Yürüyorsun camdan bir çizginin üstünde,
Aşağıdan yılların şekilsiz çığlıkları
Hiç bir zaman istediğin olmadı değil mi?
Bıçak yağmurunda korkmadan tek başına
Aklın tabii ki en son bıraktığın yerde
Gözlerinin arkasında sessiz bir gemi,
Kim bilir hangi yüzyıldan, kim bilir adı ne?
Tek yapmaya çalıştığın, dengeyi korumak
Gece ile gündüz, ya da ölüm ile hayat
Aslında hiç bir şeyden haberin olmayacak
Hiç bir zaman yaşamayacaksın bu ömrü
Çanlar çalıyor gelecekteki o boş dünyadan
Derinin altında dolaşan kızıl bir örgü
Bilmem kaç yıl, bilmem kaç kişiden oluşan
Hiçbirinin gitmesine izin vermemiştin en başta
Hiç birini silememiştin hafızandan
"Dümdüz, sağa sola sapmadan takip edersen çizgiyi" demişti rüyanda o isimsiz bilge
Bilmiyorum...belki de şeytanın ta kendisi,
"Dinlemezsen yoluna çıkacak bütün sesleri,
Kurtulabilirsin seni bağlayan sorumluluklardan,
Temizlersin hayatındaki tüm lekeleri"
Ve o zaman belki hissederdin yeniden Tüm yaralarını ve diğer basit kalp kırıklarını...
Bulmak belki sonunda yüzyıllar boyu aradığını,
Bunları düşünürken, takılınca aniden ayağın,
Binlerce farklı gemi kayıyor yukardan aşağı
Sarıyor tüm bedenini o amansız korku...
Ölüler, evet, artık tanıyorsun aşağıdaki sesleri
Ayağa kalkıp tutunuyorsun çizgine,
Hayallerin, sevdiğin, yazdıkların, tüm şiirlerin
Hala kırılmadı ama şu camdan çizgin
Suya gömülmemiş ümitleri,
Kısacık bir hayatın çizgileri elinde
Ellerini tutan kimse yok Orpheus'un aksine
Sözler bitti ama Ses hala çınlıyor kulaklarında
Korku, artık yok, göçmüş sanki başka bir boyuta
Duruyorsun çizginin üstünde hareketsizce
Ama belki de uyuyorsun şimdi öğlen çiçeklerin yatağında
En çok olmak istediğin yerde, ama Başka bir zamanda
Ya da belki de aşağıya düştün... kim bilir?
Önemli değil, yıktın nasılsa sonunda duvarını
Orfe, Apollo ve ilham verisi Kalliope'nin oğlu. Kendisine Apollo tarafından verilen sihirli bir lir var. Ve sadece insanlar ve tanrıları değil, bitki hayvan ve hatta cansız varlıkları bile büyüleyebilecek düzeyde iyi lir çalarmış. Ve hatta ona ''şarkıların babası'' derlermiş.
Orfe'nin karısı bir meşe nemf'i olan Eurydike, bir gün Aristaeus’tan kaçarken ayaklarına bir yılan dolanır. Orfe, sevgilisi ölüp yeraltına gidince, ona tekrar kavuşmak için büyük çabalar gösterir. Tanrılardan yardım görme umuduyla, özlem içinde çalgısı olan lir'i çalarak harikulade, ahenkli müzikler yaratmış.
Bu çabaların sonunda yeraltı tanrısı olan Hades'ten bir yanıt gelmiş. Sevgilisine kavuşacaktır, fakat bir koşul vardır: sevgilisi yeraltı aleminin karanlıklarından ışığa çıkana kadar onun yüzüne bakmaması gerekmektedir. Böylece tanrısal yardımla, sevgilisi, aether (esîr) katlarından çıkıp yükselmeye başlar, fakat tam ışığa çıkacakken Orfe dayanamaz, ardından gelen sevgilisini görmek için dönüp geriye bakar. Bu büyük hatasından ötürü de sevgilisine kavuşamaz.