
Sign up to save your podcasts
Or


“Hiçbir şey kalmadı” cümlesi neden bazı anlarda ürpertirken, bazı anlarda rahatlatır? Bu bölümde, Hindu düşüncesindeki dört arzu (haz, başarı, aidiyet, özgürleşme) üzerinden modern hayatın bizi en çok nereye sıkıştırdığını sorguluyoruz.
Sonra Yoga Sutralar’dan odak temasına geçip şu soruda duruyoruz: Bırakış gerçekten vazgeçmek mi, yoksa zihnin sonunda çekişmeyi bırakması mı?
Bu bölümde, görsel imgeleme pratiğiyle sinir sistemine güven hissini yeniden hatırlıyoruz.
Görsel imgeleme; zihnin hayal gücünü kullanarak bedende gerçek bir sakinleşme yanıtı oluşturmasını sağlar. Güvenli bir alan zihinde canlandırıldığında, nefes yavaşlar, kaslar yumuşar ve içsel tempo düşer.
Bu pratik, zihni susturmak için değil; bedene “şu an güvendeyim” bilgisini yeniden vermek için kullanılır.
Stresi azaltmak, anda kalmayı desteklemek ve bedende regülasyon oluşturmak için hazırlanmış kısa bir eşlik.
🎧 Podcast’te yayında.
Yoga’da gerçek engel pozlar değil; içsel yargı.
“Yeterli miyim?” sorusu bedenden önce zihni durdurur.
Bu bölümde bu döngüyü ve yoga pratiğindeki etkisini anlatıyorum.
Türkiye’de diyabet oranı son yıllarda hızla yükseldi.
IDF verilerine göre artış %170 ve bu durum stres, uyku, beslenme ve hareket döngümüzün bozulduğunu gösteriyor.
Bu bölümde;
• Türkiye’de diyabet artışının nedenlerini,
• Stres–metabolizma ilişkisini,
• Yoga, Ayurveda ve TCM’in diyabeti nasıl desteklediğini anlattım.
Metabolik sağlık; düzenli nefes, düzenli hareket ve dengeli beslenmeyle güçleniyor.
🎧 Bölümü dinlemeyi ve kaydetmeyi unutma.
Hayatta bir kapı kapandığında çoğu zaman kayıp gibi hissederiz.
Ama çoğu kapanış, yeni bir başlangıcın içten içe şekillendiği andır.
Bu bölümde vairagya (bırakış) ve abhyasa (pratik) arasındaki ilişkiye; kapanan kapıların nasıl yeni bir farkındalığa alan açtığına bakıyoruz.
Hayat bazen öyle sert eser ki, insan nefesini bile içeri çeker.
Bu bölümde, kaybın ortasında bile insanı ayakta tutan içsel bir güçten—abhyasa, yani koşulsuz pratikten—bahsediyorum.
Bir şarkı, bir yolculuk ve rüzgârın içinde devam etmeyi hatırlatan bir hikâye…
Pratiğin, iyi günlerde büyüyen ama zor günlerde bizi taşıyan o sessiz dayanıklık olduğunu birlikte keşfediyoruz.
Bu bölüm, fırtınanın içinden geçen herkese bir hatırlatma:
İçsel pratiğin, sen fark etmesen bile seni hayatta tutan bir dosttur.
Bırakmak her zaman kaybetmek değildir.
Bazen en büyük iyilik, taşıdığın yükleri hafifletmekle başlar.
Bu bölümde Vairagya’yı — yani bırakmanın, sadeleşmenin ve zihinsel yükleri azaltmanın yogik pratiğini — günlük yaşamdan somut örneklerle ele alıyoruz.
Kontrol etme alışkanlığı, geçmişe takılma, aşırı sorumluluk alma ve zihinsel döngüler… Hepsi hayatımızda fark etmeden ağırlık yaratıyor.
Bu bölüm seni şuna davet ediyor:
“Gerçekten taşımak zorunda mıyım?”
Küçük bir farkındalık, büyük bir içsel boşluk ve nefes alanı yaratabilir.
Wellbeing odağıyla; modern yaşamın hızında nasıl sadeleşebileceğini, nereden başlayabileceğini ve bırakmanın neden iyileştirici olduğunu konuşuyoruz.
Bu bölümde yoga felsefesinin iki temel kavramına odaklanıyorum: pratik (abhyasa) ve bırakmak (vairagya).
İyi hissettiren pratiklerin tek başına neden yeterli olmadığını, gerçek dönüşümün ancak bırakmak ve pratik birlikte olduğunda mümkün olduğunu konuşuyoruz.
“Bırakmak tek başına dönüşüm yaratmaz; onu destekleyen bir pratik gerekir.”
Daha dengeli, daha sürdürülebilir bir değişim için bu bölüm sana eşlik edebilir.
Bu bölümde Boğa Dolunayı’nın enerjisini, 10 günlük etkisini, gökyüzü transilerini ve bolluk kapılarını açan özel bir dolunay ritüelini paylaşıyorum.
Hem astrolojik hem bedensel olarak toprağa köklenmek, güven duygusunu yeniden kurmak ve içsel bolluğu hissetmek üzerine bir rehber.
Sonbaharda beden ve zihin neden daha huzursuz hisseder?
Bu bölümde Ayurveda’da “Vata” kavramını, sonbaharın getirdiği değişimle birlikte nasıl dengeleyebileceğimizi konuşuyorum.
Doğanın ritmiyle uyum içinde kalmak, wellbeing’in özüdür.
Happily Ever After’a hoş geldin.
From the publisher's feed

80 Listeners

67 Listeners

1 Listeners

10 Listeners