Kerim Has'la Moskova'dan

Kerim Has'la Moskova'dan

By AhvalNewsPolitics
Download on the App Store

Kerim Has'la Moskova'dan episodes

  • Dr. Kerim Has: Türkiye iktidar-muhalefet eliyle yıkıma sürükleniyor, toprak bütünlüğü sorunu kapıda
    ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerlerinin Suriye'nin kuzeyinden çekileceğini açıkladı ve Türkiye, ABD askerinin çekileceği bölgede operasyon startını vermek üzere.

    Washington Post ve Foreign Policy’nin geçtiği haberlere göre 24 saatten daha kısa bir süre içerisinde operasyonun başlatılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

    Ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri, bölgeden çekilmeyeceklerini ve saldırı karşısında savaş vereceklerini ilan etti. Hem SDG tarafından hem de Esad rejiminden Türkiye’ye karşı işbirliği mesajları geliyor.

    Rusya’nın ise Kürtleri korumak için Türkiye ile Kürtler konusunda Suriye ile arabuluculuk etme sözü verdiği belirtiliyor.

    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yapacağı operasyonun olası sonuçlarını ve Rusya’ya bakan yönünü AhvalPod’da konuştuk.

    Kerim Has, “İktidar beka kaygısı ile muhalefet de bir sefalet içinde ülkeyi yıkıma sürüklüyor” derken Türkiye’nin yakında “toprak bütünlüğü” sorunu yaşayabileceğine dikkat çekiyor.

    “Bunda iktidar kadar muhalefet de suçludur” diyen Has, “Suriye’deki Kürt meselesinin bölgeyi aşıp Türkiye’yi de içine alıp kaosa sürükleme riski var” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

    “Bölgedeki IŞİD terörü sorumluluğu da Türkiye’ye veriliyor. Diğer yandan ABD yaptırımları ile mevcut ekonomik krizin derinleşmesi riski var. Öte yandan 15 Temmuz sonrası altüst olmuş Türk ordusunun içinde bulunduğu hazin durum var. Bütün bunlar birbirlerini tetikleyecek durumlar.”

    Kerim Has’a göre, söz konusu operasyon, Türkiye’nin güvenliğini koruma amacı gütmüyor:

    “Tamamen iktidarın beka kaygısı ile böyle bir operasyon gerçekleştirmeyi amaçladığı aşikâr. Öncelikli olarak Tel Abyad ve Rasulayn’ın hedefte olduğu söyleniyor. Orada zaten Arap nüfusu söz konusu. Bu da hayli tuhaf.”

    Has, günün sonunda bu operasyonun Tel Abyad ve Rasulayn ile sınırlı kalmayacağını kaydediyor. Türkiye’nin “bu bataklıkta daha fazla ilerleyeceğini” düşünüyor:

    “Türkiye bu bataklıkta ilerledikçe karşısında başta ABD ve Rusya olmak üzere diğer küresel güçleri bulacaktır. Bu da ister istemez riskler yönetilemez hâle geldiği takdirde ilk konuşulacak mesele toprak bütünlüğü olacaktır. Kürtlerle duygusal kopuş da operasyon ilerledikçe farklı boyutlara evrilecektir. Kürtler, uluslararası toplumdan düne göre çok daha büyük destek alacaktır. Türkiye, Kürt sorununu ihraç edip uluslararasılaştırıyor.”

    Kerim Has, Rusya’nın Türkiye operasyonuna ilişkin olarak tam bir yeşil ışık yakmasa da kendi çıkarlarını gözettiğini ifade ediyor.

    Moskova’nın bölgede ABD varlığının sona ermesi, YPG kontrolündeki yerlerin de Esad rejiminin kontrolüne girmesini amaçladığını belirten Has, “Ama bu hedef, çok gerçekçi değil” notunu düşüyor ve şöyle devam ediyor:

    “Rusya, biraz Afrin’dekine benzer şekilde bu operasyonu isteksizce kabul etmek durumunda kalıyor. Bir yandan da Rusya tarafı, Türkiye’nin bu bekâ kaygısını araçsallaştırmaya çalışıyor. Bir anlamda da Türkiye ile ABD arasında ilerleyen süreçte krizin derinleşmesi durumunda bundan istifade edecektir. Kremlin, bu operasyona göz yumarak kısa vadede bazı avantajlar elde edecektir. S-400’lerden sonra önemli bir durum söz konusu. Ankara ile Washington arasındaki kriz derinleşirse de Türkiye’nin Rusya’ya askeri teknik bağlamda bağımlılığının artacağı hesapları yapılıyor.”

    Dr. Has, ABD’li Senatör Linsey Graham’ın, “Türkiye Suriye’ye girerse yaptırım kararı çıkarıp NATO üyeliğinin askıya alınması çağrısı yapacağız” açıklamasına atıf yaparak, “Bunlar Rusya’nın birinci açıdan kazanç sağlayacağı durumlar olacaktır” yorumunu yapıyor.

    Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yapacağı harekâtın, Kürtlerin Şam’la yeni bir anlaşmaya itebileceğinin altını çizen Has, Böyle bir olasılıkta Rusya, “Kürtler ile Şam arasında istese de istemese de arabulucu rolünü oynamak zorunda kalacaktır” ifadesini kullanıyor.

    Has ayrıca Türkiye’nin operasyonu ile İdlib’in Şam’ın kontrolüne geçmesi planının da daha kolaylaşacağını söylüyor.

    Türkiye’nin ilerleyen süreçte neler yapacağına dair belirsizliğe vurgu yapan Has, Washington Post’un deneyimli Orta Doğu muhabiri David Ignatius’un, Türkiye'nin operasyonunun Rusya destekli güçlerle koordine bir şekilde yürütüleceği iddiasını gerçekçi bulmadığını belirtiyor.

    Rusların 5 km’lik bir operasyon sınırı çizdiğine işaret eden Has, “Türkiye, bununla sınırlı kalmayacak gözüküyor. Bu da Rusya’nın risk aldığını gösteriyor” diyor.

    Has, Ignatus’un, “Rus destekli güçler Kürt bölgesini güneyden ele geçirmek için harekete geçiyor” iddiasına ilişkin olarak, “Bölgede ABD varlığı olduğu sürece böyle bir ihtimal olası değil” görüşünü dile getiriyor.

    ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un, Suriye’nin kuzeyindeki hava sahasını “de facto” şekilde Türkiye’ye kapattığını açıklamasını da değerlendiren Has, “ABD’nin tam anlamıyla hava sahasını kapatacağını düşünmüyorum. Eğer ABD bu operasyona tarafsız kalacaksa Türk uçakları bölgeye girdiğinde düşürecek değildir” ifadesini kullanıyor. Has’a göre ABD, gidişata göre pozisyon alacak...
    38 min
  • Dr. Kerim Has: Türkiye, ABD-Rusya ikileminde köşeye sıkıştı, İdlib’de yolun sonu göründü, Şam’la diyalog şart
    Ankara, salı günü önemli bir zirveye ev sahipliği yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla Suriye gündemiyle üçlü zirve gerçekleşti.

    Astana formatının devamı olarak görülen beşinci buluşmada, Erdoğan’ın köşeye sıkıştığı yorumları ağırlık kazanmış durumda.

    Ankara’daki üçlü zirve sonrası Erdoğan’ın pozisyonu, parlamentodaki çoğunluğunu yitiren ve üç oylamayı da kaybeden İngiltere Başbakanı Boris Johnson için Guardian’ın attığı “Cornered Johnson” (Köşeye sıkışmış Johnson) manşetini akıllara getirdi.

    Erdoğan’ın Suriye politikasında tümüyle yalnız kaldığı bir tabloda gercekleşen zirve, Suriye’nin geleceğinin nasıl şekilleneceğine dair de ipuçları verdi.

    AhvalPod’da Moskova’dan programında Rusya uzmanı Dr. Kerim Has ile zirveden öne çıkan başlıkları ve Suriye’de bundan sonrası için olası gelişmeleri konuştuk.

    Zira, Putin, "İdlib'de Suriye ordusunu destekleyeceğiz" derken, Ruhani'den de tam destek aldı.

    Has, zirvedeki en net sonucun Suriye Anayasa Komisyonu konusunda varılan mutabakat olduğunu söylüyor. 

    Ancak burada da 150 üyelik komisyonda işin zor kısmının bittiğini ama bu süreçte Ankara’ya da baskının artırılacağını düşündüğünü belirten Kerim Has, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin yaptığı kısa değerlendirmede, Türkiye’nin sorumluluklarını yerine getirmediğini söylediğine dikkat çekiyor.

    Ruhani’nin önceki zirvelere göre çok daha sert ifadeler kullandığını kaydeden Has, İran Cumhurbaşkanı’nın, “Dokuz seneden beri Suriye halkı teröristlerden eziyet çekmektedir, baskı görmektedir. Biliyoruz ki bu teröristler kim tarafından destekleniyor. Bazılarının peşinde olduğu yönetimi değiştirme yaklaşımlarının bu süreçte elde edilen tecrübeler ışığında artık geçerliliğini yitirdiğine inanıyoruz" sözlerinin manidar olduğunu vurguluyor:

    “Ruhani belki daha çok ABD’yi kastetti ama üzerine mesaj alması gereken herkese de gönderme yaptı.”

    “Türkiye, İdlib konusunda köşeye sıkıştırılmış bir pozisyonda bırakılmış gözüküyor” diyen Has, “Ankara’ya, ‘İdlib’de yolun sonunun görüldüğü ve kendisine bir çıkış bulması gerektiği’ mesajı verildi” görüşünü dile getiriyor.

    Has, Türkiye’nin her geçen gün daha da köşeye sıkışmış bir pozisyona gireceğini öngörüyor ve ekliyor:

    “Türk askeri Rus askerinin gözetimi altına girmişti. Bu son madde ile ileride olası zayiatın önlenmesi amaçlanmış. Zaman içerisinde Türk asker noktaları peyder pey Suriye rejim güçleri tarafından kuşatılacak. Bunlardan dolayı da her seferinde Erdoğan belki de Rusya’ya gitmek zorunda kalacak. İdlib meselesinden anladığımız, Erdoğan’ın Moskova ziyaretlerini sıklaştıracağı yolunda.”

    Ruhani’nin ilk defa bu kadar netlikte Adana mutabakatına atıf yapmasının da önemli olduğunu söyleyen Has, “Putin daha önce bunu gündeme getirmişti bildiğiniz üzere. Burada İran desteğini de almış olması önemli. Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda ABD ile iş tutması hem Moskova’da hem de Tahran’da rahatsızlık oluşturmuş gözüküyor. Putin, Ankara’ya bir anlamda Şam’la temas kurup Adana mutabakatını harekete geçirin mesajı vermiş oldu” diyor.

    Kerim Has, buradan çıkışın makul ve en kestirme yolunun bir an önce Şam’la doğrudan diyaloğu başlatmak olacağını düşünüyor. 

    “Suriye’de Esad rejimine askeri lojistik verilmesi gerekecek” diyen Has, “Bu, Esad’a yönelik herhangi bir pozitif duygular beslediğim için değil… Ama neticede devletler çıkarlarına bakıyor. Ankara’nın çıkarlarını kişisel öfkelerinin önüne koyması gerekiyor. Burada, İdlib’deki radikal grupların silah bırakmaya zorlanması gerekiyor ve lojistik desteğin kesilmesi şart. Belki silah bırakma sonrası daha sofistike bir af çıkarma olabilir. Bunun da şartı bir an önce bu grupların silah bırakılmaya Türkiye’nin zorlayıcı bir rol oynaması gerekir” ifadesini kullanıyor.

    Tarafların Suriye’deki soruna bakış açısında ayrılıklarının devam ettiğini belirten Has, sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Erdoğan, yanında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yer alırken Putin’in yanında ise savunma bakanı, dışişleri bakanı ve Suriye konusuna hâkim olan yardımcısı yer aldı. Türkiye TOKİ derken Rusya tarafı ‘İdlib’i halletmemiz lazım, Şam’la diyalog şart’ diyor.”

    Son olarak Esad’la uzlaşı ihtimaline ilişkin Suriye hükümetinin Birleşmiş Milletler’e yolladığı mektubu değerlendiren Has, YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri için (SDG) “bölücü terör örgütü” ifadesini kullanılmasının önemli olduğunu ifade ediyor ve ekliyor:

    “Bir anlamda Esad yönetimi, Ankara’ya bu konuda işbirliğine açığız mesajı vermiş oluyor. Ama Esad yönetimi ile Ankara anlaşsa dahi YPG’nin bölgeden çıkarılması o kadar kolay değil. ABD desteği oldukça YPG varlığı devam edecektir. Bu başlı başına bölgedeki Kürt sorununu da çözmeyecektir. Bunlar, insani hukuk standartlarının hayata geçirilmesiyle olabilecek şeyler.”
    32 min
  • Kerim Has: Ankara İdlib’de rejimin rehinesi oldu, Rusya’dan yardım isteyerek bölgeden çıkacak
    Suriye’de İdlib'in "kale kapısı" olarak nitelenen Han Şeyhun düştü ve Rusya desteğiyle rejimin kontrolüne geçti.

    Bölgede tansiyon yükselirken Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir görüşme gerçekleştirecek. 

    Rusya uzmanı Kerim Has’la iki liderin görüşmesi öncesi son durumu, AhvalPod’da Moskova’dan programında son gelişmeleri konuştuk.

    Kerim Has, Ankara’nın İdlib’de hesap hatası yaptığını söylüyor. Türkiye’nin, S-400’lerin alımı ile İdlib’de ve genel olarak Suriye’de Moskova’nın politikasında kendisine daha fazla anlayış göstereceğini beklediğini söyleyen Has, “Bu hesap tutmadı. Hem reel politik bu yönde değil bölgede hem de Rusya’yı tanımıyorlardı anlaşılan” görüşünü dile getiriyor.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un, Rus hava güçlerinin destek verdiği Suriye ordusunun Han Şeyhun’u ele geçirmesinin, Türkiye ile yapılmış olan hiçbir anlaşmayı ihlal etmediği yönündeki açıklamasına dikkat çeken Has, Han Şeyhun’un kontrolü rejim güçlerine geçince Suriye’de Morik’teki dokuz nolu Türk gözlem noktasının da rejimin kontrolü altına girmiş olduğunu vurguluyor ve ekliyor:

    “Bölgeye yani İdlib’e sivilleri rejimin saldırılarından koruma gerekçesiyle giren Türk askeri, rejimin rehinesi durumuna düştü ve itibarını Rus askerinden yardım isteyerek koruma noktasına düştü. Yarınki Erdoğan-Putin görüşmesinden sonra Türkiye’nin, 9’uncu gözlem bölgesinden Rusya’nın eskortluğu ile çıkarıldığını görebiliriz.”

    Rusya uzmanı Has, Han Şeyhun’da Türk askeri konvoyunun vurulmasına ilişkin de dikkat çeken bir bilgi paylaşımı yapıyor. 

    Kremlin’den birçok uzmanla görüştüğünü belirten Has, Türk konvoyuna nokta atışı yapan uçağın pilotunun sa büyük ihtimalle Rus olduğunu kaydediyor.

    Putin’in de dört gün kadar Erdoğan’ın telefonlarına çıkmamasının da bilinçli olduğunu ifade eden Has, “Han Şeyhun’un ele geçirilmesine kadar beklendi” diyor.

    S-400 teslimatının ardından ABD’nin F-35 programını askıya almasıyla gündeme gelen Rus yapımı Su-35’lerin alımına ilişkin bir ön anlaşmanın, Putin-Erdoğan görüşmesinde alınabileceğine işaret ediyor.

    TSK’de şok etkisi yapan generallerin istifasının da bu gelişmelerle bağlantılı olduğunu söyleyen Rusya uzmanı, “Aceleyle alınmış bir karar. İlerleyen süreçte Ankara’nın bu istifa eden generallere ihtiyacının olacağını düşünüyorum. Zira bu generallerin önemli bölümü, İdlib’de görev yapıyordu” ifadesini kullanıyor.

    Son olarak Rus medyasında şu sıralar Moskova’nın Suriye’de artık yüzünü Kürtlere dönmesi gerektiğini belirten yazıların çıkıyor olmasına değinen Kerim Has, Rusya Bilimler Akademisi’nin asker kökenli uzmanı Stanislav İvanov’un Kremlin’e yakın Nezavisimaya Gazeta’da yazdığı makalenin Ankara’ya bir mesaj olarak yorumlanabileceğini belirtiyor.

    35 yıllık askeri deneyime sahip İvanov, yazısında “Suriye, şu an en büyük tehdidi Türkiye ile İran’dan hissediyor ve Rusya’nın bu ülkelerle işbirliği Moskova’yı çıkışı olmayan yola doğru sürüklüyor” ifadesini kullanıyor.

    İdlib’de yaşananları Ankara açısından bir “rezalet” olarak yorumlayan Has, İvanov’un, Erdoğan’ı bölgede terör gruplarını desteklediği suçlamasının da manidar olduğunun altını çiziyor ve şöyle devam ediyor:

    “Esad’ın da Kürtlerle anlaşmaya yakın olmadığı biliniyor. Dolayısıyla Esad’ı da bir anlamda ikna edilmeye çalışılacak. Askeri kanattan önemli bir ismin kaleme aldığı bu makalenin, Putin ziyaretinden bir gün öncesinde yayımlanmasının ve bu kadar açık bir şekilde Moskova’nın yüzünü Kürtlere dönmesi yolunda bir tavsiyede bulunması ciddi bir mesaj. Bu yazıların devamının geleceğini düşünüyorum. İdlib’de işler daha da çıkmaza girerse bu konuda Moskova, daha somut adımlar atacaktır.”
    31 min
  • Türkiye’ye ilk parti S-400 sevkiyatı bitti: Moskova’da hava nasıl?
    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has bu hafta AhvalPod’daki “Moskova’dan” programında, Ankara’nın Rusya’dan aldığı S-400’lerin ilk parti sevkiyatını masaya yatırıyor. İlk olarak, Rusya’daki havayı değerlendiren Has, Moskova’nın NATO üyesi Türkiye’ye başlattığı canlı yayın S-400 sevkiyatıyla Ortadoğu gibi had safhada silahlanmanın olduğu bir bölgede ciddi bir PR çalışması yaptığına dikkat çekiyor.
    20 min
  • Kerim Has: S-400’lerde ilk sevkiyat tarihi yaklaşırken İdlib, Rusya için yeni bir 'şantaj' aracına dönüştü
    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, AhvalPod’daki “Moskova’dan” programında bu hafta İdlib dosyasını masaya yatırıyor. Öncelikle İdlib’deki son gelişmeleri değerlendiren Has, bölgenin neredeyse tümüyle Heyet Tahrir el-Şam terör örgütünün kontrolüne geçmesi nedeniyle Rusya’nın son haftalarda Ankara üzerinde artan baskısına dikkat çekiyor.
    20 min
  • Kerim Has: Ankara'nın kendi elleriyle kendine kurduğu tuzak, S-400 meselesi...
    Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, AhvalPod'da Moskova'dan programıyla Rusya-Türkiye ilişkileri, Avrasya'daki gelişmeler ve çalışma alanlarına ilişkin bölgesel sorunları ele alıyor. Enerji ve güvenlik politikaları gibi konularda da son durum analizi yapıyor.

    Kerim Has, ilk programında en sıcak gündem olan ve bu yaz sıcaklığını daha artıracağa benzeyen S-400 meselesini ele alıyor.

    "Her şeyden önce bu cendereden çıkılabilmesi için meselenin vatan hainliği ile vatanseverlik eksenine oturtulmasından vazgeçilerek, sıradan insanların ötesinde uzman kişilerin dahi birbirlerini Amerikancılık ve Rusçuluk gibi ucuz suçlamalarını terk etmesi gerekiyor" diyen Has, bu tarz toplumsal kutuplaşmayı ve nefreti körükleyici zararlı söylemlerden kaçınılarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

    Kerim Has'a göre S-400 meselesi "Ankara'nın kendi eliyle kurduğu bir tuzak ve Brunson krizinden daha büyük bir krize gebe"...

    "Ankara, S-400 cenderesinden çıkabilecek mi?"sorusuna cevap arayan Has, "Türkiye'nin bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle Türkiye'nin bir savunma sistemine ihtiyacı var" görüşünü dile getiriyor ancak şu şerhi düşüyor:

    "Türkiye'nin, Rus yapımı S-400'leri almak istemesinin askeri ihtiyaçlarından ziyade tamamen siyasi gerekçelerle ilgili olduğu kanısındayım."

    İktidarın bekası ile ülke çıkarları arasında bir S-400 çıkmazı manzarasının oluştuğunun altını çizen Rusya uzmanı, "S-400'ler geldiği takdirde Türkiye'nin hâlihazırdaki NATO'ya uyumlu mevcut savunma ve silah sistemlerine entegre edilemeyeceği ve düşük randumanla çalışacağı Türk yetkililerce de kabul ediliyor" diyor.

    Has, ABD-Rusya ikileminden Washington-Moskova kıskacına bir S-400 sorunun Türkiye'yi beklediğini kaydediyor.
    26 min

About Kerim Has'la Moskova'dan

From the publisher's feed

Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, AhvalPod'da Moskova'dan programıyla Rusya-Türkiye ilişkileri, Avrasya'daki gelişmeler ve çalışma alanlarına ilişkin bölgesel sorunları ele alıyor. Enerji ve güvenlik…