Bugünlerde sıkça gördüğümüz, çarpıcı isimleri olan,
sadece kendine odaklanmayı, kıyasıya bir rekabeti
ve mutlaka kazanmayı öneren, bunun için sırlar ve
reçeteler içeren, sıkıştığı noktada da işi “evren”e
havale eden, yazarlarının arşa varan egolarıyla
samimiyetlerini ve derinliklerini sorgulatan, sosyal
sorumsuzluk kokan kişisel gelişim kitaplarından
hep uzak dururum. En çok da, o her şeyi çözmüş ve
“ben oldum” tavrıyla “büyük dağları da ben yarattım”
diyen yazarın kendi özel yaşamında nasıl biri
olduğunu, samimiyetini, kitabında vaaz ettiklerini
hayatında uygulayıp uygulamadığını merak ederim.