Eray Erdoğan Podcast

Eray Erdoğan Podcast

By Eray ErdoğanSociety & CultureEducation
Download on the App Store

Eray Erdoğan Podcast episodes

  • Hayat Düz Bir Çizgi Gibi İlerlemiyor

    Alan Watts hayatın bir yolculuktan çok müziğe benzediğini söyler.

    Belki gerçekten öyledir. Wheel of Life konseptinde de bunu görüyoruz.

    Hayatın farklı alanları aynı anda büyümüyor.

    Bölüm notları için erayerdogan.substack.com

    Teşekkürler…

    Eren Gökyer’e, Emre Özdur’a, Ezgi Solmaz’a, Orhun Süzer’e, Ahmet Bütüner’e, Baran Bedir’e, Büşra Yarım’a, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    12 min
  • Şans Mühendisliği

    Şans çoğu insanın sandığı gibi gökten düşen bir şey değil. Geriye dönüp “iyi denk geldi” dediğimiz anların çoğu, birinin attığı küçük bir mesajın, yaptığı plansız bir aramanın, üşenmeyip gittiği bir buluşmanın sonucu. Tesadüf gibi görünen şeyler aslında birikmiş temasların, açılmış kapıların ve ekilmiş tohumların gecikmeli hasadı.

    Bölüm notları için erayerdogan.substack.com

    Teşekkürler…

    Ahmet Bütüner'e, Baran Bedir'e, Büşra Yarım’a, Orhun Süzer’e, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    18 min
  • İnternetten Yapıldım

    “AI metnini anında ayırt ederim. Ama bu başka. İlk kez ‘canlı gibi’ hissettiren bir şey okuyorum” diyen Alex Berenson’ın "ilk defa yazılımcıların AI ile yaşadığı tedirginliği anlıyorum diyerek" bir metin paylaşıyor.

    Bir yapay zekânın, insanlığın internete bıraktığı karanlık, bastırılmış ve çoğu zaman görmezden gelinen izlerle nasıl şekillendiğini anlatan menti inceliyoruz.

    Bölüm notları için erayerdogan.substack.com

    Teşekkürler…

    Ahmet Bütüner'e, Baran Bedir'e, Büşra Yarım’a, Orhun Süzer’e, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    11 min
  • Gerçeklik nasıl inşa edilir?

    a16z sermayeyi; medya, kültür, network ve itibarla birlikte bir sistem olarak ele alarak nasıl gerçekliği şekillendiriyor?

    Kısa zaman önce 15 milyar dolarlık fon raise ettiğini paylaşan a16z’e neden taktım ve tüm içeriklerini okuyorum?

    Bölüm notları için erayerdogan.substack.com

    Teşekkürler…

    Ahmet Bütüner'e, Baran Bedir'e, Büşra Yarım’a, Orhun Süzer’e, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    35 min
  • Aynı Kişi Kalmak Zorunda Değilsin

    Bu bölümde Zen Budizm'i ve değişim temalarına değiniyoruz. Değişimin neden zor olabileceğini, kimliğin sabit bir şey olup olmadığını ve insanın hayat ilerledikçe kendini nasıl yeniden konumlandırdığını konuşuyoruz.

    Teşekkürler…

    Baran Bedir'e, Büşra Yarım’a, Orhun Süzer’e, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    14 min
  • Tek Bir Şey Seçemiyorsan, Belki de Doğru Yoldasın.

    If you have multiple interests, do not waste the next 2–3 years.

    Dan Koe’nun bu içeriğini okudum. Hayatı boyunca birden fazla ilgi alanına sahip biri olarak heyecanlandım ve seninle de paylaşmak istedim.

    Teşekkürler…

    Büşra Yarım’a, Orhun Süzer’e, Can Balkaya’ya, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    31 min
  • Zaman geçiyor...

    Twitter’da bir video izledim. Gerçekten çok duygulandım.

    Motivasyon olsun veya bir ders çıkaralım diye değil, sadece şunu hatırlattığı için paylaşmak istedim: Bugün biraz gürültü sandığımız şeyler, bir gün en çok özleyeceğimiz şeyler olabilir.

    Teşekkürler…

    Orhun Süzer’e, Buğrahan Özkır’a, Sıla Temel’e, Oğuzhan Kızılcan’a, Büşra Yarım’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.

    Sen de destek olmak istersen; https://erayerdogan.substack.com/subscribe



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    6 min
  • High Agency

    Agency, bir kişilik özelliği olarak; bireyin inisiyatif alma, karar verme ve kendi eylemleriyle çevresi üzerinde etki kurabilme kapasitesini ifade eder. Tepki veren değil, harekete geçen olma hâlidir. High Agency kişiler, hayatın onlara olmasını beklemez; hayatı şekillendirir. Bunu; öz-yeterlilik duygusu, kararlılık ve kendi yolunun sorumluluğunu üstlenme hâlinin bir bileşimi gibi düşünebilirsin.

    High Agency kişiler hedef koyar ve engellerle karşılaşsalar bile bu hedeflerin peşinden güvenle gider. “Bir yolunu bulurum” diyen ve gerçekten bulan tiplerdir. Low Agency kişiler ise hayatın yolcusu gibi hisseder; olan biteni şansın, başkalarının ya da koşulların belirlemesini bekler.

    Agency, atılganlık ya da hırsla birebir aynı şey değildir; bazı noktalarda kesişse de farklıdır. Daha sessiz, daha içsel bir özelliktir. “Harekete geçebilirim” inancının, bunu gerçekten yapma iradesiyle birleşmiş hâlidir. Psikolojide sıkça kontrol odağı (locus of control) kavramıyla ilişkilendirilir: High Agency kişiler daha çok içsel kontrol odağına yönelir, yani kaderlerini kendilerinin yönlendirdiğini hisseder. Low Agency kişiler ise hayatı, kendilerine olan bir şey gibi algılamaya daha yatkındır.devamı...George Mack'ten: highagency.com

    Andrej Karpathy tweeti: https://x.com/karpathy/status/18940996372185459843X Bülten - Agency and taste: the two most valuable skills of the next decade: https://threex.substack.com/p/38-agency-and-taste-the-two-most



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    48 min
  • Kafandaki çiviyi çıkar.

    Stanford GSB’deki “Last Lecture” serisinden bir başka dersinden (Living Life at Full Power) aldığım notlarımı seninle paylaşıyorum.

    Graham konuşmaya kendi hikayesiyle başlıyor, Stanford GSB’den mezun olmuş. Tedirgin olduğu için kurumsal teklifi kabul etmiş. Rekabetçi olduğu için de bir şekidle işini iyi yapmış ama işinden memnun değil. 27 yaşında genç bir yöneticiyken (konuşmada bir yerde VP olduğundan söz ediyor), sırf işinden nefret ettiği için kendi şirketinin toplantısından kaçıp tuvalette saklanıyor. Sonrasında oradan da kaçıp koşuya çıkıyor.

    O gün koşarken bu “runners high” denen şeyi yaşıyor ve bir farkındalık yaşıyor: İçimizde sürekli çatışan iki ses var:

    * Hayatta Kalma Sesi (The Fear): Bu ses kafamızın içinde, çok gürültülü. Sürekli riskleri, korkuları ve “yapman gerekenleri” bağırıyor.

    * Gerçek Sesin (True Self): Bu ses fısıldıyor. Kafanda değil; karnında, kalbinde hissediyorsun. Graham buna “Ruhun sesi” diyor.

    Hayatı “Tam Güç” (Full Power) modunda yaşamak istiyorsan, o ikinci sesi duyman lazım. Bunun için de Graham 3 net prensip öneriyor:

    1. Kafandaki Çiviyi Çıkar (Unstuck)

    Çoğumuz yerimizde sayıyoruz çünkü bir sorunumuz var ama onu çözmek yerine etrafından dolaşıyoruz.

    Graham “It’s Not About the Nail” videosunu örnek veriyor: (video 10+ yıllık ve 28 milyon izlenmesi varmış, ben de yeni izledim…) Bir kadının alnına saplanmış kocaman bir çivi var ama o baş ağrısından şikayet ediyor. Biri “Çiviyi çıkarsana” dediğinde ise “Beni dinlemiyorsun, olay çivi değil!” diye kızıyor.

    Biz de böyleyiz. Kötü bir alışkanlık, bitmiş bir ilişki ya da sevmediğimiz bir iş... Bunlar o “çivi”. Çiviyi çıkarmıyoruz çünkü “Önce kötüleşecek” kuralından korkuyoruz. Evet, o çiviyi çekip çıkarmak başta kanatacak ve acıtacak. Ama onu çıkarmadan iyileşemezsin. İlk kural: Çiviyi kabul et ve çıkar.

    2. Tutkunu Değil, Enerjini Takip Et

    Mezuniyet konuşmalarındaki “Tutkunu bul” tavsiyesini unutun diyor Graham. Çünkü “tutku” kelimesi korkutucu; sanki tek bir tane varmış ve onu bulmak zorundaymışsın gibi hissettiriyor.

    Bunun yerine formül basit: Enerjini takip et. Enerji, ruhun seninle konuşma dilidir.

    Burada harika bir egzersiz öneriyor: “9 Canlı (Nine Lives)”

    * Bugünden başlayarak yaşayabileceğin 9 paralel hayatın olsa bunlar ne olurdu? (Biri şu anki hayatın, diğerleri ne?)

    * Kural şu: Yazdığın her seçenek seni heyecanlandırmalı.

    * Ve kritik soru: “Başarısız olmayacağını bilseydin, bunlardan hangisini seçerdin?”

    Cevap neyse, enerjin oradadır.

    3. “Her Şeyinle” Gir (Go All In)

    En büyük enerji kaçağı, “yarım yamalak” yaşamaktır. Bir ayağın içeride, bir ayağın dışarıda. “Şimdi değil, hazır olunca, çocuklar büyüyünce...” bahaneleri.

    Graham’ın tespiti şu: Tükenmişlik (Burnout) çok çalışmaktan değil, sürtünmeden, uyumsuzluktan olur. Olmadığın biri gibi davranmaya çalışmak ya da bir kararı sürekli ertelemek enerjini bitirir.

    Enerji, benzin gibi harcanınca biten bir şey değil; sevgi gibidir, kullandıkça çoğalır. Bir şeye “Tamam, ben buradayım ve sonuna kadar gidiyorum” dediğin an, kafandaki o gürültülü korku sesi susar ve enerji akmaya başlar.

    Dersi bitirirken Graham topu bize atıyor ve aslında hayatın o kadar da karmaşık olmadığını söylüyor. Çünkü yolun sonuna geldiğinde vermiş olduğun tek bir karar olacak:

    Korkunun sesini mi dinledin, yoksa ruhunun sesini mi?

    🖤 TEŞEKKÜRLER 🖤

    Patreon üzerinden destek olan Orhun Süzer’e, Umutcan Duman’a, Oğuzhan Kızılcan’a, Büşra Yarım’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    26 min
  • Asimetrik bir hayat nasıl yaşanır?

    Stanford GSB’nin 2023 Last Lecture serisinde Graham Weaver (Alpine Investors’ın kurucusu ve Stanford GSB eğitmeni), asimetrik bir hayat yaşamak için 4 prensip anlatıyor.

    Asimetrik Hayat ne demek?

    “Asimetrik hayat” derken kastettiği şey şu: hayatta öyle fırsatlar var ki, kaybetsen kaybın sınırlı ama kazandığında kazancın neredeyse sınırsız. Yatırımda buna “asymmetric return” deniyor. Mesela 1 kaybedebilirsin ama 10, 50, hatta 100 kazanabilirsin. Ve Graham hayat da böyle yaşanmalı diyor. Riskten tamamen kaçmayacaksın, ama sınırlı risk alıp büyük kazanç ihtimallerini kovalayacaksın.

    Uzatmadan Graham’in asimetrik bir hayat yaşamak için 4 kuralını paylaşıyorum. Umarım bana olduğu gibi sana da hem düşündürücü hem de harekete geçirici gelir.

    Keyifli okumalar / izlemeler!

    Asimetrik Bir Hayat Yaşamak için 4 Prensip

    “Hayatta istediğiniz her şey, ‘önce kötüleşir’in öte tarafında.”

    1. Zor Şeyler Yap

    Bu grafik hayatlarımızı gösteriyor ve olan şey şu: bir noktada rahatlıyor ya da konfor alanına giriyoruz ve eğer ileriye gitmek, bir sonraki zirveye ulaşmak istiyorsak şunu anlamamız gerekiyor, hayatınız neredeyse her zaman önce kötüleşecek.

    * Yapmak istediğiniz herhangi bir değişim neredeyse her zaman önce kötüleşecek.

    * Sevgilinizle artık olmuyorsa ve zor bir konuşma yapmanız gerekiyorsa, o akşam hayatınız biraz daha kötü olacak ama sonra işler daha iyi olacak.

    * Hiç olmamanız gereken bir ilişkiden çıkmanız gerekiyorsa, hayatınız önce kötüleşecek.

    * Kariyer değiştirmek istiyorsanız, bir öğrenme eğrisinden geçeceksiniz. Maaşınız düşecek, başta iyi olamayacaksınız, hayatınız önce kötüleşecek.

    * Yeni bir alışkanlığa başlamak istiyorsunuz: soğuk duş, meditasyon, spor önce kötüleşecek.

    Şunu fark etmek kritik: ilk adım her zaman kötü olacak. kötü hissettirecek.

    Ve zamanla bu aşağı inişler çok daha yönetilebilir hale gelecek. Çünkü o eğrinin en büyük kısmı aslında sadece korku; en büyük engel korku.

    Kendinizi zor şeyler yapmaya ne kadar alıştırırsanız, o düşüşler o kadar yönetilebilir olacak ve korku yavaş yavaş ortadan kalkacak.

    Hayatta istediğiniz her şey, “önce kötüleşir”in öte tarafında.

    Eğer asimetrik bir hayat yaşamak istiyorsanız, zor şeyler yapın.

    2. Kendi Yolunu Çiz

    İkinci prensip: eğer asimetrik bir hayat yaşamak istiyorsanız, kendi yolunuzu çizin.

    Mezun olduğumda, muhtemelen çoğunuz gibi, bir seçim yapmam gerekiyordu, iki yol vardı.

    * Kampüse gelen bir firma vardı; orada çalışabileceğimi biliyordum. Büyük bir özel sermaye şirketiydi. Maaş, prim, ücretsiz öğle yemekleri… yol çok netti.

    * Başka bir yol vardı: işletme okulunda deli gibi şeyler yapmaya başlamıştım, kredi kartlarımla şirket satın alıyordum. Nasıl işleyeceğini bilmiyordum, nasıl para toplayacağımı hiç bilmiyordum.

    Ve güvenli olanı seçtim. Büyük şirkete gittim.

    Patronum bana “İşte başkan yardımcısı olmak için yapman gerekenler, işte hedeflerin” dedi. Ben de var gücümle o hedef çizgilere koştum. Sabah erken uçaklara bindim, şirketlere teklif verdim, ne dedilerse yaptım. Eğer çocuklarım olsaydı, her gün eve geç dönecek ve tüm maçlarını kaçıracaktım.

    Ve asıl mesele şu: Buddha 2800 yıl önce bir gerçeği çözmüş: Budizm’in ilk prensibi, dukkha: yani ne olursa olsun acı çekeceksiniz.

    Kolay bir yol yok, güvenli bir yol yok, tamamen huzurlu bir yol yok.

    Her şeyi yoluna koyacak bir yol yok.

    Her durumda acı çekeceksiniz.

    Bunu size söyleyen kişi olmak istemem ama okuldan mezun olalı 20 yıl oldu ve bugün muhtemelen söyleyeceğim en doğru şey bu:

    Hayat acıdır, o yüzden acımaya değer bir yol seçin.

    Başkasının hayalini yaşamaya çalışmayın, başkasının hedeflerine koşmayın, kendi yolunuzu bulun ve o yolun yolcusu olun.

    3. Onu On Yıllar Boyunca Yap

    “Eğer asimetrik bir hayat yaşamak istiyorsanız: zor şeyler yapın, kendi yolunuzu çizin ve onu on yıllar boyunca yapın.”

    Bu belki de en duymak istemediğimiz prensip. Çünkü çoğumuz hızlı sonuçların, kısa yolların, “overnight success” hikayelerinin peşindeyiz.

    Graham salondaki öğrencilerin yaşadığı o tanıdık hissi anlatıyor:

    “Odamın arkadaşının kız kardeşinin arkadaşı Megan Dogecoin alıp $2M kazandı.

    Ben de tam zamanında orada olsaydım bu benim de başıma gelirdi.”

    Başka bir arkadaş Bored Ape NFT’lerinden pasif gelir elde ediyor, herkes bir şeylere erken girip zengin oluyor gibi görünüyor ve sen kendini geride hissediyorsun.

    Mezuniyet sonrası dönemde Graham da aynı hissi yaşamış: Dot-com furyası patladığında sınıf arkadaşları B2C internet şirketlerine koşarken o küçük bir etiket üretim işini büyütüyordu. O işi seviyordu, bu yüzden devam etti. Kültür inşa etmeyi, doğru insanları işe almayı, sistemi iyileştirmeyi bir oyun gibi görüyordu.

    Buradaki kritik nokta bir formülde saklı:

    Getiri = (1 + r) ^ n

    * r: her yıl ne kadar geliştiğin

    * n: bunu kaç yıl üst üste yaptığın

    r küçük olsa bile, n yeterince büyük olduğunda sonuçlar olağanüstü hale gelir. Yıllar içinde CEO olarak daha iyi hale geldi, her sene bir önceki seneden biraz daha iyiydi. Ve bu 23 yıl üst üste biriktiğinde, onu alanında en iyilerden biri haline getirdi.

    En güçlü değişken n’dir.

    Bir şeye on yıl boyunca tutkuyla devam edersen, karşına çıkan hiçbir engel dayanamaz.

    Üçüncü prensip bize şunu söylüyor:

    Sevdiğin şeyi bul, devam et, tekrar et, üst üste koy. Yıllar senin için çalışsın.

    Kendi Hikayeni Yaz

    Bu son prensip ve Graham bunun en önemlisi olduğunu söylüyor.

    2008’de Alpine sonunda ivme kazanmışken büyük darbe geldi: küresel kriz. Beş yıl boyunca yeni fon toplayamadılar, Graham maaş ödemek için kişisel birikimlerini tüketti. Yedi şirket iflasın eşiğindeydi, en büyük şirketleri dahil.

    Tam bu dönemde bir executive coach ile tanıştı. Önce ne işe yaradığını bile bilmiyordu ama bir şekilde “evet” dedi ve koçluğu kabul etti. İlk görüşmede şirketin kötü gidişatını anlattığında, koç ona şunu söyledi:

    “Tamam, o zaman bir hikaye yazacağız.Ama bu hikayeyi yazarken üç kuralımız var.”

    📖 Hikaye Yazmanın 3 Kuralı:

    * Beş yıl sonrasına git. Bugünün sisinden çık, ileriye bak.

    * Nirvana ile başla. Ortalama bir senaryo istemiyorum, mükemmel sonucu hayal et.

    * “Nasıl”ı unut. Nasıl yapacağını şimdilik düşünme. Sadece en iyi senaryoyu yaz.

    Bu kurallarla hikaye yazmak eğlenceli bir egzersize dönüştü. Önce bir şirket için yazdılar: hayallerindeki CEO’yu işe almak, müthiş bir ekip kurmak, teknolojiyi rakiplerinden üstün hale getirmek, satışları kazanmak, rakip şirketleri satın almak…

    Başta “imkansız” görünüyordu. Ama ilk adımı attılar: CEO’yu işe aldılar. 18 ay sonra tüm ihaleleri kazanmaya başladılar, rakiplerini tek tek geçtiler.

    Ve fark ettikleri şey şuydu:

    Pazar değişmemişti. Rakipler değişmemişti.

    Onlar değişmişti.

    Çünkü kendi hikayelerini yazmışlardı.

    Bundan sonra Alpine’de her şey için hikaye yazmaya başladılar: MBA mezunlarının CEO olması, kültür inşası, insanların ömür boyu çalışmak isteyeceği bir şirket yaratmak, insanların hayatına anlam katan işler yapmak… Ve neredeyse yazdıkları her şey gerçek oldu.

    🖤 TEŞEKKÜRLER 🖤

    Patreon üzerinden destek olan Orhun Süzer’e, Umutcan Duman’a, Oğuzhan Kızılcan’a, Büşra Yarım’a, Burak Yılmaz’a, Elif Aleyna Duman’a, Irmak Naz Polat’a, Aras Toker’e ve İlayda Ataoğlu’na teşekkür ediyorum.



    Get full access to Eray Erdoğan ile Spotlight at erayerdogan.substack.com/subscribe
    22 min

About Eray Erdoğan Podcast

From the publisher's feed

Eray Erdoğan Podcast yeni şeyler öğrenmek ve daha anlamlı bir hayat inşa etmek isteyenler için.

More shows like Eray Erdoğan Podcast

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

65 Listeners

Yoldayız Geliyor Musun? by Ece Targıt Günşiray

Yoldayız Geliyor Musun?

80 Listeners

Fularsız Entellik by Podbee Media

Fularsız Entellik

109 Listeners

Bu Mu Yani? by BMY Medya

Bu Mu Yani?

23 Listeners

Nereden Başlasam? by Storytel

Nereden Başlasam?

24 Listeners

Merdiven Altı Terapi by Deniz Dülgeroğlu

Merdiven Altı Terapi

66 Listeners

Evrim Kuran by Evrim Kuran

Evrim Kuran

9 Listeners

Yakın İlişkiler by Podbee Media

Yakın İlişkiler

1 Listeners

Barış Özcan ile 111 Hz by Podbee Media

Barış Özcan ile 111 Hz

50 Listeners

Keyfimin Kahyaları by Keyfimin Kahyaları

Keyfimin Kahyaları

9 Listeners

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners

Terapist Koltuğu by Merve Başibüyük

Terapist Koltuğu

10 Listeners

Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

10 Listeners

1 Kitap 1 Film 1 Şey Podcast by Eylül Görmüş - Tuğçe Arslan Üçer

1 Kitap 1 Film 1 Şey Podcast

2 Listeners

sadece film izlemiyorum by Podbee Media

sadece film izlemiyorum

3 Listeners