Bugün bir kavak yaprağının yolculuğuna şahit oldum. Bir sonbahar sabahı. Sarı kavak yaprağı, güneş
daha güne merhaba demeden kâinata gözlerini açtı.
Belki de bu, tüm ihtişamıyla göğe uzanan dallarda
süzüldüğü son gün olacaktı. Biliyordu, sonbahar
onun hikayesinin bittiği mevsimdi. Peki hikayeler
gerçekten de son bulur mu? Unutur muyuz o sarı
yaprakları? Sonbahar gerçekten de son mudur?
Kim bilir; belki de sarı yaprak yanlış biliyordur.
Belki de tüm varsayımlarını çürüten bir gerçeklik
daha vardır. Baharlar tükenmez. Her son başka bir
başlangıcın müjdeleyicisidir. Her son yepyeni bir
olgunlaşmanın habercisidir.