlerin ticâret ahlâkından daha kötü durumdadır. "Gelsin de nereden gelirse gelsin", "köşeyi dön de nasıl dönersen dön", "üzümünü ye bağını sorma" terânesi almış başını gitmiş. Müslüman yediği zaman en iyisini yiyecek, giydiği zaman en iyisini giyecek, kullandığı zaman en iyisini kullanacak düşüncesi müslümanları çepeçevre kuşatmış durumdadır.
    Siyâsette ise müslümanların durumu daha korkunç bir haldedir. Kendilerini tamâmen küfür sistemine odaklamışlar, ya o sistemin içinde yer alarak veya yer alanları destekleyerek tâgutî sistemleri ayakta tutmanın, güçlendirmenin savaşını veriyorlar. Her alanda Allah'a baş kaldıranları, Allah'ın hükümlerine savaş açarcasına bir çok küfür yasa ve kanun yapanları desteklemektedirler. Üstelik bunu da cihad şuuru ile yapmaktadırlar. Yâni küfre payanda olurlarken bir de cihad yaptıklarını sanmaktadırlar.
    Daha bir çok şeyi sıralamak mümkün ama bu kadarı bile yeterli sanırım.
    İşte hâlimiz, işte "neden böyleyiz"in cevabı.
    50 min
  • 1397 - Hayattayken Yapılan Miras Taksimi Öldükten Sonra Geçerli Olur Mu? - Necati Koçkesen
    Mal sahibi hayatında malını çocukları arasında dağıtabilir. Bu miras değildir. Miras öldükten sonra kalan mala denir. Kişi hayatında malını dağıtırken kızları ve erkekleri arasında eşit davranmalıdır. Bazı çocuklarına fazla verse bu da caizdir ama mekruhtur. Çünkü bu çocukları arasında düşmanlığı körükler. Fakat evlatlarından bazıları babalarına analarına bakmıyorlar da bazısı veya bir tanesi babasına anasına bakıyor, onlarla devamlı ilgileniyorsa o çocuğuna daha fazla verebilir. Fakat bir kimse ister hayatında mal dağıtsın ister çocukları babaları öldükten sonra mal paylaşsınlar, Allah'ın hükmünü kabul etmeyerek, adâletsiz bularak, çağa uygun olmadığını iddia ederk mal dağıtır veya mal paylaşırlarsa kafir olurlar.
    4 min
  • 1395 - Yarattığın Şeylerin Şerrinden Rabbime Sığınırım - Cuma Hutbesi - Necati Koçkesen
    aşağıdaki duâlar peygamber efendimiz tarafından tavsiye edilmişlerdir.
    Amr b. Şuayb r.a.'dan: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    “Biriniz uykudan korkarak uyanırsa şöyle desin: “Allah’ın gazabı ve azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve bana yaklaşmalarından Allah’ın eksiksiz olan tam kelimelerine sığınırım.” Bu durumda hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah b. Amr, akıl baliğ olan çocuğuna bu duayı belletir. Okuyamayacak küçük çocuklar için bir kağıda yazıp onun boynuna asardı. (Tirmizi, Deavat 94 Hn: 3528 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.)
    Duânın Arapçası:
    أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ وَشَرِّ عِبَادِهِ وَمِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَنْ يَحْضُرُونِ
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    بِسْمِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
    “Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil ardi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.' duasını sabah üç kere okuyana, akşama kadar; akşam okuyana da sabaha kadar hiç bela gelmez." (bk. İbn Mace, Dua; 11; Ebu Davud, Edeb, 102-103)
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    اَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
    Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka' / 'Bütün yaratıkların şerrinden Allah’ın kusursuz kelamlarına (ayetlerine yani Kuran'a) sığınırım.' duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez." (Müslim, Zikir, 54-55)
    "Hasbiyallahü ve ni’mel vekil, sözü her korku için bir emniyettir." (Deylemi, Firdevs, 2/214, hno: 2509)
    Yine âyetel Kursî, ihlas, felak ve nâs sûreleri de okunabilir. Nitekim Hz. Âişe validemizden rivâyet edildiğine göre Allah Rasûlü muavvezeteyn (felak ve nâs) sûrelerini her yatağa girdiğinde üçer defa okur, her okuyuşunda ellerinin içine üfürür sonra da başından başlayarak elleri ile bütün vücudunu sıvazlardı. Müslümanlara düşen Allah Rasûlünün tavsiyelerine uymaktır bid’at ve hurâfe ehlinin uygulamalarına değil.
    10 min

About Davetul İslam

From the publisher's feed

Hakkı Anlatan; İnsanlardan, Sistemlerden Değil Allah'tan Korkan, Ehl-i Sünnete Bağlı Youtube Kanalı.