Hiç yaşanmamış bir şeyin içimizde bu kadar yer kaplaması mümkün mü?
Olmamış bir ilişkinin, kurulmamış bir cümlenin, sadece hayal edilmiş bir ihtimalin yıllarca içimizde kalması…
Bu bölümde, “olmayan ama kalan” duygulara birlikte bakıyoruz.
Neden bazı şeyler hiç yaşanmadığı hâlde zihnimizde tekrar tekrar dönüyor?
Yas, eksiklik, bastırılmış arzular ve bilinçdışı senaryolar üzerine konuşuyoruz.
Freud, Winnicott ve Klein’ın izleriyle, biraz kendimize, biraz çocukluk izlerimize dönüyoruz.
Belki senin de içinde bir şey hâlâ orada duruyordur.
Bu bölüm, ona bakmak için…