İsrail ordusu ve Filistinli örgütlerin Gazze’deki savaşı üçüncü ayını doldururken, Benyamin Netanyahu hükümetinin ‘suikastlar’ siyasetine geçmesiyle bölgesel çatışma riski yükseliyor.
Hamas’ın siyasi büro başkan yardımcısı Salih el Aruri’nin ardından önde gelen Hizbullah komutanı Vissam el Tavil öldürüldü. ABD yönetimi Irak’taki Haşdi güçlerinde yer alan Nuceba hareketinin komutanlarından ebu Takva’yı hedef alan suikastını Direniş Güçleri’nin saldırılarına karşı ‘meşru müdafaa hakkı’ olarak sunarken, Suriye ve Golan cephesinde de gerilim hakim. Suriye’nin güney hattında IŞİD saldırılarının yanı sıra kuzeybatıda el Kaide güçlerinin hamleleri de eksik olmuyor.
Gazze’deki savaşın etkilediği Ortadoğu’daki durumu, gelişmelerin Suriye’ye etkileri eşliğinde Şam’da bulunan gazeteci Sarkis Kassargian ile konuştuk.
Sarkis Kassargian’a göre, Gazze savaşının bölgesel duruma etkileri tırmanırken, Suriye yönetimi meselenin merkezinde yer alsa da savaşa girmemekte kararlı:
Hizbullah’ın zaten savaşta olduğunu ancak gerilimi savaşa dönüştürecek tavırlardan kaçındığını belirten Kassargian’a göre iki aydan fazla sürede belirlediği hedeflere ulaşamayan Netanyahu çatışmanın genişletilmesini bir kart olarak kullanıyor. Hizbullah komutanı Vissam el Tavil’in öldürülmesine atıf yapan Kassargian, diğer yandan ABD’nin çatışmadan kaçınmak istediği görüşünde:
Hizbullah’ın Taviz suikastına yanıt vermesi gerektiğini ancak doğrudan savaştan kaçınacağı değerlendirmesini yapan Kassargian, ‘vekil güçlerin’ İsrail’in ‘Gazze’de debelenmesini’ gözledikleri görüşünde. Kassargian, dengeleri belirleyen iki devlet olan Suriye ve İran’ın savaşa dahil olmamasının etkilerine dikkat çekti:
Kassargian’a göre, Netanyahu İsrail iç siyasetinde de zor duruma düşerken, ABD yönetimi bu koşullarda İsrail’i dizginleyemediği için İran ve Suriye’ye ‘çatışmaları büyütmeme’ mesajları göndermek zorunda kalıyor:
Diğer yandan Kassargian, gerek İran’da IŞİD’in üstlendiği öne sürülen terör saldırısında, gerekse Suriye’de IŞİD hareketliliğinin arkasında Amerikalıların vekalet savaşa dair mesajlarının bulunduğu görüşünde:
İsrail’in çatışmada yer almasa da Suriye’nin havaalanlarını rahatlıkla vurabildiğine işaret eden Kassargian, İran’dan hava savunma sistemleri alınmış olsa da karşılık verilmemesi politikasının etkili olduğu görüşünde. Kassargian İsrail’in tüm saldırılarının Suriye ve İran’ı doğrudan etkilemediğini söyledi:
Suriye’nin geçen yıl Arap Birliği’ne geri dönmüş olmasına rağmen henüz somut bir ilerleme olmadığını söyleyen Kassargian’a göre, bunun için Gazze savaşının bitmesinin beklenmesi gerek. Kassargian, Gazze çatışmasının başında İran’ın baskılarına rağmen Şam’ın çatışmaya uzak durduğunu belirterek, bunun da Körfez’e mesaj olduğunu dile getirdi:
Geçen yıl şu tarihlerde Suriye ile Türkiye arasında normalleşme konusu öne çıkmışken, bu yıl gündemi Gazze belirliyor. Kassargian, meselenin ‘buzdolabına konduğunu’ söylerken, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Blinken’i ağırlaması öncesinde Suriyeli muhalifler ile Şam arasında diyaloğa işaret eden beyanlarına atıfta bulundu: