Kısa Dalga Podcast

Kısa Dalga Podcast

By Kısa DalgaNewsPoliticsDaily News
Download on the App Store

Kısa Dalga Podcast episodes

  • Başkanlık seçiminin gösterdikleri: "Amerikan demokrasisi zombiye dönüştü”
    Sadece ABD’de değil, bütün dünyada ilgiyle izlenen ABD Başkanlık seçimleri, demokrasinin krizi, seçimler ve popülist hareketler ile ilgili tartışmaları alevlendirdi.
    Van YYÜ Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi Dr. Agah Hazır, Aston Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve uluslarası ilişkiler doçenti olan Yaprak Gürsoy ile ABD’deki seçimlerin ‘demokrasi krizine’ etkisini, Trump’ın asker kullanıp kullanmayacağını ve seçim sonuçlarının küresel etkilerini konuştu.
    “Amerika demokrasisi krizde, şeklen var ama ruhu ölmüş. Bir zombi gibi ortalıkta dolaşıyor.”

    Okumak için linki tıklayın: https://www.kisadalga.net/baskanlik-seciminin-gosterdikleri-amerikan-demokrasisi-zombiye-donustu/
    38 min
  • Türkiye’de ABD'li siyah kadın olmak: İç Anadolu’da kendimi çok farklı bir yaratık gibi hissediyorum
    Ahmet Orhan, Küçük Bilgelikler’de Muğla Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü’nde öğretim görevlisi olan ve 2008’den beri Muğla’da yaşayan Amerikalı Rasheedah Mullings’i konuk ediyor. Mullings, Türkiye’de Amerikalı olmayı, kadın olmayı, siyahi olmayı ve gündemle bağlantılı olarak da Amerikan seçimleriyle ilgili düşüncelerini anlatıyor.
    45 min
  • Bölünerek çoğalmak: Siyasetin amip halleri
    Türkiye siyaseti, eskiden beri bölünerek çoğalan bir yapıya sahipti. Aynı ya da çok benzer siyasi görüşe sahip kişilerin farklı partiler kurması alışıldık bir manzaraydı. Şimdilerde bu alışkanlık yeniden nüksetti.
    MHP'den kopan İYİ Parti, AKP'den ayrılan Deva ve Gelecek partileri derken bölünme CHP'ye sıçradı. Muharrem İnce, kendi hareketini kurdu. Mustafa Sarıgül ise yeni parti kurma hazırlıklarını tamamlamak üzere. HDP’de Ayhan Bilgen ve Altan Tan’ın partiyi eleştiren açıklamaları, bazı yorumculara göre, yeni bir partinin işareti…
    Peki siyasetteki bu gelişmelerin nedeni ne? Parti içi demokrasinin eksikliği, bu durumu açıklayabilir mi? Bölünmelerin çoğulculuğa bir katkı olduğunu söyleyebilir miyiz? Yoksa bölünmelerin arkasında bir elin siyaseti dizayn çabası mı var? Ve dahası, bölünmelerin siyasete etkisi ne olur?
    Kısa Dalga’dan Esra Koçak Mayda'nın podcastinde deneyimli gazeteci Murat Yetkin, CHP milletvekili Mehmet Bekaroğlu ve siyaset bilimci Ali Haydar Fırat anlatıyor.
    25 min
  • Ahmet Şık: Sessizlik sarmalı hepimizi boğacak
    Kamuoyuna “Van’da iki Kürt köylünün helikopterden atılması” şeklinde yansıyan iddiaları araştırıp, raporlaştıran İstanbul Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, Mehveş Evin’in sorularını yanıtlıyor:
    “İlk iddia, helikopterden atılma olarak yansıdı. Beni öfkelendiren şey, buna dair sessizlik haliydi. Daha köyde gözaltına alınırken başlayan, 90 km’lik yolda, helikopterde süren dayak yemişler. Asıl ağır olan, kitlesel dayakla iki yurttaşın ağır yaralanması, Turgut’un komadan çıkamayarak hayatın kaybetmesi.”
    Avukatlar olay yerinde keşif yapmak istiyor. Savcı diyor ki güvenlik sağlanamadığı için gidemeyiz. Ama ben gittim! Aslında işini yapmak istemiyor. Ya da failin kim olduğunu biliyorum, araştırmak istemiyorum tavrı var.
    Raporu Meclis’te olan, olmayan tüm siyasetçilere gönderdim. Kimse grup toplantılarında bir şey söylemedi.
    Ne Van’da ne Mersin’de bu insanların kapısını çalan gazeteci var. Yaptığınız gazetecilik mi? Biraz haysiyetleri varsa istifa etsinler.
    Bu ülkede yaşayan herkesin sorumluluğunda bu dava. FDR sistemi kayıtları, helikopterdeki telsiz konuşmaları incelenmeli. Lincin yapıldığı alandan bütün kamera kayıtları alınmalı. Savcı ile birlikte bağımsız bir heyet keşif yapmalı. Gözaltıyı kimlerin yaptığını öğrenmek için kimlikler sorgulanmalı, cep telefonları incelenmeli.
    Sessizlik sarmalı hepimizi boğacak. Herkes kendine sorsun: Bu insanlar benim komşum olsaydı ne yapardım?”

    Okumak için linki tıklayın: https://www.kisadalga.net/sessizlik-sarmali-hepimizi-bogacak/
    40 min
  • Ayşegül Doğan, Mehveş Evin'e anlatıyor: 7/24 gazetecilik yaparken nasıl ‘terörist’ oldum?
    IMC TV’de programlar yaparken yaptığı söyleşilerle ses getiren, yandaş medyanın bile referans göstererek haberlerini alıntıladığı gazeteci Ayşegül Doğan, 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. “7/24 gazetecilik yaparken ne ara silahlı örgüt kurup yönettim, bilmiyorum” diyen Doğan, Kısa Dalga’dan Mehveş Evin’e gazeteciliğin nasıl suç haline getirildiğini anlatıyor:
    “Hukuken izah edilebilecek bir dosyayla karşı karşıya değiliz.
    Dinlenen telefonlarımdan bir tanesi, uçak bileti rezervasyonuyla ilgili. Bir başkası, editörümle yaptığım yaptığım haber görüşmesi! İki ortam dinlemesi var, biri gıyabımda yapılan bir konuşma. Ki anlaşılır hiçbir şey yok, o kadar boşluk var ki bir kanaat oluşturmanız gerekiyor. Diğer dinlemenin bana ait veya ilgili olmadığını, Adli Tıp’a göndererek ortaya koyduk.”
    Doğan, gazeteci olarak Demokratik Toplum Kongresi (DTK) etkinliklerini takip ettiği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne girip çıktığı gibi suçlamalarla da karşı karşıya:
    “DTK üyesi olmadığımı belgeleriyle ispat ettik. Newroz kutlamasında yayınlanan mesajlar, bunları dönemin başbakanı Erdoğan’ın yorumlaması üzerine tartışma programları yapılırken bunlar örgüt faaliyeti olarak değerlendirilmiyordu da şimdi neden böyle değerlendiriliyor? Türkiye’de anayasa yapım sürecinde görüşüne başvurulan DTK bugün nasıl bir illegal örgüt oldu? Bunlar, bugün Kürt meselesine yönelik anlayış ve siyasetle ilgili bir durum.”
    “İş yaparken algılarla da uğraşmak zorundasınız. Bunun ispat külfeti de bize bırakılıyor. Dolayısıyla sadece gazetecilik yargılanmıyor. İnsanların habere erişim hakkı elinden alınıyor.”

    Okumak için linki tıklayın: https://www.kisadalga.net/aysegul-dogan-anlatiyor/
    37 min
  • Koronavirüs gerçekleri: Nerede hata yaptık?
    Covid- 19 vaka sayısı dünya genelinde 42 milyona yaklaştı, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 1 milyonu geçti. Günlük vaka sayısı artık 400 binler olarak ifade ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü ‘salgın henüz zirve noktasına ulaşmadı’ uyarıları yapıyor. Her ülke salgını kontrol altına almak, etkisini azaltmak için birbirinden farklı politikalar uyguluyor, yeni stratejiler geliştiriyor.

    Türkiye de, salgına karşı hazırlıksız yakalanan, vaka sayının en çok görüldüğü ülkeler sıralamasında ilk 20’de yer alıyor.
    İlk vakanın resmi olarak duyurulduğu 11 Mart’tan bu yana, virüsün yayılımını engellemek için ülke genelinde bir dizi önlem alındı. Bilim Kurulu oluşturması, Çin’den uçakla getirilen Türk vatandaşlarının 14 gün boyunca karantinada tutulması ve okulların ivedilikle kapatılması doğru hamleler olarak değerlendirildi.

    Ancak uygulanan test politikaları, saha çalışması olarak tanımlanan Filyasyon uygulaması pratikte yürümediği, HES uygulamasının güvenli veriler sunmadığı, seyahat kısıtlamalarının birden bire kaldırılması, sinema, tiyatro ve düğün salonlarının yeniden faaliyete geçmesi, vatandaşa ucuz tatil imkanlarının sunulması ise çokça eleştirildi. Son olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Her vaka hasta değildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde semptom göstermeyenler var” açıklaması da ciddi bir kırılma noktası oldu.

    Türkiye’de ilk resmi vakanın açıklandığı tarihten bu yana, Türkiye salgınla mücadele sürecini nasıl yönetti, ne kadar başarılı oldu? Yapılması gereken neler yapılmadı ya da hangi kritik yanlışlara imza atıldı. HES’le kimler kayıt altında tutuluyor, veriler ne kadar güvenli ya da vatandaş için ne kadar caydırıcı? Filyasyon sistemi, vaka sayılarının artışının önüne geçilebildi mi? Eğitimin yeniden başlaması, okulları salgını yayan yeni kaynaklar haline mi getirdi?

    Türkiye’nin pandemiyle sınavını Türk Tabipler Birliği Covid 19- İzleme Kurulu Üyesi Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz ve Prof. Dr. Kayıhan Pala, Kısa Dalga’dan Pervin Metin’e değerlendiriyor.

    Podcastin haber metnini okumak için tıklayın: https://www.kisadalga.net/koronavirus-gercekleri/
    38 min
  • Ülkücü Kürtler
    “(…) O gün solcuların yurdunu bastıklarında, babamın milliyetçilik günleri de sona erdi. Çünkü karşısında zevkle dövmek istediği Robert Kolejliyi değil, kendi gibi Hakkârili, Artvinli, Sivaslı köylü çocuklarını gördü. Bu kavgayı sürdürmenin bir manası olmadığına kanaat getirmişti. Ertesi günlerde yurttan ayrıldı ve siyaseten daha tarafsız bir yere geçti.”
    Bu satırlar, Malatyalı köklü bir Kürt aileden gelen Uzman Psikolog, Siyaset Bilimi Uzmanı Fatih Bora Ekim’in daktilo1984.com’daki “Muhafazakar Milliyetçilik ve Ülkücü Kürtler” yazısından. Ekim, babasının ve amcasının hikayelerinden yola çıkarak “ülkücü Kürtleri” anlattığı yazısında “Türkiye’nin batısında az bilinir ancak Kürtler arasında “ülkücülük” sanıldığından daha yaygındır” tespitinde bulunuyor.
    Akademisyen Agah Hazır, Fatih Bora Ekim’le ailesinin hikayesini, “ülkücü Kürtleri”, kimlikler arasındaki geçişi ve nedenleri konuşuyor:
    *Babamların ülkücülüğe girme sebebiyle aynı dönemde ülkenin başka bir yerinde birisinin ülkücü olma sebebi üç aşağı beş yukarı aynı. 15- 18 yaş arasında genç erkekler. Ülkücülük genç erkekler arasında yaygın. Bir Laz, bir Arap, bir Türk nasıl girebiliyorsa ülkücülüğe aynı sebepten giriyor.”
    *İnsanlar günlük hayata hegemon iktidara nereden eklemlenebilirse, kendini güvende hissedecek mekanizma neredeyse oradan bağlanmayı denerler.
    *Üniversiteye gidip, insanlarla tanışmasıyla babamın düşünceleri değişti ve ülkücülükten vazgeçti. Çünkü yeni bir kimlik elde etti. Artık bir mühendis oldu ve mühendis olmanın güvenine sahipti. Bireyi anlattığınızda, bireyin hikayesini anlattığınızda insanlar gerçekte ne olduğunu daha iyi anlıyorlar. Bireye dokunmak bu açıdan kıymetli.”
    *Ben Kürtler arasında çok radikal Atsızcıların olacağını düşünmüyorum. Malatya’da ülkü ocaklarına gelip Atsızcı söylemlerle Türk ırkçılığı yaparlarsa o olmaz…
    Bu satırlar, Malatyalı köklü bir Kürt aileden gelen Uzman Psikolog, Siyaset Bilimi Uzmanı Fatih Bora Ekim’in daktilo1982.com’daki “Muhafazakar Milliyetçilik ve Ülkücü Kürtler” yazısından. Ekim, babasının ve amcasının hikayelerinden yola çıkarak “ülkücü Kürtleri” anlattığı yazısında “Türkiye’nin batısında az bilinir ancak Kürtler arasında “ülkücülük” sanıldığından daha yaygındır” tespitinde bulunuyor.
    Akademisyen Agah Hazır, Fatih Bora Ekim’le ailesinin hikayesini, “ülkücü Kürtleri”, kimlikler arasındaki geçişi ve nedenleri konuşuyor:
    *Babamların ülkücülüğe girme sebebiyle aynı dönemde ülkenin başka bir yerinde birisinin ülkücü olma sebebi üç aşağı beş yukarı aynı. 15- 18 yaş arasında genç erkekler. Ülkücülük genç erkekler arasında yaygın. Bir Laz, bir Arap, bir Türk nasıl girebiliyorsa ülkücülüğe aynı sebepten giriyor.”
    *İnsanlar günlük hayata hegemon iktidara nereden eklemlenebilirse, kendini güvende hissedecek mekanizma neredeyse oradan bağlanmayı denerler.
    *Üniversiteye gidip, insanlarla tanışmasıyla babamın düşünceleri değişti ve ülkücülükten vazgeçti. Çünkü yeni bir kimlik elde etti. Artık bir mühendis oldu ve mühendis olmanın güvenine sahipti. Bireyi anlattığınızda, bireyin hikayesini anlattığınızda insanlar gerçekte ne olduğunu daha iyi anlıyorlar. Bireye dokunmak bu açıdan kıymetli.”
    *Ben Kürtler arasında çok radikal Atsızcıların olacağını düşünmüyorum. Malatya’da ülkü ocaklarına gelip Atsızcı söylemlerle Türk ırkçılığı yaparlarsa o olmaz…
    42 min
  • İYİ Parti’de neler oluyor
    25 Ekim 2017’de kurulan İYİ Parti, üçüncü yıl dönümüne parti içi tartışmalarla giriyor. Partinin kurucularından İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın İl Başkanı Buğra Kavuncu’ya yönelik “FETÖ”cü suçlaması yargıya taşındı. Önümüzdeki süreç konuyla ilgili hem yargıdan, hem İYİ Parti’nin iç soruşturmasından çıkacak sonuçlarla şekillenecek. İYİ Parti’de yaşananların nedenlerini ve olası sonuçlarını, İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz ile gazeteciler Nergis Demirkaya ve Kemal Can, Kısa Dalga’dan Esra Koçak Mayda’ya değerlendiriyor:

    İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz: “Ben Sayın Özdağ’ manipüle edilmiş olabileceğini düşünüyorum. Bu manipülasyonla, buna cüret edenle ilgili tahkikatlarımız devam ediyor. Ancak bunu doğrudan ortaya koymamız için bir takım veriler, deliller üzerinden gitmemiz lazım. Biz sadece ilk gördüğümüz fotoğrafları önümüzdeki şemaya yerleştiriyoruz.

    Gazete Duvar Ankara Temsilcisi Nergis Demirkaya: ‘FETÖ’cü’ tartışmasının bir güç çatışmasının sonucu olduğu genel kanı. Şimdi iktidara yakınlaşır mı bunlar? Bugünden baktığınızda bir güç kavgası var içerde bu aynı zamanda partileşme sürecinde bir arınma olarak da nitelendirilebilir. Partinin oturması, kurumsallaşması için bu tartışmaları da yaşaması gerekiyor.

    Gazeteci Kemal Can: Akşener’in sorunları görmezden gelerek ya da sorunlara doğrudan müdahale etmeyerek muğlaklıkla idare etmesi daha zor bir sürece sokuyor. Bu meseleyi nasıl aşacağı İYİ Parti’nin bu tür sorunlarla daha sonra ne yoğunlukta karşılaşacağının işareti olacak. Eğer Akşener bir liderlik gösterip bu konuya müdahil olursa tabii ki Ümit Özdağ’ı ihraç etmesi gerekiyor.
    36 min
  • Asparagastan doğan ödül: Nobel hakkında her şey
    Nobel ödüllerini belirleyen enstitülerden biri olan İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden Erdinç Sezgin, ödülün 1901’den bugüne kadar ki hikayesini Kısa Dalga’dan Kemal Göktaş’a anlatıyor.
    “Ödülün adı Alfred Nobel'den geliyor. Dinamiti bulan ve kimya alanında birçok buluşa imza atan birisi. Alfred Nobel’in kardeşi (Ludving) ölüyor. Fransız bir gazete bunu Alfred Nobel ölmüş gibi algılıyor ve “Milyonların ölmesine sebep olan buluşu yapan Alfred Nobel öldü” diye manşetine taşıyor. Alfred Nobel bunu görünce yıkılıyor tabii. Ölümünden önce de böyle bir vasiyette bulunuyor, “ben öldükten sonra adıma bir ödül verilsin” diye…”
    Nobel Kimya Ödülü’nü bu yıl iki bilim kadını aldı: Emmanuelle Charpentier ve Jennifer A. Doudna. İki kadının aralarında kanserin de olduğu hastalıklara çare olan buluşu nasıl davalık oldu. İki bilim kadının Nobel zaferinin perde arkası.
    •Nobel ödülleri bugüne kadar kişilere verildi, bundan sonra bilimsel çalışma yapan gruplar mı alacak?
    •Bilimsel çalışmalara katılan doktora öğrencilerinin hakkı mı yeniyor?
    •Bu yılki ödüllerin insanlık tarihi için önemi ne?
    •Nobel’i önemli hale getiren “duygusal” nedenler

    •Albert Einstein Nobel ödülü parasını kime bıraktı?

    •Sartre ve Nobel ödülünü reddeden üç kişi

    •Nobel Kimya ödülünü alanların yaptığı büyük devrim

    •Nobel ödülleri neden takımlara değil de kişilere veriliyor?

    •Coğrafya, Nobel ödüllerinde de mi kader?
    34 min
  • Türkiyelileşen Kıbrıs: AKP, Kıbrıs seçimlerini nasıl kazandı
    Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Ada’nın kuzeyine AKP’nin müdahalelerini bir kez daha gündeme getirdi.
    AKP iktidarı 2010’dan bugüne Kuzey Kıbrıs’ta istediği sonuçları alamıyor, desteklediği adaylar seçimleri kazanamıyordu.
    2010 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş Eroğlu karşısında Mehmet Ali Talat’ı desteklemiş, kazanan Eroğlu olmuştu.
    2013’teki genel seçimlerde AKP’nin açık şekilde desteklediği UBP, seçimleri CTP karşısında kaybettiği gibi, UBP Genel Başkanı İrsen Küçük milletvekili dahi seçilememişti.
    2015 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP dönemin UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu’nu desteklemiş, ancak Eroğlu yarışı Mustafa Akıncı karşısında kaybetmişti.
    Peki, bu seçimlerde değişen ne oldu ve 10 yıldan sonra AKP’nin açık şekilde desteklediği aday Ersin Tatar seçimleri kazandı?
    Seçim sürecinde yaşanan müdahaleleri Özgür Gazete Kıbrıs yayın yönetmeni Pınar Barut, müdahalelerin geçmişten günümüze sürecini YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı ve Ada’da AKP döneminde yaşanan sosyolojik değişimlerin seçimlere etkisini Oxford Üniversitesi’nden Sıla Uluçay’la konuştuk.
    35 min

About Kısa Dalga Podcast

From the publisher's feed

Kısa Dalga Podcast, podcastte aradığınız her şey ve daha fazlasını sunuyor. Podcaste yeni soluk getiren Kısa Dalga'nın podcastlerini kisadalga.net ve podcast platformlarından dinleyebilirsiniz.

More shows like Kısa Dalga Podcast

Medyascope Podcast by Poddict: Medyascope

Medyascope Podcast

38 Listeners

Bu Mu Yani? by BMY Medya

Bu Mu Yani?

23 Listeners

Aposto Altı Otuz by Aposto Radyo

Aposto Altı Otuz

7 Listeners

Nereden Başlasam? by Storytel

Nereden Başlasam?

24 Listeners

Burda Olan Burda Kalır by Zafer Algöz Can Yılmaz

Burda Olan Burda Kalır

10 Listeners

Merdiven Altı Terapi by Deniz Dülgeroğlu

Merdiven Altı Terapi

66 Listeners

Yeni Haller by Wand Media Network

Yeni Haller

35 Listeners

Barış Özcan ile 111 Hz by Podbee Media

Barış Özcan ile 111 Hz

50 Listeners

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners

Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

9 Listeners

Karanlık Dosyalar by Podbee Media

Karanlık Dosyalar

7 Listeners

Ruşen Çakır by Medyascope: Ruşen Çakır | Poddict

Ruşen Çakır

5 Listeners

Bir Aile Meselesi by Bir Aile Meselesi

Bir Aile Meselesi

34 Listeners

Oksijen Podcast by Gazete Oksijen

Oksijen Podcast

3 Listeners

Tarihte Acaib ve Garaib by Podbee Media

Tarihte Acaib ve Garaib

0 Listeners