
Sign up to save your podcasts
Or


Strateji çoğu zaman sunumlarda kusursuz görünür. Peki neden sahada aynı başarıyı göstermez?
Bu bölümde, stratejilerin neden uygulamada zayıfladığını; önceliklendirme, sponsorluk, kapasite yönetimi, PMO, proje ve program disiplinleri üzerinden ele alıyorum. Konu sadece iyi bir stratejiye sahip olmak değil; o stratejiyi sonuç üretecek kurumsal icra kapasitesine dönüştürebilmek.
Üst yönetim, sponsorlar, PMO liderleri ve fonksiyon yöneticileri için: Stratejinin neden PowerPoint’te kazanıp sahada kaybettiğini konuşuyoruz.
Bir organizasyonun stratejik hızını bütçesi değil…execution kapasitesi belirler.
Bu bölümde modern kurumlarda neden kapasitenin yeni bütçe haline geldiğini ve executive seviyede portföy önceliklendirmesinin neden kritik olduğunu konuşuyoruz.
"Strategy is nothing without execution capacity."
Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği, modern kurumlarda stratejinin neden execution kalitesi kadar güçlü olduğunu anlatan bir Execution Intelligence serisidir.
Çünkü günümüz organizasyonlarında rekabet avantajı stratejiden değil…execution yetkinliğinden doğar.
Birçok kurumda PMO vardır. Ama çok az kurumda PMO gerçekten değer üretir.
Çünkü çoğu organizasyonda PMO, proje yöneticilerinden rapor toplayan ve dashboard hazırlayan bir yapı olarak konumlanır. Oysa PMO’nun gerçek rolü çok daha stratejiktir.
Bu bölümde şu soruları ele alıyoruz:
Gerçek vakalardan alınmış bankacılık ve üretim sektörü örnekleriyle, PMO’nun kontrol mekanizmasından nasıl bir stratejik değer motoruna dönüşebileceğini konuşuyoruz.
Stratejik planlar hazırlanıyor.
Dönüşüm projeleri başlatılıyor.
Bütçeler onaylanıyor.
Peki neden birçok kurumda strateji uygulamada hayata geçmiyor?
Bu bölümde şu sorulara cevap arıyoruz:
Bu bölüm, proje yönetimini teknik bir disiplin olarak değil, bir yönetim felsefesi olarak ele alıyor.
Neden bazı ekipler mucize yaratırken bazıları aynı toplantılarda yıllarca döner durur?
Cevap çoğu zaman metodolojide değil, takımın kendisindedir.
Bu bölümde takım kavramını proje yönetiminin merkezine koyuyoruz:
Takım nedir, bir grup insandan farkı nedir?
Neden her proje ekibi gerçekten “takım” değildir?
Katzenbach modeline göre takım tipleri ve yüksek performanslı takımlar nasıl oluşur?
İdeal ekip büyüklüğü kaç olmalı ve ekip büyüdükçe neden performans düşer?
Çevik dünyadaki küçük ve otonom takımlar neden daha hızlı ve etkilidir?
Eğer projelerde gerçek performans artışı istiyorsanız, cevap yeni bir tool veya metodoloji değil…
doğru takımı kurmaktır.
Bu bölümde projeleri yavaşlatan ama çoğu zaman fark edilmeyen bir konuyu ele alıyoruz: kötü toplantılar.
Neden “çok çalışıyoruz ama ilerleyemiyoruz” dediğimizi, toplantı şişkinliğinin gerçek maliyetini ve karar çıkmayan toplantıların projeleri nasıl sabote ettiğini örneklerle ele alıyoruz.
Ayrıca Scrum’daki toplantıların neden klasik toplantılar olmadığını ve doğru yapıldığında nasıl gerçek değer ürettiğini netleştiriyoruz.
Projelerde en sık sorulan ama en az dürüst cevaplanan soruyu konuşuyoruz:
“Ne zaman biter?”
Bu bölümde takvimlerin nasıl tahmin olmaktan çıkıp temenniye dönüştüğünü, CPM’den PERT’e, oradan Agile ve olasılıklı tahmine uzanan zaman yolculuğunu ele alıyoruz.
“30 günde biter” demekle, “%70 olasılıkla 30 günde biter” demek arasındaki fark neden bu kadar kritik?
Çünkü proje yönetimi, geleceği bilmek değil… belirsizlikle dürüstçe konuşabilmektir.
Bazı projeler vardır…
Zamanında teslim edilir, bütçe sapması yoktur, raporlar mükemmeldir.Ama yine de başarısız olur.
Çünkü sorun proje yönetimi değildir.Sorun, projenin en başta yanlış seçilmesidir.
Bu bölümde yanlış işi mükemmel yapmanın projeleri nasıl “kusursuz bir şekilde başarısız” hale getirdiğini konuşuyoruz.
Keyifli dinlemeler.
Bu podcastte neredeyse her organizasyonda duyduğumuz ama sıklıkla yanlış anlaşılan bir konuyu konuşacağız: Scrum. Kimine göre mucize, kimine göre “bizde hiç çalışmadı” denen bir hayal kırıklığı… Peki sorun gerçekten Scrum’da mı, yoksa Scrum’u nasıl ve hangi bağlamda uyguladığımızda mı?
Bu bölümde Scrum’ı bir dogma değil, bir çerçeve olarak ele alacağız: Scrum nedir, ne değildir; rolleri yetki-sorumluluk perspektifiyle, artefact’leri karar ve şeffaflık aracı olarak değerlendireceğiz. IT ve non-IT örnekleriyle, en sık hataları ve görünmeyen paydaş etkisini konuşacağız.
Projeyi Kim Sabote Ediyor? Masada Olmayan Patronlar
Her şey planlı. Takvim hazır. Ekip motive.
Ama proje ilerlemiyor.
Kararlar durmadan değişiyor, kapsam kayıyor, kimse açıkça “hayır” demiyor…
Çünkü projede adı geçmeyen ama her şeye dokunan biri var.
Bu bölümde, projelerin gizli patronları olan görünmeyen paydaşları konuşuyoruz.
Perde arkasından gelen sessiz vetoları, çifte komuta zincirlerini ve “biz öyle dememiştik” anlarını.
Ve en önemlisi: Bu görünmez güce karşı ne yapılabilir?
Gelin birlikte bakalım...
From the publisher's feed