Mustafa Karaalioğlu, Türkiye'nin "çok hareketli gündem" yanılsamasını keskin bir şekilde sorguluyor. Tüm o operasyonların, butlanların, mutlakların tek bir soruya indirgendiğini vurguluyor: Erdoğan bir sonraki seçimi nasıl kazanacak? Bunun dışında ekonomide sıçrama, hukukta hamle, teknolojide ilerleme ya da ortak bir başarı hikayesi yok. Uluslararası istatistiklerin neredeyse tamamında en kötüler arasında yer aldığımızı hatırlatarak asıl dramı şöyle özetliyor: Dünya yapay zeka, yeşil ekonomi ve yeni sektörlerle büyürken biz iktidar hesaplarıyla vakit harcıyoruz. Seçim kazanılsa bile önceki beş yıl gibi hiçbir temel mesele çözülmemiş olacak, kötü ekonomi, berbat hukuk sistemi ve geri kalmış eğitimle baş başa kalacağız. Büyük problemlerin kapağını bile açmadan "şöyle büyüğüz, böyle müthişiz" sloganlarını tekrarlamaya devam eden bir ülke tablosunu çiziyor.