
Sign up to save your podcasts
Or


Men-E-Men Stüdyo’nun 11. Bölümünde 2020 yılının değerlendirmeleri serisine başladık.
Bu serinin başlangıcında Burçin müthiş bir müzik değerlendirmesi yaptı. Sadece değerlendirme yapmadı aynı zamanda yılın en iyilerinin şarkılarını da kısa kısa hatırlattı.
Bad Bunny ile başladık, Billie Eilish’le, Dua Lipa’yla, Taylor Swift’le devam ettik. Türkiye’den bazı isimlere de değindik tabii.
Bir radyo programı tadında kaydettiğimiz bu bölümümüzde 2020’yi iyi geçirenleri, yarışta öne geçenleri, arkada kalanları ve istatistikleri bulacaksınız. Bölüm sonunu keşiflere ayırdık, bitirişi de şenlikli yaptık.
Bir sonraki bölümde uzun yıl 2020’yi özetlemeye devam edeceğiz
Men-E-Men Stüdyo’nun 10. Bölümünde bizim için çok değerli bir konuğu ağırladık: Dünya tatlısı Ayça Şen’i...
Genç Radyo’da başlayan ve şimdilerde Radyo Karavan’da yani kendi radyosunda devam eden, neredeyse 30 yıla yaklaşan radyoculuk hayatını konuştuk Ayça’yla.
O da 30 yıldır yürüdüğü yolu tüm yönleriyle anlattı. Büyülü başlangıç Number One dönemi, akabinde farklı radyolar, farklı partnerler ve farklı patronlar elbette. Sonra bir kırılma anı ve şu anki durağı…
Aynı kuşak radyocular arasında yeniye uyum sağlayanların sayısı az değil. Ayça’nın farkı, yeninin biçimini, sahip olduğu benzersiz yetenekleriyle sonuna kadar zorlayıp değiştirmesi. Sırf bu yanıyla bile hayata hep değer katan bir devrimci bizim için.
Tüm bu hikayenin son halkası Radyo Karavan’ın ona büyük mutluluk ve iş tatmini verdiğini duymak bizi de çok mutlu etti. Bu arada Karavan’ın beyni Toni Abi’yi hem çok andık, hem feyz aldık..
Yıllar önce yaptığı bir programın ismi olan “Ayça’nın Gezegeni”ni gerçekleştirmiş olduğunu; o gezegende ailesinin, arkadaşlarının ve sayısız dinleyicisinin yer aldığını hayranlıkla dinledik.
Bir dönem onunla aynı yerde çalışmış olmanın değerini bir kez daha hatırladık. Resimden, müziğe, yazarlıktan radyoya yaptığı her işi zevkle takip ediyor, ısrarla tavsiye ediyoruz.
Not: Seslerimiz daha temiz ve net kaydedilmesine rağmen, birden çok sorun aynı anda çıktı ve zamanı da geçirmemek adına, video görüşme yaptığımız kaydın sesini paylaşıyoruz sizinle.
Her şey değişirken, ödül törenlerinin de bundan etkilenmemesi mümkün değildi. 2021 Grammy adayları açıklandı, ortalık toz duman oldu. Aday gösterilenler, kategorisini beğenmeyenler, hep öteki kabul edilenler...
Tüm bunlar, başkanından üyelerine köklü değişim geçirilen bir sene sonunda karşımıza çıktı.
Müzikten sinemaya geçtik, yaklaşan Oscar Ödülleri'nde bizi nelerin beklediğini, tarihi bir gece olma ihtimalini konuştuk.
Araya cover'ı orijinalinden iyi olan şarkı önerilerini, birden çok defa seyrettiğimiz filmleri, Oxford'u ve değişmezimiz Elon Musk'ı da serpiştirdik.
Bu kaydı yaparken, hatta tam başlarken aldık Maradona'nın ölüm haberini. Duygularımızı paylaştık. Seyretme şansı bulduğumuz bu özel insanın kapattığı çağdan bahsederek bitirdik bu bölümü.
Men-E-Men Podcast’in yedinci bölümünün yayın günü 13. Cuma’ya denk gelince içimiz biraz korku doldu. Acaba böyle bir günde podcast paylaşılır mı? Paylaşılırsa Michael Myers’dan Jason’dan bahsetmemek olur mu?
Olmamalı dedik ve korku filmlerinden, bu filmlerin başrollerindeki korku karakterlerinden bahsederek başladık.
Bu unutulmaz kült karakterlerin tarzlarını hatırladık. Herkesi deşen, kesen fantezi karakterlerden daha gerçekçi karakterlere de geçiş yaptık.
Ardından, korku dolu bir rüyadan uyanan Amerika Birleşik Devletleri’ne ve başkanlık seçimine değindik. Siyasi etkileri bir yana, özellikle gençler için “kazanma” duygusunun ve her şeye rağmen özgür ifade ortamının yarattığı farkları tartıştık.
Tam da bu noktada karşımıza tüm dünyanın konuştuğu BioNTech şirketi ve onun Türk kökenli ortaklarının hikayesi çıktı.
Gündemi değerlendirdiğimiz bu bölümün sonunda birkaç tane podcast ve YouTube kanalı önerimiz de var. Neler izledik neler dinledik ?
Sizinkileri de merak ediyor ve sohbete başlıyoruz.
Bu sezonun ilk konuğu meslektaşımız, dostumuz Hakan Tamar oldu.
90’ların başında aynı takımda radyoculuk yapma fırsatı bulduğumuz Hakan Tamar, hem meslek ustalarımızdan hem de hiç değişmeyen sıkı dostlardan.
“Adanmışlık” O’nun hayat hikayesinin bir nevi özeti.
İyi müziğe ulaşma, doğru bildiği yayıncılığı yapma, bildiklerini aktarma ve hep yeni yollar bulma azmini destekleyen, hiç tükenmeyen ve örnek alınması gereken adanmışlığı, aynı zamanda bu ülkenin kültür dünyasının son 30 yıllık hikayesini de taşıyor sırtında.
Bu hikayenin yeni bölümleri de oldukça heyecanlı. Yeni bir plak şirketi ve içinde keşfedilmeyi bekleyen harika sanatçılar, yeni bir Youtube serisi ve belki de önümüzdeki dönem mevcut müzik piyasasını kökünden sarsacak yeni bir model arayışı.
Ülkenin her alanında umut verici sesler aradığımız bir dönemde, müzik ve onun paylaşılmasına dair parlak ve ezber bozan hayalleri var Hakan Tamar’ın.
Doğru aktarmak için uzun uzun konuştuk tüm bunları.
Hala K-Pop denilince tüyleri diken diken olan bir kesim var. Kimi dile alışamadı, kimi sahnede gördükleri kişileri doğal bulmuyor, kimi de bunu bir kültür emperyalizmi olarak değerlendiriyor. Ancak bir kesim daha var ki, bu akımı sahiplenen, şarkılardan, sahnede gördüklerinden keyif alan ve diğer kesimin şüpheci tavrını son derece itici bulan. Ele aldığımız konulara dair ortak bakış açılarımızdan biri, kategorik olarak reddetmenin , genç kuşakların alışkanlıklarını anlamak konusunda hiçbir fayda sağlamayacağıdır. Bu yüzden anlamak isteyenler için , kısa bir K-Pop'a giriş kaydı yaptık. Güney Kore gerçeği, K-pop'un global yayılışının arkasındaki dinamikler, yaşanan dramlar ve hepsinin ötesinde elde edilen muazzam müzikal başarılar. Bir de bu açıdan bakın
Son zamanların çok konuşulan ve tartışılan belgeseli "The Social Dilemma" yı konuştuk.
Anlatıldığı ve dramatize edildiği şekilde, Sosyal Medya bir şer yuvası mı gerçekten ?
Çarpıcı bir iş ortaya konulduğu kesin. Başlatacağı her türlü tartışma önemlidir. Peki sırf bu yüzden Netflix'i tüm bu tartışmalardan azade mi etmemiz lazım ?
Gençlere dönüp, bırakın şu telefonları artk demek , insani gerçeklerimizle ne kadar uyumlu ?
Yeni bir şey anlatıyor mu ? diye başladık, algoritma kelimesinin kökenlerinden , kurduğumuz çarpık ekonomik sistemin defolarına kadar çokça konu başlığı attık ortaya.
Yetti mi? Sanki 1-2 bölüm daha çıkar bu meseleden.
Sizin görüşlerinizi de merak ediyoruz. Hala kapamadıysanız hesaplarınızı ve cesaretiniz varsa buralarda dolaşmaya, bize Twitter ve Instagram'dan bu adreslerle ulaşabilirsiniz
@burcinacer @inceozgur
Bu kayıtta TikTok'u masaya yatırdık. Bir süre herkesin küçümsediği ve yok saydığı TikTok şu an müzik dünyasının kurallarını değiştirecek kadar güçlü bir mecra. Şarkıları, sanatçıları ve listeleri nasıl etkilediğini konuştuk. Diğer mecralardan farklarını ortaya koyduk. Bir taraftan da Amerika ve Çin arasındaki ticaret savaşının bir enstrümanı oldu TikTok. Bu hikayeyi de paylaştık.
Geçen kaydımızda konuştuğumuz, 1993'ün efsane stadyum konserleri serisine gelen mesajlar bizi 2000'lerin festival ve müzik kültürünü hatırlatma yolunda motive etti.
Bu kaydın özel ismi Ferhan Şensoy. O'nu podcast dünyasında duymak büyük bir mutluluk. Bu seriden bahsederken kaçınılmaz olarak eski Beyoğlu'na, Şensoy'un oyunlarına da değindik.
Bu arada kaydımızın en başında bahsettiğimiz 80'lerin gizemli Acid-Metal çekişmesini hatırlayanlar varsa lütfen bize ulaşşın. Yoksa tüm bunlar yaşanmamış birer hayal ürünleri miydi ? Aklımıza ve kaydımıza mukayyet olunuz.
Kültür ekonomisini oluşturan tüm unsurlar yavaş yavaş yok olurlarken, geriye kalacak renksiz ve cansız bir hayata hazır mıyız ? Politika bu işlerin neresinde ?
Men-E-Men Podcast ikinci sezon hızlı başladı. Giriş bölümünden sonra hızlıca gündeme adım attık. İçinde bulunduğumuz eğlence sektörünün büyük pandemi krizini konuştuk.
Etkinlik, sanat ve eğlence sektörünün yaşadığı sıkıntıları tartıştık.
Ardından konsersiz, müziksiz yıl 2020’den 27 yıl geriye gittik. Unutulmaz 1993 yazını hatırladık.
Türkiye tarihinde konser organizasyonu deyince ilk akla gelen dönem olan 1993 yazını ve art arda gerçekleşen müthiş konserleri hatırlamak bize iyi geldi. Hepimizin, hepinizin favori konserleri farklı.
Bu krizi atlatamazsak, yeni kuşakların bir daha yaşamasının zor olduğu bir seriyi dinleyeceksiniz bizden.
Umarız size de iyi gelir.
From the publisher's feed

65 Listeners

26 Listeners

74 Listeners

109 Listeners

23 Listeners

24 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

5 Listeners

43 Listeners

9 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners