
Sign up to save your podcasts
Or


Kadının Ritmi serisinin bu bölümünde, adet döngüsünü sadece takvim olarak değil; ilk regl ile başlayan, hormonlarla şekillenen ve zamanla değişen bir beden ritmi olarak ele alıyoruz.
İlk reglden 20’li yaşlara, 30’lardan 40’lara uzanan süreçte hormonların nasıl değiştiğini; bu değişimlerin beden, ruh hali, uyku ve günlük yaşam üzerindeki etkilerini inceliyoruz.
Happily Ever After kanalında, kadın bedeninin ritmini daha derinlikli anlamaya davet.
Kadın Bedeninin Ritmi serisinin bu ilk bölümünde, ilk regl ile başlayan döngüsel bedeni konuşuyoruz.
Kadın sağlığını TCM, Ayurveda ve modern bilginin senteziyle; enerji, ruh hali, uyku ve beden farkındalığı üzerinden ele alıyoruz.
Happily Ever After kanalında, kadın bedeninin ritmini anlamaya güçlü bir başlangıç.
#KadınınRitmi #KadınSağlığı #AdetDöngüsü #Wellbeing
Bu bölümde, annemin bedeni üzerinden kadın sağlığına neden daha dikkatli bakmaya başladığımı paylaşıyorum.
Kalp krizi, göğüs ağrısı, yorgunluk, su elementi pratiğinde zorlanma, nefes, güvenlik duygusu ve sonunda gelen kanser teşhisiyle birlikte, bedenin sinyallerini bütüncül şekilde okumanın ne kadar önemli olduğunu konuşuyorum.
Kadın sağlığına doğru giden yolculuğumda annelerimizin ilhamları.
Kadın bedeninin ritmini anlamaya çalışırken fark ettim ki mesele bir şeyi eleştirmek değil, parçaları bir araya getirmek.
Doğu ve Batı bilgisinin sentezinde, kadın kendi bedenini daha iyi duymaya başlıyor.
Eğer bugün sahip olduğum farkındalık perimenopoz ve menopoz da olsaydı; bedenimi, ihtiyaçlarımı, döngülerimi ve yaşam tarzımı çok daha bilinçli düzenleyebilirdim.
Bu seri tam olarak bunun için var: bedeni duymak, ritmi fark etmek ve hayatı buradan yeniden kurmak.
Bu bir eleştiri değil.
Bu bir adım.
Kadın bedeni her gün aynı şekilde çalışan doğrusal bir yapı değil. Enerjisi, duygusu, odağı, ihtiyacı ve ritmi değişebilen döngüsel bir sisteme sahip. Buna rağmen çoğumuz bedenimizden her gün aynı performansı bekleyerek büyüdük.
Bu bölümde, kadın bedeninin neden döngüsel olduğunu, bu gerçeğin neden bize yeterince anlatılmadığını ve bedenin ritmini anlamadığımızda kendimizle ilişkimizin nasıl zorlaşabildiğini konuşuyorum.
Adet döngüsünden yaşamın farklı evrelerine kadar uzanan bu değişken yapıyı daha yakından anlamaya çalışıyoruz.
Kendini bazen aynı kişi gibi hissedememek, bir dönem daha içe dönük, başka bir dönem daha güçlü ya da daha hassas hissetmek bir sorun mu, yoksa bedenin dili mi?
Bazı geçişler sadece bedende değil, hayatın tamamında yaşanıyor.
45 yaşımda başlayan menopoz yolculuğumun beni neden Kadın Bedeninin Ritmi serisine getirdiğini anlatıyorum. Kayıp, yas, sıcak basmaları, uyku bozulması ve kadın bedenine dair cevapsız kalan soruların içinden geçerken, neden bu konuşmaları görünür kılmak istediğimi paylaşıyorum.
Bazen söyleyecek sözümüz vardır ama yine de susarız.
Bir mesaj yazar, sonra sileriz.
Bir fikir aklımızdan geçer ama dile getirmeyiz.
Çünkü içimizde küçük bir soru belirir:
“Ya yanlış anlaşılırsa?”
“Ya bir şey olursa?”
Son yıllarda birçok insan bu duyguyla tanıştı.
Toplumda artan gerginlik, şiddet haberleri, kadın cinayetleri, adaletle ilgili sorular… Bütün bunların ortasında insan bazen kendine şunu soruyor:
Konuşmak güvenli mi?
Bu sadece bir düşünce değil.
Sinir sistemiyle ilgili bir durum.
Beden kendini güvende hissetmediğinde üç tepki verir:
savaş, kaç veya don.
Bazen konuşamamak aslında bir zayıflık değildir.
Bedenin kendini koruma şeklidir.
Ama içeride tutulan düşünceler ve duygular da kolay kaybolmaz.
Bedende kalır, zihinde dolaşır, kalpte ağırlık bırakabilir.
Belki de bugün kendimize şu soruyu sorabiliriz:
Sustuğum yer gerçekten söyleyecek bir şeyim olmadığı için mi?
Yoksa bedenim beni korumaya mı çalışıyor?
Yeni podcast bölümünde bu konuyu konuşuyorum.
Neden bazen konuşamadığımızı, bunun sinir sistemiyle nasıl ilişkili olduğunu ve içimizdeki sesi kaybetmeden nasıl var olabileceğimizi.
🎙️ Yeni bölüm yayında.
Tutulmalar bazen zihni değil, önce sinir sistemini konuşturur.
Bir şey olur ve beden şunu der:
“Burası artık bana iyi gelmiyor.”
17 Şubat 2026 • Kova “Ring of Fire” Güneş Tutulması
Bugün niyet, kontrol etmek değil.
Açılmak.
Yavaşlamak.
Ve beklenmeyenin içindeki hizayı fark etmek.
Şubat 2026 Satürn–Neptün Kavuşumu (Koç)
İlhamı Yapıya Dönüştürmek
2026 Ateş Atı Yılı hızlanmayı artırıyor.
Bu bölümde, hızlanan yaşamda beden–zihin–ruh dengesini nasıl koruyabileceğimizi;
sinir sistemi, nefes ve günlük regülasyon pratikleri üzerinden ele alıyorum.
🎧 Happily Ever After’da yayında.
From the publisher's feed

80 Listeners

67 Listeners

1 Listeners

10 Listeners