
Sign up to save your podcasts
Or


Türkiye denizlerinde en kalabalık yaşadığı bilinen türler arasında olan Kum Köpek balığı Carcharinus plumbeus, ilk olarak İtalyan doğa bilimci Giovanni Domenico Nardo tarafından 1827 yılında Adriyatik Denizi'nde tanımlandı ve Camgöz köpek balığı türü olduğunu düşünerek Squalus plumbeus olarak bilim dünyasına tanıtıldı. Daha sonra Carcharhinus cinsine dahil olduğu anlaşılınca cins ismi Carcharinus olarak değiştirildi. İsmi Yunanca "karcharos" yani keskin, sivri; "rhinos" burun," plumbeus" kurşundan yapılmış, ağır anlamına gelen kelimelerden oluşturulmuştur. İngilizce "Sandbar Shark yani Kum köpek balığı" olarak bilinen bu tür Türkiye'de Büyük Camgöz Köpek balığı olarak da biliniyor.
Kum köpek balıklarının bulunduğu aile toplamda 12 cins ve 56 farklı tür ile temsil ediliyor. Carcharhinus cinsi ise içinde barındırdığı 32 tür ile en kalabalık grubu oluşturuyor. Bu 32 türün 7'sinin Akdeniz'de olduğu 5'inin ise, Türkiye kıyılarında dolaştığı biliniyor. Tipik olarak bildiğimiz torpido şeklindeki yapısıyla, sıradan bir köpek balığı tanımına sahiptir.
Maden işlerinden sonra dünyanın en zor meslekleri arasında olan "dalgıç" lığın, dalışın ve denizciliğin zor ve güzel yanlarını konuştuğumuz su ürünleri mühendisi, sevgili dostum Sıtkı Can Bayar'ı programıma konuk ettim.
Su ürünleri mühendisliği, su altı teknolojileri gibi deniz ve su altını kapsayan bölümleri okumak isteyen gençler için deneyimlerini paylaşmasını istedim.
Köpek balıkları, orkinos, levrek, çipura, ahtapot, midye gibi pek çok farklı deniz canlısı, denizci deneyimi ve anılarımızı paylaştığımız güzel bir program oldu. İyi seyirler dilerim.
Leonardo 15 nisan 1452'de; manzaraları, tarihi, sanatsal mirası ve yüksek kültür üzerindeki etkisi ile bilinen İtalya'daki Toskana'nın Vinci adlı köyünde dünyaya geldi. Bu çocuk, Ser Piero D'Antonio adındaki zengin bir noter ile Caterina Lippi adındaki köylü, yetim, yoksul ama genç ve güzel bir kızın evlilik dışı, gayri meşru bebekleriydi.
Bu yüzden de, Vinci'nin Leonardo'su anlamına gelen Leonardo Da Vinci ismini aldı. Yasak aşk meyvesi olan çocukların biyolojik olarak en üst verimlilikle doğduğuna dair söylentileri hepimiz biliriz. İşte Leonardo için bunun en somut örneği diyebilirim. Annesi kendi sınıfından bir çiftçiyle evlenirken, babası da kendi sınıfından soylu başka bir kadınla evlendi.
Leonardo, 5 yaşına kadar annesinin yanında kaldıktan sonra babası onun bütün sorumluluğunu üstlenerek kendi yanına aldı. Leonardo baba evinde büyürken, 4 farklı üvey anne gördü. Ve Ser Piero'nun bu üvey annelerden 9 erkek 3 tane de kız çocuğu olmuştu. Leonardo, aralarındaki tek gayri meşru olduğu için genellikle doğumu ve hikayesi gizlenmeye çalışılıyor, babasının bu durumdan utanç duymaması için pek göz önünde bulunması istenmiyordu.
Bu yüzden aile içinde sadece amcası olan Francesco tarafından bir değer ve sevgi gördüğü düşünülüyor. Gayri meşru veya meşru bir çocuk olmanın arasında, önemli ve büyük farklar vardı. Mesela gayri meşru çocukların üniversitelere gitmesi bile yasaktı.
Dr. Redpill ile toplamda 9 saat sürecek, uzun bir yolculuk yaptım. Sizler için hazırladığım bazı soruları ve çok konuşulmayan konuları kendisine sordum. Türk gençlerinin çok sevilen abisi, öğretmeni ve mentoru @DrRedPill ile birlikte sizlere bu videoyu çekmekten büyük bir mutluluk duyuyorum.
Unutmayın biz birbirinin iyi, mutlu ve güçlü olmasını isteyen, her zor koşulda birbirini destekleyen, kocaman bir kardeşlik kabilesiyiz.
Asla pes etmeyen ve kendisini devamlı geliştiren herkese iyi seyirler dilerim.
Kadın - Erkek İlişkileri ve Kırmızı Hap hakkında çok daha fazla bilgiye @DrRedPill ve @Dr.RedPill_KISALAR kanallarından ulaşabilirsiniz.
Yaklaşık 40.000 yıl önce dünya nüfusunda ani bir popülasyon yükselişi yaşandı. Özellikle bu tarihler modern insanların buzul çağında Avrupa'ya ilk ulaştıkları döneme denk geliyor. 1868 yılında jeolog Louis Lartet, Fransa'da Cro adındaki mağarada çok iyi korunmuş ve belki de törenle gömülmüş insan fosilleri keşfetti. Daha önceleri Homo neanderthal'lerin de yaşadığı Fransa'daki bulunan mağaradan dolayı, Cro Magnon adını alan fosiller anatomik olarak modern insanın yaşadığı yerlerdir.
Daha sonra İtalya ve İngiltere dahil olmak üzere Avrupa'nın bazı bölgelerinde bulunan bu erken modern insan olan Cro Magnon'ların bizden bir farkı yoktu diyebilirim. Bir Homo neanderthal'e modern kıyafetler giydirip Bağcılar'da gezdirsek fazla dikkat çektiği için dızlanması çok vakit almazdı. Fakat bu Cro Magnon için geçerli değil.
2013 yılında, Güney Afrika’daki bir mağaranın derinliklerinde, paleoantropolog Lee Berger ve ekibi tarafından 21. yüzyılın en önemli bilimsel olayları arasına girecek ilginç bir keşif yapıldı. Lee Berger, 2015 yılında makalesinde; Unesco tarafından "İnsanlığın beşiği" olarak tescillenen Malapa vadisindeki Yükselen Yıldız Mağarası'nda keşfedilen bu kemiklerin daha önce hiç bilinmeyen ve kafaları karıştıracak yeni bir insan türüne ait olduğunu duyurdu.
Bu fosiller bulunduklarında hangi tarihte yaşadıkları bilinmiyor, sadece fiziksel görünüşüne bakarak haklarında basit tahminler yürütülüyordu. Hem ilkel hemde modern insanların birçok anatomik özelliğini kendinde bulunduran bu türe, bulunduğu mağaradan kaynaklı "Yıldız İnsan" anlamına gelen Homo naledi adı verildi.
2023 yılını bilim, felsefe ve kırmızı haplı karşılamanızı istedik ve bu yüzden güzel bilgi dolu bir program yaptık. 2022 yılını, Türk gençlerinin çok sevilen abisi, mentörü ve öğretmeni @DrRedPill ile birlikte uğurlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Unutmayın biz birbirinin iyi, mutlu ve güçlü olmasını isteyen, her zor koşulda birbirini destekleyen, kocaman bir kardeşlik kabilesiyiz. Asla pes etmeyen ve kendisini devamlı geliştiren herkese mutlu yıllar ve iyi seyirler dilerim.
Kadın - Erkek İlişkileri ve Kırmızı Hap hakkında çok daha fazla bilgiye Dr. RedPill kanallarından ulaşabilirsiniz.
Özellikle "Sevimli" dediğimiz köpeklerle göz göze geldiğimizde, aklımızdan geçen ilk şey onların sevgiye ve yardıma muhtaç olduklarıdır. Bu hissettiğimiz şey, köpeklerin evrimi kullanarak biz insanların duygularını manipüle etmesinin bir yoludur.
Köpekler bunu sadece yardıma ihtiyaçları olduğu zamanlar yapmaz. Tıpkı çocuklarda olduğu gibi canlarının istediği herhangi bir şeyi yaptırmak için de bu yöntemi kullanırlar.
Benim gibi hayatının her anında onlarla vakit geçirmiş olan köpek sahipleri çok iyi bilir ki, köpekler karnı tok, sırtı pek ve keyfi yerinde olsa bile, bu duygu sömürüsünü sırf sizden daha çok ilgi almak için bile kullanırlar. Peki ama tüm bunlar nasıl oldu? ve köpekler nasıl evrimleşti?
Bazıları hayvan sürülerimizi güder, bazıları engellilerimize yol gösterir, bazıları çocuklarımızı mutlu eder ve bomba gibi tehlikeli maddeleri bulma çalışmalarında, en büyük fedakarlıkları yaparak, hayatlarımızı daha yaşanılabilir ve kolay kılar. Biz insanlar da, bunun karşılığında onlara daha güzel, sağlıklı, mutlu bir hayat ve yuva vermek isteriz.
Binlerce yıldır karşılıklı yardımlaşma gerçekleştirdiğimiz, kediler ve köpekler hayatımızın bir parçası.
Homo neanderthal'leri tanımlayan ilk fosiller 1829 - 1848 yılları arasında Belçika'daki Engis ve Forbes Quarry Mağaralarından ve Avrupa'nın çeşitli yerlerinden gelmeye başladı. 1856 yılında, Almanya Düsseldorf kenti yakınlarındaki Neander vadisinde bulunan ve tanımlanan fosil nedeniyle bu insan türüne "Neanderthal" ismi verildi. Bilimsel kaynaklarda ise Homo neanderthal'lerden ilk defa 1864 yılında Jeolog William King tarafından bahsedildi. Fosiller ilk keşfedildiğinde bunların Avrupa'nın eski bir insan ırkı olduğu veya sakat insanlar olduğu tartışıldı.
William King ise bulunan bu kemiklerin bizim türümüzün kusurlu bir bireyine ait olmadığını, bunların Buzul Çağ'dan kalma insandan çok şempanzeye yakın bir insan türü olduğunda ısrarcı oldu. Böyle düşünmesi aslında çok doğaldı. Çünkü o güne kadar bilinen en yakın akrabalarımız, inceleyip görebildikleri maymun türleriydi.
From the publisher's feed