Özüm Özbay’ın ev sahipliğinde, Alev Tekinak Özderici ve Özge Alkan ile enerji’yi, öz’ümüz’ü, hakikat’i, samimiyet’i, birliği, tekliği, hiçliği, yol’u konuştuk...
Tesla demiş ki, “Kainat’ın işleyişine dair fikir edinmek isterseniz, enerji, frekans ve vibrasyon bazında düşünün”...
Alev’in sözleriyle, “az titreşiyor, ‘masa’ deyip üzerine eşya koyuyoruz, çok titreşiyor, göremiyoruz bile...”
Kalbin manyetik alanı, beynin 5000 katı, elektrik akımı ise, beyninkinin 60 katıymış!
Peki, sürekli ‘akıllı ol’ diye dikte edilen, kalple, duygularla davranmanın, ‘zayıflık’ olduğu empoze edilmeye çalışılan bir toplumda, nasıl olacak da biz kalbimizle beynimizi ‘buluşturacağız’??
Peki, bir şeyi gözümüzle görmemek onun ‘olmadığı’ anlamına mı gelir? ‘Gönül gözüyle görmek’ nedir?
Aşk ve enerji ilişkili midir?
Bir kişi 400 Hertz, diğeri 1500 Hertz titreşiyorsa, oturup sohbet edebilirler mi, birbirlerini anlayabilirler mi?
‘Bir olmak’ ne demektir ve enerji ile ne alakası vardır?
Bilim ve öz, hakikat ve samimiyet kavramları nasıl birleşirler ve ne anlama gelirler?
Bir senaryo var da onu mu yaşıyoruz, yoksa ‘seçme’ şansımız var mı?
Cevaplardan ziyade sorularla ayrılmanızı umduğumuz bir söyleşi oldu bu sefer:)
Bildikçe, öğrendikçe, bilmediğimizi, bilemeyeceğimiz’i içimize sindirebileceğimiz günlerimiz olsun...