Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

By Tarkan Bulan - Öğrenmeyi ÖğrenmekEducation
Download on the App Store

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam episodes

  • Psiko-lojik (aptal beyin yazarı) Ruh Sağlığı Neden Kötüleşir Dean Burnett

    APTAL BEYİN yazarının KİTABIN IN YAZARI

    Ruh Sağlığı: Neymiş Ki Bu?

    Ruh Sağlığı Fiziksel Sağlığa Ne Şekilde Benzer Benzemez?

    Ruh Sağlığına Yönelik Tıbbi Yaklaşımın Artıları ve Eksileri

    Ruh Sağlığına Psikolojik Bir Bakış Açısı

    Genel Olarak Ruh Sağlığına İlişkin Mevcut Anlayış

    2 Beyin Nasıl Çalışır?

    Beyin Aktivitesinin En Temel Unsurları

    3 Depresyon

    Depresyon: Nedir, Ne Değildir?

    Duygudurum Bozuklukları

    Depresyonun Şaşırtıcı Çeşitliliği

    Klasik, Kimyasal Dengesizlik Teorisi.

    Nöroplastisite: Yeni Bir Depresyon Sebebi Mi?

    İlaçlar İşe Yarıyor Mu? Antidepresanlar ve Mekanizmaları Stresin Depresyondaki Önemli Rolünün Vurgulanması Hesaba Katılması Gereken Daha Çok Şey Var

    Anksiyetenin Artıları ve Eksileri

    Her Şeye Gücü Yeten Amigdala

    Akıllı, Rasyonel Prefrontal Korteks

    Anksiyete Mücadelesinde Prefrontala Karşı Amigdala.

    Bağımlılık

    Merhaba, ben Dean Burnett ve bu da tamamen ruh sağlığıyla ya da diğer bir deyişle akıl sağlığıyla ilgili bir kitap.

    Pekâlâ, ruh sağlığı çok büyük bir konudur; ayrıca hassas, çağrışım tetikleyici ve duygusal bir alandır. O nedenle birkaç şeyi en baştan açıklığa kavuşturalım.

    İlk olarak bu kitap ruh sağlığıyla ilgili ama benim ruh sağlığımla değil. Bu kitap aslında daha çok ruh sağlığımız ters yöne saptığında beynimizde (ve bazen de bedenlerimizde) neler olduğunu düşündüğümüzü, ruh sağlığı sorunlarının neden bu kadar yaygın olduğunu ve insanların ruh sağlığı sorunlarıyla nasıl oluyor da başa çıkabilip nispeten normal bir yaşam sürdürebildiklerini kapsayan, ruh sağlığına ilişkin mevcut bilimsel anlayışın genel bir araştırmasıdır. Kitabın zekâ kırıntısı içeren adından da anlayabileceğiniz gibi, psikolojik sorunlara mümkün olduğu kadar lojik çerçevesinde (mantıklı) ve rasyonel bir bakış sunmaya çalışıyor.

    Kendi ruh sağlığımdan bahsetmememin nedeni, bu konuda söyleyecek bir şeyim olmaması. Şimdiye kadar, gerçekten ruh sağlığıyla ilgili hiçbir zorlukla mücadele etmek zorunda kalmayan şanslı kişilerden biri oldum. Elbette inişlerim ve çıkışlarım oldu! Hayatımdaki iyi ve kötü şeyler sayesinde

    duygusal yelpazenin uç noktalarına savruldum. Ancak hiçbir zaman terapiye gitmediğim, psikoaktif ilaç almadığım veya koşulların, deneyimsizliğin veya toplumda işlevselliğimi sürdürebilmem için sadece genel cehaletin ötesindeki nedenler haricinde mücadele etmediğimden, bunların günlük insan varoluşunun normal parametreleri içinde olduğunu söyleyebilirim.

    Ruh sağlığıyla ilgili hemen hemen her modern kitap, yazarın kendi sorunlarıyla başa çıkma deneyimlerine odaklandığından bazı insanlar bunu duyunca şaşırabilir. Ben tabii ki bunu yapamam - yani en azından kurgu dışı kategorinin çok dışına çıkmadan. Peki, ben kimim ki bütün bunları açıklamak için kendimi öne atıyorum?

    O zaman kendimi size tanıtarak başlayayım.

    10 hr 20 min
  • İçindeki hayvanı tanıyor musun? R KOMPLEKSİ

    Sen sen değilsin?

    Bakalım, bu kişiyi tanıyabilecek misiniz?

    Bencildir.

    Bir bölgeyi sahiplenir. Başkasını orada istemez. Paylaşmayı bilmez.

    Kendisinin daha önce oraya gelmiş olmasını hak görür. Gücün yetmediğine boyun eğer.

    Gücünün yettiğini de uzaklaştırır.

    Beraber, ekip çalışmasını bilmez ve de kabul etmez.

    Çok hızlı şekilde zenginleşme peşinde koşar.

    Gösterişcidir. Zenginliğini kıyafetleri, takıları, arabası ve eviyle, çocuklarını okuttuğu özel okulla

    öğünerek ispatlamaya çalışır.

    Toplum içinde saygınlığını sahip olmadığı zenginlik statüsünde gösterebilmek için gösterişli

    yaşamaya çalışır.

    Fark edilmek için abartılı görsellik, törensel hareketler yapar ve de aşırı yüksek sesle dikkatleri

    üstüne çekmek için konuşur.

    Sosyal medyada sürekli mutlu, huzurlu ve de zenginliği gösteren özçekimler paylaşır.

    Ait olduğu kimliğin sembollerini üzerinde taşır.

    Bir ev ve yuva sahibi olmak onun için çok önemlidir.

    Herkesin eşit olduğu grupları sevmez, ya baş olsun ya da başında biri olsun ister.

    Flört sırasında karşı cinsin gözüne girmek için abartılı ritüeller sergiler.

    Flörtleştiği kişiyi tapulu malı olarak görür.

    Evliliği zenginleşip statü atlamak amaçlı yapar.

    İçine girdiği aileyi küçümser hep haklıdır.

    Aileye ya da gruba yeni giren kişileri tehdit olarak görür ve entrikalarla yok etmeye çalışır.

    Grup halinde gezer, ait olduğu grubun ortak kıyafet, sakal, bıyık, sembol ve işaretlerini kullanır.

    Kendi düşüncelerine göre değil "başkaları ne der”e göre yaşar.

    Beyni batıl inançlar ve mantıksız saplantılarla doludur.

    Kendisine anlatılanlara inanır ve asıl kaynaklardan okumaz.

    Öğrenmeyi ve okumayı sevmez.

    Zorda kalınca yalanlar söyler.

    Çıkarları için kumpaslar kurar, ikili oynar, aldatır.

    Ahlâklı ve iyi olması ilkelerine değil, çıkarlarına endekslidir.

    İstediğini elde edemeyince hırçınlaşır; fiziksel olarak güçlüyse saldırır, güçsüzse dedikodu

    yapar.

    Düşünmez, içgüdülerini izlen Beyni içten dışa doğru çalışmaz, sadece dışındaki gelişmelere

    tepki verir.

    Anti Entelektüeldir.

    Kitap, kültür ve sanattan hoşlanmaz. Beyin gücüne değil, beden gücüne inanın

    Konuşmak yerine, kendini İfade eder.

    Hayatı siyah-beyaz görür, insanları dost ya da düşman hatlarına koyar.

    Düşünce ve değerlere dayalı olandan çok, kan bağına dayalı yakınlık kurma eğilimi yüksektir.

    Körü körüne inanır, yeni şeyler öğrenmediği için düşünceleri pek değişmez, sabit fikirlidir.

    Sürekli seks yapma dürtüsü vardır. Bu kadınlarda teşhir erkeklerde ise uçan kaçan tüm canlılara

    penisini sokma dürtüsü olarak gözlemlenir.

    Cinsellik kavramının baskılandığı toplumlarda eğer ki cinsellik çağrıştıran veya konuşan, giyinen

    herkes düşman olarak şiddetle baskılanır, yok edilir.

    Sürekli edep ahlak ve kutsallık dillerden düşmez ama fırsat bulunduğunda herşeyi yapmak için

    beklenilir.

    Bu dünyada bütün eziyet ve sıkıntılar, fedakarlığın sonucunda ahirette vaad edilen her türlü

    seks ile anlamlandırılır. Ancak vaad edilen hakkında konuşulması ahlaksızlık edepsizliktir.

    31 min
  • İFŞA - FETÖ nasıl Milli İstihbaratı ele geçirdi? Nasıl hala içerideler Toygun Atilla

    Bu ülkede ne yaşandıysa sorumlusu hep cehalet oldu. Cehaleti ise körükleyen herkes oldu. Çok az insan temiz kaldı. Çok az olanlar diğerlerini uyarmak için çabalarken hep zarar gördüler. Bazıları var ki ne kadar etik ve dürüst olurlarsa olsunlar, sistemin içine sızmışları temizleme kapasitesi ve enerjisi varsa her ne yaparsa yapsın, sistemin içindeki sızmışların manipülayonlarıyla kendilerini akıllı sananları da kandırırlar. Aslında bunu anlatacak en iyi örnek hipnoz olayıdır. Hipnotize edilecek kişinin transa girme kolaylığı ve hızı sahip olduğu kendisine olan güveniyle ters orantılıdır. Örnekle ifade edilirse, kesinlikle hipnotize olmam, beni uyutamazsınız, transa sokamazsınız, inanmıyorum direncini ne kadar çok inançla gösterirse en hızlı hipnotize olan kişidir. Bilinçaltının etki tepki ve neden sonuç ilişkilerinin işleyiş kuralları hep aynada ters yansıyan görüntü gibi terstir.

    İşte, burada yaşanan durum vahimdir. Kendilerini bir pisliğin yörüngesine sokanların takkiyesi Dar'ül Harp esaslı olunca vicdanları rahat, inançlarıyla da eylemleriyle de kuşkulanılması imkansız insanlar şeklinde her türlü eylemi yaparlar. İşte bunları tespit edecek her insan potansiyel tehdittir. Milli İstihbarat Teşkilatına sızmak ve içeride yer yapmak zor olsa da mümkündür. Asıl en önemli olan sızanların örgütsel yapıya sahip olması, örgütün içinde bile kimsenin bilmediği çok az maksimum 1-2 kişinin bildiği köstebekler uzun ve sabırlı bir uykuya yatarlar. Gerekirse 30-40 yıl. Bu yıllar süresince eylemleri hep araya soktukları 5-6 kişilik kalkanla korunur ama manipülasyon ustaların ustaları olarak istedikleri sonuçları hep elde ederler. Bunlar karanlık kişilik ya da triad kişilik sahipleridir. Onlarla tanışmak istemezsiniz. Tavsiye etmem. Bu kitap da okuyacaklarınız üst akılın karşısında ne kadar salak olduğumuzu idrak etmemizi sağlar umarım.

    Faili, korkunç suçları ve günahlanyla karşılaştığımızda tanırız. Oysaki ne bir anın ne de bir gecenin sonucudur işlediği suçlar. Adım adım o ana, o noktaya gelmiştir. Uzun bir sürecin sonucudur fail ve suçları tanıştığımız zaman dilimidir. O büyük suçları işlerken hep aramızda, yanı başımızdadır. Bizden biridir. Kibar ve inandırıcı olarak karışmıştır aramıza. Güç ve kötülüğün ayinlerinden uzaktır, sıradandır. Tıpkı bizler gibi...

    Suçlarını, günahlarını aramıza karışarak örter, yeni suçlarını onayımızı alarak hep aramızdayken işler. Kimileri bu faillerin şeytani planlarını, işlediği suçlan görür. Bağırır, yanındakileri uyarmaya, toplumu uyandırmaya çalışır. Nafiledir. her çırpınışı kendi tabutunun çivisidir, kozdur. Ve bu kozlarla yönetir

    Körlük, kuşatmıştır bir toplumu.

    Körler ülkesinde failin yeni kurbanları olur görebilenler. Kimi zaman evinin önünde göz bebeğinden vurularak öldürülen bir gazeteci olur kurban, kimi zaman kumpas kurularak cezaevinde çürümeye terk edilen bir başkası. Tehdit olarak gördüklerinin önünü keserler. Körler ülkesindeki büyük suçları, günahları FETÖ, din iltisaklı terör örgütünün gölgeleri işler. Bu kitapta GÖLGELERİN ÖYKÜSÜNÜ DİNLEYECEKSİNİZ.

    Asıl uyumadan önce, gözlerinizi kapatmadan önce, GÖLGESİ OLMAYANLARI HAYAL EDİN. İşte korkmanız gerekenler GÖLGESİZLERDİR: onları sadece hayal edebilirsiniz. Ancak, hayallerinizin de ötesindekiler şu an nefeslerini sakince alırken, geleceği şekillendiriyorlar.....

    9 hr 24 min
  • Sekselers sublimal işgal sefer Darıcı

    İnsanın ilkel sürüngen beynini algı eşiğinin biraz ötesindeki alana görsel işitsel dokunsal kokusal ve vb sensörlerin komut ve talimatları alarak dürtüsel düşünceyle yönetilmesini, anı, komut ve kavramları nasıl yerleştirildiğini anlatan ve ülkemizde kanun nezdinde hiçbir yönetmeliğin olmadığı bilimsel toplum mühendisliği yöntemlerini anlatmaktadır.

    7 hr 48 min
  • Selim Çoraklı Darbelerin Efendisi HoCIA

    Seçilmiş bir hükümete yönelik 17/25 Aralık darbe girişimi soğumadan 15 Temmuz 2016 yılında tarihin en alçak darbelerinden birini kotararak yeniden gündeme oturan ve T.C Savcı ve mahkemeleri tarafından FETÖ/PDY (Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması) lideri olarak aranmaya başlanan Fetullah Gülen son otuz yıldır "Hoca efendi" kimliği ile Türkiye gündeminden düşmediği gibi, bazen dünya gündeminde de kendine has özel yeri olan biri. 7 Şubat 2013 tarihinde şimdiye kadar görülmemiş bir biçimde MİT Müsteşarını gözaltına alma girişimi ve 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016 tarihlerinde devlete karşı giriştiği darbe teşebbüsünden beri de artık bir "Hoca efendi" olarak değil, Türkiye'de seçilmiş hükümete karşı darbe girişiminde bulunan bir "Örgüt Lideri" ve "Hoca efendi" olarak gündemi işgal ediyor.

    11 hr 16 min
  • Hukuk üzerine Adam Smith

    Hukuk kavramının nasıl olması gerektiğini yaşadığı toplum ilerlemesi için Milletlerin Zenginliği kitabını yazmadan önce yazdığı ancak vefatından sonra yayınlanan üniversitede verdiği derslerin notlarından hazırlanmıştır.

    8 hr 52 min
  • Cehaleti Anlamak Daniel R. DeNicola

    Yıllardır belirli aralıklarla, ilk yıl öğrencilerine ‘Sırlar ve Yalanlar’ başlıklı bir seminer veriyorum. Bilginin arayışı, kısıtlanması ve ortaya çıkarılması etiği üzerine tartışmalarımız sürerken, bilme ve bilmeme hâlini epistemik bir topluluk içinde takas ettiğimiz epistemolojik meselelere ilgi duymaya başladım. 2009 yılında Gettysburg’un Phi Beta Kappa organizasyonunda kürsüye çıkarak ‘Cehalet İmaları’ başlıklı bir konuşma yaptığım zaman cehaletin doğasının çok yüzlülüğü üzerine düşüncelerim birleşti. Aynı yıl, konuyu keşfetmek niyetiyle son sınıf öğrencileri için bir seminer düzenledim. Niyetim cehaleti daha sonra Learning to Flourish [Gelişmek için Öğrenmek] (2012) hâline gelecek kitabın kapsamı içinde tartışmaktı ancak çok geçmeden bir çerçeve içine dahil etmek için konunun çok geniş, karmaşık ve zengin olduğunun farkına vardım. Cehalet oldukça özenli ve kapsamlı bir tartışma gerektiriyordu. Gettysburg Üniversi-tesi’nden araştırma izni almam (bunun için müteşekkirim) ve ortaya bir ilk taslak çıkarmam 2015 yılını buldu.

     

    Entelektüel olarak borçlu olduğum kaynakların çoğu elbette kaynakçada yansıtıldı ancak en önemli bazıları listede değil. Kendi üniversite bölümüm yani örnek niteliğinde bir epistemik topluluk, bana sürekli cesaret sağladı: Araştırmama katılım sağladıkları ve benden değerli düşüncelerini esirgemedikleri için meslektaşlarıma müteşekkirim; Steve Gimbel, Gary Mullen, Lisa Portmess, Kerry Walters, Vernon Cisney, Paul Carrick ve Gary Ciocco. 2012’de misafir öğretim üyesi olduğum Lancaster Üniversitesi’nin fakülte üyeleri ve doktora öğrencileriyle bana yardımı dokunan sayısız sohbetler ettik. Hepsi birinci sınıf insanlardır ancak bir öğle yemeğindeki unutulmaz ‘epistemik kısıtlama’ tartışmamız için Neil Manson’a özel bir teşekkür borçluyum. Gündelik araştırmama katılımcı olan iki enstitüden de fikir alışverişinde bulunarak istifade ettim. Gerçi daha sonra konuştuğumuzu hatırlamamış olsalar da pek çok insan ile sonradan işime yarayacak bilgiler edindiğim kısa sohbetlerim oldu. Eserimde yankı bulan ve neredeyse unuttuğum, cehaletle ilgili fikir alışverişlerinde bulunduğum, ikisi de bu dünyadan göçmüş olan akıl hocalarım Israel Scheffler ve John Rawls’i şükranla anıyorum. Projeme duydukları heves için Catherine Elgin ve Amelie Rorty’ye; e-posta ile beklenmedik anlarda gönderdiğim soruları derhâl ve ferasetle yanıtladığı için Timothy Williamson’a; kürsü konuşmalarımda onların konferans bilgilerinden ilham aldığım için Jennifer Logue ve Tyson Lewis’e teşekkür ederim. Zaman zaman kendileriyle ters düşsek de MIT Press’ten isimsiz eleştirmenler katılım sağlayarak bu kitabı zenginleştirdiler. İçlerinden bir tanesi daha sonradan kimliğini açıklayarak kitapta kullandığım pek çok kavrayışlı dipnota erişim sağlamama yardımcı oldu: Michael McFall, teşekkür ederim. MIT’nin harika bir editör kadrosu var; özellikle Chris Eyer ve Judith Feldmann’ı anmalıyım ve söylemek gerekir ki Kıdemli Yatırımlar Editörü Philip Laughlin’in sürekli desteği olmasaydı bu kitap meydana gelemezdi.

    18 hr 44 min
  • İnsanın Sonu mu? Göbeklitepe'den Yapay Zekaya Din, Bilim, Teknoloji Cengiz Taşçı

    İnsanın Sonu mu? Göbeklitepe'den Yapay Zekaya Din, Bilim, Teknoloji Cengiz Taşçı

    “Bu hayatta…” diye başlayan ve hepimizin hayal gücünü tetikleyen cümlelerin insanı derin uykulardan uyandıran bir yanı var. Elmadan bir ısırık aldığında birden rüyadan uyanarak, titreyen çıplak bedenini fark eden Adem’in kendi bedenine, kendi zamanına, kısaca kendi yaşamı denilen hayat kurgusuna hapsolduğunu ürküntüyle fark ettiği ölümlülük hissinin bir benzeri bu. Rüyadakine göre daha kırılgan, daha sınırlayıcı ve üstelik geçici bir hayatta olduğumuzu derinden kavradığımız bir uyanma hali. Elbette yaşama dair soruların hedefindeki bu ürpertici fark ediş, hayatın sınırlarını kavramakla doğrudan ilgilidir. Sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor? Yaşamın başı ve sonrası ne? İlk insandan beri zihinleri meşgul eden ve çaresizliğimizi ele veren sorular…


    17 hr 37 min
  • İnsan doğasının yasaları Robert Green

    1. mantıksızlık yasası
    insanlara genellikle duygular hakimdir ve farkında olmadan mantıksız davranırlar. bu, hayattaki kötü kararların ve olumsuz kalıpların kaynağıdır.
    2. narsisizm yasası
    birçok insan narsisttir, yani diğerlerinden daha çok kendilerine odaklanır ve onlara hayrandır. bu, başkalarıyla etkileşime girerken başarılarını engeller. narsistler tehlikeli olabilir.
    3. rol yapma yasası
    insanlar kendilerini mümkün olan en iyi ışıkta gösteren maskeyi takma eğilimindedir. gerçek kişiliklerini gizlerler.
    4. kompulsif davranış yasası
    insanlar bir şeyi asla bir kez yapmazlar. kaçınılmaz olarak kötü davranışlarını tekrar edecekler.
    5. açgözlülük yasası
    insanlar sürekli olarak sahip olmadıkları şeylere sahip olmak isterler.
    6. dar görüşlülük yasası
    insanlar mevcut koşullara aşırı tepki verme ve gelecekte olacakları görmezden gelme eğilimindedir.
    7. savunma yasası
    insanlar, birinin fikrini değiştirmeye çalışmasından hoşlanmazlar.
    8. kendini sabotaj yasası
    tutumumuz, hayatımızda olup bitenlerin çoğunu belirler.
    9. baskı yasası
    insanlar nadiren göründükleri gibi olurlar. kibar, cana yakın dış görünüşlerinin altında gizlenen, kaçınılmaz olarak, bastırdıkları ve kamuoyundan dikkatle gizledikleri güvensizliklerden ve saldırgan, bencil dürtülerden oluşan karanlık, gölgeli bir taraftır.
    10. kıskançlık yasası
    insanlar kıskançtır.
    11. büyüklük yasası
    küçük bir başarı ölçüsü bile doğal ihtişamımızı yükseltebilir - gerçekçi olmayan bir üstünlük duygusu, kendini diğerlerinden daha iyi olarak gören sürekli bir görüş. bu, gerçeklikle bağlantımızı kaybetmemize ve mantıksız kararlar vermemize neden olabilir.
    12. cinsiyet katılığı yasası
    hepimizin eril ve dişil nitelikleri vardır. ancak toplumda tutarlı bir kimlik sunma ihtiyacında, bizden beklenen eril veya dişil rolle aşırı özdeşleşerek bu nitelikleri bastırma eğilimindeyiz. böylece karakterimizin değerli boyutlarını kaybederiz.
    13. amaçsızlık yasası
    insanlar, yaşamlarında bir amaç duygusuna sahip olduklarında en başarılı olurlar.
    14. uygunluk yasası
    karakterimizin genellikle farkında olmadığımız bir yanımız var - sosyal kişiliğimiz, insan grupları halinde hareket ettiğimizde dönüştüğümüz farklı insan. grup ortamında, başkalarının söylediklerini ve yaptıklarını bilinçsizce taklit ederiz.
    15. kararsızlık yasası
    insanlar her zaman iktidardakiler konusunda kararsız.

    16. saldırganlık yasası
    yüzeyde, etrafınızdaki insanlar çok kibar ve medeni görünüyor. 17. nesil miyopi yasası
    17.kim olduğunuzu hayal edebileceğinizden daha fazla tanımlayan bir nesilde doğdunuz.
    18. ölüm reddi yasası
    çoğu insan hayatını ölüm düşüncesinden kaçınarak geçirir.

    0 min

About Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam

From the publisher's feed

Öğrenmeyi öğrenmek, tam öğrenme kavramının temeli ve eleştirel düşüncenin sonucudur. Bilgiye nasıl erişileceği, nasıl işlenip uygulamayla uzun dönem hafızamıza işleme hedefini öğretir. Bu denli önemli…